"س ف ر" Analizi

Kelime Kökü ve benzeşen aramasında 12 sonuç bulundu.
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Bakara 184. Ayet (2:184:9) سَفَرٍ سفر seferin seferde س ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir yoksul doyumu fidye verir.[50] Bununla birlikte, gönülden kim bir iyilik yaparsa (mesela fidyeyi fazla verirse) o kendisi için daha hayırlıdır. Eğer bilirseniz oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.
2 Bakara 185. Ayet (2:185:23) سَفَرٍ سفر seferin sefer س ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) (O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur’an’ın kendisinde indirildiği Ramazan ayıdır. Öyle ise içinizden kim bu aya ulaşırsa, onu oruçla geçirsin. Kim de hasta veya yolcu olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun. Allah, size kolaylık diler, zorluk dilemez. Bu da sayıyı tamamlamanız ve hidayete ulaştırmasına karşılık Allah’ı yüceltmeniz ve şükretmeniz içindir.
3 Bakara 283. Ayet (2:283:4) سَفَرٍ سفر seferin seferde س ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer yolculukta olur da bir yazıcı bulamazsanız, o zaman alınmış rehinler yeterlidir. Eğer birbirinize güvenirseniz kendisine güvenilen kimse emanetini (borcunu) ödesin ve Rabbi Allah’tan sakınsın. Bir de şahitliği gizlemeyin. Kim şahitliği gizlerse, şüphesiz onun kalbi günahkârdır. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla bilendir.
4 Nisâ 43. Ayet (4:43:26) سَفَرٍ سفر seferin yolculuk س ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Sarhoş iken ne söylediğinizi bilinceye kadar, bir de -yolcu olmanız durumu müstesna- cünüp iken yıkanıncaya kadar namaza yaklaşmayın. Eğer hasta olur veya yolculukta bulunursanız, veyahut biriniz abdest bozmaktan gelince ya da eşlerinizle cinsel ilişkide bulunup, su da bulamazsanız o zaman temiz bir toprağa yönelip, (niyet ederek onunla) yüzlerinizi ve ellerinizi meshedin. Şüphesiz Allah, çok affedicidir, çok bağışlayıcıdır.
5 Mâide 6. Ayet (5:6:28) سَفَرٍ سفر seferin seyahat س ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi ve -başlarınıza mesh edip- her iki topuğa kadar da ayaklarınızı yıkayın. Eğer cünüp iseniz, iyice yıkanarak temizlenin. Hasta olursanız veya seferde bulunursanız veya biriniz abdest bozmaktan (def-i hacetten) gelir veya kadınlara dokunur (cinsel ilişkide bulunur) da su bulamazsanız, o zaman temiz bir toprağa yönelin. Onunla yüzlerinizi ve ellerinizi meshedin (Teyemmüm edin). Allah, size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez. Fakat O, sizi tertemiz yapmak ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak ister ki şükredesiniz.
6 Tevbe 42. Ayet (9:42:0) وَسَفَرًا وسفرا ve seferan ve bir yolculuk س ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer yakın bir dünya menfaati ve kolay bir yolculuk olsaydı, (sefere katılmayan münafıklar da) mutlaka sana uyarlardı. Fakat meşakkatli yol, onlara uzak geldi. Gerçi onlar, “Eğer gücümüz yetseydi, elbette sizinle beraber çıkardık” diye Allah’a yemin edeceklerdir. Onlar kendilerini helâke sürüklüyorlar. Allah, biliyor ki onlar kesinlikle yalancıdırlar.
7 Kehf 62. Ayet (18:62:10) سَفَرِنَا سفرنا seferinâ yolculuğumuzdan س ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) Oradan uzaklaştıklarında Mûsâ beraberindeki gence, “Öğle yemeğimizi getir, bu yolculuğumuzdan dolayı çok yorgun düştük” dedi.
8 Sebe' 19. Ayet (34:19:5) اَسْفَارِنَا اسفارنا esfârinâ seferlerimizin س ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar ise, “Ey Rabbimiz! Yolculuğumuzun konakları arasını uzaklaştır” dediler ve kendilerine zulmettiler. Biz de onları ibret kıssalarına çevirdik ve kendilerini darmadağın ettik. Şüphesiz ki bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için ibretler vardır.
9 Cum'a 5. Ayet (62:5:11) اَسْفَارًاۜ اسفارا esfârâ(an) kitaplar س ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) Tevrat’la yükümlü tutulup da onunla amel etmeyenlerin durumu, ciltlerle kitap taşıyan eşeğin durumu gibidir. Allah’ın âyetlerini inkâr eden topluluğun hâli ne kötüdür! Allah, zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.
10 Müddessir 34. Ayet (74:34:3) اَسْفَرَۙ اسفر esfer(a) ağardığında س ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) 32,33,34,35,36,37. Hayır, (öğüt almazlar.) Aya, çekilip gittiğinde geceye, aydınlandığında sabaha andolsun ki o (cehennem) insan için; içinizden ileri geçmek yahut geri kalmak isteyenler için uyarıcı olarak elbette en büyük bir şeydir.
11 Abese 15. Ayet (80:15:2) سَفَرَةٍۙ سفرة sefera(tin) yazıcıların س ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) 13,14,15,16. O, şerefli ve sâdık yazıcı meleklerin elindeki yüksek, tertemiz ve çok değerli sahifelerdedir.
12 Abese 38. Ayet (80:38:3) مُسْفِرَةٌۙ مسفرة musfira(tun) parıl parıl س ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) O gün birtakım yüzler vardır ki pırıl pırıl parlarlar,