| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 275. Ayet (2:275:34) | سَلَفَۜ | سلف | selefe | geçmişte | س ل ف |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Faiz yiyenler, ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu, onların, “Alışveriş de faiz gibidir” demelerinden dolayıdır. Oysa Allah, alışverişi helâl, faizi haram kılmıştır. Bundan böyle kime Rabbinden bir öğüt gelir de (o öğüte uyarak) faizden vazgeçerse, artık önceden aldığı onun olur. Durumu da Allah’a kalmıştır. (Allah, onu affeder.) Kim tekrar (faize) dönerse, işte onlar cehennemliklerdir. Orada ebedî kalacaklardır. | |||||
| 2 | Nisâ 22. Ayet (4:22:11) | سَلَفَۜ | سلف | selef(e) | geçmişte | س ل ف |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Geçmişte olanlar hariç, artık babalarınızın evlendiği kadınlarla evlenmeyin. Çünkü bu bir hayâsızlık, öfke ve nefret gerektiren bir iştir. Bu, ne kötü bir yoldur. | |||||
| 3 | Nisâ 23. Ayet (4:23:49) | سَلَفَۜ | سلف | selef(e) | geçmişte | س ل ف |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Size şunlarla evlenmek haram kılındı: Analarınız, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeş kızları, kız kardeş kızları, sizi emziren sütanneleriniz, süt kız kardeşleriniz, karılarınızın anneleri, kendileriyle zifafa girdiğiniz karılarınızdan olup evlerinizde bulunan üvey kızlarınız, -eğer anneleri ile zifafa girmemişseniz onlarla evlenmenizde size bir günah yoktur- öz oğullarınızın karıları, iki kız kardeşi (nikâh altında) bir araya getirmeniz. Ancak geçenler (önceden yapılan bu tür evlilikler) başka.[113] Şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir. | |||||
| 4 | Mâide 95. Ayet (5:95:42) | سَلَفَۜ | سلف | selef(e) | geçmişte | س ل ف |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! İhramlı iken (karada) av hayvanı öldürmeyin. Kim (ihramlı iken) onu kasten öldürürse (kendisine) bir ceza vardır. (Bu ceza), Kâ’be’ye ulaştırılmak üzere, öldürdüğünün dengi olup, içinizden iki âdil kimsenin takdir edeceği bir kurbanlık hayvan; veya yoksulları yedirmek suretiyle keffaret; yahut onun dengi oruç tutmaktır. (Bu) yaptığı işin kötü sonucunu tatması içindir. Allah, geçmiştekileri affetmiştir. Fakat kim bir daha böyle yaparsa, Allah ondan intikam alır. Allah, mutlak güç sahibidir, intikam sahibidir. | |||||
| 5 | Enfal 38. Ayet (8:38:0) | سَلَفَۚ | سلف | selefe | geçmiştekiler | س ل ف |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey Muhammed! İnkâr edenlere söyle: Eğer (iman edip, düşmanlık ve savaştan) vazgeçerlerse, geçmiş günahları bağışlanır. Eğer (düşmanlık ve savaşa) dönerlerse, öncekilere uygulanan ilâhî kanun devam etmiş olacaktır.[250] | |||||
| 6 | Yunus 30. Ayet (10:30:0) | اَسْلَفَتْ | اسلفت | eslefet | önceden işlemiş olduğunun | س ل ف |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Orada herkes daha önce yaptığı şeyleri yoklayacak (ve kendi akıbetini öğrenecek), hepsi de gerçek sahipleri olan Allah’a döndürülecekler ve (ilâh diye) uydurdukları şeyler (onları yüzüstü bırakıp) kendilerinden kaybolup gidecektir. | |||||
| 7 | Zuhruf 56. Ayet (43:56:2) | سَلَفًا | سلفا | selefen | geçmiş ataları | س ل ف |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onları, sonradan gelecek inkârcılara, geçmiş bir ibret ve bir örnek kıldık. | |||||
| 8 | Hâkka 24. Ayet (69:24:5) | اَسْلَفْتُمْ | اسلفتم | esleftum | yaptığınız işlerden | س ل ف |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Onlara şöyle denir:) “Geçmiş günlerde yaptıklarınıza karşılık, afiyetle yiyin, için. | |||||