| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 271. Ayet (2:271:16) | سَيِّـَٔاتِكُمْۜ | سيـاتكم | seyyi-âtikum | günahlarınızın | س و أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sadakaları açıktan verirseniz ne güzel! Fakat onları gizleyerek fakirlere verirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır ve günahlarınızdan bir kısmına da keffaret olur. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. | |||||
| 2 | Âl-i İmran 193. Ayet (3:193:17) | سَيِّـَٔاتِنَا | سيـاتنا | seyyi-âtinâ | kötülüklerimizi | س و أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Rabbimiz! Biz, ‘Rabbinize iman edin’ diye imana çağıran bir davetçi işittik, hemen iman ettik. Rabbimiz! Günahlarımızı bağışla. Kötülüklerimizi ört. Canımızı iyilerle beraber al.” | |||||
| 3 | Âl-i İmran 195. Ayet (3:195:29) | سَيِّـَٔاتِهِمْ | سيـاتهم | seyyi-âtihim | kötülüklerini | س و أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Rableri, onlara şu karşılığı verdi: “Ben, erkek olsun, kadın olsun, sizden hiçbir çalışanın amelini zayi etmeyeceğim. Sizler birbirinizdensiniz. Hicret edenler, yurtlarından çıkarılanlar, yolumda eziyet görenler, savaşanlar ve öldürülenlerin de andolsun, günahlarını elbette örteceğim. Allah katından bir mükâfat olmak üzere, onları içinden ırmaklar akan cennetlere koyacağım. Mükâfatın en güzeli Allah katındadır.” | |||||
| 4 | Nisâ 18. Ayet (4:18:5) | السَّيِّـَٔاتِۚ | السيـات | sseyyi-âti | kötülükler | س و أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yoksa (makbul) tövbe, kötülükleri (günahları) yapıp yapıp da kendisine ölüm gelip çatınca, “İşte ben şimdi tövbe ettim” diyen kimseler ile kâfir olarak ölenlerinki değildir. Bunlar için ahirette elem dolu bir azap hazırlamışızdır. | |||||
| 5 | Nisâ 31. Ayet (4:31:9) | سَيِّـَٔاتِكُمْ | سيـاتكم | seyyi-âtikum | küçük günahlarınızı | س و أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer size yasaklanan (günah)ların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi güzel bir yere koyarız. | |||||
| 6 | Mâide 12. Ayet (5:12:30) | سَيِّـَٔاتِكُمْ | سيـاتكم | seyyiâtikum | günahlarınızı | س و أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, Allah İsrailoğullarından sağlam söz almıştı. Onlardan on iki temsilci -başkan- seçmiştik. Allah, şöyle demişti: “Sizinle beraberim. Andolsun eğer namazı kılar, zekâtı verir ve elçilerime inanır, onları desteklerseniz, (fakirlere gönülden yardımda bulunarak) Allah’a güzel bir borç verirseniz, elbette sizin kötülüklerinizi örterim ve andolsun sizi, içinden ırmaklar akan cennetlere koyarım. Ama bundan sonra sizden kim inkâr ederse, mutlaka o, dümdüz yoldan sapmıştır.” | |||||
| 7 | Mâide 65. Ayet (5:65:9) | سَيِّـَٔاتِهِمْ | سيـاتهم | seyyiâtihim | kötülüklerini | س و أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer kitap ehli iman etseler ve Allah’a karşı gelmekten sakınsalardı, muhakkak onların kötülüklerini örterdik ve onları Naim cennetlerine koyardık. | |||||
| 8 | A'raf 153. Ayet (7:153:0) | السَّيِّـَٔاتِ | السيـات | sseyyiâti | kötülükler | س و أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kötülükleri işleyip de sonra ardından tövbe edenler ile iman(larında sebat) edenlere gelince şüphe yok ki, Rabbin ondan (tövbeden) sonra elbette çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. | |||||
| 9 | A'raf 168. Ayet (7:168:0) | وَالسَّيِّـَٔاتِ | والسيـات | ve-sseyyiâti | ve kötülüklerle | س و أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz onları yeryüzünde parça parça topluluklara ayırdık. Onlardan iyi kimseler vardır. İçlerinden öyle olmayanları da vardı. Belki dönüş yaparlar diye de onları güzellikler ve kötülükler ile sınadık. | |||||
| 10 | Enfal 29. Ayet (8:29:0) | سَيِّـَٔاتِكُمْ | سيـاتكم | seyyi-âtikum | kötülüklerinizi | س و أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Eğer Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız; O, size iyiyi kötüden ayırt edecek bir anlayış verir ve sizin kötülüklerinizi örter, sizi bağışlar. Allah, büyük lütuf sahibidir. | |||||
| 11 | Yunus 27. Ayet (10:27:0) | السَّيِّـَٔاتِ | السيـات | sseyyiâti | kötülükler | س و أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kötü işler yapmış olanlara gelince, bir kötülüğün cezası misliyledir ve onları bir zillet kaplayacaktır. Onları Allah’(ın azabın)dan koruyacak hiçbir kimse de yoktur. Sanki yüzleri, karanlık geceden parçalarla örtülmüştür. İşte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedî kalacaklardır. | |||||
| 12 | Hûd 10. Ayet (11:10:9) | السَّيِّـَٔاتُ | السيـات | sseyyiâtu | kötülükler | س و أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ama kendisine dokunan bir sıkıntıdan sonra, ona bir nimet tattırırsak mutlaka, “Kötülükler benden gitti” diyecektir. Çünkü o, şımarık ve böbürlenen biridir. | |||||
| 13 | Hûd 78. Ayet (11:78:9) | السَّيِّـَٔاتِۜ | السيـات | sseyyi-ât(i) | kötü işler | س و أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kavmi, (konuklarıyla çirkin ilişkide bulunmak üzere) ona doğru koşa koşa geldiler. Zaten onlar önceden de bu tür çirkin işleri yapıyorlardı. Lût, dedi ki: “Ey Kavmim! İşte kızlarım. Onlar(la nikâhlanmanız) sizin için daha temizdir.[277] Allah’a karşı gelmekten sakının ve konuklarıma karşı beni rezil etmeyin. İçinizde hiç aklı başında bir adam yok mu?” | |||||
| 14 | Hûd 114. Ayet (11:114:11) | السَّيِّـَٔاتِۜ | السيـات | sseyyiât(i) | kötülükleri | س و أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) Gündüzün iki tarafında ve gecenin gündüze yakın vakitlerinde namaz kıl. Çünkü iyilikler kötülükleri giderir. Bu, öğüt alanlar için bir öğüttür.[279] | |||||
| 15 | Nahl 34. Ayet (16:34:2) | سَيِّـَٔاتُ | سيـات | seyyi-âtu | kötülükleri | س و أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bu sebeple işledikleri kötülüklerin cezası onlara ulaştı ve alay ettikleri şey kendilerini kuşattı. | |||||
| 16 | Nahl 45. Ayet (16:45:4) | السَّيِّـَٔاتِ | السيـات | sseyyiâti | kötülükler | س و أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kötü işler yapmak için tuzak kuranlar, Allah’ın kendilerini yere geçirmesinden veya (ansızın) bilemeyecekleri bir yerden kendilerine azap gelmesinden emin mi oldular? | |||||
| 17 | Furkan 70. Ayet (25:70:11) | سَيِّـَٔاتِهِمْ | سيـاتهم | seyyiâtihim | onların kötülüklerini | س و أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ancak tövbe edip de inanan ve salih amel işleyenler başka. Allah işte onların kötülüklerini iyiliklere çevirir. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. | |||||
| 18 | Kasas 84. Ayet (28:84:14) | السَّيِّـَٔاتِ | السيـات | sseyyiâti | kötülükleri | س و أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kim bir iyilik getirirse, ona bundan daha hayırlısı vardır. Kim de bir kötülük getirirse, bilsin ki, kötülük işleyenler ancak yapmakta olduklarının cezasına çarptırılırlar. | |||||
| 19 | Ankebut 4. Ayet (29:4:5) | السَّيِّـَٔاتِ | السيـات | sseyyiâti | kötülükleri | س و أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yoksa kötülük yapanlar, bizden kaçıp kurtulacaklarını mı sandılar. Ne kötü hükmediyorlar! | |||||
| 20 | Ankebut 7. Ayet (29:7:7) | سَيِّـَٔاتِهِمْ | سيـاتهم | seyyiâtihim | kötülüklerini | س و أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İman edip salih amel işleyenlerin kötülüklerini elbette örteceğiz. Onları işlediklerinin daha güzeliyle mükâfatlandıracağız. | |||||
| 21 | Fâtır 10. Ayet (35:10:17) | السَّيِّـَٔاتِ | السيـات | sseyyiâti | kötü şeyleri | س و أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Her kim şan ve şeref istiyorsa bilsin ki, şan ve şeref bütünüyle Allah’a aittir. Güzel sözler ancak O’na yükselir. Salih ameli de güzel sözler yükseltir.[447] Kötülükleri tuzak yapanlar var ya, onlar için çetin bir azap vardır. İşte onların tuzağı boşa çıkar. | |||||
| 22 | Zümer 48. Ayet (39:48:3) | سَيِّـَٔاتُ | سيـات | seyyi-âtu | kötülükleri | س و أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Dünyada) kazandıkları şeylerin kötülükleri karşılarına çıkmış, alay etmekte oldukları şey onları kuşatmıştır. | |||||
| 23 | Zümer 51. Ayet (39:51:2) | سَيِّـَٔاتُ | سيـات | seyyiâtu | kötülükleri | س و أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Nihayet kazandıkları şeylerin kötülükleri onlara isabet etmişti. Onlardan zulmedenler var ya, kazandıkları şeylerin kötülükleri onlara isabet edecektir. Onlar Allah’ı âciz bırakacak değillerdir. | |||||
| 24 | Zümer 51. Ayet (39:51:10) | سَيِّـَٔاتُ | سيـات | seyyiâtu | kötülükleri | س و أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Nihayet kazandıkları şeylerin kötülükleri onlara isabet etmişti. Onlardan zulmedenler var ya, kazandıkları şeylerin kötülükleri onlara isabet edecektir. Onlar Allah’ı âciz bırakacak değillerdir. | |||||
| 25 | Mü'min 9. Ayet (40:9:2) | السَّيِّـَٔاتِۜ | السيـات | sseyyiât(i) | kötülüklerden | س و أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Onları kötülüklerden koru. Sen o gün kimi kötülüklerden korursan, ona rahmet etmiş olursun. İşte bu büyük başarıdır. | |||||
| 26 | Mü'min 9. Ayet (40:9:5) | السَّيِّـَٔاتِ | السيـات | sseyyiâti | kötülüklerden | س و أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Onları kötülüklerden koru. Sen o gün kimi kötülüklerden korursan, ona rahmet etmiş olursun. İşte bu büyük başarıdır. | |||||
| 27 | Mü'min 45. Ayet (40:45:3) | سَيِّـَٔاتِ | سيـات | seyyiâti | kötülüklerinden | س و أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, onu, onların hilelerinin kötülüklerinden korudu. Firavun ailesini, azâbın en kötüsü kuşattı. | |||||
| 28 | Şûrâ 25. Ayet (42:25:9) | السَّيِّـَٔاتِ | السيـات | sseyyiâti | kötülükler- | س و أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, kullarından tövbeyi kabul eden, kötülükleri bağışlayan ve yaptıklarınızı bilendir. | |||||
| 29 | Câsiye 21. Ayet (45:21:5) | السَّيِّـَٔاتِ | السيـات | sseyyiâti | kötülükleri | س و أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yoksa kötülük işleyenler, kendilerini, inanıp salih amel işleyenler gibi kılacağımızı; hayatlarının ve ölümlerinin bir olacağını mı sanıyorlar? Ne kötü hüküm veriyorlar! | |||||
| 30 | Câsiye 33. Ayet (45:33:3) | سَيِّـَٔاتُ | سيـات | seyyiâtu | kötülükleri | س و أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yaptıklarının kötülükleri karşılarına dikilmiş ve alay edip durdukları şey, kendilerini kuşatıvermiştir. | |||||
| 31 | Ahkaf 16. Ayet (46:16:10) | سَيِّـَٔاتِهِمْ | سيـاتهم | seyyiâtihim | onların kötülükleri- | س و أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İşte, yaptıklarının iyisini kabul edeceğimiz ve günahlarını bağışlayacağımız bu kimseler cennetlikler arasındadırlar. Bu, onlara öteden beri yapılagelen doğru bir va’ddir. | |||||
| 32 | Muhammed 2. Ayet (47:2:16) | سَيِّـَٔاتِهِمْ | سيـاتهم | seyyiâtihim | günahlarını | س و أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnanıp salih ameller işleyenlerin ve Muhammed’e indirilene -ki o Rablerinden gelen haktır- inananların ise Allah günahlarını örtmüş ve hâllerini düzeltmiştir. | |||||
| 33 | Fetih 5. Ayet (48:5:13) | سَيِّـَٔاتِهِمْۜ | سيـاتهم | seyyiâtihim | kötülüklerini | س و أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bütün bunlar Allah’ın; inanan erkek ve kadınları, içlerinden ırmaklar akan, içinde temelli kalacakları cennetlere koyması, onların kötülüklerini örtmesi içindir. İşte bu, Allah katında büyük bir başarıdır. | |||||
| 34 | Teğabun 9. Ayet (64:9:15) | سَيِّـَٔاتِه۪ | سيـاته | seyyiâtihi | kötülüklerini | س و أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Toplanma vakti için Allah'ın sizi toplayacağı günü düşün. O gün aldanışın ortaya çıkacağı gündür. Kim Allah'a inanır ve salih amel işlerse, Allah onun kötülüklerini örter ve onu içinden ırmaklar akan, ebedî kalacakları cennetlere sokar. İşte bu büyük başarıdır. | |||||
| 35 | Talak 5. Ayet (65:5:11) | سَيِّـَٔاتِه۪ | سيـاته | seyyiâtihi | kötülüklerini | س و أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İşte bu, Allah’ın size indirdiği emridir. Kim Allah’a karşı gelmekten sakınırsa, Allah onun kötülüklerini örter ve onun mükâfatını büyütür. | |||||
| 36 | Tahrim 8. Ayet (66:8:15) | سَيِّـَٔاتِكُمْ | سيـاتكم | seyyiâtikum | kötülüklerinizi | س و أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Allah’a içtenlikle tövbe edin. Umulur ki, Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter, peygamberi ve onunla birlikte iman edenleri utandırmayacağı günde Allah sizi, içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokar. Onların nurları önlerinden ve sağlarından aydınlatır, gider. “Ey Rabbimiz! Nûrumuzu bizim için tamamla, bizi bağışla; çünkü senin her şeye hakkıyla gücün yeter” derler. | |||||