| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 450 | Hadîd 21. Ayet (57:21:15) | وَرُسُلِه۪ۜ | ورسله | ve rusulih(i) | ve elçilerine | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Rabbinizden bir bağışlanmaya ve eni, gökle yerin genişliği kadar olan, Allah’a ve Resûlüne inananlar için hazırlanan cennete yarışırcasına koşun. İşte bu, Allah’ın lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah, büyük lütuf sahibidir. | |||||
| 451 | Hadîd 25. Ayet (57:25:2) | اَرْسَلْنَا | ارسلنا | erselnâ | biz gönderdik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, biz elçilerimizi açık mucizelerle gönderdik ve beraberlerinde kitabı ve mizanı (ölçüyü) indirdik ki, insanlar adaleti yerine getirsinler. Kendisinde müthiş bir güç ve insanlar için birçok faydalar bulunan demiri yarattık (ki insanlar ondan yararlansınlar). Allah da kendisine ve Resûllerine gayba inanarak yardım edecekleri bilsin. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir. | |||||
| 452 | Hadîd 25. Ayet (57:25:3) | رُسُلَنَا | رسلنا | rusulenâ | elçilerimizi | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, biz elçilerimizi açık mucizelerle gönderdik ve beraberlerinde kitabı ve mizanı (ölçüyü) indirdik ki, insanlar adaleti yerine getirsinler. Kendisinde müthiş bir güç ve insanlar için birçok faydalar bulunan demiri yarattık (ki insanlar ondan yararlansınlar). Allah da kendisine ve Resûllerine gayba inanarak yardım edecekleri bilsin. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir. | |||||
| 453 | Hadîd 25. Ayet (57:25:23) | وَرُسُلَهُ | ورسله | ve rusulehu | ve elçilerine | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, biz elçilerimizi açık mucizelerle gönderdik ve beraberlerinde kitabı ve mizanı (ölçüyü) indirdik ki, insanlar adaleti yerine getirsinler. Kendisinde müthiş bir güç ve insanlar için birçok faydalar bulunan demiri yarattık (ki insanlar ondan yararlansınlar). Allah da kendisine ve Resûllerine gayba inanarak yardım edecekleri bilsin. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir. | |||||
| 454 | Hadîd 26. Ayet (57:26:2) | اَرْسَلْنَا | ارسلنا | erselnâ | gönderdik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, biz Nûh’u ve İbrahim’i peygamber olarak gönderdik. Peygamberliği ve kitabı onların soylarına da verdik. Onlardan kimi doğru yola ermiştir, ama içlerinden birçoğu da fasık kimselerdir. | |||||
| 455 | Hadîd 27. Ayet (57:27:5) | بِرُسُلِنَا | برسلنا | bi-rusulinâ | elçilerimizi | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sonra bunların peşinden ard arda peygamberlerimizi gönderdik. Onların arkasından da Meryem oğlu İsa’yı gönderdik, ona İncil’i verdik ve kendisine uyanların kalplerine şefkat ve merhamet duygusu koyduk. (Kendiliklerinden) icat ettikleri ruhbanlığa[528] gelince; biz onu onlara farz kılmamıştık. Allah’ın rızasını kazanmak için onu kendileri icat etmişlerdi. Fakat ona da gereği gibi uymadılar. Biz de içlerinden iman edenlere mükâfatlarını verdik. Fakat onlardan birçoğu da fasık kimselerdir. | |||||
| 456 | Hadîd 28. Ayet (57:28:8) | بِرَسُولِه۪ | برسوله | bi-rasûlihi | O'nun Elçisine | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve peygamberine iman edin ki, size rahmetinden iki kat pay versin, size kendisiyle yürüyeceğiniz bir nur versin ve sizi bağışlasın. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir. | |||||
| 457 | Mücadele 4. Ayet (58:4:20) | وَرَسُولِه۪ۜ | ورسوله | ve rasûlih(i) | ve Elçisine | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kim (köle azat etme imkânı) bulamazsa, eşine dokunmadan önce ard arda iki ay oruç tutmalıdır. Kimin de buna gücü yetmezse altmış fakiri doyurmalıdır. Bunlar, Allah’a ve Resûlüne hakkıyla iman edesiniz, diyedir. İşte bunlar Allah’ın sınırlarıdır. Kâfirler için elem dolu bir azap vardır. | |||||
| 458 | Mücadele 5. Ayet (58:5:5) | وَرَسُولَهُ | ورسوله | ve rasûlehu | ve Elçisine | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a ve Resûlüne düşmanlık edenler, kendilerinden öncekilerin alçaltıldığı gibi alçaltılacaklardır. Oysa biz apaçık âyetler indirdik. Kâfirler için alçaltıcı bir azap vardır. | |||||
| 459 | Mücadele 8. Ayet (58:8:17) | الرَّسُولِۘ | الرسول | rrasûli | Elçiye | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Gizlice konuşmaktan menedilip de, menedildikleri şeyi işleyen ve günah, düşmanlık ve peygambere isyanı konuşanları görmedin mi? Sana geldiklerinde Allah’ın seni selâmlamadığı selâmla selâmlıyorlar. İçlerinden de, “Söylediklerimizden dolayı Allah bize azap etse ya!” diyorlar. Cehennem onlara yeter! Oraya girecekler. Ne kötü varış yeridir orası![530] | |||||
| 460 | Mücadele 9. Ayet (58:9:12) | الرَّسُولِ | الرسول | rrasûli | Elçiye | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Siz baş başa gizlice konuştuğunuz zaman, günah, düşmanlık ve peygambere isyanı konuşmayın. İyilik ve takvayı konuşun ve huzuruna toplanacağınız Allah’a karşı gelmekten sakının. | |||||
| 461 | Mücadele 12. Ayet (58:12:7) | الرَّسُولَ | الرسول | rrasûle | Elçi ile | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Peygamber ile baş başa konuşacağınız zaman, baş başa konuşmanızdan önce bir sadaka verin. Bu, sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Şâyet (sadaka verecek bir şey) bulamazsanız, bilin ki Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. | |||||
| 462 | Mücadele 13. Ayet (58:13:20) | وَرَسُولَهُۜ | ورسوله | ve rasûleh(u) | ve Elçisine | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Baş başa konuşmanızdan önce sadakalar vermekten çekindiniz mi? Bunu yapmadığınıza ve Allah da, sizi affettiğine göre artık namazı kılın, zekâtı verin, Allah’a ve Resûlüne itaat edin. Allah, bütün yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. | |||||
| 463 | Mücadele 20. Ayet (58:20:5) | وَرَسُولَهُٓ | ورسوله | ve rasûlehu | ve Elçisine | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a ve peygamberine düşman olanlar var ya, işte onlar en aşağı kimselerin arasındadırlar. | |||||
| 464 | Mücadele 21. Ayet (58:21:5) | وَرُسُل۪يۜ | ورسلي | ve rusulî | ve elçilerim | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, “Şüphesiz ben ve peygamberlerim galip geleceğiz” diye yazmıştır. Şüphe yok ki, Allah çok kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir. | |||||
| 465 | Mücadele 22. Ayet (58:22:12) | وَرَسُولَهُ | ورسوله | ve rasûlehu | ve Elçisine | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a ve ahiret gününe iman eden hiçbir topluluğun, babaları, oğulları, kardeşleri yahut kendi soy-sopları olsalar bile, Allah’a ve peygamberine düşman olan kimselere sevgi beslediğini göremezsin. İşte Allah onların kalplerine imanı yazmış ve onları kendi katından bir ruh ile desteklemiştir. Onları, içlerinden ırmaklar akan ve içlerinde ebedî kalacakları cennetlere sokacaktır. Allah onlardan razı olmuş, onlar da Allah’tan razı olmuşlardır. İşte onlar, Allah’ın tarafında olanlardır. İyi bilin ki, Allah’ın tarafında olanlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir. | |||||
| 466 | Haşr 4. Ayet (59:4:5) | وَرَسُولَهُۚ | ورسوله | ve rasûleh(u) | ve Elçisine | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bu, onların Allah’a ve Resûlüne karşı gelmeleri sebebiyledir. Kim Allah’a karşı gelirse bilsin ki, Allah’ın azabı şiddetlidir. | |||||
| 467 | Haşr 6. Ayet (59:6:5) | رَسُولِه۪ | رسوله | rasûlihi | Elçisine | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onların mallarından Allah’ın, savaşılmaksızın peygamberine kazandırdığı mallar için siz, at ya da deve koşturmuş değilsiniz. Fakat Allah, peygamberlerini, dilediği kimselerin üzerine salıp onlara üstün kılar. Allah’ın her şeye hakkıyla gücü yeter.[533] | |||||
| 468 | Haşr 6. Ayet (59:6:17) | رُسُلَهُ | رسله | rusulehu | elçilerini | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onların mallarından Allah’ın, savaşılmaksızın peygamberine kazandırdığı mallar için siz, at ya da deve koşturmuş değilsiniz. Fakat Allah, peygamberlerini, dilediği kimselerin üzerine salıp onlara üstün kılar. Allah’ın her şeye hakkıyla gücü yeter.[533] | |||||
| 469 | Haşr 7. Ayet (59:7:5) | رَسُولِه۪ | رسوله | rasûlihi | Elçisine | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ın, (fethedilen) memleketlerin ahalisinden savaşılmaksızın peygamberine kazandırdığı mallar; Allah’a, peygambere, onun yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışlara aittir. O mallar, içinizden yalnız zenginler arasında dolaşan bir servet (ve güç) hâline gelmesin diye (Allah böyle hükmetmiştir). Peygamber size ne verdiyse onu alın, neyi de size yasak ettiyse ondan vazgeçin. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz, Allah’ın azabı çetindir. | |||||
| 470 | Haşr 7. Ayet (59:7:10) | وَلِلرَّسُولِ | وللرسول | ve li-rrasûli | ve Elçiye | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ın, (fethedilen) memleketlerin ahalisinden savaşılmaksızın peygamberine kazandırdığı mallar; Allah’a, peygambere, onun yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışlara aittir. O mallar, içinizden yalnız zenginler arasında dolaşan bir servet (ve güç) hâline gelmesin diye (Allah böyle hükmetmiştir). Peygamber size ne verdiyse onu alın, neyi de size yasak ettiyse ondan vazgeçin. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz, Allah’ın azabı çetindir. | |||||
| 471 | Haşr 7. Ayet (59:7:26) | الرَّسُولُ | الرسول | rrasûlu | Elçi | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ın, (fethedilen) memleketlerin ahalisinden savaşılmaksızın peygamberine kazandırdığı mallar; Allah’a, peygambere, onun yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışlara aittir. O mallar, içinizden yalnız zenginler arasında dolaşan bir servet (ve güç) hâline gelmesin diye (Allah böyle hükmetmiştir). Peygamber size ne verdiyse onu alın, neyi de size yasak ettiyse ondan vazgeçin. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz, Allah’ın azabı çetindir. | |||||
| 472 | Haşr 8. Ayet (59:8:15) | وَرَسُولَهُۜ | ورسوله | ve rasûleh(u) | ve Elçisine | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bu mallar özellikle, Allah’tan bir lütuf ve hoşnudluk ararken ve Allah’ın dinine ve peygamberine yardım ederken yurtlarından ve mallarından uzaklaştırılan fakir muhacirlerindir. İşte onlar doğru kimselerin ta kendileridir. | |||||
| 473 | Mümtehine 1. Ayet (60:1:20) | الرَّسُولَ | الرسول | rrasûle | Elçiyi | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey İman edenler! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin. Siz onlara sevgi gösteriyorsunuz. Hâlbuki onlar size gelen hakkı inkâr ettiler. Rabbiniz olan Allah’a inandınız diye Resûlü ve sizi yurdunuzdan çıkarıyorlar. Eğer rızamı kazanmak üzere benim yolumda cihad etmek için çıktıysanız (böyle yapmayın). Onlara gizlice sevgi besliyorsunuz.[537] Oysa ben sizin gizlediğinizi de, açığa vurduğunuzu da bilirim. Sizden kim bunu yaparsa, mutlaka doğru yoldan sapmıştır. | |||||
| 474 | Saf 5. Ayet (61:5:12) | رَسُولُ | رسول | rasûlu | elçisi (olduğumu) | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani Mûsâ kavmine, “Ey kavmim! Allah’ın size gönderdiği peygamberi olduğumu bilip durduğunuz hâlde, niçin bana eziyet ediyorsunuz?” demişti. Onlar yoldan sapınca, Allah da kalplerini (doğru yoldan) saptırdı. Allah, fasıklar topluluğunu hidayete erdirmez. | |||||
| 475 | Saf 6. Ayet (61:6:10) | رَسُولُ | رسول | rasûlu | elçisiyim | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani, Meryem oğlu İsa, “Ey İsrailoğulları! Şüphesiz ben, Allah’ın size, benden önce gelen Tevrat’ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek, Ahmed adında bir peygamberi müjdeleyici (olarak gönderdiği) peygamberiyim” demişti. Fakat (İsa) onlara apaçık mucizeleri getirince, “Bu, apaçık bir sihirdir” dediler.[543] | |||||
| 476 | Saf 6. Ayet (61:6:20) | بِرَسُولٍ | برسول | bi-rasûlin | bir elçiyi | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani, Meryem oğlu İsa, “Ey İsrailoğulları! Şüphesiz ben, Allah’ın size, benden önce gelen Tevrat’ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek, Ahmed adında bir peygamberi müjdeleyici (olarak gönderdiği) peygamberiyim” demişti. Fakat (İsa) onlara apaçık mucizeleri getirince, “Bu, apaçık bir sihirdir” dediler.[543] | |||||
| 477 | Saf 9. Ayet (61:9:3) | اَرْسَلَ | ارسل | ersele | gönderdi | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, kendisine ortak koşanlar hoşlanmasa da, dinini bütün dinlere üstün kılmak için peygamberini hidayet ve hak din ile gönderendir. | |||||
| 478 | Saf 9. Ayet (61:9:4) | رَسُولَهُ | رسوله | rasûlehu | elçisini | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, kendisine ortak koşanlar hoşlanmasa da, dinini bütün dinlere üstün kılmak için peygamberini hidayet ve hak din ile gönderendir. | |||||
| 479 | Saf 11. Ayet (61:11:3) | وَرَسُولِه۪ | ورسوله | ve rasûlihi | ve Elçisine | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a ve peygamberine inanır, mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda cihat edersiniz. Eğer bilirseniz, bu sizin için çok hayırlıdır. | |||||
| 480 | Cum'a 2. Ayet (62:2:6) | رَسُولًا | رسولا | rasûlen | bir elçi | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, ümmîlere[546], içlerinden, kendilerine âyetlerini okuyan, onları temizleyen, onlara kitabı ve hikmeti öğreten bir peygamber gönderendir. Hâlbuki onlar, bundan önce apaçık bir sapıklık içinde idiler. | |||||
| 481 | Münafikun 1. Ayet (63:1:7) | لَرَسُولُ | لرسول | le-rasûlu | elçisi olduğuna | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) Münafıklar sana geldiklerinde, “Senin, elbette Allah’ın peygamberi olduğuna şahitlik ederiz” derler. Allah senin, elbette kendisinin peygamberi olduğunu biliyor. (Fakat) Allah, o münafıkların hiç şüphesiz yalancılar olduklarına elbette şahitlik eder. | |||||
| 482 | Münafikun 1. Ayet (63:1:12) | لَرَسُولُهُۜ | لرسوله | le-rasûluhu | onun elçisisin | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) Münafıklar sana geldiklerinde, “Senin, elbette Allah’ın peygamberi olduğuna şahitlik ederiz” derler. Allah senin, elbette kendisinin peygamberi olduğunu biliyor. (Fakat) Allah, o münafıkların hiç şüphesiz yalancılar olduklarına elbette şahitlik eder. | |||||
| 483 | Münafikun 5. Ayet (63:5:7) | رَسُولُ | رسول | rasûlu | Elçisi | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O münafıklara, “Gelin, Allah’ın Resûlü sizin için bağışlama dilesin” denildiği zaman başlarını çevirirler ve sen onların büyüklük taslayarak uzaklaştıklarını görürsün. | |||||
| 484 | Münafikun 7. Ayet (63:7:9) | رَسُولِ | رسول | rasûli | Elçisinin | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar, “Allah Resûlü’nün yanında bulunanlara (muhacirlere) bir şey vermeyin ki dağılıp gitsinler” diyenlerdir. Hâlbuki göklerin ve yerin hazineleri Allah’ındır. Fakat münafıklar (bunu) anlamazlar. | |||||
| 485 | Münafikun 8. Ayet (63:8:12) | وَلِرَسُولِه۪ | ولرسوله | ve li-rasûlihi | ve Elçisine | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar, “Andolsun, eğer Medine’ye dönersek, üstün olan, zayıf olanı oradan mutlaka çıkaracaktır” diyorlardı. Hâlbuki asıl üstünlük, ancak Allah’ın, Peygamberinin ve mü’minlerindir. Fakat münafıklar (bunu) bilmezler.[550] | |||||
| 486 | Teğabun 6. Ayet (64:6:5) | رُسُلُهُمْ | رسلهم | rusuluhum | elçileri | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bu, peygamberlerinin, onlara apaçık mucizeler getirmeleri ve onların da, “(Bizim gibi) insanlar mı bizi doğru yola iletecekmiş?” deyip de inkâr etmeleri ve yüz çevirmeleri sebebiyledir. Allah da hiçbir şeye muhtaç olmadığını göstermiştir. Allah, her bakımdan sınırsız zengindir, övgüye lâyıktır. | |||||
| 487 | Teğabun 8. Ayet (64:8:3) | وَرَسُولِه۪ | ورسوله | ve rasûlihi | ve Elçisine | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Artık siz Allah’a, peygamberine ve indirdiğimiz nûra (Kur’an’a) iman edin. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. | |||||
| 488 | Teğabun 12. Ayet (64:12:4) | الرَّسُولَۚ | الرسول | rrasûl(e) | Elçiye | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a itaat edin, peygambere de itaat edin. Eğer yüz çevirirseniz, bilin ki elçimize düşen sadece apaçık bir tebliğdir. | |||||
| 489 | Teğabun 12. Ayet (64:12:9) | رَسُولِنَا | رسولنا | rasûlinâ | Elçimize | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a itaat edin, peygambere de itaat edin. Eğer yüz çevirirseniz, bilin ki elçimize düşen sadece apaçık bir tebliğdir. | |||||
| 490 | Talak 8. Ayet (65:8:8) | وَرُسُلِه۪ | ورسله | ve rusulihi | ve elçilerinin | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Nice kentlerin halkı Rablerinin ve O’nun elçilerinin emrinden uzaklaşıp azdılar. Bu yüzden kendilerini çetin bir hesaba çektik ve görülmedik bir azaba çarptırdık. | |||||
| 491 | Talak 11. Ayet (65:11:1) | رَسُولًا | رسولا | rasûlen | bir elçi (gönderdi) | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İman edip salih amel işleyenleri, karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için size Allah’ın apaçık âyetlerini okuyan bir peygamber gönderdi. Kim Allah’a inanır ve salih bir amel işlerse, Allah onu, içinden ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetlere sokar. Allah, gerçekten ona güzel bir rızık vermiştir. | |||||
| 492 | Mülk 17. Ayet (67:17:7) | يُرْسِلَ | يرسل | yursile | göndermeyeceğinden | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yahut göktekinin, üzerinize taş yağdıran rüzgâr göndermeyeceğinden mi emin oldunuz? O zaman, uyarım nasılmış bileceksiniz! | |||||
| 493 | Hâkka 10. Ayet (69:10:2) | رَسُولَ | رسول | rasûle | elçisine | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Öyle ki Rablerinin elçilerine karşı geldiler. Bunun üzerine Allah da onları gittikçe artan bir azap ile yakaladı. | |||||
| 494 | Hâkka 40. Ayet (69:40:3) | رَسُولٍ | رسول | rasûlin | bir elçinin | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 38,39,40. Görebildiklerinize ve göremediklerinize yemin ederim ki, o (Kur’an), hiç şüphesiz çok şerefli bir elçinin (Allah’tan alıp tebliğ ettiği) sözüdür. | |||||
| 495 | Nûh 1. Ayet (71:1:2) | اَرْسَلْنَا | ارسلنا | erselnâ | gönderdik | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz biz Nûh’u, kavmine, “Kendilerine elem dolu bir azap gelmeden önce kavmini uyar” diye peygamber olarak gönderdik. | |||||
| 496 | Nûh 11. Ayet (71:11:1) | يُرْسِلِ | يرسل | yursili | göndersin | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | ‘(Bağışlama dileyin ki,) üzerinize gökten bol bol yağmur indirsin.’ | |||||
| 497 | Cin 23. Ayet (72:23:5) | وَرِسَالَاتِه۪ۜ | ورسالاته | ve risâlâtih(i) | ve O'nun elçiliğidir | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Ancak Allah’tan gelenleri tebliğ edebilirim ve O’nun vahiylerini açıklayabilirim. Kim Allah’a ve Resûlüne karşı gelirse, şüphesiz onlar için, içinde ebedî kalacakları cehennem ateşi vardır.” | |||||
| 498 | Cin 23. Ayet (72:23:9) | وَرَسُولَهُ | ورسوله | ve rasûlehu | ve Elçisine | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Ancak Allah’tan gelenleri tebliğ edebilirim ve O’nun vahiylerini açıklayabilirim. Kim Allah’a ve Resûlüne karşı gelirse, şüphesiz onlar için, içinde ebedî kalacakları cehennem ateşi vardır.” | |||||
| 499 | Cin 27. Ayet (72:27:5) | رَسُولٍ | رسول | rasûlin | elçi- | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 27,28. Ancak seçtiği resûller başka. (Onlara bildirir.) Fakat O, Resûlün önünde ve arkasında gözetleyici (melek)ler yürütür ki resûllerin, Rablerinin vahiylerini tebliğ ettiklerini bilsin. Allah, onların her hâlini kuşatmış ve her şeyi inceden inceye sayıp dökmüştür. | |||||