| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 119. Ayet (2:119:2) | اَرْسَلْنَاكَ | ارسلناك | erselnâke | seni gönderdik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz biz seni hak ile; müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemlik olanlardan sorumlu tutulacak değilsin. | |||||
| 2 | Bakara 151. Ayet (2:151:2) | اَرْسَلْنَا | ارسلنا | erselnâ | gönderdiğimiz | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Nitekim kendi aranızdan, size âyetlerimizi okuyan, sizi her kötülükten arındıran, size kitap ve hikmeti öğreten, ayrıca bilmediklerinizi de öğreten bir peygamber gönderdik. | |||||
| 3 | Nisâ 64. Ayet (4:64:2) | اَرْسَلْنَا | ارسلنا | erselnâ | biz göndermedik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz her peygamberi sırf, Allah’ın izni ile itaat edilmek üzere gönderdik. Eğer onlar kendilerine zulmettikleri zaman sana gelseler de Allah’tan günahlarının bağışlamasını dileseler ve Peygamber de onlara bağışlama dileseydi, elbette Allah’ı tövbeleri çok kabul edici ve çok merhametli bulacaklardı. | |||||
| 4 | Nisâ 79. Ayet (4:79:13) | وَاَرْسَلْنَاكَ | وارسلناك | ve erselnâke | ve seni gönderdik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sana ne iyilik gelirse Allah’tandır. Sana ne kötülük gelirse kendindendir. (Ey Muhammed!) Seni insanlara bir peygamber olarak gönderdik. Şahit olarak Allah yeter. | |||||
| 5 | Nisâ 80. Ayet (4:80:10) | اَرْسَلْنَاكَ | ارسلناك | erselnâke | biz seni göndermedik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kim peygambere itaat ederse, Allah’a itaat etmiş olur. Kim yüz çevirirse, (bilsin ki) biz seni onlara bekçi göndermedik. | |||||
| 6 | Mâide 32. Ayet (5:32:30) | رُسُلُنَا | رسلنا | rusulunâ | elçilerimiz | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bundan dolayı İsrailoğullarına (Kitap’ta) şunu yazdık: “Kim, bir insanı, bir can karşılığı veya yeryüzünde bir bozgunculuk çıkarmak karşılığı olmaksızın öldürürse, o sanki bütün insanları öldürmüştür. Her kim de birini (hayatını kurtararak) yaşatırsa, sanki bütün insanları yaşatmıştır. Andolsun ki, onlara resûllerimiz apaçık deliller (mucize ve âyetler) getirdiler. Ama onlardan birçoğu bundan sonra da (hâlâ) yeryüzünde aşırı gitmektedir. | |||||
| 7 | Mâide 70. Ayet (5:70:6) | وَاَرْسَلْنَٓا | وارسلنا | ve erselnâ | ve göndermiştik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, İsrailoğullarından sağlam söz almış ve onlara peygamberler göndermiştik. Fakat her ne zaman bir Peygamber, onlara nefislerinin hoşlanmadığı bir hükmü getirdiyse; onlardan bir kısmını yalanladılar, bir kısmını da öldürdüler. | |||||
| 8 | En'am 6. Ayet (6:6:16) | وَاَرْسَلْنَا | وارسلنا | ve erselnâ | ve boşaltmıştık | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlardan önce nice nesilleri helâk ettiğimizi görmediler mi? Yeryüzünde size vermediğimiz imkân ve iktidarı onlara vermiştik. Onlara bol bol yağmur yağdırmıştık. Topraklarından nehirler akıttık. Sonra da günahları sebebiyle onları helâk ettik ve arkalarından başka bir nesil var ettik. | |||||
| 9 | En'am 42. Ayet (6:42:2) | اَرْسَلْنَٓا | ارسلنا | erselnâ | (elçiler) gönderdik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, senden önce birtakım ümmetlere de peygamberler gönderdik. (Peygamberlerini dinlemediler.) Sonunda, yalvarsınlar da tövbe etsinler diye onları şiddetli yoksulluk ve darlıklarla yakaladık. | |||||
| 10 | En'am 61. Ayet (6:61:14) | رُسُلُنَا | رسلنا | rusulunâ | elçilerimiz | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, kullarının üstünde mutlak hâkimiyet sahibidir. Üzerinize de koruyucu melekler gönderir.[178] Nihayet birinize ölüm geldiği vakit (görevli) elçilerimiz onun canını alır ve onlar görevlerinde asla kusur etmezler. | |||||
| 11 | A'raf 37. Ayet (7:37:19) | رُسُلُنَا | رسلنا | rusulunâ | elçilerimiz | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kim, Allah’a karşı yalan uyduran veya O’nun âyetlerini yalanlayanlardan daha zalimdir? İşte onlara kitaptan (kendileri için yazılmış ömür ve rızıklardan) payları erişir. Sonunda kendilerine melek elçilerimiz, canlarını almak için geldiğinde, “Hani Allah’ı bırakıp tapınmakta olduğunuz şeyler nerede?” derler. Onlar da, “Bizi yüzüstü bırakıp kayboldular” derler ve kâfir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlik ederler. | |||||
| 12 | A'raf 59. Ayet (7:59:2) | اَرْسَلْنَا | ارسلنا | erselnâ | gönderdik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, Nûh’u kendi kavmine peygamber olarak gönderdik de, “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin için O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Şüphesiz ben sizin adınıza büyük bir günün azabından korkuyorum” dedi. | |||||
| 13 | A'raf 94. Ayet (7:94:2) | اَرْسَلْنَا | ارسلنا | erselnâ | göndermedik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz hiçbir memlekete bir peygamber göndermedik ki (karşı çıkmaktan vazgeçip) yalvarıp yakarsınlar diye ora halkını yoksulluk ve sıkıntıya uğratmış olmayalım. | |||||
| 14 | A'raf 133. Ayet (7:133:1) | فَاَرْسَلْنَا | فارسلنا | fe-erselnâ | biz de gönderdik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz de, her biri ayrı ayrı birer mucize olmak üzere başlarına tufan, çekirge, ürün güvesi (haşarat), kurbağalar ve kan gönderdik. (Hiçbirinden ders almadılar.) Büyüklük tasladılar ve suçlu bir kavim oldular. | |||||
| 15 | A'raf 162. Ayet (7:162:0) | فَاَرْسَلْنَا | فارسلنا | fe-erselnâ | biz de gönderdik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlardan zulmedenler hemen sözü, kendilerine söylenenden başka şekle soktular. Biz de zulmetmelerine karşılık üzerlerine gökten bir azab gönderdik.[232] | |||||
| 16 | Yunus 21. Ayet (10:21:0) | رُسُلَنَا | رسلنا | rusulenâ | elçilerimiz | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kendilerine dokunan bir sıkıntıdan sonra, insanlara bir rahmet (ferahlık ve mutluluk) tattırdığımız zaman, bir de bakarsın ki âyetlerimiz hakkında onların bir tuzakları (birtakım tertipleri ve asılsız iddiaları) vardır. De ki: “Allah, daha çabuk tuzak kurar.” Şüphesiz elçilerimiz (melekler) kurmakta olduğunuz tuzakları yazıyorlar.[268] | |||||
| 17 | Yunus 103. Ayet (10:103:0) | رُسُلَنَا | رسلنا | rusulenâ | peygamberlerimizi | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sonra resûllerimizi ve iman edenleri kurtarırız. (Ey Muhammed!) Aynı şekilde üzerimize bir hak olarak, inananları da kurtaracağız. | |||||
| 18 | Hûd 25. Ayet (11:25:2) | اَرْسَلْنَا | ارسلنا | erselnâ | göndermiştik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, biz Nûh’u kavmine peygamber olarak gönderdik. Onlara şöyle dedi: “Ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım.” | |||||
| 19 | Hûd 69. Ayet (11:69:3) | رُسُلُنَٓا | رسلنا | rusulunâ | elçilerimiz | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, elçilerimiz (melekler), İbrahim’e müjde getirip “Selâm sana!” dediler. O, “Size de selâm” dedi ve kızartılmış bir buzağı getirmekte gecikmedi. | |||||
| 20 | Hûd 70. Ayet (11:70:15) | اُرْسِلْنَٓا | ارسلنا | ursilnâ | gönderildik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ellerini yemeğe uzatmadıklarını görünce, onları yadırgadı ve onlardan dolayı içinde bir korku duydu. Dediler ki: “Korkma, çünkü biz Lût kavmine gönderildik.” | |||||
| 21 | Hûd 77. Ayet (11:77:3) | رُسُلُنَا | رسلنا | rusulunâ | Elçilerimiz | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Elçilerimiz Lût’a gelince onların yüzünden üzüldü, göğsü daraldı ve “Bu çok zor bir gün” dedi. | |||||
| 22 | Hûd 96. Ayet (11:96:2) | اَرْسَلْنَا | ارسلنا | erselnâ | gönderdik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 96,97. Andolsun, biz Mûsâ’yı âyetlerimizle ve apaçık bir mucize ile Firavun’a ve onun ileri gelen adamlarına peygamber gönderdik de ileri gelenler Firavun’un emrine uydular. Hâlbuki Firavun’un emri doğru değildi. | |||||
| 23 | Yusuf 109. Ayet (12:109:2) | اَرْسَلْنَا | ارسلنا | erselnâ | göndermedik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz senden önce de, memleketler halkından ancak kendilerine vahyettiğimiz birtakım erkekleri peygamber olarak gönderdik. Yeryüzünde dolaşıp da, kendilerinden önce gelenlerin akıbetlerinin nasıl olduğuna bakmadılar mı? Elbette ahiret yurdu Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için daha iyidir. Hâlâ aklınızı kullanmıyor musunuz? | |||||
| 24 | Ra'd 30. Ayet (13:30:2) | اَرْسَلْنَاكَ | ارسلناك | erselnâke | seni gönderdik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) Böylece seni, kendilerinden önce nice ümmetlerin geçmiş olduğu bir ümmete gönderdik ki, onlar Rahmân’ı inkâr ederken sana vahyettiğimizi kendilerine okuyasın. De ki: “O, benim Rabbimdir. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Ben yalnız O’na tevekkül ettim, dönüşüm de yalnız O’nadır.” | |||||
| 25 | Ra'd 38. Ayet (13:38:2) | اَرْسَلْنَا | ارسلنا | erselnâ | biz gönderdik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, senden önce de peygamberler gönderdik. Onlara da eşler ve çocuklar verdik. Allah’ın izni olmadan hiçbir peygamber bir mucize getiremez. Her ecelin (vadenin) bir yazısı vardır. | |||||
| 26 | İbrahim 4. Ayet (14:4:2) | اَرْسَلْنَا | ارسلنا | erselnâ | biz göndermedik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz her peygamberi, ancak kendi kavminin diliyle gönderdik ki, onlara (Allah’ın emirlerini) iyice açıklasın. Allah, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. | |||||
| 27 | İbrahim 5. Ayet (14:5:2) | اَرْسَلْنَا | ارسلنا | erselnâ | göndermiştik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, Mûsâ’yı da, “Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah’ın (geçmiş milletleri cezalandırdığı) günlerini hatırlat” diye âyetlerimizle gönderdik. Şüphesiz bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için ibretler vardır. | |||||
| 28 | Hicr 10. Ayet (15:10:2) | اَرْسَلْنَا | ارسلنا | erselnâ | elçiler gönderdik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey Muhammed! Andolsun, senden önceki topluluklara da peygamber gönderdik. | |||||
| 29 | Hicr 22. Ayet (15:22:1) | وَاَرْسَلْنَا | وارسلنا | ve erselnâ | ve gönderdik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Rüzgârları da aşılayıcı olarak gönderip yukarıdan su indirerek sizi onunla suladık. Onu toplayıp depolayan da siz değilsiniz.[297] | |||||
| 30 | Hicr 58. Ayet (15:58:3) | اُرْسِلْنَٓا | ارسلنا | ursilnâ | gönderildik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şöyle dediler: “Şüphesiz biz suçlu bir millete gönderildik. | |||||
| 31 | Nahl 43. Ayet (16:43:2) | اَرْسَلْنَا | ارسلنا | erselnâ | biz göndermedik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Senden önce de ancak, kendilerine vahyettiğimiz birtakım erkekleri peygamber olarak gönderdik. Eğer bilmiyorsanız ilim sahiplerine sorun.[304] | |||||
| 32 | Nahl 63. Ayet (16:63:3) | اَرْسَلْنَٓا | ارسلنا | erselnâ | elçi gönderdik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a andolsun, senden önceki ümmetlere peygamberler gönderdik. Fakat şeytan onlara işlerini güzel gösterdi. O, bugün de onların dostudur ve onlar için elem dolu bir azap vardır. | |||||
| 33 | İsrâ 54. Ayet (17:54:12) | اَرْسَلْنَاكَ | ارسلناك | erselnâke | biz seni göndermedik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Rabbiniz sizi daha iyi bilir. (Durumunuza göre) dilerse size merhamet eder, dilerse azap eder. Seni de onlara vekil olarak göndermedik. | |||||
| 34 | İsrâ 77. Ayet (17:77:4) | اَرْسَلْنَا | ارسلنا | erselnâ | gönderdiğimiz | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Senden önce gönderdiğimiz peygamberlerimiz hakkındaki kanun böyledir. Bizim kanunumuzda hiçbir değişme bulamazsın. | |||||
| 35 | İsrâ 77. Ayet (17:77:7) | رُسُلِنَا | رسلنا | rusulinâ | elçilerimiz- | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Senden önce gönderdiğimiz peygamberlerimiz hakkındaki kanun böyledir. Bizim kanunumuzda hiçbir değişme bulamazsın. | |||||
| 36 | İsrâ 105. Ayet (17:105:6) | اَرْسَلْنَاكَ | ارسلناك | erselnâke | seni göndermedik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz onu (Kur’an’ı) hak olarak indirdik ve o da hak ile indi. Seni de ancak müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik. | |||||
| 37 | Meryem 17. Ayet (19:17:5) | فَاَرْسَلْنَٓا | فارسلنا | fe-erselnâ | biz de gönderdik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 16,17. (Ey Muhammed!) Kitap’ta (Kur’an’da) Meryem’i de an.[340] Hani ailesinden ayrılarak doğu tarafında bir yere çekilmiş ve (kendini onlardan uzak tutmak için) onlarla arasında bir perde germişti. Biz, ona Cebrail’i göndermiştik de ona tam bir insan şeklinde görünmüştü. | |||||
| 38 | Meryem 83. Ayet (19:83:4) | اَرْسَلْنَا | ارسلنا | erselnâ | gönderdik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kâfirlerin başına, onları durmadan (günaha ve azgınlığa) tahrik eden şeytanları gönderdiğimizi görmedin mi? | |||||
| 39 | Enbiyâ 7. Ayet (21:7:2) | اَرْسَلْنَا | ارسلنا | erselnâ | biz göndermedik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Senden önce de ancak kendilerine vahyettiğimiz birtakım erkekleri peygamber gönderdik. Eğer bilmiyorsanız ilim sahiplerine sorun. | |||||
| 40 | Enbiyâ 25. Ayet (21:25:2) | اَرْسَلْنَا | ارسلنا | erselnâ | göndermedik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberlere, “Şüphesiz, benden başka hiçbir ilâh yoktur. Öyleyse bana ibadet edin” diye vahyetmişizdir. | |||||
| 41 | Enbiyâ 107. Ayet (21:107:2) | اَرْسَلْنَاكَ | ارسلناك | erselnâke | biz seni göndermedik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) Seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik. | |||||
| 42 | Hacc 52. Ayet (22:52:2) | اَرْسَلْنَا | ارسلنا | erselnâ | göndermemiştik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Senden önce hiçbir resûl ve nebî göndermedik ki, bir şey temenni ettiği zaman, şeytan onun bu temennisine dair vesvese vermiş olmasın. Ama Allah, şeytanın vesvesesini giderir. Sonra Allah, âyetlerini sağlamlaştırır. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.[377] | |||||
| 43 | Mü'minûn 23. Ayet (23:23:2) | اَرْسَلْنَا | ارسلنا | erselnâ | biz gönderdik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun biz, Nûh’u kendi kavmine peygamber olarak gönderdik de, “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin O’ndan başka hiçbir ilâhınız yoktur. Allah’a karşı gelmekten hâlâ sakınmaz mısınız?” dedi. | |||||
| 44 | Mü'minûn 32. Ayet (23:32:1) | فَاَرْسَلْنَا | فارسلنا | fe-erselnâ | ve gönderdik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlara, kendilerinden, “Allah’a kulluk edin, sizin O’ndan başka hiçbir ilâhınız yoktur, hâlâ O’na karşı gelmekten sakınmaz mısınız?” diye öğüt veren bir peygamber gönderdik. | |||||
| 45 | Mü'minûn 44. Ayet (23:44:2) | اَرْسَلْنَا | ارسلنا | erselnâ | gönderdik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sonra arka arkaya peygamberlerimizi gönderdik. Her ümmete kendi peygamberi geldikçe, onu yalanladılar. Biz de onları birbiri ardından helâk ettik ve onları birer ibretli hikâye yaptık. Artık inanmayan bir kavim, Allah’ın rahmetinden uzak olsun! | |||||
| 46 | Mü'minûn 44. Ayet (23:44:3) | رُسُلَنَا | رسلنا | rusulenâ | elçilerimizi | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sonra arka arkaya peygamberlerimizi gönderdik. Her ümmete kendi peygamberi geldikçe, onu yalanladılar. Biz de onları birbiri ardından helâk ettik ve onları birer ibretli hikâye yaptık. Artık inanmayan bir kavim, Allah’ın rahmetinden uzak olsun! | |||||
| 47 | Mü'minûn 45. Ayet (23:45:2) | اَرْسَلْنَا | ارسلنا | erselnâ | gönderdik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 45,46. Sonra Mûsâ ve kardeşi Hârûn’u mucizelerimizle ve apaçık bir delille Firavun ve ileri gelenlerine peygamber olarak gönderdik de (onlar) büyüklük tasladılar ve kendilerini büyük görüp böbürlenen bir topluluk oldular. | |||||
| 48 | Furkan 20. Ayet (25:20:2) | اَرْسَلْنَا | ارسلنا | erselnâ | göndermedik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberler de şüphesiz yemek yerler, çarşıda pazarda gezerlerdi. (Ey insanlar!) Sizi birbiriniz için imtihan aracı kıldık. (Bakalım) sabredecek misiniz? Rabbin, hakkıyla görendir. | |||||
| 49 | Furkan 56. Ayet (25:56:2) | اَرْسَلْنَاكَ | ارسلناك | erselnâke | biz seni göndermedik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz, seni ancak bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik. | |||||
| 50 | Neml 45. Ayet (27:45:2) | اَرْسَلْنَٓا | ارسلنا | erselnâ | biz gönderdik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun biz, “Allah’a kulluk edin” diye (uyarması için) Semûd kavmine, kardeşleri Salih’i peygamber olarak göndermiştik. Bir de ne görsün, onlar birbiriyle çekişen iki grup olmuşlar. | |||||