| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Enbiyâ 79. Ayet (21:79:7) | وَسَخَّرْنَا | وسخرنا | ve saḣḣarnâ | ve boyun eğdirdik | س خ ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz hüküm vermeyi Süleyman’a kavratmıştık. Zaten her birine hükümranlık ve ilim vermiştik. Dâvûd ile birlikte, Allah’ı tespih etmeleri için dağları ve kuşları onun emrine verdik. Bunları yapan biz idik.[368] | |||||
| 2 | Hacc 36. Ayet (22:36:24) | سَخَّرْنَاهَا | سخرناها | seḣḣarnâhâ | onları boyun eğdirdi | س خ ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kurbanlık büyük baş hayvanları da sizin için Allah’ın dininin nişanelerinden kıldık. Sizin için onlarda hayır vardır. Onlar saf saf sıralanmış dururken (kurban edeceğinizde) üzerlerine Allah’ın adını anın. Yanları üzerlerine düşüp canları çıkınca onlardan siz de yiyin, istemeyen fakire de istemek zorunda kalan fakire de yedirin. Şükredesiniz diye onları böylece sizin hizmetinize verdik. | |||||
| 3 | Sâd 18. Ayet (38:18:2) | سَخَّرْنَا | سخرنا | seḣḣarnâ | boyun eğdirmiştik | س خ ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 18,19. Kendisiyle birlikte tesbih etsinler diye biz, dağları ve toplanıp gelen kuşları Dâvûd’un emrine verdik. Onların her biri Allah’a yönelmişlerdi. | |||||
| 4 | Sâd 36. Ayet (38:36:1) | فَسَخَّرْنَا | فسخرنا | fe-seḣḣarnâ | biz boyun eğdirdik | س خ ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz de rüzgârı onun buyruğuna verdik. Rüzgâr, onun emriyle dilediği yere hafif hafif eserdi. | |||||