| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | A'raf 32. Ayet (7:32:4) | ز۪ينَةَ | زينة | zîneta | süsü | ز ي ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Allah’ın, kulları için yarattığı zîneti ve temiz rızkı kim haram kılmış?” De ki: “Bunlar, dünya hayatında mü’minler içindir. Kıyamet gününde ise yalnız onlara özgüdür. İşte bilen bir topluluk için âyetleri, ayrı ayrı açıklıyoruz.” | |||||
| 2 | Yunus 88. Ayet (10:88:0) | ز۪ينَةً | زينة | zîneten | süs(ler) | ز ي ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Mûsâ, şöyle dedi: “Ey Rabbimiz! Gerçekten sen Firavun’a ve onun ileri gelenlerine, dünya hayatında nice zinet ve mallar verdin. Ey Rabbimiz, yolundan saptırsınlar diye mi? Ey Rabbimiz, sen onların mallarını silip süpür ve kalplerine darlık ver, çünkü onlar elem dolu azabı görünceye kadar iman etmezler.” | |||||
| 3 | Nahl 8. Ayet (16:8:5) | وَز۪ينَةًۜ | وزينة | ve zîne(ten) | ve süs için | ز ي ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hem binesiniz diye, hem de süs olarak atları, katırları ve merkepleri de yarattı. Bilemeyeceğiniz daha nice şeyleri de yaratır. | |||||
| 4 | Kehf 7. Ayet (18:7:6) | ز۪ينَةً | زينة | zîneten | süs olsun diye | ز ي ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnsanların hangisinin daha güzel amel yaptığını deneyelim diye şüphesiz biz yeryüzündeki şeyleri ona bir zinet yaptık. | |||||
| 5 | Kehf 28. Ayet (18:28:16) | ز۪ينَةَ | زينة | zînete | süsünü | ز ي ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sabah akşam Rablerine, O’nun rızasını dileyerek dua edenlerle birlikte ol. Dünya hayatının zînetini arzu edip de gözlerini onlardan ayırma. Kalbini bizi anmaktan gafil kıldığımız, boş arzularına uymuş ve işi hep aşırılık olmuş kimselere boyun eğme. | |||||
| 6 | Kehf 46. Ayet (18:46:3) | ز۪ينَةُ | زينة | zînetu | süsüdür | ز ي ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Mallar ve evlatlar, dünya hayatının süsüdür. Baki kalacak salih ameller ise, Rabbinin katında, sevap olarak da ümit olarak da daha hayırlıdır. | |||||
| 7 | Tâhâ 59. Ayet (20:59:4) | الزّ۪ينَةِ | الزينة | -zzîneti | süs (bayram) | ز ي ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Mûsâ, “Buluşma vaktimiz, bayram günü, insanların toplandığı kuşluk vaktidir” dedi. | |||||
| 8 | Tâhâ 87. Ayet (20:87:10) | ز۪ينَةِ | زينة | zîneti | süs(eşyas)ı- | ز ي ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şöyle dediler: “Sana verdiğimiz sözden kendi isteğimizle caymış değiliz. Fakat biz Mısır halkının mücevheratından yüklü miktarlarda takınmıştık. İşte onları ateşe attık. Sâmirî de aynı şekilde attı.” | |||||
| 9 | Nûr 60. Ayet (24:60:16) | بِز۪ينَةٍۜ | بزينة | bizîne(tin) | süslerini | ز ي ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Artık evlenme ümidi beslemeyen, hayızdan ve doğumdan kesilmiş yaşlı kadınların zinetlerini göstermeksizin dış elbiselerini çıkarmalarında kendileri için bir günah yoktur. Ama yine sakınmaları onlar için daha hayırlıdır. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir. | |||||
| 10 | Sâffât 6. Ayet (37:6:5) | بِز۪ينَةٍۨ | بزينة | bizînetin(i) | bir zinetle | ز ي ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz, en yakın göğü zinetlerle, yıldızlarla donattık. | |||||
| 11 | Hadîd 20. Ayet (57:20:7) | وَز۪ينَةٌ | وزينة | ve zînetun | ve süstür | ز ي ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bilin ki, dünya hayatı ancak bir oyun, bir eğlence, bir süs, aranızda karşılıklı bir övünme, çok mal ve evlat sahibi olma yarışından ibarettir. (Nihayet hepsi yok olur gider). Tıpkı şöyle: Bir yağmur ki, bitirdiği bitki çiftçilerin hoşuna gider. Sonra kurumaya yüz tutar da sen onu sararmış olarak görürsün. Sonra da çer çöp olur. Ahirette ise (dünyadaki amele göre ya) çetin bir azap ve(ya) Allah’ın mağfiret ve rızası vardır. Dünya hayatı, aldanış metaından başka bir şey değildir. | |||||