| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Âl-i İmran 183. Ayet (3:183:9) | لِرَسُولٍ | لرسول | li-rasûlin | hiçbir elçiye | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar, “Allah, bize, ateşin yiyeceği bir kurban getirmedikçe hiçbir peygambere inanmamamızı emretti” dediler. De ki: “Benden önce size nice peygamberler, açık belgeleri ve sizin dediğiniz şeyi getirdi. Eğer doğru söyleyenler iseniz, niçin onları öldürdünüz?” | |||||
| 2 | Nisâ 64. Ayet (4:64:4) | رَسُولٍ | رسول | rasûlin | elçiyi | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz her peygamberi sırf, Allah’ın izni ile itaat edilmek üzere gönderdik. Eğer onlar kendilerine zulmettikleri zaman sana gelseler de Allah’tan günahlarının bağışlamasını dileseler ve Peygamber de onlara bağışlama dileseydi, elbette Allah’ı tövbeleri çok kabul edici ve çok merhametli bulacaklardı. | |||||
| 3 | Ra'd 38. Ayet (13:38:12) | لِرَسُولٍ | لرسول | li-rasûlin | hiçbir elçinin | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, senden önce de peygamberler gönderdik. Onlara da eşler ve çocuklar verdik. Allah’ın izni olmadan hiçbir peygamber bir mucize getiremez. Her ecelin (vadenin) bir yazısı vardır. | |||||
| 4 | İbrahim 4. Ayet (14:4:4) | رَسُولٍ | رسول | rasûlin | elçiyi | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz her peygamberi, ancak kendi kavminin diliyle gönderdik ki, onlara (Allah’ın emirlerini) iyice açıklasın. Allah, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. | |||||
| 5 | Hicr 11. Ayet (15:11:4) | رَسُولٍ | رسول | rasûlin | elçi | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar kendilerine gelen her peygamberle alay ediyorlardı. | |||||
| 6 | Enbiyâ 25. Ayet (21:25:6) | رَسُولٍ | رسول | rasûlin | peygamber | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberlere, “Şüphesiz, benden başka hiçbir ilâh yoktur. Öyleyse bana ibadet edin” diye vahyetmişizdir. | |||||
| 7 | Hacc 52. Ayet (22:52:6) | رَسُولٍ | رسول | rasûlin | resul | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Senden önce hiçbir resûl ve nebî göndermedik ki, bir şey temenni ettiği zaman, şeytan onun bu temennisine dair vesvese vermiş olmasın. Ama Allah, şeytanın vesvesesini giderir. Sonra Allah, âyetlerini sağlamlaştırır. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.[377] | |||||
| 8 | Yâsîn 30. Ayet (36:30:8) | رَسُولٍ | رسول | rasûlin | elçi | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yazık o kullara! Kendilerine bir peygamber gelmezdi ki, onunla alay ediyor olmasınlar. | |||||
| 9 | Mü'min 78. Ayet (40:78:17) | لِرَسُولٍ | لرسول | li-rasûlin | hiçbir elçinin | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, senden önce de peygamberler gönderdik. Onlardan sana anlattıklarımız da var, anlatmadıklarımız da var. Hiçbir peygamber, Allah’ın izni olmadan bir mûcize getiremez. Allah’ın emri gelince de hak yerine getirilir. İşte o zaman bunu batıl sayanlar hüsrana uğrarlar. | |||||
| 10 | Zâriyât 52. Ayet (51:52:8) | رَسُولٍ | رسول | rasûlin | elçi | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İşte böyle! Onlardan öncekilere hiçbir peygamber gelmemişti ki, “O bir büyücüdür” yahut “bir delidir” demiş olmasınlar. | |||||
| 11 | Saf 6. Ayet (61:6:20) | بِرَسُولٍ | برسول | bi-rasûlin | bir elçiyi | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani, Meryem oğlu İsa, “Ey İsrailoğulları! Şüphesiz ben, Allah’ın size, benden önce gelen Tevrat’ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek, Ahmed adında bir peygamberi müjdeleyici (olarak gönderdiği) peygamberiyim” demişti. Fakat (İsa) onlara apaçık mucizeleri getirince, “Bu, apaçık bir sihirdir” dediler.[543] | |||||
| 12 | Hâkka 40. Ayet (69:40:3) | رَسُولٍ | رسول | rasûlin | bir elçinin | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 38,39,40. Görebildiklerinize ve göremediklerinize yemin ederim ki, o (Kur’an), hiç şüphesiz çok şerefli bir elçinin (Allah’tan alıp tebliğ ettiği) sözüdür. | |||||
| 13 | Cin 27. Ayet (72:27:5) | رَسُولٍ | رسول | rasûlin | elçi- | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 27,28. Ancak seçtiği resûller başka. (Onlara bildirir.) Fakat O, Resûlün önünde ve arkasında gözetleyici (melek)ler yürütür ki resûllerin, Rablerinin vahiylerini tebliğ ettiklerini bilsin. Allah, onların her hâlini kuşatmış ve her şeyi inceden inceye sayıp dökmüştür. | |||||
| 14 | Tekvîr 19. Ayet (81:19:3) | رَسُولٍ | رسول | rasûlin | bir elçinin | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 19,20,21.O (Kur’an), şüphesiz değerli, güçlü ve Arş’ın sahibi katında itibarlı, orada (meleklerce) itaat edilen, güvenilir bir elçinin (Cebrail’in) getirdiği sözdür. | |||||