"ص ح ب" Analizi

Kelime Kökü ve benzeşen aramasında 97 sonuç bulundu.
1 - 50 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Bakara 39. Ayet (2:39:6) اَصْحَابُ اصحاب ashâbu halkıdır ص ح ب
Diyanet İşleri (Yeni) İnkâr edenler ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlar cehennemliktir. Onlar orada ebedî kalacaklardır.
2 Bakara 81. Ayet (2:81:9) اَصْحَابُ اصحاب ashâbu halkıdır ص ح ب
Diyanet İşleri (Yeni) Evet, kötülük işleyip suçu benliğini kaplamış (ve böylece şirke düşmüş) olan kimseler var ya, işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedî kalacaklardır.
3 Bakara 82. Ayet (2:82:6) اَصْحَابُ اصحاب ashâbu halkıdır ص ح ب
Diyanet İşleri (Yeni) İman edip salih ameller işleyenler ise cennetliklerdir. Onlar orada ebedî kalacaklardır.
4 Bakara 119. Ayet (2:119:9) اَصْحَابِ اصحاب ashâbi halkından ص ح ب
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz biz seni hak ile; müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemlik olanlardan sorumlu tutulacak değilsin.
5 Bakara 217. Ayet (2:217:53) اَصْحَابُ اصحاب ashâbu halkıdır ص ح ب
Diyanet İşleri (Yeni) Sana haram ayda savaşmayı soruyorlar. De ki: “O ayda savaş büyük bir günahtır. Allah’ın yolundan alıkoymak, onu inkâr etmek, Mescid-i Haram’ın ziyaretine engel olmak ve halkını oradan çıkarmak, Allah katında daha büyük günahtır. Zulüm ve baskı ise adam öldürmekten daha büyüktür. Onlar, güç yetirebilseler, sizi dininizden döndürünceye kadar sizinle savaşmaya devam ederler. Sizden kim dininden döner de kâfir olarak ölürse, öylelerin bütün yapıp ettikleri dünyada da, ahirette de boşa gitmiştir. Bunlar cehennemliklerdir, orada sürekli kalacaklardır.[62]
6 Bakara 257. Ayet (2:257:20) اَصْحَابُ اصحاب ashâbu halkıdır ص ح ب
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, iman edenlerin dostudur. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Kâfirlerin velileri ise tâğûttur. (O da) onları aydınlıktan karanlıklara (sürükleyip) çıkarır. Onlar cehennemliklerdir. Orada ebedî kalırlar.
7 Bakara 275. Ayet (2:275:41) اَصْحَابُ اصحاب ashâbu halkıdır ص ح ب
Diyanet İşleri (Yeni) Faiz yiyenler, ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu, onların, “Alışveriş de faiz gibidir” demelerinden dolayıdır. Oysa Allah, alışverişi helâl, faizi haram kılmıştır. Bundan böyle kime Rabbinden bir öğüt gelir de (o öğüte uyarak) faizden vazgeçerse, artık önceden aldığı onun olur. Durumu da Allah’a kalmıştır. (Allah, onu affeder.) Kim tekrar (faize) dönerse, işte onlar cehennemliklerdir. Orada ebedî kalacaklardır.
8 Âl-i İmran 116. Ayet (3:116:14) اَصْحَابُ اصحاب ashâbu halkıdır ص ح ب
Diyanet İşleri (Yeni) İnkâr edenlerin ne malları ne evlatları, onlara Allah’a karşı bir yarar sağlar. İşte onlar cehennemliktirler. Onlar orada ebedî kalacaklardır.
9 Nisâ 36. Ayet (4:36:18) وَالصَّاحِبِ والصاحب ve ssâhibi ve arkadaşa ص ح ب
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’a ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya, elinizin altındakilere iyilik edin. Şüphesiz Allah, kibirlenen ve övünen kimseleri sevmez.
10 Nisâ 47. Ayet (4:47:24) اَصْحَابَ اصحاب ashâbe adamlarını ص ح ب
Diyanet İşleri (Yeni) Ey kendilerine kitap verilenler! Birtakım yüzleri silip de tersine çevirmeden, yahut cumartesi halkını[120] lânetlediğimiz gibi onları lânetlemeden, yanınızda bulunanı (Tevrat’ı) doğrulayıcı olarak indirdiğimiz bu kitaba (Kur’an’a) iman edin. Allah’ın emri mutlaka yerine gelecektir.
11 Mâide 10. Ayet (5:10:6) اَصْحَابُ اصحاب ashâbu halkıdır ص ح ب
Diyanet İşleri (Yeni) İnkâr edip âyetlerimizi yalanlayanlar var ya; işte onlar cehennemliklerdir.
12 Mâide 29. Ayet (5:29:9) اَصْحَابِ اصحاب ashâbi halkından ص ح ب
Diyanet İşleri (Yeni) “Ben istiyorum ki, sen benim günahımı da, kendi günahını da yüklenip cehennemliklerden olasın. İşte bu zalimlerin cezasıdır.”
13 Mâide 86. Ayet (5:86:6) اَصْحَابُ اصحاب ashâbu halkıdır ص ح ب
Diyanet İşleri (Yeni) İnkâr edenlere ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar cehennemliklerdir.
14 En'am 71. Ayet (6:71:25) اَصْحَابٌ اصحاب ashâbun arkadaşlarının ise ص ح ب
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Allah’ı bırakıp da bize faydası olmayan, zararı da dokunmayan şeylere mi tapalım? Allah, bizi hidayete kavuşturduktan sonra gerisingeri (şirke) mi döndürülelim? Arkadaşları ‘bize gel!’ diye doğru yola çağırdıkları hâlde, yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşıp şeytanların ayarttığı kimse gibi mi (olalım)?” De ki: “Hiç şüphesiz asıl doğru yol Allah’ın yoludur. Bize âlemlerin Rabbine boyun eğmek emrolundu.”
15 En'am 101. Ayet (6:101:11) صَاحِبَةٌۜ صاحبة sâhibe(tun) bir eşi ص ح ب
Diyanet İşleri (Yeni) O, gökleri ve yeri örnekleri yokken yaratandır. O’nun bir eşi olmadığı hâlde, nasıl bir çocuğu olabilir? Hâlbuki her şeyi O yarattı. O, her şeyi hakkıyla bilendir.
16 A'raf 36. Ayet (7:36:7) اَصْحَابُ اصحاب ashâbu halkıdır ص ح ب
Diyanet İşleri (Yeni) Âyetlerimizi yalanlayanlar ve onlara uymayı kibirlerine yediremeyenlere gelince, işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedî kalacaklardır.
17 A'raf 42. Ayet (7:42:11) اَصْحَابُ اصحاب ashâbu halkıdır ص ح ب
Diyanet İşleri (Yeni) İman edip salih ameller işleyenlere gelince -ki biz kişiye ancak gücünün yettiğini yükleriz- işte onlar cennetliklerdir. Onlar orada ebedî kalıcıdırlar.
18 A'raf 44. Ayet (7:44:2) اَصْحَابُ اصحاب ashâbu halkı ص ح ب
Diyanet İşleri (Yeni) Cennetlikler cehennemliklere, “Rabbimizin bize va’dettiğini biz gerçek bulduk. Siz de Rabbinizin va’dettiğini gerçek buldunuz mu?” diye seslenirler. Onlar, “Evet” derler. O zaman aralarında bir duyurucu, “Allah’ın lâneti zalimlere!” diye seslenir.
19 A'raf 44. Ayet (7:44:4) اَصْحَابَ اصحاب ashâbe halkına ص ح ب
Diyanet İşleri (Yeni) Cennetlikler cehennemliklere, “Rabbimizin bize va’dettiğini biz gerçek bulduk. Siz de Rabbinizin va’dettiğini gerçek buldunuz mu?” diye seslenirler. Onlar, “Evet” derler. O zaman aralarında bir duyurucu, “Allah’ın lâneti zalimlere!” diye seslenir.
20 A'raf 46. Ayet (7:46:10) اَصْحَابَ اصحاب ashâbe halkına ص ح ب
Diyanet İşleri (Yeni) İkisi (cennet ve cehennem) arasında bir sur[216], A’râf[217] üzerinde de birtakım adamlar vardır. Cennet ve cehennemliklerin hepsini simalarından tanımaktadırlar. Cennetliklere, “Selâm olsun size!” diye seslenirler. Onlar henüz cennete girmemişlerdir, ama bunu ummaktadırlar.
21 A'raf 47. Ayet (7:47:5) اَصْحَابِ اصحاب ashâbi halkı ص ح ب
Diyanet İşleri (Yeni) Gözleri cehennemlikler tarafına çevrildiği zaman, “Ey Rabbimiz! Bizi zalim toplumla beraber kılma” derler.
22 A'raf 48. Ayet (7:48:2) اَصْحَابُ اصحاب ashâbu halkı ص ح ب
Diyanet İşleri (Yeni) A’râftakiler, simalarından tanıdıkları birtakım adamlara da seslenir ve şöyle derler: “Ne çokluğunuz, ne de taslamakta olduğunuz kibir size bir yarar sağladı!”
23 A'raf 50. Ayet (7:50:2) اَصْحَابُ اصحاب ashâbu halkı ص ح ب
Diyanet İşleri (Yeni) Cehennemlikler de cennetliklere, “Ne olur, sudan veya Allah’ın size verdiği rızıktan biraz da bizim üzerimize akıtın” diye çağrışırlar. Onlar, “Şüphesiz, Allah bunları kâfirlere haram kılmıştır” derler.
24 A'raf 50. Ayet (7:50:4) اَصْحَابَ اصحاب ashâbe halkına ص ح ب
Diyanet İşleri (Yeni) Cehennemlikler de cennetliklere, “Ne olur, sudan veya Allah’ın size verdiği rızıktan biraz da bizim üzerimize akıtın” diye çağrışırlar. Onlar, “Şüphesiz, Allah bunları kâfirlere haram kılmıştır” derler.
25 A'raf 184. Ayet (7:184:0) بِصَاحِبِهِمْ بصاحبهم bi-sâhibihim arkadaşlarında ص ح ب
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar düşünmediler mi ki (çok iyi tanıdıkları, kendileriyle iç içe yaşamış olan) arkadaşlarında (Peygamber’de) delilikten eser yoktur. O, ancak apaçık bir uyarıcıdır.
26 Tevbe 40. Ayet (9:40:0) لِصَاحِبِه۪ لصاحبه li-sâhibihi arkadaşına ص ح ب
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer siz ona (Peygamber’e) yardım etmezseniz, (biliyorsunuz ki) inkâr edenler onu iki kişiden biri olarak (Mekke’den) çıkardıkları zaman, ona bizzat Allah yardım etmişti. Hani onlar mağarada bulunuyorlardı. Hani o arkadaşına, “Üzülme, çünkü Allah bizimle beraber” diyordu. Allah da onun üzerine güven duygusu ve huzur indirmiş, sizin kendilerini görmediğiniz birtakım ordularla onu desteklemiş, böylece inkâr edenlerin sözünü alçaltmıştı. Allah’ın sözü ise en yücedir. Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
27 Tevbe 70. Ayet (9:70:0) وَاَصْحَابِ واصحاب ve ashâbi ve halkının ص ح ب
Diyanet İşleri (Yeni) Onlara kendilerinden öncekilerin; Nûh, Âd ve Semûd kavimlerinin; İbrahim’in kavminin; Medyen halkının ve yerle bir olan şehirlerin haberleri ulaşmadı mı? Peygamberleri onlara apaçık mucizeler getirmişti. (Ama inanmadılar, Allah da onları cezalandırdı.) Demek ki Allah onlara zulmediyor değildi, ama onlar kendilerine zulmediyorlardı.
28 Tevbe 113. Ayet (9:113:0) اَصْحَابُ اصحاب ashâbu halkı oldukları ص ح ب
Diyanet İşleri (Yeni) Cehennem ehli oldukları açıkça kendilerine belli olduktan sonra, -yakınları da olsalar- Allah’a ortak koşanlar için af dilemek ne Peygambere yaraşır, ne de mü’minlere.
29 Yunus 26. Ayet (10:26:0) اَصْحَابُ اصحاب ashâbu ehlidirler ص ح ب
Diyanet İşleri (Yeni) Güzel iş yapanlara (karşılık olarak) daha güzeli ve bir de fazlası vardır. Onların yüzlerine ne bir kara bulaşır, ne de bir zillet. İşte onlar cennetliklerdir ve orada ebedî kalacaklardır.
30 Yunus 27. Ayet (10:27:0) اَصْحَابُ اصحاب ashâbu ehlidirler ص ح ب
Diyanet İşleri (Yeni) Kötü işler yapmış olanlara gelince, bir kötülüğün cezası misliyledir ve onları bir zillet kaplayacaktır. Onları Allah’(ın azabın)dan koruyacak hiçbir kimse de yoktur. Sanki yüzleri, karanlık geceden parçalarla örtülmüştür. İşte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedî kalacaklardır.
31 Hûd 23. Ayet (11:23:10) اَصْحَابُ اصحاب ashâbu ehlidirler ص ح ب
Diyanet İşleri (Yeni) İman edip, salih ameller işleyen ve Rablerine gönülden bağlananlara gelince, işte onlar cennetliklerdir. Onlar orada ebedî kalacaklardır.
32 Yusuf 39. Ayet (12:39:2) صَاحِبَيِ صاحبي sâhibeyi benim arkadaşlarım ص ح ب
Diyanet İşleri (Yeni) “Ey zindan arkadaşlarım! Ayrı ayrı ilâhlar mı daha iyidir, yoksa mutlak hâkimiyet sahibi olan tek Allah mı?”
33 Yusuf 41. Ayet (12:41:2) صَاحِبَيِ صاحبي sâhibeyi arkadaşlarım ص ح ب
Diyanet İşleri (Yeni) “Ey zindan arkadaşlarım! (Rüyanızın yorumuna gelince,) biriniz efendisine şarap sunacak, diğeri ise asılacak ve kuşlar başından yiyecektir. Yorumunu sorduğunuz iş böylece kesinleşmiştir.”
34 Ra'd 5. Ayet (13:5:21) اَصْحَابُ اصحاب ashâbu halkıdır ص ح ب
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer şaşacaksan, asıl şaşılacak olan onların, “Biz toprak olunca yeniden mi yaratılacakmışız?” demeleridir. İşte bunlar Rablerini inkâr edenlerdir. İşte onlar boyunlarına demir halkalar vurulanlardır ve işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedî kalacaklardır.
35 Hicr 78. Ayet (15:78:3) اَصْحَابُ اصحاب ashâbu halkı ص ح ب
Diyanet İşleri (Yeni) “Eyke” halkı da şüphesiz zalim idiler.[299]
36 Hicr 80. Ayet (15:80:3) اَصْحَابُ اصحاب ashâbu halkı ص ح ب
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, Hicr halkı da peygamberleri yalanlamıştı.[300]
37 Kehf 9. Ayet (18:9:4) اَصْحَابَ اصحاب ashâbe sahiplerinin ص ح ب
Diyanet İşleri (Yeni) Yoksa sen, (sadece) Ashab-ı Kehf ve Ashab-ı Rakîm’i mi bizim ibret verici delillerimizden sandın?[325]
38 Kehf 34. Ayet (18:34:5) لِصَاحِبِه۪ لصاحبه li-sâhibihi arkadaşı ص ح ب
Diyanet İşleri (Yeni) Derken onun büyük bir serveti oldu. Arkadaşıyla konuşurken ona dedi ki: “Benim malım seninkinden daha çok. Adamlardan yana da senden daha üstünüm.”
39 Kehf 37. Ayet (18:37:3) صَاحِبُهُ صاحبه sâhibuhu arkadaşı ص ح ب
Diyanet İşleri (Yeni) Arkadaşı, ona cevap vererek dedi ki: “Seni topraktan, sonra bir damla döl suyundan yaratan, sonra da seni (eksiksiz) bir insan şeklinde düzenleyen Allah’ı inkâr mı ediyorsun?”
40 Kehf 76. Ayet (18:76:8) تُصَاحِبْن۪يۚ تصاحبني tusâhibnî bana arkadaş ص ح ب
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ, “Eğer bundan sonra sana bir şey hakkında soru sorarsam, artık benimle arkadaşlık etme.[332] Doğrusu, tarafımdan (dilenecek son) özre ulaştın (bu son özür dileyişim)” dedi.[333]
41 Tâhâ 135. Ayet (20:135:7) اَصْحَابُ اصحاب ashâbu sahipleri ص ح ب
Diyanet İşleri (Yeni) Ey Muhammed, de ki: “Herkes beklemektedir, siz de bekleyin. Yakında kimin düz yolun sahipleri olduğunu, kimin doğru yolu bulduğunu bileceksiniz!”
42 Enbiyâ 43. Ayet (21:43:14) يُصْحَبُونَ يصحبون yushabûn(e) sahip çıkılır ص ح ب
Diyanet İşleri (Yeni) Yoksa bizim dışımızda onları koruyacak ilâhları mı var? O ilâh edindikleri nesneler kendilerine bile yardım edemezler. Zaten onlar bizden de yardım görmezler.
43 Hacc 44. Ayet (22:44:1) وَاَصْحَابُ واصحاب ve ashâbu ve halkı ص ح ب
Diyanet İşleri (Yeni) 43,44. İbrahim’in kavmi ile Lût’un kavmi ve Medyen halkı da (yalanlamışlardı). Mûsâ da yalanlandı ve nihayet o inkârcılara mühlet verdim, sonra da onları yakalayıverdim. Beni inkâr etmek nasılmış, (gördüler).
44 Hacc 51. Ayet (22:51:7) اَصْحَابُ اصحاب ashâbu ashabıdır ص ح ب
Diyanet İşleri (Yeni) Âyetlerimizi geçersiz kılmak için çaba gösterenler var ya, işte onlar cehennemliklerdir.
45 Furkan 24. Ayet (25:24:1) اَصْحَابُ اصحاب ashâbu halkının ص ح ب
Diyanet İşleri (Yeni) O gün cennetliklerin kalacakları yer daha hayırlı, dinlenecekleri yer daha güzeldir.
46 Furkan 38. Ayet (25:38:3) وَاَصْحَابَ واصحاب ve ashâbe ve halkını ص ح ب
Diyanet İşleri (Yeni) Âd ve Semûd kavimlerini, Ress halkını[393] ve bunların arasında pek çok nesilleri de helâk ettik.
47 Şu'arâ 61. Ayet (26:61:5) اَصْحَابُ اصحاب ashâbu adamları ص ح ب
Diyanet İşleri (Yeni) İki topluluk birbirini görünce Mûsâ’nın arkadaşları, “Eyvah yakalandık” dediler.
48 Şu'arâ 176. Ayet (26:176:2) اَصْحَابُ اصحاب ashâbu halkı ص ح ب
Diyanet İşleri (Yeni) Eyke halkı da peygamberleri yalanladı.
49 Ankebut 15. Ayet (29:15:2) وَاَصْحَابَ واصحاب ve ashâbe ve halkını ص ح ب
Diyanet İşleri (Yeni) Biz de onu (Nûh’u) ve gemide bulunanları kurtardık ve bunu âlemlere bir ibret kıldık.
50 Lokman 15. Ayet (31:15:14) وَصَاحِبْهُمَا وصاحبهما ve sâhibhumâ ve onlarla geçin ص ح ب
Diyanet İşleri (Yeni) “Eğer, hakkında hiçbir bilgi sahibi olmadığın bir şeyi bana ortak koşman için seninle uğraşırlarsa, onlara itaat etme. Fakat dünyada onlarla iyi geçin. Bana yönelenlerin yoluna uy. Sonra dönüşünüz ancak banadır. Ben de size yapmakta olduğunuz şeyleri haber vereceğim.”