| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 37. Ayet (2:37:4) | رَبِّه۪ | ربه | rabbihi | Rabbi- | ر ب ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Derken, Âdem (vahy yoluyla) Rabbinden birtakım kelimeler aldı, (onlarla amel edip Rabb’ine yalvardı. O da) bunun üzerine tövbesini kabul etti. Şüphesiz O, tövbeleri çok kabul edendir, çok bağışlayandır. | |||||
| 2 | Bakara 112. Ayet (2:112:11) | رَبِّه۪ۖ | ربه | rabbihi | Rabbinin | ر ب ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hayır, öyle değil! Kim “ihsan”[30] derecesine yükselerek özünü Allah’a teslim ederse, onun mükâfatı Rabbinin katındadır. Artık onlara korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir. | |||||
| 3 | Bakara 258. Ayet (2:258:8) | رَبِّه۪ٓ | ربه | rabbihi | Rabbi | ر ب ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, kendisine hükümdarlık verdi diye (şımarıp böbürlenerek) Rabbi hakkında İbrahim ile tartışanı görmedin mi? Hani İbrahim, “Benim Rabbim diriltir, öldürür.” demiş; o da, “Ben de diriltir, öldürürüm” demişti. (Bunun üzerine) İbrahim, “Şüphesiz Allah güneşi doğudan getirir, sen de onu batıdan getir” deyince, kâfir şaşırıp kaldı. Zaten Allah, zalimler topluluğunu hidayete erdirmez. | |||||
| 4 | Bakara 275. Ayet (2:275:30) | رَبِّه۪ | ربه | rabbihi | Rabbi- | ر ب ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Faiz yiyenler, ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu, onların, “Alışveriş de faiz gibidir” demelerinden dolayıdır. Oysa Allah, alışverişi helâl, faizi haram kılmıştır. Bundan böyle kime Rabbinden bir öğüt gelir de (o öğüte uyarak) faizden vazgeçerse, artık önceden aldığı onun olur. Durumu da Allah’a kalmıştır. (Allah, onu affeder.) Kim tekrar (faize) dönerse, işte onlar cehennemliklerdir. Orada ebedî kalacaklardır. | |||||
| 5 | Bakara 285. Ayet (2:285:7) | رَبِّه۪ | ربه | rabbihi | Rabbi- | ر ب ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Peygamber, Rabbinden kendisine indirilene iman etti, mü’minler de (iman ettiler). Her biri; Allah’a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman ettiler ve şöyle dediler: “Onun peygamberlerinden hiçbirini (diğerinden) ayırt etmeyiz.” Şöyle de dediler: “İşittik ve itaat ettik. Ey Rabbimiz! Senden bağışlama dileriz. Sonunda dönüş yalnız sanadır.” | |||||
| 6 | En'am 37. Ayet (6:37:7) | رَبِّه۪ۜ | ربه | rabbih(i) | Rabbi- | ر ب ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Dediler ki: “Ona Rabbinden bir mucize indirilse ya!” (Ey Muhammed!) De ki: “Şüphesiz Allah’ın, bir mucize indirmeğe gücü yeter. Fakat onların çoğu bilmiyor.” | |||||
| 7 | A'raf 58. Ayet (7:58:6) | رَبِّه۪ۚ | ربه | rabbih(i) | Rabbinin | ر ب ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Toprağı) iyi ve elverişli beldenin bitkisi, Rabbinin izniyle bol ve bereketli çıkar. (Toprağı) kötü ve elverişsiz olandan ise, faydasız bitkiden başkası çıkmaz. Şükredecek bir toplum için biz âyetleri işte böyle değişik biçimlerde açıklıyoruz.[220] | |||||
| 8 | A'raf 75. Ayet (7:75:17) | رَبِّه۪ۜ | ربه | rabbih(i) | Rabbi | ر ب ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kavminin büyüklük taslayan ileri gelenleri, küçük görülüp ezilen inanmışlara, “Siz, Salih’in, Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamber olduğunu (sahiden) biliyor musunuz?” dediler. Onlar da, “Biz şüphesiz onunla gönderilene inananlarız” dediler. | |||||
| 9 | Hûd 17. Ayet (11:17:6) | رَبِّه۪ | ربه | rabbihi | Rabbinden | ر ب ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Rabbi katından açık bir delile dayanan kimse, yalnız dünyalık isteyen kimse gibi midir? Kaldı ki, bu delili Rabbinden bir şahit (Kur’an) ve bir de ondan (Kur’an’dan) önce bir önder ve bir rahmet olarak (indirilmiş olan) Mûsâ’nın kitabı (Tevrat) desteklemektedir.[273] İşte bunlar ona (Kur’an’a) inanırlar. Gruplardan her kim onu inkâr ederse, ateş onun varacağı yerdir. Ondan hiç şüphen olmasın. Şüphesiz o, Rabbin tarafından (bildirilmiş) gerçektir. Fakat insanların çoğu inanmazlar. | |||||
| 10 | Yusuf 24. Ayet (12:24:10) | رَبِّه۪ۜ | ربه | rabbih(i) | Rabbinin | ر ب ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, kadın ona (göz koyup) istek duymuştu. Eğer Rabbinin delilini görmemiş olsaydı, Yûsuf da ona istek duyacaktı. Biz, ondan kötülüğü ve fuhşu uzaklaştırmak için işte böyle yaptık. Çünkü o, ihlâsa erdirilmiş kullarımızdandı. | |||||
| 11 | Yusuf 42. Ayet (12:42:13) | رَبِّه۪ | ربه | rabbihi | efendisine | ر ب ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yûsuf, onlardan kurtulacağını düşündüğü kişiye, “Efendinin yanında beni an”, dedi. Fakat şeytan onu efendisine hatırlatmayı unutturdu da bu yüzden o, birkaç yıl daha zindanda kaldı. | |||||
| 12 | Ra'd 7. Ayet (13:7:9) | رَبِّه۪ۜ | ربه | rabbih(i) | Rabbi- | ر ب ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnkâr edenler, “Ona Rabbinden bir mucize indirilseydi ya!” diyorlar. Sen ancak bir uyarıcısın. Her kavim için de bir yol gösteren vardır. | |||||
| 13 | Ra'd 27. Ayet (13:27:9) | رَبِّه۪ۜ | ربه | rabbih(i) | Rabbi- | ر ب ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnkâr edenler diyorlar ki: “Ona (Muhammed’e) Rabbinden bir mucize indirilseydi ya!” De ki: “Şüphesiz Allah dilediğini saptırır, kendisine yöneleni de doğru yola eriştirir.” | |||||
| 14 | Hicr 56. Ayet (15:56:6) | رَبِّه۪ٓ | ربه | rabbihi | Rabbinin | ر ب ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Dedi ki: “Rabbinin rahmetinden, sapıklardan başka kim ümit keser?” | |||||
| 15 | İsrâ 27. Ayet (17:27:8) | لِرَبِّه۪ | لربه | li-rabbihi | Rabbine karşı | ر ب ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Çünkü saçıp savuranlar şeytanların kardeşleridir. Şeytan ise Rabbine karşı çok nankörlük etmiştir. | |||||
| 16 | Kehf 57. Ayet (18:57:6) | رَبِّه۪ | ربه | rabbihi | Rabbinin | ر ب ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kim, kendisine Rabbinin âyetleri hatırlatılıp da onlardan yüz çeviren ve elleriyle yaptığını unutandan daha zalimdir? Şüphesiz biz, onu anlamamaları için, kalplerine perdeler gerdik, kulaklarına da ağırlıklar koyduk. Sen onları hidayete çağırsan da artık ebediyen hidayet bulamazlar.[329] | |||||
| 17 | Kehf 87. Ayet (18:87:10) | رَبِّه۪ | ربه | rabbihi | Rabbine | ر ب ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Zülkarneyn, “Her kim zulmederse, biz onu cezalandıracağız. Sonra o Rabbine döndürülür. O da kendisini görülmedik bir azaba uğratır” dedi. | |||||
| 18 | Kehf 110. Ayet (18:110:16) | رَبِّه۪ | ربه | rabbihi | Rabbine | ر ب ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Ben de ancak sizin gibi bir insanım. (Ne var ki) bana, ‘Sizin ilâh’ınız ancak bir tek ilâhtır” diye vahyolunuyor. Kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa yararlı bir iş yapsın ve Rabbine ibadette kimseyi ortak koşmasın.” | |||||
| 19 | Kehf 110. Ayet (18:110:23) | رَبِّه۪ٓ | ربه | rabbihi | Rabbine | ر ب ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Ben de ancak sizin gibi bir insanım. (Ne var ki) bana, ‘Sizin ilâh’ınız ancak bir tek ilâhtır” diye vahyolunuyor. Kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa yararlı bir iş yapsın ve Rabbine ibadette kimseyi ortak koşmasın.” | |||||
| 20 | Meryem 55. Ayet (19:55:8) | رَبِّه۪ | ربه | rabbihi | Rabbi | ر ب ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ailesine namaz ve zekâtı emrederdi. Rabb’inin katında da hoşnutluğa ulaşmıştı. | |||||
| 21 | Tâhâ 127. Ayet (20:127:8) | رَبِّه۪ۜ | ربه | rabbih(i) | Rabbinin | ر ب ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Haddi aşan ve Rabbi’nin âyetlerine inanmayanları işte böyle cezalandırırız. Şüphesiz ahiret azabı daha şiddetli ve daha kalıcıdır. | |||||
| 22 | Tâhâ 133. Ayet (20:133:6) | رَبِّه۪ۜ | ربه | rabbih(i) | Rabbin- | ر ب ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnanmayanlar, “Doğru söylediğine dair bize Rabbinden açık bir delil (bir mucize) getirse ya!” dediler. Önceki kitaplarda olanların apaçık delili (olan Kur’an) onlara gelmedi mi? | |||||
| 23 | Hacc 30. Ayet (22:30:10) | رَبِّه۪ۜ | ربه | rabbih(i) | Rabbinin | ر ب ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bu böyle. Kim Allah’ın hükümlerine saygı gösterirse, bu, Rabbi katında kendisi için bir hayırdır. Haramlığı size okunanların (bildirilenlerin) dışında[376] bütün hayvanlar size helâl kılındı. Artık putlara tapma pisliğinden kaçının, yalan sözden kaçının. | |||||
| 24 | Mü'minûn 117. Ayet (23:117:14) | رَبِّه۪ۜ | ربه | rabbih(i) | Rabbinin | ر ب ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kim, hakkında hiçbir delili olmadığı hâlde Allah ile birlikte başka bir ilâha taparsa, onun hesabı ancak Rabbi katındadır. Şüphesiz kâfirler asla kurtuluşa eremezler. | |||||
| 25 | Furkan 55. Ayet (25:55:13) | رَبِّه۪ | ربه | rabbihi | Rabbine | ر ب ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar, Allah’ı bırakıp, kendilerine ne faydası ne de zararı dokunan şeylere kulluk ederler. Kâfir, Rabbine karşı (şeytana) arka çıkandır. | |||||
| 26 | Furkan 57. Ayet (25:57:13) | رَبِّه۪ | ربه | rabbihi | Rabbine | ر ب ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Ben buna karşılık sizden dileyen kimsenin, Rabbine giden yolu tutmasından başka herhangi bir ücret istemiyorum.” | |||||
| 27 | Ankebut 50. Ayet (29:50:7) | رَبِّه۪ۜ | ربه | rabbih(i) | Rabbi- | ر ب ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Dediler ki: “Ona Rabbinden mucizeler indirilseydi ya!” De ki: “Mucizeler ancak Allah katındadır ve ben ancak apaçık bir uyarıcıyım.” | |||||
| 28 | Secde 22. Ayet (32:22:6) | رَبِّه۪ | ربه | rabbihi | Rabbinin | ر ب ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kim, Rabbinin âyetleri kendisine hatırlatıldıktan sonra onlardan yüz çevirenden daha zalimdir? Şüphesiz ki biz suçlulardan intikam alıcıyız. | |||||
| 29 | Zümer 9. Ayet (39:9:12) | رَبِّه۪ۜ | ربه | rabbih(i) | Rabbinin | ر ب ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Böyle bir kimse mi Allah katında makbuldür,) yoksa gece vakitlerinde, secde hâlinde ve ayakta, ahiretten korkarak ve Rabbinin rahmetini umarak itaat ve kulluk eden mi? De ki: “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” Ancak akıl sahipleri öğüt alırlar. | |||||
| 30 | Zümer 22. Ayet (39:22:10) | رَبِّه۪ۜ | ربه | rabbih(i) | Rabbi- | ر ب ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ın, göğsünü İslâm’a açtığı, böylece Rabbinden bir nur üzere bulunan kimse, kalbi imana kapalı kimse gibi midir? Allah’ın zikrine karşı kalpleri katı olanların vay hâline! İşte onlar açık bir sapıklık içindedirler. | |||||
| 31 | Muhammed 14. Ayet (47:14:6) | رَبِّه۪ | ربه | rabbihi | Rabbi- | ر ب ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Rabbinin katından açık bir belgesi olan kimse, kötü işleri kendisine güzel gösterilen ve nefislerinin arzularına uyan kimseler gibi midir? | |||||
| 32 | Rahman 46. Ayet (55:46:4) | رَبِّه۪ | ربه | rabbihi | Rabbinin | ر ب ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Rabbinin huzurunda (hesap vermek üzere) duracağından korkan kimseye iki cennet vardır. | |||||
| 33 | Kalem 49. Ayet (68:49:6) | رَبِّه۪ | ربه | rabbihi | Rabbi- | ر ب ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şayet Rabbinden ona bir nimet yetişmemiş olsaydı, o mutlaka kınanmış bir hâlde ıssız bir yere atılacaktı. | |||||
| 34 | Cin 13. Ayet (72:13:9) | بِرَبِّه۪ | بربه | bi-rabbihi | Rabbine | ر ب ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Gerçekten biz hidayet rehberini (Kur’an’ı) işitince ona inandık. Kim Rabbine inanırsa, artık ne hakkının eksik verilmesinden, ne de haksızlığa uğramaktan korkar.” | |||||
| 35 | Cin 17. Ayet (72:17:7) | رَبِّه۪ | ربه | rabbihi | Rabbini | ر ب ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 16,17. Yine de ki: “Bana şöyle de vahyedildi: ‘Eğer yolda dosdoğru olurlarsa, mutlaka onlara bol yağmur yağdırırız ki bununla onları imtihan edelim. Kim Rabbinin zikrinden (Kur’an’dan) yüz çevirirse, Rabbi onu gittikçe yükselen bir azaba sokar.” | |||||
| 36 | Müzzemmil 19. Ayet (73:19:8) | رَبِّه۪ | ربه | rabbihi | Rabbine | ر ب ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz bunlar bir öğüttür. Kim dilerse Rabbine ulaştıran bir yol tutar. | |||||
| 37 | İnsân 29. Ayet (76:29:8) | رَبِّه۪ | ربه | rabbihi | Rabbine | ر ب ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İşte bu bir öğüttür. Dileyen, Rabbine ulaştıran bir yol tutar. | |||||
| 38 | Nebe' 39. Ayet (78:39:8) | رَبِّه۪ | ربه | rabbihi | Rabbine | ر ب ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İşte bu, hak olan gündür. Artık dileyen kimse Rabbine ulaştıran bir yol tutar. | |||||
| 39 | Nâzi'ât 40. Ayet (79:40:5) | رَبِّه۪ | ربه | rabbihi | Rabbinin | ر ب ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 40,41.Kim de, Rabbinin huzurunda duracağından korkar ve nefsini arzularından alıkoyarsa, şüphesiz, cennet onun sığınağıdır. | |||||
| 40 | A'lâ 15. Ayet (87:15:3) | رَبِّه۪ | ربه | rabbihi | Rabbinin | ر ب ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 14,15. Arınan ve Rabbinin adını anıp, namaz kılan kimse mutlaka kurtuluşa erer. | |||||
| 41 | Âdiyât 6. Ayet (100:6:3) | لِرَبِّه۪ | لربه | li-rabbihi | Rabbine karşı | ر ب ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 1,2,3,4,5,6. Soluk soluğa süratle koşan, (koşarken ayaklarını) vurarak ateş çıkaran, sabah erkenden baskın yapan, orada tozu dumana katan ve düşman topluluğunun ortasına dalan atlara andolsun ki, insan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür. | |||||