"ص ن ع" Analizi

Kelime Kökü ve benzeşen aramasında 20 sonuç bulundu.
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Mâide 14. Ayet (5:14:25) يَصْنَعُونَ يصنعون yasna’ûn(e) yapmakta ص ن ع
Diyanet İşleri (Yeni) “Biz hıristiyanız” diyenlerden de sağlam söz almıştık. Ama onlar da akıllarından çıkarmamaları istenen şeylerden önemli bir kısmını unuttular. Bu sebeple, biz de aralarına kıyamet gününe kadar sürecek düşmanlık ve kini salıverdik. Allah, ne yapmakta olduklarını onlara bildirecek!
2 Mâide 63. Ayet (5:63:13) يَصْنَعُونَ يصنعون yasne’ûn(e) yapmakta ص ن ع
Diyanet İşleri (Yeni) Bunları, din adamları ve bilginler günah söz söylemekten ve haram yemekten sakındırsalardı ya! Yapmakta oldukları şey ne kötüdür!
3 A'raf 137. Ayet (7:137:24) يَصْنَعُ يصنع yasne’u yapageldiği ص ن ع
Diyanet İşleri (Yeni) Hor görülüp ezilmekte olan kavmi (İsrailoğullarını), toprağına bolluk ve bereket verdiğimiz yerin doğu ve batı taraflarına mirasçı kıldık. Rabbinin İsrailoğullarına verdiği güzel söz, onların sabretmeleri karşılığında gerçekleşti.[226] Firavun ve kavminin yaptıklarını ve (özenle kurup) yükselttiklerini yerle bir ettik.
4 Hûd 16. Ayet (11:16:11) صَنَعُوا صنعوا sane’û işledikleri ص ن ع
Diyanet İşleri (Yeni) İşte onlar, kendileri için âhirette ateşten başka bir şey olmayan kimselerdir. (Dünyada) yaptıkları şeyler, orada boşa gitmiştir. Zaten bütün yapmakta oldukları da boş şeylerdir.
5 Hûd 37. Ayet (11:37:1) وَاصْنَعِ واصنع vasna’i ve yap ص ن ع
Diyanet İşleri (Yeni) “Gözetimimiz altında ve vahyimize göre gemiyi yap. Zulmedenler hakkında bana bir şey söyleme. Çünkü onlar suda boğulacaklardır.”
6 Hûd 38. Ayet (11:38:1) وَيَصْنَعُ ويصنع ve yasne’u ve yapıyordu ص ن ع
Diyanet İşleri (Yeni) (Nûh) gemiyi yapıyordu. Kavminden ileri gelenler her ne zaman yanına uğrasalar, onunla alay ediyorlardı. Dedi ki: “Bizimle alay ediyorsanız, sizin bizimle alay ettiğiniz gibi biz de sizinle alay edeceğiz.”
7 Ra'd 31. Ayet (13:31:36) صَنَعُوا صنعوا sane’û yaptıkları işler ص ن ع
Diyanet İşleri (Yeni) Kendisiyle dağların yürütüleceği veya yeryüzünün parçalanacağı, ya da ölülerin konuşturulacağı bir Kur’an olacak olsaydı (o yine bu kitap olurdu). Fakat bütün emir yalnız Allah’ındır. İman edenler anlamadılar mı ki, Allah dileseydi bütün insanları doğru yola eriştirirdi. Allah’ın sözü yerine gelinceye kadar, inkâr edenlere yaptıkları işler sebebiyle devamlı olarak, ya büyük bir felaket gelecek veya o felaket yurtlarının yakınına inecektir. Şüphesiz Allah, verdiği sözden dönmez.
8 Nahl 112. Ayet (16:112:24) يَصْنَعُونَ يصنعون yasne’ûn(e) yapıyor(lar) ص ن ع
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, şöyle bir kenti misal verdi: Orası güven ve huzur içinde idi. Oraya her taraftan bolca rızık gelirdi. Fakat Allah’ın nimetlerine nankörlük ettiler; bu yüzden yaptıklarına karşılık, Allah onlara şiddetli açlık ve korku ızdırabını tattırdı.
9 Kehf 104. Ayet (18:104:11) صُنْعًا صنعا sun’â(n) işlerini ص ن ع
Diyanet İşleri (Yeni) 103,104. (Ey Muhammed!) De ki: “Amelce en çok ziyana uğrayan; iyi iş yaptıklarını sandıkları hâlde, dünya hayatındaki çabaları kaybolup giden kimseleri size haber verelim mi?”
10 Tâhâ 39. Ayet (20:39:20) وَلِتُصْنَعَ ولتصنع ve li-tusne’a yetiştirilmen için ص ن ع
Diyanet İşleri (Yeni) “Onu (bebek Mûsâ’yı) sandığın içine koy ve denize (Nil’e) bırak ki, deniz onu kıyıya atsın da kendisini, hem bana düşman, hem de ona düşman olan birisi (Firavun) alsın. Sana da, ey Mûsâ, sevilesin ve gözetimimizde yetiştirilesin diye tarafımızdan bir sevgi bırakmıştım.”
11 Tâhâ 41. Ayet (20:41:1) وَاصْطَنَعْتُكَ واصطنعتك vastana’tuke ve seni yetiştirdim ص ن ع
Diyanet İşleri (Yeni) “Ben seni kendim için seçtim.”
12 Tâhâ 69. Ayet (20:69:7) صَنَعُواۜ صنعوا sane’û onların yaptıkları ص ن ع
Diyanet İşleri (Yeni) “Sağ elindekini (değneğini) at ki, onların yaptıklarını yutsun. Şüphesiz yaptıkları bir sihirbaz hilesidir. Sihirbaz ise nereye varsa kurtuluşa eremez.”
13 Tâhâ 69. Ayet (20:69:9) صَنَعُوا صنعوا sane’û onların yaptıkları ص ن ع
Diyanet İşleri (Yeni) “Sağ elindekini (değneğini) at ki, onların yaptıklarını yutsun. Şüphesiz yaptıkları bir sihirbaz hilesidir. Sihirbaz ise nereye varsa kurtuluşa eremez.”
14 Enbiyâ 80. Ayet (21:80:2) صَنْعَةَ صنعة san’ate yapmayı ص ن ع
Diyanet İşleri (Yeni) Bir de Davud’a, sizin için, zırh yapma sanatını öğrettik ki, savaşlarınızda sizi korusun. Şimdi siz şükrediyor musunuz?
15 Mü'minûn 27. Ayet (23:27:4) اصْنَعِ اصنع -sne’i yap ص ن ع
Diyanet İşleri (Yeni) Bunun üzerine Nûh’a, “Bizim gözetimimiz altında ve vahyimize göre o gemiyi yap” diye vahyettik. “Bizim emrimiz gelip de tandır kaynamaya başlayınca, (sular coşup taştığında Nûh’a) dedik ki: “Her cins canlıdan (erkekli dişili) birer çift, bir de kendileri aleyhinde daha önce hüküm verilmiş olanlardan başka aileni gemiye al ve zulmeden kimseler hakkında bana hiç yalvarma! Şüphesiz onlar suda boğulacaklardır.”[384]
16 Nûr 30. Ayet (24:30:15) يَصْنَعُونَ يصنعون yasne’ûn(e) her yaptıkları ص ن ع
Diyanet İşleri (Yeni) Mü’min erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. Bu davranış onlar için daha nezihtir. Şüphe yok ki, Allah onların yaptıklarından hakkıyla haberdardır.
17 Şu'arâ 129. Ayet (26:129:2) مَصَانِعَ مصانع mesâni’a köşkler (ve müstahkem kaleler) ص ن ع
Diyanet İşleri (Yeni) “İçlerinde ebedî yaşama ümidiyle sağlam yapılar mı ediniyorsunuz?”
18 Neml 88. Ayet (27:88:9) صُنْعَ صنع sun’a yapısıdır ص ن ع
Diyanet İşleri (Yeni) Dağları görürsün, onları hareketsiz sanırsın. Hâlbuki onlar bulutların geçişi gibi hareket ederler. Bunu, her şeyi sağlam ve yerli yerince yapan Allah yapmıştır. Şüphesiz O, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
19 Ankebut 45. Ayet (29:45:21) تَصْنَعُونَ تصنعون tasne’ûn(e) yapıyorsunuz ص ن ع
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Kitaptan sana vahyolunanı oku, namazı da dosdoğru kıl. Çünkü namaz, insanı hayâsızlıktan ve kötülükten alıkor. Allah’ı anmak (olan namaz) elbette en büyük ibadettir. Allah, yaptıklarınızı biliyor.
20 Fâtır 8. Ayet (35:8:25) يَصْنَعُونَ يصنعون yasne’ûn(e) onların yaptıkları ص ن ع
Diyanet İşleri (Yeni) Kötü ameli kendisine süslü gösterilip de onu güzel gören kimse, ameli iyi olan kimse gibi mi olacaktır? Şüphesiz Allah dilediğini saptırır, dilediğini hidayete erdirir. (Ey Muhammed!) Onlar için duyduğun üzüntüler yüzünden kendini helâk etme! Şüphesiz ki Allah, onların yaptıklarını hakkıyla bilendir.