| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Âl-i İmran 36. Ayet (3:36:24) | الرَّج۪يمِ | الرجيم | rracîm(i) | kovulmuş | ر ج م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onu doğurunca, “Rabbim!” dedi, “Onu kız doğurdum.” -Oysa Allah, onun ne doğurduğunu daha iyi bilir-[87] “Erkek, kız gibi değildir. Ona Meryem adını verdim. Onu ve soyunu kovulmuş şeytandan senin korumana bırakıyorum.” | |||||
| 2 | Hûd 91. Ayet (11:91:15) | لَرَجَمْنَاكَۘ | لرجمناك | le-racemnâk(e) | seni taşlardık | ر ج م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Dediler ki: “Ey Şu’ayb! Dediklerinin çoğunu anlamıyoruz. Hem biz seni aramızda zayıf görüyoruz. Eğer kabilen olmasaydı, seni taşa tutardık. Zaten sen bizce itibarlı biri değilsin.” | |||||
| 3 | Hicr 17. Ayet (15:17:5) | رَج۪يمٍۙ | رجيم | racîm(in) | recim (taşlanmış) | ر ج م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onu kovulmuş her şeytandan koruduk. | |||||
| 4 | Hicr 34. Ayet (15:34:5) | رَج۪يمٌ | رجيم | racîm(un) | kovuldun | ر ج م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 34,35. Allah, “Öyleyse çık oradan, çünkü sen kovuldun. Şüphesiz hesap gününe kadar lânet senin üzerinedir” dedi. | |||||
| 5 | Nahl 98. Ayet (16:98:8) | الرَّج۪يمِ | الرجيم | rracîm(i) | kovulmuş | ر ج م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kur’an okuduğun zaman, kovulmuş şeytandan Allah’a sığın.[305] | |||||
| 6 | Kehf 20. Ayet (18:20:5) | يَرْجُمُوكُمْ | يرجموكم | yercumûkum | taşlayarak öldürürler | ر ج م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Çünkü onlar sizi ele geçirirlerse ya taşlayarak öldürürler, yahut kendi dinlerine döndürürler. O zaman da bir daha asla kurtuluşa eremezsiniz.” | |||||
| 7 | Kehf 22. Ayet (18:22:9) | رَجْمًا | رجما | racmen | taş atar gibi | ر ج م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) Bazıları bilmedikleri şey hakkında atıp tutarak: “Onlar üç kişidirler, dördüncüleri köpekleridir” diyecekler. Yine, “Beş kişidirler, altıncıları köpekleridir” diyecekler. Şöyle de diyecekler: “Yedi kişidirler, sekizincileri köpekleridir.” De ki: “Onların sayısını Rabbim daha iyi bilir. Zaten onları pek az kimse bilir. O hâlde, onlar hakkında (Kur’an’daki) apaçık tartışma(yı aktarmak)dan başka tartışmaya girme ve bunlar hakkında onlardan hiçbirine bir şey sorma.” | |||||
| 8 | Meryem 46. Ayet (19:46:11) | لَاَرْجُمَنَّكَ | لارجمنك | le-ercumenneke | andolsun seni taşlarım | ر ج م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Babası, “Ey İbrahim! Sen benim ilâhlarımdan yüz mü çeviriyorsun? Eğer vazgeçmezsen, mutlaka seni taşa tutarım. Uzun bir süre benden uzaklaş!” dedi. | |||||
| 9 | Şu'arâ 116. Ayet (26:116:9) | الْمَرْجُوم۪ينَۜ | المرجومين | l-mercûmîn(e) | taşlananlar- | ر ج م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Dediler ki: “Ey Nûh! (Bu işten) vazgeçmezsen mutlaka taşlananlardan olacaksın!” | |||||
| 10 | Yâsîn 18. Ayet (36:18:8) | لَنَرْجُمَنَّكُمْ | لنرجمنكم | le-nercumennekum | sizi mutlaka taşlarız | ر ج م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Dediler ki: “Şüphesiz biz sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık. Eğer vazgeçmezseniz, sizi mutlaka taşlarız ve bizim tarafımızdan size elem dolu bir azap dokunur.” | |||||
| 11 | Sâd 77. Ayet (38:77:5) | رَج۪يمٌۚ | رجيم | racîm(un) | kovuldun | ر ج م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, şöyle dedi: “Öyle ise çık oradan (cennetten), çünkü sen kovuldun.” | |||||
| 12 | Duhân 20. Ayet (44:20:6) | تَرْجُمُونِۘ | ترجمون | tercumûn(i) | beni taşla(yıp öldür)menizden | ر ج م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Şüphesiz ki ben, beni taşlamanızdan, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah’a sığındım.” | |||||
| 13 | Mülk 5. Ayet (67:5:7) | رُجُومًا | رجوما | rucûmen | taşlamalar | ر ج م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun biz, en yakın göğü kandillerle donattık. Onları şeytanlara atılan taşlar yaptık ve (ahirette de) onlara alevli ateş azabını hazırladık.[552] | |||||
| 14 | Tekvîr 25. Ayet (81:25:5) | رَج۪يمٍۚ | رجيم | racîm(in) | kovulmuş | ر ج م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kur’an, kovulmuş şeytanın sözü değildir. | |||||