| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Âl-i İmran 67. Ayet (3:67:10) | مُسْلِمًاۜ | مسلما | muslimen | bir müslüman | س ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İbrahim, ne Yahudi idi, ne de Hıristiyan. Fakat o, hanif (Allah’ı bir tanıyan, hakka yönelen) bir müslümandı. Allah’a ortak koşanlardan da değildi.[94] | |||||
| 2 | En'am 35. Ayet (6:35:14) | سُلَّمًا | سلما | sullemen | bir merdiven | س ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer onların yüz çevirmeleri sana ağır geldiyse; bir delik açıp yerin dibine inerek, yahut bir merdiven kurup göğe çıkarak onlara bir mucize getirmeye gücün yetiyorsa durma, yap! Eğer Allah dileseydi, elbette onları hidayet üzere toplardı. O hâlde, sakın cahillerden olma. | |||||
| 3 | Yusuf 101. Ayet (12:101:19) | مُسْلِمًا | مسلما | muslimen | müslüman olarak | س ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Rabbim! Gerçekten bana mülk verdin ve bana sözlerin yorumunu öğrettin. Ey gökleri ve yeri yaratan! Dünyada ve ahirette sen benim velimsin. Benim canımı müslüman olarak al ve beni iyilere kat.” | |||||
| 4 | Ahzab 35. Ayet (33:35:3) | وَالْمُسْلِمَاتِ | والمسلمات | vel-muslimâti | ve müslüman kadınlar | س ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz müslüman erkeklerle müslüman kadınlar, mü’min erkeklerle mü’min kadınlar, itaatkâr erkeklerle itaatkâr kadınlar, doğru erkeklerle doğru kadınlar, sabreden erkeklerle sabreden kadınlar, Allah’a derinden saygı duyan erkekler, Allah’a derinden saygı duyan kadınlar, sadaka veren erkeklerle sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkeklerle oruç tutan kadınlar, namuslarını koruyan erkeklerle namuslarını koruyan kadınlar, Allah’ı çokça anan erkeklerle çokça anan kadınlar var ya, işte onlar için Allah bağışlanma ve büyük bir mükâfat hazırlamıştır. | |||||
| 5 | Sâffât 103. Ayet (37:103:2) | اَسْلَمَا | اسلما | eslemâ | ikisi (Allah'ın emrine) teslim oldu | س ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 103,104. Nihayet her ikisi de (Allah’ın emrine) boyun eğip, İbrahim de onu (boğazlamak için) yüz üstü yere yatırınca ona, şöyle seslendik: “Ey İbrahim!” | |||||
| 6 | Zümer 29. Ayet (39:29:9) | سَلَمًا | سلما | selemen | bağlı olan | س ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, birbiriyle çekişen ortak sahipleri bulunan bir (köle) adam ile yalnızca bir kişiye ait olan bir (köle) adamı örnek verdi. Bu iki adamın durumu hiç, bir olur mu?[470] Hamd Allah’a mahsustur. Hayır, onların çoğu bilmiyorlar. | |||||
| 7 | Tahrim 5. Ayet (66:5:10) | مُسْلِمَاتٍ | مسلمات | muslimâtin | (kendisini Allah'a) teslim eden | س ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer o sizi boşarsa, Rabbi ona, sizden daha hayırlı, müslüman, inanan, sebatla itaat eden, tövbe eden, ibadet eden, oruç tutan, dul ve bakire eşler verebilir. | |||||