"رَح۪يمٌ" Analizi

Arapça Metin (Harekeli) ve benzeşen aramasında 59 sonuç bulundu.
1 - 50 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Bakara 143. Ayet (2:143:45) رَح۪يمٌ رحيم rahîm(un) merhametlidir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Böylece, sizler insanlara birer şahit (ve örnek) olasınız ve Peygamber de size bir şahit (ve örnek) olsun diye sizi orta bir ümmet[36] yaptık. Her ne kadar Allah’ın doğru yolu gösterdiği kimselerden başkasına ağır gelse de biz, yönelmekte olduğun ciheti ancak; Resûl’e tabi olanlarla, gerisingeriye dönecekleri ayırd edelim diye kıble yaptık. Allah, imanınızı boşa çıkaracak değildir. Şüphesiz Allah, insanlara çok şefkatli ve çok merhametlidir.[37]
2 Bakara 173. Ayet (2:173:25) رَح۪يمٌ رحيم rahîm(un) çok esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, size ancak leş, kan, domuz eti ve Allah’tan başkası adına kesileni haram kıldı. Ama kim mecbur olur da, istismar etmeksizin ve zaruret ölçüsünü aşmaksızın yemek zorunda kalırsa, ona günah yoktur. Şüphesiz, Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.[46]
3 Bakara 182. Ayet (2:182:16) رَح۪يمٌ۟ رحيم rahîm(un) esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Vasiyet edenin hataya meyletmesinden ve günaha girmesinden korkan bir kimse, (tarafların) aralarını düzeltirse ona hiçbir günah yoktur. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
4 Bakara 192. Ayet (2:192:6) رَح۪يمٌ رحيم rahîm(un) esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer onlar (savaştan ve küfürden) vazgeçerlerse, (şunu iyi bilin ki) Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
5 Bakara 199. Ayet (2:199:12) رَح۪يمٌ رحيم rahîm(un) Rahimdir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra insanların akın ettiği yerden siz de akın edin ve Allah’tan bağışlanma dileyin. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
6 Bakara 218. Ayet (2:218:16) رَح۪يمٌ رحيم rahîm(un) çok merhamet edendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) İman edenler, hicret edenler, Allah yolunda cihad edenler; şüphesiz bunlar Allah’ın rahmetini umarlar. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
7 Bakara 226. Ayet (2:226:13) رَح۪يمٌ رحيم rahîm(un) merhamet edendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Eşlerine yaklaşmamağa yemin edenler için dört ay bekleme süresi vardır. Eğer (bu süre içinde) dönerlerse, şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
8 Âl-i İmran 31. Ayet (3:31:14) رَح۪يمٌ رحيم rahîm(un) esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Çünkü Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”
9 Âl-i İmran 89. Ayet (3:89:11) رَح۪يمٌ رحيم rahîm(un) çok esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Ancak bundan sonra tövbe edip kendilerini düzeltenler müstesnadır. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
10 Âl-i İmran 129. Ayet (3:129:16) رَح۪يمٌ۟ رحيم rahîm(un) çok esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Göklerdeki her şey ve yerdeki her şey Allah’ındır. O, dilediğini bağışlar, dilediğine azab eder. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
11 Nisâ 25. Ayet (4:25:58) رَح۪يمٌ۟ رحيم rahîm(un) esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Sizden kimin, hür mü’min kadınlarla evlenmeye gücü yetmezse sahip olduğunuz mü’min genç kızlarınızdan (cariyelerinizden) alsın. Allah, sizin imanınızı daha iyi bilir. Hepiniz birbirinizdensiniz. Öyle ise iffetli yaşamaları, zina etmemeleri ve gizli dost tutmamaları hâlinde, sahiplerinin izniyle onlarla evlenin, mehirlerini de güzelce verin. Evlendikten sonra bir fuhuş yaparlarsa, onlara hür kadınların cezasının yarısı uygulanır. Bu (cariye ile evlenme izni), içinizden günaha düşmekten korkanlar içindir. Sabretmeniz ise sizin için daha hayırlıdır. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
12 Mâide 3. Ayet (5:3:61) رَح۪يمٌ رحيم rahîm(un) esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Ölmüş hayvan, kan, domuz eti, Allah’tan başkası adına boğazlanan, (henüz canı çıkmamış iken) kestikleriniz hariç; boğulmuş, darbe sonucu ölmüş, yüksekten düşerek ölmüş, boynuzlanarak ölmüş ve yırtıcı hayvan tarafından parçalanmış hayvanlar ile dikili taşlar[142] üzerinde boğazlanan hayvanlar, bir de fal oklarıyla kısmet aramanız[143] size haram kılındı. İşte bütün bunlar fısk (Allah’a itaatten kopmak)tır. Bugün kâfirler dininizden (onu yok etmekten) ümitlerini kestiler. Artık onlardan korkmayın, benden korkun. Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim. Size nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm’ı seçtim.[144] Kim şiddetli açlık durumunda zorda kalır, günaha meyletmeksizin (haram etlerden) yerse, şüphesiz ki Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
13 Mâide 34. Ayet (5:34:13) رَح۪يمٌ۟ رحيم rahîm(un) esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Ancak onları ele geçirmenizden önce tövbe edenler bunun dışındadırlar. Artık Allah’ın çok bağışlayıcı, çok merhamet edici olduğunu bilin.
14 Mâide 39. Ayet (5:39:14) رَح۪يمٌ رحيم rahîm(un) acıyandır ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Her kim de işlediği zulmünün arkasından tövbe edip durumunu düzeltirse kuşkusuz, Allah onun tövbesini kabul eder. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
15 Mâide 74. Ayet (5:74:8) رَح۪يمٌ رحيم rahîm(un) esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Hâlâ mı Allah’a tövbe etmezler ve O’ndan bağışlanma istemezler? Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
16 Mâide 98. Ayet (5:98:9) رَح۪يمٌۜ رحيم rahîm(un) esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Bilin ki, Allah’ın cezası çetindir ve Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
17 En'am 54. Ayet (6:54:27) رَح۪يمٌ رحيم rahîm(un) esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Âyetlerimize iman edenler sana geldikleri zaman, de ki: “Selâm olsun size! Rabbiniz kendi üzerine rahmeti (merhameti) yazdı. Şöyle ki: Sizden kim cahillikle bir kabahat işler de sonra peşinden tövbe eder, kendini düzeltirse (bilmiş olun ki) O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”
18 En'am 145. Ayet (6:145:39) رَح۪يمٌ رحيم rahîm(un) esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Bana vahyolunan Kur’an’da bir kimsenin yiyecekleri arasında leş, akıtılmış kan, domuz eti -ki o şüphesiz necistir- ya da Allah’tan başkası adına kesilmiş bir (murdar) hayvandan başka, haram kılınmış bir şey bulamıyorum. Fakat istismar etmeksizin ve zaruret ölçüsünü aşmaksızın kim bunlardan yeme zorunda kalırsa yiyebilir.” Şüphesiz Rabbin çok bağışlayandır, çok merhametlidir.[200]
19 En'am 165. Ayet (6:165:21) رَح۪يمٌ رحيم rahîm(un) esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) O, sizi yeryüzünde halifeler (oraya hâkim kimseler) yapan, size verdiği nimetler konusunda sizi sınamak için bazınızı bazınıza derece derece üstün kılandır. Şüphesiz Rabbin, cezası çabuk olandır. Şüphe yok ki O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
20 A'raf 153. Ayet (7:153:0) رَح۪يمٌ رحيم rahîm(un) esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Kötülükleri işleyip de sonra ardından tövbe edenler ile iman(larında sebat) edenlere gelince şüphe yok ki, Rabbin ondan (tövbeden) sonra elbette çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
21 A'raf 167. Ayet (7:167:0) رَح۪يمٌ رحيم rahîm(un) çok esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Hani Rabbin, elbette kıyamet gününe kadar onlara azabın en kötüsünü tattıracak kimseleri göndereceğini bildirmişti. Şüphesiz Rabbin, elbette cezayı çabuk verendir. Şüphesiz O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
22 Enfal 69. Ayet (8:69:0) رَح۪يمٌ۟ رحيم rahîm(un) esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Artık elde ettiğiniz ganimetten helâl ve temiz olarak yiyin. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
23 Enfal 70. Ayet (8:70:0) رَح۪يمٌ رحيم rahîm(un) esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Ey Peygamber! Elinizdeki esirlere söyle: Eğer Allah, kalplerinizde (iman, ihlâs, iyi niyet gibi) bir hayır (olduğunu) bilirse, sizden alınan fidyeden daha hayırlısını size verir ve sizi bağışlar. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
24 Tevbe 5. Ayet (9:5:0) رَح۪يمٌ رحيم rahîm(un) esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Haram aylar çıkınca bu Allah’a ortak koşanları artık bulduğunuz yerde öldürün, onları yakalayıp hapsedin ve her gözetleme yerine oturup onları gözetleyin. Eğer tövbe ederler, namazı kılıp zekâtı da verirlerse, kendilerini serbest bırakın. Şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
25 Tevbe 27. Ayet (9:27:0) رَح۪يمٌ رحيم rahîm(un) esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra Allah, bunun ardından yine dilediği kimsenin tövbesini kabul eder. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
26 Tevbe 91. Ayet (9:91:0) رَح۪يمٌۙ رحيم rahîm(un) esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’a ve Resûlüne karşı sadık ve samimi oldukları takdirde, güçsüzlere, hastalara ve (seferde) harcayacakları bir şey bulamayanlara (sefere katılmadıkları için) bir günah yoktur. İyilikte bulunan kimselerin (kınanması) için de bir sebep yoktur. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
27 Tevbe 99. Ayet (9:99:0) رَح۪يمٌ۟ رحيم rahîm(un) esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Bedevîlerden kimileri de vardır ki, Allah’a ve ahiret gününe inanır. Harcayacaklarını, Allah katında yakınlığa ve Peygamberin dualarını almağa vesile sayarlar. Bilesiniz ki bu, (Allah katında) onlar için yakınlıktır. Allah, onları rahmetine sokacaktır. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
28 Tevbe 102. Ayet (9:102:0) رَح۪يمٌ رحيم rahîm(un) esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Diğer bir kısmı ise, günahlarını itiraf ettiler. Bunlar salih amelle kötü ameli birbirine karıştırmışlardır. Umulur ki Allah tövbelerini kabul eder. Çünkü Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
29 Tevbe 117. Ayet (9:117:0) رَح۪يمٌۙ رحيم rahîm(un) çok merhametlidir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun Allah; Peygamber ile içlerinden bir kısmının kalpleri eğrilmeğe yüz tuttuktan sonra, sıkıntılı bir zamanda ona uyan muhacirlerle ensarın tövbelerini kabul etmiştir. Evet, onların tövbelerini kabul etmiştir. Şüphesiz O, onlara çok şefkatli ve çok merhametlidir.
30 Tevbe 128. Ayet (9:128:0) رَح۪يمٌ رحيم rahîm(un) merhametlidir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, size kendi içinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya düşmeniz ona çok ağır gelir. O, size çok düşkün, mü’minlere karşı da çok şefkatli ve merhametlidir.
31 Hûd 41. Ayet (11:41:11) رَح۪يمٌ رحيم rahîm(un) rahmet edicidir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) (Nûh), “Binin ona. Onun yüzüp gitmesi de durması da Allah’ın adıyladır. Şüphesiz Rabbim çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” dedi.
32 Hûd 90. Ayet (11:90:8) رَح۪يمٌ رحيم rahîmun çok rahmet edendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) “Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra O’na tövbe edin. Şüphesiz Rabbim çok merhametlidir, çok sevendir.”
33 Yusuf 53. Ayet (12:53:15) رَح۪يمٌ رحيم rahîm(un) esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) “Ben nefsimi temize çıkarmam, çünkü Rabbimin merhamet ettiği hariç, nefis aşırı derecede kötülüğü emreder. Şüphesiz Rabbim çok bağışlayandır, çok merhamet edendir” dedi.
34 İbrahim 36. Ayet (14:36:15) رَح۪يمٌ رحيم rahîm(un) esirgeyensin ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) “Rabbim! Çünkü o putlar insanlardan birçoğunu saptırdılar. Artık kim bana uyarsa, o bendendir. Kim de bana karşı gelirse, şüphesiz sen çok bağışlayan, çok merhamet edensin.”
35 Nahl 7. Ayet (16:7:14) رَح۪يمٌۙ رحيم rahîm(un) çok acıyandır ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar ağırlıklarınızı, sizin ancak zorlukla varabileceğiniz beldelere taşırlar. Şüphesiz Rabbiniz çok esirgeyicidir, çok merhametlidir.
36 Nahl 18. Ayet (16:18:10) رَح۪يمٌ رحيم rahîm(un) çok esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Hâlbuki Allah’ın nimetini saymaya kalksanız onu sayamazsınız. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
37 Nahl 47. Ayet (16:47:8) رَح۪يمٌ رحيم rahîm(un) çok acıyandır ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Yahut da, onları korku üzere iken yakalamayacağından güven içinde midirler? Şüphesiz Rabbiniz çok esirgeyicidir, çok merhametlidir.
38 Nahl 110. Ayet (16:110:18) رَح۪يمٌ۟ رحيم rahîm(un) esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra şüphesiz ki Rabbin, eziyete uğratıldıktan sonra hicret eden, sonra Allah yolunda cihad edip sabreden kimselerin yanındadır. Şüphesiz Rabbin bundan sonra da çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
39 Nahl 115. Ayet (16:115:22) رَح۪يمٌ رحيم rahîm(un) esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, size ancak leş, kan, domuz eti ve Allah’tan başkası adına kesileni haram kıldı. Ama kim mecbur olur da istismar etmeksizin ve zaruret ölçüsünü aşmaksızın yemek zorunda kalırsa, şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.[307]
40 Nahl 119. Ayet (16:119:19) رَح۪يمٌ۟ رحيم rahîm(un) esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra, şüphesiz ki Rabbin; cahillik sebebiyle kötülük yapan, sonra bunun ardından tövbe eden ve durumunu düzeltenlerden yanadır. Şüphesiz Rabbin bundan sonra da elbette çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.[308]
41 Hacc 65. Ayet (22:65:27) رَح۪يمٌ رحيم rahîm(un) çok merhametlidir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Görmüyor musun ki, Allah bütün yerdekileri ve emri uyarınca denizde akıp gitmekte olan gemileri sizin hizmetinize vermiştir. İzni olmaksızın yerin üzerine düşmesin diye göğü O tutuyor. Şüphesiz ki Allah, insanlara karşı çok esirgeyici, çok merhametlidir.
42 Nûr 5. Ayet (24:5:11) رَح۪يمٌ رحيم rahîm(un) çok esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Ancak tövbe edip bundan sonra ıslah olanlar müstesna. Çünkü Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
43 Nûr 20. Ayet (24:20:9) رَح۪يمٌ۟ رحيم rahîm(un) merhametlidir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ın lütfu ve rahmeti sizin üzerinize olmasaydı ve Allah çok esirgeyici ve çok merhametli olmasaydı, hâliniz nice olurdu?
44 Nûr 22. Ayet (24:22:26) رَح۪يمٌ رحيم rahîm(un) esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) İçinizden varlık ve servet sahibi kimseler yakınlarına, düşkünlere ve Allah yolunda hicret edenlere (kendi mallarından bir şey) vermeyeceklerine yemin etmesinler. Onlar affetsinler, vazgeçip iyi muamelede bulunsunlar. Allah’ın sizi bağışlamasını arzu etmez misiniz? Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
45 Nûr 33. Ayet (24:33:48) رَح۪يمٌ رحيم rahîm(un) esirgeyicidir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Evlenmeye güçleri yetmeyenler de, Allah kendilerini lütfuyla zengin edinceye kadar iffetlerini korusunlar. Sahip olduğunuz kölelerden “mükâtebe” yapmak isteyenlere gelince, eğer onlarda bir hayır görürseniz onlarla mükâtebe yapın.[387] Allah’ın size verdiği maldan onlara verin. Dünya hayatının geçici menfaatlerini elde etmek için iffetli olmak isteyen cariyelerinizi fuhşa zorlamayın. Kim onları buna zorlarsa bilinmelidir ki hiç şüphesiz onların zorlanmasından sonra Allah (onları) çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.
46 Nûr 62. Ayet (24:62:39) رَح۪يمٌ رحيم rahîm(un) çok esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Mü’minler ancak Allah’a ve peygamberine inanan, onunla beraber toplumu ilgilendiren bir iş üzerindeyken ondan izin almadan çekip gitmeyen kimselerdir. O hâlde bazı işlerini görmek için senden izin isterlerse, içlerinden dilediğine izin ver ve onlar için Allah’tan bağışlama dile. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
47 Neml 11. Ayet (27:11:11) رَح۪يمٌ رحيم rahîm(un) esirgeyiciyim ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) “Ancak kim zulmeder de sonra (yaptığı) kötülüğün yerine iyilik yaparsa bilsin ki şüphesiz ben çok bağışlayıcıyım, çok merhamet edenim.”
48 Hucurât 5. Ayet (49:5:12) رَح۪يمٌ رحيم rahîm(un) esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, sen yanlarına çıkıncaya kadar sabretselerdi, elbette kendileri için daha iyi olurdu. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
49 Hucurât 12. Ayet (49:12:32) رَح۪يمٌ رحيم rahîm(un) çok esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Zannın birçoğundan sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurlarını ve mahremiyetlerini araştırmayın. Birbirinizin gıybetini yapmayın. Herhangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz! Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah tövbeyi çok kabul edendir, çok merhamet edendir.
50 Hucurât 14. Ayet (49:14:27) رَح۪يمٌ رحيم rahîm(un) çok esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Bedevîler “İman ettik” dediler. De ki: “İman etmediniz. (Öyle ise, “iman ettik” demeyin.) “Fakat boyun eğdik” deyin.[500] Henüz iman kalplerinize girmedi. Eğer Allah’a ve Peygamberine itaat ederseniz, yaptıklarınızdan hiçbir şeyi eksiltmez. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”