| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Kehf 49. Ayet (18:49:5) | مُشْفِق۪ينَ | مشفقين | muşfikîne | korkarak | ش ف ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kitap ortaya konur. Suçluları, kitabın içindekilerden korkuya kapılmış görürsün. “Eyvah bize! Bu nasıl bir kitaptır ki küçük, büyük hiçbir şey bırakmadan hepsini sayıp dökmüş!” derler. Onlar bütün yaptıklarını karşılarında bulurlar. Senin Rabbin hiç kimseye zulmetmez. | |||||
| 2 | Enbiyâ 28. Ayet (21:28:15) | مُشْفِقُونَ | مشفقون | muşfikûn(e) | titrerler | ش ف ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, onların önlerindekini de arkalarındakini de (yaptıklarını da yapacaklarını da) bilir. Onlar, O’nun razı olduğu kimselerden başkasına şefaat etmezler ve hepsi O’nun korkusuyla titrerler. | |||||
| 3 | Enbiyâ 49. Ayet (21:49:8) | مُشْفِقُونَ | مشفقون | muşfikûn(e) | titrerler | ش ف ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar, görmedikleri hâlde Rablerinden içten içe korkarlar. Onlar kıyamet gününden de korkarlar. | |||||
| 4 | Mü'minûn 57. Ayet (23:57:7) | مُشْفِقُونَۙ | مشفقون | muşfikûn(e) | titrerler | ش ف ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Rablerinin azametinden korkup titreyenler, | |||||
| 5 | Ahzab 72. Ayet (33:72:11) | وَاَشْفَقْنَ | واشفقن | ve eşfakne | ve korktular | ش ف ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz biz emaneti göklere, yere ve dağlara teklif ettik de onlar onu yüklenmek istemediler, ondan çekindiler. Onu insan yüklendi. Çünkü o çok zalimdir, çok cahildir.[443] | |||||
| 6 | Şûrâ 18. Ayet (42:18:9) | مُشْفِقُونَ | مشفقون | muşfikûne | korkarlar | ش ف ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kıyamete inanmayanlar, onun çabuk kopmasını isterler. İnananlar ise, ondan korkarlar ve onun gerçek olduğunu bilirler. İyi bilin ki, Kıyamet günü hakkında tartışanlar derin bir sapıklık içindedirler. | |||||
| 7 | Şûrâ 22. Ayet (42:22:3) | مُشْفِق۪ينَ | مشفقين | muşfikîne | korkudan titrediklerini | ش ف ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sen, zalimlerin yaptıkları şeyler tepelerine inerken bu yüzden korku ile titrediklerini göreceksin. İnanıp yararlı işler yapanlar da cennet bahçelerindedirler. Onlar için Rableri katında diledikleri her şey vardır. İşte bu büyük lütuftur. | |||||
| 8 | Tûr 26. Ayet (52:26:7) | مُشْفِق۪ينَ | مشفقين | muşfikîn(e) | korku içinde | ش ف ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Derler ki: “Şüphesiz daha önce biz, ailemiz içinde yaşarken (Allah’a isyandan) korkardık.” | |||||
| 9 | Mücadele 13. Ayet (58:13:1) | ءَاَشْفَقْتُمْ | ءاشفقتم | e-eşfektum | korktunuz mu? | ش ف ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Baş başa konuşmanızdan önce sadakalar vermekten çekindiniz mi? Bunu yapmadığınıza ve Allah da, sizi affettiğine göre artık namazı kılın, zekâtı verin, Allah’a ve Resûlüne itaat edin. Allah, bütün yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. | |||||
| 10 | Meâric 27. Ayet (70:27:6) | مُشْفِقُونَۚ | مشفقون | muşfikûn(e) | korkarlar | ش ف ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar, Rablerinin azabından korkan kimselerdir. | |||||
| 11 | İnşikâk 16. Ayet (84:16:3) | بِالشَّفَقِۙ | بالشفق | bi-şşefak(i) | akşamın alaca karanlığına | ش ف ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yemin ederim şafağa, | |||||