| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Tâhâ 97. Ayet (20:97:20) | ظَلْتَ | ظلت | zalte | durup ısrarla | ظ ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Mûsâ, “Çekil git! Artık sen hayatın boyunca (hastalanıp) “Bana dokunmak yok!” diyeceksin.[360] Senin için, asla kaçamayacağın bir ceza daha var. Hele şu ibadet edip durduğun ilâhına bak! Biz onu elbette yakacağız ve onu muhakkak denize savuracağız. | |||||
| 2 | Şu'arâ 4. Ayet (26:4:8) | فَظَلَّتْ | فظلت | fezallet | ve oluverir | ظ ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz dilesek, onlara gökten bir mucize indiririz de, ona boyun eğmek zorunda kalırlar. | |||||
| 3 | Vâkı'a 65. Ayet (56:65:5) | فَظَلْتُمْ | فظلتم | fe-zaltum | dururdunuz | ظ ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Dileseydik, onu kuru bir çöp yapardık da şaşkınlık içinde şöyle geveleyip dururdunuz: | |||||