"شرب" Analizi

Arapça Metin (Harekesiz) ve benzeşen aramasında 22 sonuç bulundu.
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Bakara 60. Ayet (2:60:18) مَشْرَبَهُمْۜ مشربهم meşrabehum kendi içecekleri yeri ش ر ب
Diyanet İşleri (Yeni) Hani, Mûsâ kavmi için su dilemişti. Biz de, “Asanı kayaya vur” demiştik, böylece kayadan on iki pınar fışkırmış, her boy kendi su alacağı pınarı bilmişti. “Allah’ın rızkından yiyin, için. Yalnız, yeryüzünde bozgunculuk yaparak fesat çıkarmayın” demiştik.
2 Bakara 60. Ayet (2:60:20) وَاشْرَبُوا واشربوا ve-şrabû ve için ش ر ب
Diyanet İşleri (Yeni) Hani, Mûsâ kavmi için su dilemişti. Biz de, “Asanı kayaya vur” demiştik, böylece kayadan on iki pınar fışkırmış, her boy kendi su alacağı pınarı bilmişti. “Allah’ın rızkından yiyin, için. Yalnız, yeryüzünde bozgunculuk yaparak fesat çıkarmayın” demiştik.
3 Bakara 93. Ayet (2:93:15) وَاُشْرِبُوا واشربوا ve uşribû ve içirildi ش ر ب
Diyanet İşleri (Yeni) Hani, Tûr’u tepenize dikerek sizden söz almıştık, “Size verdiğimiz Kitab’a sımsıkı sarılın; ona kulak verin” demiştik. Onlar, “Dinledik, karşı geldik”[28] demişlerdi. İnkârları yüzünden buzağı sevgisi onların kalplerine sindirilmişti. Onlara de ki: (Tevrat’a beslediğinizi iddia ettiğiniz) imanınızın size emrettiği şey ne kötüdür, eğer inanan kimselerseniz!
4 Bakara 187. Ayet (2:187:32) وَاشْرَبُوا واشربوا ve-şrabû ve için ش ر ب
Diyanet İşleri (Yeni) Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helâl kılındı.[51] Onlar, size örtüdürler, siz de onlara örtüsünüz.[52] Allah, (Ramazan gecelerinde hanımlarınıza yaklaşarak) kendinize zulmetmekte olduğunuzu bildi de tövbenizi kabul edip sizi affetti. Artık eşlerinize yaklaşın ve Allah’ın sizin için yazıp takdir etmiş olduğu şeyi arayın. Şafağın aydınlığı gecenin karanlığından ayırt edilinceye (tan yeri ağarıncaya) kadar yiyin, için. Sonra da akşama kadar orucu tam tutun. Bununla birlikte siz mescitlerde itikâfta iken eşlerinize yaklaşmayın. Bunlar, Allah’ın koyduğu sınırlardır. Bu sınırlara yaklaşmayın. Allah, kendine karşı gelmekten sakınsınlar diye, âyetlerini insanlara böylece açıklar.
5 Bakara 249. Ayet (2:249:11) شَرِبَ شرب şeribe içerse ش ر ب
Diyanet İşleri (Yeni) Tâlût, ordu ile hareket edince, “Şüphesiz Allah, sizi bir ırmakla imtihan edecektir. Kim ondan içerse benden değildir. Kim onu tatmazsa işte o bendendir. Ancak eliyle bir avuç alan başka.” dedi. İçlerinden pek azı hariç, hepsi ırmaktan içtiler. Tâlût ve onunla beraber iman edenler ırmağı geçince, (geride kalanlar) “Bugün bizim Câlût’a ve askerlerine karşı koyacak gücümüz yok.” dediler. Allah’a kavuşacaklarını kesin olarak bilenler (ırmağı geçenler) ise şu cevabı verdiler: “Allah’ın izniyle büyük bir topluluğa galip gelen nice küçük topluluklar vardır. Allah, sabredenlerle beraberdir.”
6 Bakara 249. Ayet (2:249:25) فَشَرِبُوا فشربوا feşeribû hepsi içtiler ش ر ب
Diyanet İşleri (Yeni) Tâlût, ordu ile hareket edince, “Şüphesiz Allah, sizi bir ırmakla imtihan edecektir. Kim ondan içerse benden değildir. Kim onu tatmazsa işte o bendendir. Ancak eliyle bir avuç alan başka.” dedi. İçlerinden pek azı hariç, hepsi ırmaktan içtiler. Tâlût ve onunla beraber iman edenler ırmağı geçince, (geride kalanlar) “Bugün bizim Câlût’a ve askerlerine karşı koyacak gücümüz yok.” dediler. Allah’a kavuşacaklarını kesin olarak bilenler (ırmağı geçenler) ise şu cevabı verdiler: “Allah’ın izniyle büyük bir topluluğa galip gelen nice küçük topluluklar vardır. Allah, sabredenlerle beraberdir.”
7 A'raf 31. Ayet (7:31:10) وَاشْرَبُوا واشربوا ve-şrabû ve için ش ر ب
Diyanet İşleri (Yeni) Ey Âdemoğulları! Her mescitte ziynetinizi takının (güzel ve temiz giyinin). Yiyin için fakat israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez.
8 A'raf 160. Ayet (7:160:0) مَشْرَبَهُمْۜ مشربهم meşrabehum içeceği yeri ش ر ب
Diyanet İşleri (Yeni) Biz onları on iki kabile hâlinde topluluklara ayırdık. (Tîh sahrasında susuzluktan sıkılan) kavmi Mûsâ’dan su istediğinde biz ona, “Asânı taşa vur” diye vahyettik. (Vurunca) taştan on iki pınar fışkırdı. Herkes (kendi) su içeceği yeri bildi. Üzerlerine bulutu da gölgelik yaptık ve onlara kudret helvası ve bıldırcın indirdik. “Size rızık olarak verdiğimiz şeylerin iyi ve temiz olanlarından yiyin” (dedik). Onlar bize zulmetmediler, fakat kendi nefislerine zulmediyorlardı.
9 Meryem 26. Ayet (19:26:2) وَاشْرَب۪ي واشربي veşrabî ve iç ش ر ب
Diyanet İşleri (Yeni) “Ye, iç, gözün aydın olsun. İnsanlardan birini görecek olursan, “Şüphesiz ben Rahmân’a susmayı adadım. Bugün hiçbir insan ile konuşmayacağım” de.[342]
10 Mü'minûn 33. Ayet (23:33:23) وَيَشْرَبُ ويشرب ve yeşrabu ve içiyor ش ر ب
Diyanet İşleri (Yeni) O peygamberin kavminden, Allah’ı inkâr eden, ahireti yalanlayan ve bizim dünya hayatında kendilerine bol bol nimet verdiğimiz ileri gelenler şöyle dediler: “O da ancak sizin gibi bir insandır. Sizin yediğiniz şeylerden yiyor, içtiğiniz şeylerden içiyor.”
11 Mü'minûn 33. Ayet (23:33:25) تَشْرَبُونَ تشربون teşrabûn(e) sizin içtiğiniz- ش ر ب
Diyanet İşleri (Yeni) O peygamberin kavminden, Allah’ı inkâr eden, ahireti yalanlayan ve bizim dünya hayatında kendilerine bol bol nimet verdiğimiz ileri gelenler şöyle dediler: “O da ancak sizin gibi bir insandır. Sizin yediğiniz şeylerden yiyor, içtiğiniz şeylerden içiyor.”
12 Şu'arâ 155. Ayet (26:155:5) شِرْبٌ شرب şirbun su içme hakkı ش ر ب
Diyanet İşleri (Yeni) Salih, şöyle dedi: “İşte bir dişi deve! Onun (belli bir gün) su içme hakkı var, sizin de belli bir gün su içme hakkınız vardır.”
13 Şu'arâ 155. Ayet (26:155:7) شِرْبُ شرب şirbu su içme hakkı ش ر ب
Diyanet İşleri (Yeni) Salih, şöyle dedi: “İşte bir dişi deve! Onun (belli bir gün) su içme hakkı var, sizin de belli bir gün su içme hakkınız vardır.”
14 Tûr 19. Ayet (52:19:2) وَاشْرَبُوا واشربوا ve-şrabû ve için ش ر ب
Diyanet İşleri (Yeni) 19,20. Onlara, “Dünya’da yapmakta olduklarınızın karşılığında, sıra sıra dizilmiş koltuklara dayanarak afiyetle yiyin için” denir. Biz, onlara, iri gözlü güzel hurileri eş olarak vermişizdir.
15 Kamer 28. Ayet (54:28:7) شِرْبٍ شرب şirbin içme (sırası gelen) ش ر ب
Diyanet İşleri (Yeni) “Onlara, suyun (deve ile) kendileri arasında (nöbetleşe) paylaştırıldığını, bildir. Her su nöbetinde sahibi hazır bulunsun.”
16 Vâkı'a 55. Ayet (56:55:2) شُرْبَ شرب şurbe içişi gibi ش ر ب
Diyanet İşleri (Yeni) Kanmak bilmez susamış develerin suya saldırışı gibi içeceksiniz.
17 Vâkı'a 68. Ayet (56:68:4) تَشْرَبُونَۜ تشربون teşrabûn(e) içtiğiniz ش ر ب
Diyanet İşleri (Yeni) İçtiğiniz suya ne dersiniz?!
18 Hâkka 24. Ayet (69:24:2) وَاشْرَبُوا واشربوا ve-şrabû ve için ش ر ب
Diyanet İşleri (Yeni) (Onlara şöyle denir:) “Geçmiş günlerde yaptıklarınıza karşılık, afiyetle yiyin, için.
19 İnsân 5. Ayet (76:5:3) يَشْرَبُونَ يشربون yeşrabûne içerler ش ر ب
Diyanet İşleri (Yeni) İyiler ise, katkısı kâfur olan içecekler dolu bir kadehten içerler.
20 İnsân 6. Ayet (76:6:2) يَشْرَبُ يشرب yeşrabu içerler ش ر ب
Diyanet İşleri (Yeni) Bir pınar ki Allah’ın kulları ondan içer, onu (istedikleri şekilde) fışkırtıp akıtırlar.
21 Mürselât 43. Ayet (77:43:2) وَاشْرَبُوا واشربوا veşrabû ve için ش ر ب
Diyanet İşleri (Yeni) Yapmakta olduğunuz şeylere karşılık afiyetle yiyin için.”
22 Mutaffifîn 28. Ayet (83:28:2) يَشْرَبُ يشرب yeşrabu içerler ش ر ب
Diyanet İşleri (Yeni) Bir pınar ki, Allah’a yakın olanlar ondan içerler.