"رسولا" Analizi

Arapça Metin (Harekesiz) ve benzeşen aramasında 25 sonuç bulundu.
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Bakara 129. Ayet (2:129:4) رَسُولًا رسولا rasûlen bir elçi ر س ل
Diyanet İşleri (Yeni) “Rabbimiz! İçlerinden onlara bir peygamber gönder; onlara âyetlerini okusun, kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları her kötülükten arındırsın. Şüphesiz, sen mutlak güç sahibisin, hüküm ve hikmet sahibisin.”
2 Bakara 151. Ayet (2:151:4) رَسُولًا رسولا rasûlen bir Elçi ر س ل
Diyanet İşleri (Yeni) Nitekim kendi aranızdan, size âyetlerimizi okuyan, sizi her kötülükten arındıran, size kitap ve hikmeti öğreten, ayrıca bilmediklerinizi de öğreten bir peygamber gönderdik.
3 Âl-i İmran 49. Ayet (3:49:1) وَرَسُولًا ورسولا ve rasûlen ve bir elçi (şöyle diyen) ر س ل
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, onu İsrailoğullarına bir Peygamber olarak gönderecek (ve o da onlara şöyle diyecek): “Şüphesiz ben size Rabbinizden bir mucize getirdim. Ben çamurdan kuş şeklinde bir şey yapar, ona üflerim. O da Allah’ın izniyle hemen kuş oluverir. Körü ve alacalıyı iyileştiririm ve Allah’ın izniyle ölüleri diriltirim. Evlerinizde ne yiyip ne biriktirdiğinizi size haber veririm. Eğer mü’minler iseniz bunda sizin için elbette bir ibret vardır.”
4 Âl-i İmran 164. Ayet (3:164:9) رَسُولًا رسولا rasûlen bir elçi ر س ل
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, Allah, mü’minlere kendi içlerinden; onlara âyetlerini okuyan, onları arıtıp tertemiz yapan, onlara kitab ve hikmeti öğreten bir peygamber göndermekle büyük bir lütufta bulunmuştur. Oysa onlar, daha önce apaçık bir sapıklık içinde idiler.
5 Nisâ 79. Ayet (4:79:15) رَسُولًاۜ رسولا rasûlâ(en) elçi ر س ل
Diyanet İşleri (Yeni) Sana ne iyilik gelirse Allah’tandır. Sana ne kötülük gelirse kendindendir. (Ey Muhammed!) Seni insanlara bir peygamber olarak gönderdik. Şahit olarak Allah yeter.
6 Nahl 36. Ayet (16:36:6) رَسُولًا رسولا rasûlen bir elçi ر س ل
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun biz, her ümmete, “Allah’a kulluk edin, tâğûttan[303] kaçının” diye peygamber gönderdik. Allah, onlardan kimini doğru yola iletti; onlardan kimine de (kendi iradeleri sebebiyle) sapıklık hak oldu. Şimdi yeryüzünde dolaşın da peygamberleri yalanlayanların sonunun ne olduğunu görün.
7 İsrâ 15. Ayet (17:15:21) رَسُولًا رسولا rasûlâ(n) elçi ر س ل
Diyanet İşleri (Yeni) Kim doğru yolu bulmuşsa, ancak kendisi için bulmuştur; kim de sapıtmışsa kendi aleyhine sapıtmıştır. Hiçbir günahkâr, başka bir günahkârın günah yükünü yüklenmez. Biz, bir peygamber göndermedikçe azap edici değiliz.[311]
8 İsrâ 93. Ayet (17:93:26) رَسُولًا۟ رسولا rasûlâ(n) elçi ol(arak gönderil)en ر س ل
Diyanet İşleri (Yeni) 90,91,92,93. Dediler ki: “Yerden bize bir pınar fışkırtmadıkça; yahut senin hurmalardan, üzümlerden oluşan bir bahçen olup, aralarından şarıl şarıl ırmaklar akıtmadıkça; yahut iddia ettiğin gibi, gökyüzünü üzerimize parça parça düşürmedikçe; yahut Allah’ı ve melekleri karşımıza getirmedikçe; yahut altından bir evin olmadıkça; ya da göğe çıkmadıkça sana asla inanmayacağız. Bize gökten okuyacağımız bir kitap indirmedikçe göğe çıktığına da inanacak değiliz.” De ki: “Rabbimi tenzih ederim. Ben ancak resûl olarak gönderilen bir beşerim.”
9 İsrâ 94. Ayet (17:94:15) رَسُولًا رسولا rasûlâ(n) elçi olarak ر س ل
Diyanet İşleri (Yeni) İnsanlara hidayet (Kur’an) geldikten sonra onların iman etmelerine ancak, “Allah, bir beşeri mi peygamber olarak gönderdi?” demeleri engel olmuştur.
10 İsrâ 95. Ayet (17:95:14) رَسُولًا رسولا rasûlâ(n) elçi ر س ل
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Eğer yeryüzünde, (insanlar yerine) yerleşip dolaşan melekler olsaydı, elbette onlara gökten bir melek peygamber indirirdik.”
11 Meryem 51. Ayet (19:51:9) رَسُولًا رسولا rasûlen bir peygamber ر س ل
Diyanet İşleri (Yeni) Kitap’ta, Mûsâ’yı da an. Şüphesiz o seçkin bir insan idi. Bir resûl, bir nebî idi.[346]
12 Meryem 54. Ayet (19:54:10) رَسُولًا رسولا rasûlen bir peygamber ر س ل
Diyanet İşleri (Yeni) Kitap’ta İsmail’i de an. Şüphesiz o, sözünde duran bir kimse idi. Bir resûl, bir nebî idi.
13 Tâhâ 47. Ayet (20:47:4) رَسُولَا رسولا rasûlâ elçileriyiz ر س ل
Diyanet İşleri (Yeni) “Ona gidin ve şöyle deyin: ‘Şüphesiz biz Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarını (serbest bırak ve) bizimle gönder. Onlara işkence etme. Sana Rabbinin katından bir mucize getirdik. Selâm, doğru yola uyanlara olsun.’ ”
14 Tâhâ 134. Ayet (20:134:12) رَسُولًا رسولا rasûlen bir elçi ر س ل
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer biz onları o Kur’an’dan önce bir azap ile helâk etseydik mutlaka, “Ey Rabbimiz! Keşke bize bir peygamber gönderseydin de alçalıp rezil olmadan önce âyetlerine uysaydık” derlerdi.
15 Mü'minûn 32. Ayet (23:32:3) رَسُولًا رسولا rasûlen bir elçi ر س ل
Diyanet İşleri (Yeni) Onlara, kendilerinden, “Allah’a kulluk edin, sizin O’ndan başka hiçbir ilâhınız yoktur, hâlâ O’na karşı gelmekten sakınmaz mısınız?” diye öğüt veren bir peygamber gönderdik.
16 Furkan 41. Ayet (25:41:11) رَسُولًا رسولا rasûlâ(n) elçi ر س ل
Diyanet İşleri (Yeni) 41,42. Onlar seni görünce ancak eğlenceye alırlar. “Allah’ın peygamber olarak gönderdiği adam bu mu? Biz, ilâhlarımıza sımsıkı sarılmasaydık neredeyse bizi ilâhlarımızdan uzaklaştıracaktı” (derler.) Onlar yakında azabı gördükleri zaman, yolca kimin daha sapık olduğunu görecekler.
17 Kasas 47. Ayet (28:47:13) رَسُولًا رسولا rasûlen bir elçi ر س ل
Diyanet İşleri (Yeni) Kendi yaptıkları sebebiyle başlarına bir musibet gelip de, “Ey Rabbimiz! Bize bir Peygamber gönderseydin de âyetlerine uysaydık ve mü’minlerden olsaydık” diyecek olmasalardı, seni peygamber olarak göndermezdik.
18 Kasas 59. Ayet (28:59:10) رَسُولًا رسولا rasûlen bir elçi ر س ل
Diyanet İşleri (Yeni) Rabbin, ülkelerin merkezî yerlerine, kendilerine âyetlerimizi okuyan bir peygamber göndermedikçe oraları helâk edici değildir. Zaten biz, halkları zalim olmadıkça memleketleri helâk etmeyiz.
19 Ahzab 66. Ayet (33:66:12) الرَّسُولَا الرسولا -rrasûlâ elçiye ر س ل
Diyanet İşleri (Yeni) Yüzlerinin ateşte bir yandan bir yana döndürüleceği gün, “Keşke Allah’a ve Resûl’e itaat edeydik” diyecekler.
20 Mü'min 34. Ayet (40:34:23) رَسُولًاۜ رسولا rasûlâ(en) elçi ر س ل
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, daha önce Yûsuf da size apaçık deliller getirmişti de, onun size getirdikleri hakkında şüphe edip durmuştunuz. Daha sonra o ölünce de, “Allah, ondan sonra aslâ peygamber göndermez” demiştiniz. İşte Allah, aşırı giden şüpheci kimseleri böyle saptırır.
21 Şûrâ 51. Ayet (42:51:15) رَسُولًا رسولا rasûlen bir elçi ر س ل
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, bir insanla ancak vahiy yoluyla, yahut perde arkasından konuşur. Yahut bir elçi gönderip, izniyle ona dilediğini vahyeder. Şüphesiz O yücedir, hüküm ve hikmet sahibidir.
22 Cum'a 2. Ayet (62:2:6) رَسُولًا رسولا rasûlen bir elçi ر س ل
Diyanet İşleri (Yeni) O, ümmîlere[546], içlerinden, kendilerine âyetlerini okuyan, onları temizleyen, onlara kitabı ve hikmeti öğreten bir peygamber gönderendir. Hâlbuki onlar, bundan önce apaçık bir sapıklık içinde idiler.
23 Talak 11. Ayet (65:11:1) رَسُولًا رسولا rasûlen bir elçi (gönderdi) ر س ل
Diyanet İşleri (Yeni) İman edip salih amel işleyenleri, karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için size Allah’ın apaçık âyetlerini okuyan bir peygamber gönderdi. Kim Allah’a inanır ve salih bir amel işlerse, Allah onu, içinden ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetlere sokar. Allah, gerçekten ona güzel bir rızık vermiştir.
24 Müzzemmil 15. Ayet (73:15:4) رَسُولًا رسولا rasûlen bir elçi ر س ل
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Mekkeliler!) Şüphesiz biz size üzerinize şahitlik edecek bir peygamber gönderdik. Nitekim, Firavun’a da bir peygamber göndermiştik.
25 Müzzemmil 15. Ayet (73:15:11) رَسُولًاۜ رسولا rasûlâ(n) bir elçi ر س ل
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Mekkeliler!) Şüphesiz biz size üzerinize şahitlik edecek bir peygamber gönderdik. Nitekim, Firavun’a da bir peygamber göndermiştik.