"س ر ف" Analizi

Kelime Kökü ve benzeşen aramasında 23 sonuç bulundu.
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Âl-i İmran 147. Ayet (3:147:11) وَاِسْرَافَنَا واسرافنا ve isrâfenâ ve taşkınlığımızı س ر ف
Diyanet İşleri (Yeni) Onların sözleri ancak, “Rabbimiz! Bizim günahlarımızı ve işimizdeki taşkınlıklarımızı bağışla ve (yolunda) ayaklarımızı sağlam tut. Kâfir topluma karşı bize yardım et” demekten ibaretti.
2 Nisâ 6. Ayet (4:6:16) اِسْرَافًا اسرافا isrâfen israf ile س ر ف
Diyanet İşleri (Yeni) Yetimleri deneyin. Evlenme çağına (buluğa) erdiklerinde, eğer reşid olduklarını görürseniz, mallarını kendilerine verin. Büyüyecekler (ve mallarını geri alacaklar) diye israf ederek ve aceleye getirerek mallarını yemeyin. (Velilerden) kim zengin ise (yetim malından yemeğe) tenezzül etmesin. Kim de fakir ise, aklın ve dinin gereklerine uygun bir biçimde (hizmetinin karşılığı kadar) yesin. Mallarını kendilerine geri verdiğiniz zaman da yanlarında şahit bulundurun. Hesap görücü olarak Allah yeter.
3 Mâide 32. Ayet (5:32:40) لَمُسْرِفُونَ لمسرفون lemusrifûn(e) israf etmektedirler س ر ف
Diyanet İşleri (Yeni) Bundan dolayı İsrailoğullarına (Kitap’ta) şunu yazdık: “Kim, bir insanı, bir can karşılığı veya yeryüzünde bir bozgunculuk çıkarmak karşılığı olmaksızın öldürürse, o sanki bütün insanları öldürmüştür. Her kim de birini (hayatını kurtararak) yaşatırsa, sanki bütün insanları yaşatmıştır. Andolsun ki, onlara resûllerimiz apaçık deliller (mucize ve âyetler) getirdiler. Ama onlardan birçoğu bundan sonra da (hâlâ) yeryüzünde aşırı gitmektedir.
4 En'am 141. Ayet (6:141:27) تُسْرِفُواۜ تسرفوا tusrifû israf etmeyin س ر ف
Diyanet İşleri (Yeni) O, çardaklı-çardaksız olarak bahçeleri, ürünleri, çeşit çeşit hurmalıkları ve ekinleri, zeytini ve narı (her biri) birbirine benzer ve (her biri) birbirinden farklı biçimde yaratandır.[196] Bunlar meyve verince meyvelerinden yiyin. Hasat günü de hakkını (öşürünü)[197] verin, fakat israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez.
5 En'am 141. Ayet (6:141:31) الْمُسْرِف۪ينَۙ المسرفين l-musrifîn(e) israf edenleri س ر ف
Diyanet İşleri (Yeni) O, çardaklı-çardaksız olarak bahçeleri, ürünleri, çeşit çeşit hurmalıkları ve ekinleri, zeytini ve narı (her biri) birbirine benzer ve (her biri) birbirinden farklı biçimde yaratandır.[196] Bunlar meyve verince meyvelerinden yiyin. Hasat günü de hakkını (öşürünü)[197] verin, fakat israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez.
6 A'raf 31. Ayet (7:31:12) تُسْرِفُواۚ تسرفوا tusrifû fakat israf etmeyin س ر ف
Diyanet İşleri (Yeni) Ey Âdemoğulları! Her mescitte ziynetinizi takının (güzel ve temiz giyinin). Yiyin için fakat israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez.
7 A'raf 31. Ayet (7:31:16) الْمُسْرِف۪ينَ۟ المسرفين l-musrifîn(e) israf edenleri س ر ف
Diyanet İşleri (Yeni) Ey Âdemoğulları! Her mescitte ziynetinizi takının (güzel ve temiz giyinin). Yiyin için fakat israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez.
8 A'raf 81. Ayet (7:81:11) مُسْرِفُونَ مسرفون musrifûn(e) haddi aşan س ر ف
Diyanet İşleri (Yeni) “Hakikaten siz kadınları bırakıp, şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Hayır, siz haddi aşan bir toplumsunuz.”
9 Yunus 12. Ayet (10:12:0) لِلْمُسْرِف۪ينَ للمسرفين lil-musrifîne aşırıya gidenlere س ر ف
Diyanet İşleri (Yeni) İnsana bir sıkıntı dokundu mu, gerek yan üstü yatarken, gerek otururken, gerekse ayakta iken (her hâlinde bu sıkıntıdan kurtulmak için) bize dua eder. Ama biz onun bu sıkıntısını ondan kaldırdık mı, sanki kendisine dokunan bir sıkıntı için bize hiç yalvarmamış gibi geçer gider. İşte o haddi aşanlara, yapmakta oldukları şeyler, böylece süslenmiş (hoş gösterilmiş)tir.
10 Yunus 83. Ayet (10:83:0) الْمُسْرِف۪ينَ المسرفين l-musrifîn(e) çok aşırı giden س ر ف
Diyanet İşleri (Yeni) Firavun ve ileri gelenlerinin kötülük yapmaları korkusu ile kavminin küçük bir bölümünden başkası Mûsâ’ya iman etmedi. Çünkü Firavun, o yerde zorba bir kişi idi. O, gerçekten aşırı gidenlerdendi.
11 İsrâ 33. Ayet (17:33:17) يُسْرِفْ يسرف yusrif aşırı gitmesin س ر ف
Diyanet İşleri (Yeni) Haklı bir sebep olmadıkça, Allah’ın, öldürülmesini haram kıldığı cana kıymayın. Kim haksız yere öldürülürse, biz onun velisine yetki vermişizdir. Ancak o da (kısas yoluyla) öldürmede meşru ölçüleri aşmasın. Çünkü kendisine yardım edilmiştir.
12 Tâhâ 127. Ayet (20:127:4) اَسْرَفَ اسرف esrafe israf eden س ر ف
Diyanet İşleri (Yeni) Haddi aşan ve Rabbi’nin âyetlerine inanmayanları işte böyle cezalandırırız. Şüphesiz ahiret azabı daha şiddetli ve daha kalıcıdır.
13 Enbiyâ 9. Ayet (21:9:8) الْمُسْرِف۪ينَ المسرفين l-musrifîn(e) aşırı gidenleri س ر ف
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik. Kendilerini ve dilediğimiz kimseleri kurtardık. Haddi aşanları ise helâk ettik.
14 Furkan 67. Ayet (25:67:5) يُسْرِفُوا يسرفوا yusrifû israf etmezler س ر ف
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, harcadıklarında ne israf ne de cimrilik edenlerdir. Onların harcamaları, bu ikisi arası dengeli bir harcamadır.
15 Şu'arâ 151. Ayet (26:151:4) الْمُسْرِف۪ينَۙ المسرفين l-musrifîn(e) aşırıların س ر ف
Diyanet İşleri (Yeni) 151,152. “Yeryüzünde ıslaha çalışmayıp fesat çıkaran haddi aşmışların emrine itaat etmeyin.”
16 Yâsîn 19. Ayet (36:19:9) مُسْرِفُونَ مسرفون musrifûn(e) aşırı giden س ر ف
Diyanet İşleri (Yeni) Elçiler de, “Uğursuzluğunuz kendinizdendir. Size öğüt verildiği için mi (uğursuzluğa uğruyorsunuz?). Hayır, siz aşırı giden bir kavimsiniz” dediler.
17 Zümer 53. Ayet (39:53:5) اَسْرَفُوا اسرفوا esrafû aşırı giden س ر ف
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah, bütün günahları affeder. Çünkü O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”
18 Mü'min 28. Ayet (40:28:38) مُسْرِفٌ مسرف musrifun aşırı giden س ر ف
Diyanet İşleri (Yeni) Firavun ailesinden, imanını gizlemekte olan mü’min bir adam şöyle dedi: “Rabbim Allah’tır, dediği için bir adamı öldürecek misiniz? Hâlbuki o, size Rabbinizden apaçık mucizeler getirdi. Eğer yalancı ise, yalanı kendi aleyhinedir. Eğer doğru söylüyorsa, sizi tehdit ettiği şeylerin bir kısmı başınıza gelecektir. Şüphesiz Allah, aşırı giden, yalancılık eden kimseyi doğru yola eriştirmez.”
19 Mü'min 34. Ayet (40:34:29) مُسْرِفٌ مسرف musrifun aşırı giden س ر ف
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, daha önce Yûsuf da size apaçık deliller getirmişti de, onun size getirdikleri hakkında şüphe edip durmuştunuz. Daha sonra o ölünce de, “Allah, ondan sonra aslâ peygamber göndermez” demiştiniz. İşte Allah, aşırı giden şüpheci kimseleri böyle saptırır.
20 Mü'min 43. Ayet (40:43:19) الْمُسْرِف۪ينَ المسرفين l-musrifîne aşırı gidenler س ر ف
Diyanet İşleri (Yeni) “Şüphe yok ki sizin beni tapmaya çağırdığınız şeyin ne dünya ne de ahiret konusunda hiçbir çağrısı yoktur. Kuşkusuz dönüşümüz Allah’adır. Şüphesiz, aşırı gidenler cehennemliklerin ta kendileridir.”
21 Zuhruf 5. Ayet (43:5:8) مُسْرِف۪ينَ مسرفين musrifîn(e) aşırı giden س ر ف
Diyanet İşleri (Yeni) Haddi aşan bir topluluk oldunuz, diye vazgeçip Zikir’le (Kur’an’la) sizi uyarmaktan geri mi duralım?
22 Duhân 31. Ayet (44:31:7) الْمُسْرِف۪ينَ المسرفين l-musrifîn(e) sınırı aşanlar- س ر ف
Diyanet İşleri (Yeni) 30,31. Andolsun, İsrailoğullarını o alçaltıcı azaptan; Firavun’dan kurtardık. Çünkü o, haddi aşanlardan bir zorba idi.
23 Zâriyât 34. Ayet (51:34:4) لِلْمُسْرِف۪ينَ للمسرفين lil-musrifîn(e) haddi aşanlar için س ر ف
Diyanet İşleri (Yeni) 32,33,34. Onlar şöyle dediler: “Biz suçlu bir kavme (Lût’un kavmine), üzerlerine çamurdan, pişirilmiş ve Rabbinin katında haddi aşanlar için belirlenmiş taşlar yağdırmak için gönderildik.”