| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Kehf 38. Ayet (18:38:6) | اُشْرِكُ | اشرك | uşriku | ben ortak koşmam | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Fakat O Allah benim Rabbimdir. Ben Rabbime hiç kimseyi ortak koşmam.” | |||||
| 2 | İbrahim 22. Ayet (14:22:37) | اَشْرَكْتُمُونِ | اشركتمون | eşraktumûni | beni ortak koşmanızı | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İş bitirilince şeytan da diyecek ki: “Şüphesiz Allah, size gerçek olanı söz verdi. Ben de size söz verdim ama yalancı çıktım. Zaten benim sizi zorlayacak bir gücüm yoktu. Ben sadece sizi çağırdım, siz de hemen bana geliverdiniz. O hâlde beni kınamayın, kendinizi kınayın. Artık ben sizi kurtaramam, siz de beni kurtaramazsınız. Şüphesiz ben, daha önce sizin, beni Allah’a ortak koşmanızı kabul etmemiştim. Şüphesiz, zalimlere elem dolu bir azap vardır.” | |||||
| 3 | Kehf 52. Ayet (18:52:4) | شُرَكَٓاءِيَ | شركاءي | şurakâiye | benim ortaklarım | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) Allah’ın, “Ortağım olduklarını iddia ettiklerinizi çağırın” diyeceği, onların da çağıracakları, fakat kendilerine (çağırdıklarının) cevap vermeyecekleri ve bizim de aralarına bir uçurum koyacağımız günü hatırla! | |||||
| 4 | Kasas 62. Ayet (28:62:5) | شُرَكَٓاءِيَ | شركاءي | şurakâiye | benim ortaklarım | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ın onlara seslenerek, “Hani benim, var olduğunu iddia ettiğiniz ortaklarım?” diyeceği günü hatırla! | |||||
| 5 | Ahkaf 4. Ayet (46:4:15) | شِرْكٌ | شرك | şirkun | bir ortaklığı | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Allah’ı bırakıp da taptıklarınızı gördünüz mü? Bana gösterin, yeryüzünden neyi yaratmışlardır? Yoksa göklerin yaratılışında onların bir ortaklığı mı var? Eğer doğru söyleyenler iseniz bundan önceki bir kitap, yahut bir bilgi kalıntısı olsun getirin bana!” | |||||
| 6 | En'am 148. Ayet (6:148:8) | اَشْرَكْنَا | اشركنا | eşraknâ | biz ortak koşmazdık | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a ortak koşanlar diyecekler ki: “Eğer Allah dileseydi, biz de ortak koşmazdık, babalarımız da. Hiçbir şeyi de haram kılmazdık.” Onlardan öncekiler de (peygamberlerini) böyle yalanlamışlardı da sonunda azabımızı tatmışlardı. De ki: “Sizin (iddialarınızı ispat edecek) bir bilginiz var mı ki onu bize gösteresiniz? Siz ancak kuruntuya uyuyorsunuz ve siz sadece yalan söylüyorsunuz.” | |||||
| 7 | Kasas 64. Ayet (28:64:3) | شُرَكَٓاءَكُمْ | شركاءكم | şurakâekum | koştuğunuz ortakları | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlara, “Haydi ortaklarınızı çağırın!” denir. Onlar da çağırırlar fakat ortakları onlara cevap veremez. Azabı görürler. Keşke onlar (dünyada iken) doğru yola gelselerdi. | |||||
| 8 | Yunus 28. Ayet (10:28:0) | شُرَكَٓاؤُ۬هُمْ | شركاؤهم | şurakâuhum | koştukları ortaklar | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onların hepsini bir araya toplayacağımız, sonra da Allah’a ortak koşanlara, “Siz de, ortaklarınız da yerinizde bekleyin” diyeceğimiz günü düşün. Artık onların (ortak koştuklarıyla) aralarını tamamen ayırırız ve ortak koştukları derler ki: “Siz bize ibadet etmiyordunuz.” | |||||
| 9 | Bakara 221. Ayet (2:221:3) | الْمُشْرِكَاتِ | المشركات | l-muşrikâti | müşrik (Allah'a ortak koşan) kadınlarla | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İman etmedikleri sürece Allah’a ortak koşan kadınlarla evlenmeyin. Allah’a ortak koşan kadın hoşunuza gitse de, mü’min bir cariye Allah’a ortak koşan bir kadından daha hayırlıdır. İman etmedikleri sürece Allah’a ortak koşan erkeklerle, kadınlarınızı evlendirmeyin. Allah’a ortak koşan hür erkek hoşunuza gitse de; iman eden bir köle, Allah’a ortak koşan bir erkekten daha hayırlıdır. Onlar ateşe çağırırlar, Allah ise izniyle, cennete ve bağışlanmaya çağırır. O, insanlara âyetlerini açıklar ki, öğüt alıp düşünsünler. | |||||
| 10 | Bakara 221. Ayet (2:221:22) | مُشْرِكٍ | مشرك | muşrikin | müşrik erkek- | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İman etmedikleri sürece Allah’a ortak koşan kadınlarla evlenmeyin. Allah’a ortak koşan kadın hoşunuza gitse de, mü’min bir cariye Allah’a ortak koşan bir kadından daha hayırlıdır. İman etmedikleri sürece Allah’a ortak koşan erkeklerle, kadınlarınızı evlendirmeyin. Allah’a ortak koşan hür erkek hoşunuza gitse de; iman eden bir köle, Allah’a ortak koşan bir erkekten daha hayırlıdır. Onlar ateşe çağırırlar, Allah ise izniyle, cennete ve bağışlanmaya çağırır. O, insanlara âyetlerini açıklar ki, öğüt alıp düşünsünler. | |||||
| 11 | Nûr 3. Ayet (24:3:14) | مُشْرِكٌۚ | مشرك | muşrik(un) | müşrik erkekten | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Zina eden erkek ancak, zina eden veya Allah’a ortak koşan bir kadınla evlenir. Zina eden bir kadınla da ancak zina eden veya Allah’a ortak koşan bir erkek evlenir. Bu, mü’minlere haram kılınmıştır. | |||||
| 12 | Nûr 3. Ayet (24:3:7) | مُشْرِكَةًۘ | مشركة | muşriketen | müşrik kadından | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Zina eden erkek ancak, zina eden veya Allah’a ortak koşan bir kadınla evlenir. Zina eden bir kadınla da ancak zina eden veya Allah’a ortak koşan bir erkek evlenir. Bu, mü’minlere haram kılınmıştır. | |||||
| 13 | Saf 9. Ayet (61:9:14) | الْمُشْرِكُونَ۟ | المشركون | l-muşrikûn(e) | müşrikler | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, kendisine ortak koşanlar hoşlanmasa da, dinini bütün dinlere üstün kılmak için peygamberini hidayet ve hak din ile gönderendir. | |||||
| 14 | Tevbe 17. Ayet (9:17:0) | لِلْمُشْرِك۪ينَ | للمشركين | lil-muşrikîne | müşrikler için | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a ortak koşanların, inkârlarına bizzat kendileri şahitlik edip dururken, Allah’ın mescitlerini imar etmeleri düşünülemez. Onların bütün amelleri boşa gitmiştir. Onlar ateşte ebedî kalacaklardır. | |||||
| 15 | Âl-i İmran 67. Ayet (3:67:14) | الْمُشْرِك۪ينَ | المشركين | l-muşrikîn(e) | müşrikler- | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İbrahim, ne Yahudi idi, ne de Hıristiyan. Fakat o, hanif (Allah’ı bir tanıyan, hakka yönelen) bir müslümandı. Allah’a ortak koşanlardan da değildi.[94] | |||||
| 16 | En'am 137. Ayet (6:137:5) | الْمُشْرِك۪ينَ | المشركين | l-muşrikîne | müşrikler- | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yine bunun gibi, Allah’a ortak koşanların çoğuna, koştukları ortaklar, çocuklarını öldürmelerini güzel gösterdi ki; onları helâke sürüklesinler ve dinlerini karıştırıp onları yanıltsınlar. Eğer Rabbin dileseydi, bunu yapamazlardı. Artık sen onları uydurdukları ile baş başa bırak. | |||||
| 17 | Tevbe 1. Ayet (9:1:0) | الْمُشْرِك۪ينَۜ | المشركين | l-muşrikîn(e) | müşrikler- | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah ve Resûlünden, kendileriyle antlaşma yapmış olduğunuz müşriklere kesin bir uyarıdır: | |||||
| 18 | Tevbe 4. Ayet (9:4:0) | الْمُشْرِك۪ينَ | المشركين | l-muşrikîne | müşrikler- | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ancak Allah’a ortak koşanlardan, kendileriyle antlaşma yapmış olduğunuz, sonra da antlaşmalarında size karşı hiçbir eksiklik yapmamış ve sizin aleyhinize hiç kimseye yardım etmemiş olanlar, bu hükmün dışındadır. Onların antlaşmalarını, süreleri bitinceye kadar tamamlayın. Şüphesiz Allah, kendine karşı gelmekten sakınanları sever. | |||||
| 19 | En'am 121. Ayet (6:121:20) | لَمُشْرِكُونَ۟ | لمشركون | le-muşrikûn(e) | müşriklerden (olursunuz) | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Üzerine Allah adı anılmayan (hayvan)lardan yemeyin. Çünkü bu şekilde davranış fasıklıktır. Bir de şeytanlar kendi dostlarına sizinle mücadele etmeleri için mutlaka fısıldarlar. Onlara boyun eğerseniz şüphesiz siz de Allah’a ortak koşmuş olursunuz.[192] | |||||
| 20 | Kehf 26. Ayet (18:26:20) | يُشْرِكُ | يشرك | yuşriku | O ortak etmez | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Kaldıkları süreyi Allah daha iyi bilir. Göklerin ve yerin gaybını bilmek O’na aittir. O, ne güzel görür; O, ne güzel işitir! Onların, O’ndan başka hiçbir dostu da yoktur. O, hükmüne hiçbir kimseyi ortak etmez.” | |||||
| 21 | En'am 64. Ayet (6:64:10) | تُشْرِكُونَ | تشركون | tuşrikûn(e) | O'na ortak koşuyorsunuz | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Onlardan ve her türlü sıkıntıdan sizi Allah kurtarır. Ama siz yine de O’na ortak koşuyorsunuz.” | |||||
| 22 | A'raf 190. Ayet (7:190:0) | يُشْرِكُونَ | يشركون | yuşrikûn(e) | onların ortak koştukları | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Fakat Allah onlara iyi ve sağlıklı bir çocuk verince de, Allah’ın kendilerine verdiği çocuk konusunda O’na ortaklar koşarlar. Allah, onların ortak koştukları şeylerden yücedir. | |||||
| 23 | Mü'minûn 92. Ayet (23:92:6) | يُشْرِكُونَ۟ | يشركون | yuşrikûn(e) | onların ortak koştukları | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 91,92. Allah, hiçbir çocuk edinmemiştir. O’nunla birlikte başka hiçbir ilâh yoktur. Öyle olsaydı, her ilâh kendi yarattığını alır götürür ve mutlaka birbirlerine üstün gelmeye çalışırlardı. Gaybı da, görülen âlemi de bilen Allah, onların yakıştırdığı nitelemelerden uzaktır. Onların koştukları ortaklardan çok yücedir. | |||||
| 24 | Rum 40. Ayet (30:40:22) | يُشْرِكُونَ۟ | يشركون | yuşrikûn(e) | onların ortak koştukları | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, sizi yaratan, sonra size rızık veren, sonra sizi öldürecek ve daha sonra da diriltecek olandır. Allah’a koştuğunuz ortaklardan, bunlardan herhangi bir şeyi yapabilen var mı? O, onların ortak koştuklarından uzaktır, yücedir. | |||||
| 25 | Tûr 43. Ayet (52:43:9) | يُشْرِكُونَ | يشركون | yuşrikûn(e) | onların ortak koştukları | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yoksa, onların Allah’tan başka bir ilâhı mı var? Allah, onların ortak koştuklarından uzaktır. | |||||
| 26 | Zümer 67. Ayet (39:67:17) | يُشْرِكُونَ | يشركون | yuşrikûn(e) | onların ortak koştukları- | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ın kadrini gereği gibi bilemediler. Yeryüzü kıyamet gününde bütünüyle O’nun elindedir. Gökler de O’nun kudretiyle dürülmüştür. O, onların ortak koştuklarından uzaktır, yücedir. | |||||
| 27 | En'am 163. Ayet (6:163:2) | شَر۪يكَ | شريك | şerîke | ortağı | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “O’nun hiçbir ortağı yoktur. İşte ben bununla emrolundum. Ben müslümanların ilkiyim.” | |||||
| 28 | İsrâ 111. Ayet (17:111:11) | شَر۪يكٌ | شريك | şerîkun | ortağı | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Hamd, çocuk edinmeyen, mülkte ortağı olmayan, zillet ve âcizliğin gerektirdiği bir yardımcıya ihtiyacı bulunmayan Allah’a mahsustur” de ve O’nu tekbir ile yücelt. | |||||
| 29 | Furkan 2. Ayet (25:2:12) | شَر۪يكٌ | شريك | şerîkun | ortağı | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, göklerin ve yeryüzünün mülkü (hükümranlığı) kendisine ait olandır. Çocuk edinmemiştir. Mülkünde hiçbir ortağı da yoktur. O, her şeyi yaratmış ve yarattığı o şeyleri bir ölçüye göre takdir etmiştir. | |||||
| 30 | En'am 100. Ayet (6:100:3) | شُرَكَٓاءَ | شركاء | şurakâ-e | ortak | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bir de cinleri Allah’a birtakım ortaklar yaptılar. Oysa onları O yarattı. Bilgisizce Allah’a oğullar ve kızlar da uydurdular. O, onların niteledikleri şeylerden uzaktır, yücedir. | |||||
| 31 | Kehf 110. Ayet (18:110:21) | يُشْرِكْ | يشرك | yuşrik | ortak etmesin | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Ben de ancak sizin gibi bir insanım. (Ne var ki) bana, ‘Sizin ilâh’ınız ancak bir tek ilâhtır” diye vahyolunuyor. Kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa yararlı bir iş yapsın ve Rabbine ibadette kimseyi ortak koşmasın.” | |||||
| 32 | Nisâ 48. Ayet (4:48:15) | يُشْرِكْ | يشرك | yuşrik | ortak koşan | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz. Bunun dışında kalan (günah)ları ise dilediği kimseler için bağışlar. Allah’a şirk koşan kimse, şüphesiz büyük bir günah işleyerek iftira etmiş olur. | |||||
| 33 | Bakara 221. Ayet (2:221:10) | مُشْرِكَةٍ | مشركة | muşriketin | ortak koşan (hür) kadın- | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İman etmedikleri sürece Allah’a ortak koşan kadınlarla evlenmeyin. Allah’a ortak koşan kadın hoşunuza gitse de, mü’min bir cariye Allah’a ortak koşan bir kadından daha hayırlıdır. İman etmedikleri sürece Allah’a ortak koşan erkeklerle, kadınlarınızı evlendirmeyin. Allah’a ortak koşan hür erkek hoşunuza gitse de; iman eden bir köle, Allah’a ortak koşan bir erkekten daha hayırlıdır. Onlar ateşe çağırırlar, Allah ise izniyle, cennete ve bağışlanmaya çağırır. O, insanlara âyetlerini açıklar ki, öğüt alıp düşünsünler. | |||||
| 34 | Bakara 221. Ayet (2:221:15) | الْمُشْرِك۪ينَ | المشركين | l-muşrikîne | ortak koşan erkeklerle | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İman etmedikleri sürece Allah’a ortak koşan kadınlarla evlenmeyin. Allah’a ortak koşan kadın hoşunuza gitse de, mü’min bir cariye Allah’a ortak koşan bir kadından daha hayırlıdır. İman etmedikleri sürece Allah’a ortak koşan erkeklerle, kadınlarınızı evlendirmeyin. Allah’a ortak koşan hür erkek hoşunuza gitse de; iman eden bir köle, Allah’a ortak koşan bir erkekten daha hayırlıdır. Onlar ateşe çağırırlar, Allah ise izniyle, cennete ve bağışlanmaya çağırır. O, insanlara âyetlerini açıklar ki, öğüt alıp düşünsünler. | |||||
| 35 | Bakara 96. Ayet (2:96:8) | اَشْرَكُوا | اشركوا | eşrakû | ortak koşan(lar) | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, sen onların, yaşamaya, bütün insanlardan; hatta Allah’a ortak koşanlardan bile daha düşkün olduklarını görürsün. Onların her biri bin yıl yaşamak ister. Hâlbuki uzun yaşamak, onları azaptan kurtaracak değildir. Allah, onların bütün işlediklerini görür. | |||||
| 36 | Âl-i İmran 186. Ayet (3:186:14) | اَشْرَكُٓوا | اشركوا | eşrakû | ortak koşan(lar) | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, mallarınız ve canlarınız konusunda imtihana çekileceksiniz. Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve Allah’a ortak koşanlardan üzücü birçok söz işiteceksiniz. Eğer sabreder ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız bilin ki, bunlar (yapmaya değer) azmi gerektiren işlerdendir. | |||||
| 37 | En'am 148. Ayet (6:148:3) | اَشْرَكُوا | اشركوا | eşrakû | ortak koşan(lar) | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a ortak koşanlar diyecekler ki: “Eğer Allah dileseydi, biz de ortak koşmazdık, babalarımız da. Hiçbir şeyi de haram kılmazdık.” Onlardan öncekiler de (peygamberlerini) böyle yalanlamışlardı da sonunda azabımızı tatmışlardı. De ki: “Sizin (iddialarınızı ispat edecek) bir bilginiz var mı ki onu bize gösteresiniz? Siz ancak kuruntuya uyuyorsunuz ve siz sadece yalan söylüyorsunuz.” | |||||
| 38 | Nahl 35. Ayet (16:35:3) | اَشْرَكُوا | اشركوا | eşrakû | ortak koşan(lar) | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a ortak koşanlar, dediler ki: “Allah dileseydi ne biz, ne de atalarımız O’ndan başka hiçbir şeye tapmazdık, O’nun emri olmadan hiçbir şeyi de haram kılmazdık.” Kendilerinden öncekiler de böyle yapmıştı. Peygamberlere düşen sadece apaçık bir tebliğdir. | |||||
| 39 | Nahl 100. Ayet (16:100:9) | مُشْرِكُونَ۟ | مشركون | muşrikûn(e) | ortak koşan(lar) | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şeytanın hâkimiyeti, sadece onu dost edinenler ve Allah’a ortak koşanlar üzerindedir. | |||||
| 40 | En'am 22. Ayet (6:22:7) | اَشْرَكُٓوا | اشركوا | eşrakû | ortak koşan(lara) | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onları tümüyle (mahşere) toplayıp da Allah’a ortak koşanlara, “Nerede, ilâh olduklarını iddia ettiğiniz ortaklarınız?” diyeceğimiz günü hatırla. | |||||
| 41 | Yunus 28. Ayet (10:28:0) | اَشْرَكُوا | اشركوا | eşrakû | ortak koşan(lara) | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onların hepsini bir araya toplayacağımız, sonra da Allah’a ortak koşanlara, “Siz de, ortaklarınız da yerinizde bekleyin” diyeceğimiz günü düşün. Artık onların (ortak koştuklarıyla) aralarını tamamen ayırırız ve ortak koştukları derler ki: “Siz bize ibadet etmiyordunuz.” | |||||
| 42 | En'am 23. Ayet (6:23:12) | مُشْرِك۪ينَ | مشركين | muşrikîn(e) | ortak koşanlar | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sonunda onların manevraları, “Rabbimiz Allah’a andolsun ki biz (O’na) ortak koşanlar değildik” demelerinden başka bir şey olmayacaktır. | |||||
| 43 | Tevbe 28. Ayet (9:28:0) | الْمُشْرِكُونَ | المشركون | l-muşrikûne | ortak koşanlar | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Allah'a ortak koşanlar ancak bir pislikten ibarettir. Artık bu yıllarından sonra, Mescid-i Haram’a yaklaşmasınlar. Eğer yoksulluktan korkarsanız, Allah dilerse lütfuyla sizi zengin kılar. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. | |||||
| 44 | Tevbe 33. Ayet (9:33:0) | الْمُشْرِكُونَ | المشركون | l-muşrikûn(e) | ortak koşanlar | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, Allah’a ortak koşanlar hoşlanmasalar bile dinini, bütün dinlere üstün kılmak için, peygamberini hidayetle ve hak dinle gönderendir. | |||||
| 45 | Hicr 94. Ayet (15:94:6) | الْمُشْرِك۪ينَ | المشركين | l-muşrikîn(e) | ortak koşanlar | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey Muhammed! Şimdi sen, sana emrolunanı açıkça ortaya koy ve Allah’a ortak koşanlara aldırış etme. | |||||
| 46 | Nahl 86. Ayet (16:86:4) | اَشْرَكُوا | اشركوا | eşrakû | ortak koşanlar | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a ortak koşanlar, ortaklarını gördüklerinde diyecekler ki: “Rabbimiz! Bunlar, seni bırakıp kendilerine tapmış olduğumuz ortaklarımızdır.” Koştukları ortaklar da onlara: “Siz elbette yalancılarsınız” diye laf atacaklar. | |||||
| 47 | Hacc 17. Ayet (22:17:10) | اَشْرَكُواۗ | اشركوا | eşrakû | ortak koşanlar | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz, iman edenler, Yahudiler, Sâbiîler, Hıristiyanlar, Mecûsiler ve Allah’a ortak koşanlar var ya; Allah, kıyamet günü onların aralarında mutlaka hüküm verecektir. Çünkü Allah, her şeye şahittir. | |||||
| 48 | Tevbe 113. Ayet (9:113:0) | لِلْمُشْرِك۪ينَ | للمشركين | lil-muşrikîne | ortak koşanlar için | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Cehennem ehli oldukları açıkça kendilerine belli olduktan sonra, -yakınları da olsalar- Allah’a ortak koşanlar için af dilemek ne Peygambere yaraşır, ne de mü’minlere. | |||||
| 49 | Âl-i İmran 95. Ayet (3:95:11) | الْمُشْرِك۪ينَ | المشركين | l-muşrikîn(e) | ortak koşanlar- | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Allah, doğru söylemiştir. Öyle ise hakka yönelen İbrahim’in dinine uyun. O, Allah’a ortak koşanlardan değildi.” | |||||
| 50 | En'am 79. Ayet (6:79:12) | الْمُشْرِك۪ينَۚ | المشركين | l-muşrikîn(e) | ortak koşanlar- | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Ben, hakka yönelen birisi olarak yüzümü, gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Ben, Allah’a ortak koşanlardan değilim.” | |||||