| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Fatiha 6. Ayet (1:6:2) | الصِّرَاطَ | الصراط | ssirâta | yola | ص ر ط |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 6,7. Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil. | |||||
| 2 | Fatiha 7. Ayet (1:7:1) | صِرَاطَ | صراط | sirâta | yoluna | ص ر ط |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 6,7. Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil. | |||||
| 3 | Bakara 142. Ayet (2:142:20) | صِرَاطٍ | صراط | sirâtin | yol- | ص ر ط |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Birtakım kendini bilmez insanlar, “Onları (müslümanları) yönelmekte oldukları kıbleden çeviren nedir?” diyecekler. De ki: “Doğu da, Batı da Allah’ındır. Allah, dilediği kimseyi doğru yola iletir.” | |||||
| 4 | Bakara 213. Ayet (2:213:48) | صِرَاطٍ | صراط | sirâtin | yola | ص ر ط |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler konusunda, aralarında hüküm vermek üzere kitapları hak olarak indirdi. Kendilerine apaçık âyetler geldikten sonra o konuda ancak; kitap verilenler, aralarındaki kıskançlık yüzünden anlaşmazlığa düştüler. Bunun üzerine Allah iman edenleri, kendi izniyle, onların hakkında ayrılığa düştükleri gerçeğe iletti. Allah, dilediğini doğru yola iletir. | |||||
| 5 | Âl-i İmran 51. Ayet (3:51:7) | صِرَاطٌ | صراط | sirâtun | yol | ص ر ط |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Şüphesiz Allah, benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. Öyleyse O’na ibadet edin. İşte bu, doğru yoldur.” | |||||
| 6 | Âl-i İmran 101. Ayet (3:101:16) | صِرَاطٍ | صراط | sirâtin | yola | ص ر ط |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Size Allah’ın âyetleri okunup dururken ve Allah’ın Resûlü de aranızda iken dönüp nasıl inkâr edersiniz? Kim Allah’a sımsıkı bağlanırsa, kesinlikle o, doğru yola iletilmiştir. | |||||
| 7 | Nisâ 68. Ayet (4:68:2) | صِرَاطًا | صراطا | sirâtan | bir yola | ص ر ط |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onları elbette doğru yola iletirdik. | |||||
| 8 | Nisâ 175. Ayet (4:175:14) | صِرَاطًا | صراطا | sirâtan | bir yola | ص ر ط |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a iman edip ona sımsıkı sarılanları ise (Allah), kendisinden bir rahmet ve lütfa kavuşturacak ve onları kendisine varan doğru bir yola iletecektir. | |||||
| 9 | Mâide 16. Ayet (5:16:17) | صِرَاطٍ | صراط | sirâtin | bir yola | ص ر ط |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, onunla rızası peşinde olanları selâmet yollarına iletir ve onları izniyle, karanlıklardan aydınlığa çıkarıp kendilerini dosdoğru bir yola iletir. | |||||
| 10 | En'am 39. Ayet (6:39:16) | صِرَاطٍ | صراط | sirâtin | yol | ص ر ط |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Âyetlerimizi yalanlayanlar, karanlıklar içerisindeki birtakım sağırlar ve dilsizlerdir. Allah, kimi dilerse onu şaşırtır.[175] Kimi de dilerse onu dosdoğru yol üzere kılar. | |||||
| 11 | En'am 87. Ayet (6:87:8) | صِرَاطٍ | صراط | sirâtin | yola | ص ر ط |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Babalarından, çocuklarından ve kardeşlerinden bir kısmını da. Bütün bunları seçtik ve bunları dosdoğru bir yola ilettik. | |||||
| 12 | En'am 126. Ayet (6:126:2) | صِرَاطُ | صراط | sirâtu | yolu | ص ر ط |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bu, Rabbinin dosdoğru yoludur. Şüphesiz düşünüp öğüt alacak bir toplum için âyetleri ayrı ayrı açıkladık. | |||||
| 13 | En'am 153. Ayet (6:153:3) | صِرَاط۪ي | صراطي | sirâtî | benim yolum | ص ر ط |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İşte bu, benim dosdoğru yolum. Artık ona uyun. Başka yollara uymayın. Yoksa o yollar sizi parça parça edip O’nun yolundan ayırır. İşte size bunları Allah sakınasınız diye emretti. | |||||
| 14 | En'am 161. Ayet (6:161:6) | صِرَاطٍ | صراط | sirâtin | yola | ص ر ط |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Şüphesiz Rabbim beni doğru bir yola, dosdoğru bir dine, Hakk’a yönelen İbrahim’in dinine iletti. O, Allah’a ortak koşanlardan değildi.” | |||||
| 15 | A'raf 16. Ayet (7:16:6) | صِرَاطَكَ | صراطك | sirâtake | senin yolunun üstüne | ص ر ط |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şeytan dedi ki: “(Öyle ise) beni azdırmana karşılık, yemin ederim ki, ben de onları saptırmak için senin dosdoğru yolunun üzerinde elbette oturacağım.” | |||||
| 16 | A'raf 86. Ayet (7:86:4) | صِرَاطٍ | صراط | sirâtin | yola | ص ر ط |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Bir de, tehdit ederek Allah’ın yolundan O’na iman edenleri çevirmek, Allah’ın yolunu eğri ve çelişkili göstermek üzere her yol üstüne oturmayın. Hatırlayın ki, siz az (ve güçsüz) idiniz de O sizi çoğalttı. Bakın, bozguncuların sonu nasıl oldu!?” | |||||
| 17 | Yunus 25. Ayet (10:25:0) | صِرَاطٍ | صراط | sirâtin | yola | ص ر ط |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, esenlik yurduna çağırır ve dilediğini doğru yola iletir. | |||||
| 18 | Hûd 56. Ayet (11:56:17) | صِرَاطٍ | صراط | sirâtin | yol | ص ر ط |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “İşte ben, hem benim, hem sizin Rabbiniz olan Allah’a dayandım. Yeryüzünde bulunan hiçbir canlı yoktur ki, Allah, onun perçeminden tutmuş olmasın.[275] Şüphesiz Rabbim dosdoğru bir yol üzerindedir.” | |||||
| 19 | İbrahim 1. Ayet (14:1:14) | صِرَاطِ | صراط | sirâti | yoluna | ص ر ط |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 1,2. Elif Lâm Râ.[293] Bu Kur’an, Rablerinin izniyle insanları karanlıklardan aydınlığa, mutlak güç sahibi ve övgüye lâyık, göklerdeki ve yerdeki her şey kendisine ait olan Allah’ın yoluna çıkarman için sana indirdiğimiz bir kitaptır. Şiddetli azaptan dolayı vay kâfirlerin hâline. | |||||
| 20 | Hicr 41. Ayet (15:41:3) | صِرَاطٌ | صراط | sirâtun | yol | ص ر ط |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 41,42. Allah, “İşte bu bana ulaştıran dosdoğru yoldur. Azgınlardan sana uyanlar dışında, kullarım üzerinde senin hiçbir hâkimiyetin yoktur” dedi. | |||||
| 21 | Nahl 76. Ayet (16:76:28) | صِرَاطٍ | صراط | sirâtin | yol | ص ر ط |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, (şöyle) iki adamı da misal verdi: Onlardan biri dilsizdir, hiçbir şeye gücü yetmez, efendisine sadece bir yüktür. Nereye gönderse olumlu bir sonuç alamaz. Bu, adaletle emreden ve doğru yol üzere olan kimse ile eşit olur mu? | |||||
| 22 | Nahl 121. Ayet (16:121:6) | صِرَاطٍ | صراط | sirâtin | yola | ص ر ط |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O’nun nimetlerine şükreden bir önderdi. Allah, onu seçmiş ve doğru yola iletmişti. | |||||
| 23 | Meryem 36. Ayet (19:36:7) | صِرَاطٌ | صراط | sirâtun | yol | ص ر ط |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz, Allah, benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. Öyleyse (yalnız) O’na kulluk edin. Bu, dosdoğru bir yoldur. | |||||
| 24 | Meryem 43. Ayet (19:43:13) | صِرَاطًا | صراطا | sirâtan | bir yola | ص ر ط |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Babacığım! Doğrusu, sana gelmeyen bir ilim bana geldi. Bana uy ki seni doğru yola ileteyim.” | |||||
| 25 | Tâhâ 135. Ayet (20:135:8) | الصِّرَاطِ | الصراط | ssirâti | yolun | ص ر ط |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey Muhammed, de ki: “Herkes beklemektedir, siz de bekleyin. Yakında kimin düz yolun sahipleri olduğunu, kimin doğru yolu bulduğunu bileceksiniz!” | |||||
| 26 | Hacc 24. Ayet (22:24:8) | صِرَاطِ | صراط | sirâti | yoluna | ص ر ط |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar hem sözün hoş olanına ulaştırılmışlar, hem de övgüye lâyık olan Allah’ın yoluna iletilmişlerdir. | |||||
| 27 | Hacc 54. Ayet (22:54:20) | صِرَاطٍ | صراط | sirâtin | yola | ص ر ط |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bir de kendilerine ilim verilmiş olanlar onun, Rabbinden gelen hak olduğunu bilsinler, böylece ona iman etsinler ve sonuçta da kalpleri ona saygı duysun diye Allah böyle yapar. Hiç şüphe yok ki Allah, iman edenleri doğru yola iletir. | |||||
| 28 | Mü'minûn 73. Ayet (23:73:4) | صِرَاطٍ | صراط | sirâtin | bir yola | ص ر ط |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz sen onları doğru bir yola çağırıyorsun. | |||||
| 29 | Mü'minûn 74. Ayet (23:74:7) | الصِّرَاطِ | الصراط | ssirâti | yol- | ص ر ط |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Fakat ahirete inanmayanlar, ısrarla bu yoldan çıkmaktadırlar. | |||||
| 30 | Nûr 46. Ayet (24:46:10) | صِرَاطٍ | صراط | sirâtin | yola | ص ر ط |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, biz açıklayıcı âyetler indirdik. Allah, dilediği kimseyi doğru yola iletir. | |||||
| 31 | Sebe' 6. Ayet (34:6:14) | صِرَاطِ | صراط | sirâti | yoluna | ص ر ط |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kendilerine ilim verilenler, Rabbinden sana indirilen Kur’an’ın gerçek olduğunu ve onun, mutlak güç sahibi ve övgüye lâyık Allah’ın yoluna ilettiğini görürler. | |||||
| 32 | Yâsîn 4. Ayet (36:4:2) | صِرَاطٍ | صراط | sirâtin | bir yol | ص ر ط |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 2,3,4. (Ey Muhammed!) Hikmet dolu Kur’an’a andolsun ki, sen elbette dosdoğru bir yol üzere (peygamber) gönderilenlerdensin. | |||||
| 33 | Yâsîn 61. Ayet (36:61:4) | صِرَاطٌ | صراط | sirâtun | yol | ص ر ط |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 60,61. “Ey Âdemoğulları! Ben, size, şeytana kulluk etmeyin. Çünkü o, sizin için apaçık bir düşmandır. Bana kulluk edin. İşte bu dosdoğru yoldur, diye emretmedim mi?” | |||||
| 34 | Yâsîn 66. Ayet (36:66:7) | الصِّرَاطَ | الصراط | ssirâta | yola | ص ر ط |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer dileseydik, onların gözlerini büsbütün kör ederdik de (bu hâlde) yola koyulmak için didişirlerdi. Fakat nasıl görecekler ki?! | |||||
| 35 | Sâffât 23. Ayet (37:23:6) | صِرَاطِ | صراط | sirâti | yoluna | ص ر ط |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 22,23,24. Allah, meleklere şöyle emreder: “Zulmedenleri, eşlerini ve Allah’ı bırakıp da tapmakta olduklarını toplayın, onları cehennemin yoluna koyun ve onları tutuklayın. Çünkü onlar sorguya çekileceklerdir. | |||||
| 36 | Sâffât 118. Ayet (37:118:2) | الصِّرَاطَ | الصراط | ssirâta | yola | ص ر ط |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onları doğru yola ilettik. | |||||
| 37 | Sâd 22. Ayet (38:22:23) | الصِّرَاطِ | الصراط | ssirât(i) | yolun | ص ر ط |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani Dâvûd’un yanına girmişlerdi de Dâvûd onlardan korkmuştu. Onlar, “Korkma! Biz, iki davacı grubuz. Birimiz diğerine haksızlık etmiştir. Aramızda adaletle hükmet. Zulmetme ve bizi hak yola ilet” dediler. | |||||
| 38 | Şûrâ 52. Ayet (42:52:26) | صِرَاطٍ | صراط | sirâtin | yola | ص ر ط |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 52,53. İşte sana da, emrimizle, bir ruh (kalpleri dirilten bir kitap) vahyettik. Sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat biz onu, kullarımızdan dilediğimizi, kendisiyle doğru yola eriştireceğimiz bir nur yaptık. Şüphesiz ki sen doğru bir yola iletiyorsun; göklerdeki ve yerdeki her şeyin sahibi olan Allah’ın yoluna. İyi bilin ki, bütün işler sonunda Allah’a döner. | |||||
| 39 | Şûrâ 53. Ayet (42:53:1) | صِرَاطِ | صراط | sirâti | yoluna | ص ر ط |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 52,53. İşte sana da, emrimizle, bir ruh (kalpleri dirilten bir kitap) vahyettik. Sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat biz onu, kullarımızdan dilediğimizi, kendisiyle doğru yola eriştireceğimiz bir nur yaptık. Şüphesiz ki sen doğru bir yola iletiyorsun; göklerdeki ve yerdeki her şeyin sahibi olan Allah’ın yoluna. İyi bilin ki, bütün işler sonunda Allah’a döner. | |||||
| 40 | Zuhruf 43. Ayet (43:43:7) | صِرَاطٍ | صراط | sirâtin | yol | ص ر ط |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Öyle ise sana vahyedilene sımsıkı sarıl. Şüphesiz sen doğru bir yol üzeresin. | |||||
| 41 | Zuhruf 61. Ayet (43:61:9) | صِرَاطٌ | صراط | sirâtun | yol | ص ر ط |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz o Kıyametin (kopacağının) bir bilgisidir. Artık onun hakkında asla şüphe etmeyin, bana uyun, bu doğru bir yoldur. | |||||
| 42 | Zuhruf 64. Ayet (43:64:8) | صِرَاطٌ | صراط | sirâtun | yol | ص ر ط |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz Allah, benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. Öyleyse O’na kulluk edin, işte bu doğru bir yoldur. | |||||
| 43 | Fetih 2. Ayet (48:2:14) | صِرَاطًا | صراطا | sirâtan | bir yola | ص ر ط |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 2,3. Ta ki Allah, senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlasın, sana olan nimetini tamamlasın, seni doğru yola iletsin ve Allah sana, şanlı bir zaferle yardım etsin. | |||||
| 44 | Fetih 20. Ayet (48:20:17) | صِرَاطًا | صراطا | sirâtan | yola | ص ر ط |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, size, elde edeceğiniz birçok ganimetler vaad etmiştir. Şimdilik bunu size hemen vermiş ve insanların ellerini sizden çekmiştir. (Allah, böyle yaptı) ki, bunlar mü’minler için bir delil olsun, sizi de doğru bir yola iletsin. | |||||
| 45 | Mülk 22. Ayet (67:22:11) | صِرَاطٍ | صراط | sirâtin | yol | ص ر ط |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şimdi, yüzüstü kapanarak düşe kalka yürüyen mi daha doğru gider, yoksa dosdoğru bir yolda dimdik yürüyen mi? | |||||