| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Hûd 69. Ayet (11:69:7) | سَلَامًاۜ | سلاما | selâmâ(en) | Selam | س ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, elçilerimiz (melekler), İbrahim’e müjde getirip “Selâm sana!” dediler. O, “Size de selâm” dedi ve kızartılmış bir buzağı getirmekte gecikmedi. | |||||
| 2 | Hicr 52. Ayet (15:52:5) | سَلَامًاۜ | سلاما | selâmen | Selam | س ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani misafirler İbrahim’in yanına girmiş ve “Selâm” demişlerdi. O da, “Gerçekten biz sizden korkuyoruz” demişti. | |||||
| 3 | Meryem 62. Ayet (19:62:6) | سَلَامًاۜ | سلاما | selâmâ(en) | selam | س ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Orada boş söz işitmezler. Yalnızca (meleklerin) “selâm!” (deyişini) işitirler. Orada sabah akşam rızıkları da vardır. | |||||
| 4 | Zâriyât 25. Ayet (51:25:5) | سَلَامًاۜ | سلاما | selâmâ(en) | selam | س ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani onlar, İbrahim’in yanına varmışlar ve “Selâm olsun sana!” demişlerdi. O da “Size de selâm olsun.” demiş, “Bunlar tanınmamış (yabancı) kimseler” (diye düşünmüştü). | |||||