| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | A'raf 5. Ayet (7:5:12) | ظَالِم۪ينَ | ظالمين | zâlimîn(e) | zalimlermişiz | ظ ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Azabımız kendilerine geldiğinde, “(Biz bunu hak ettik.) Gerçekten biz zalimler olmuştuk” demekten başka söyleyecekleri kalmamıştı. | |||||
| 2 | A'raf 148. Ayet (7:148:22) | ظَالِم۪ينَ | ظالمين | zâlimîn(e) | zalimler(den) | ظ ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Mûsâ’nın kavmi onun (Tur’a gitmesinin) ardından, ziynet eşyalarından, böğürmesi olan bir buzağı heykeli (yaparak ilâh) edindiler. Onun kendileriyle konuşmadığını ve onlara hiçbir yol göstermediğini görmediler mi? (Böyle iken) onu (ilâh) edindiler de zalim kimseler oldular. | |||||
| 3 | Enfal 54. Ayet (8:54:0) | ظَالِم۪ينَ | ظالمين | zâlimîn(e) | zulmedicilerdi | ظ ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bunların durumu, tıpkı Firavun ailesi ve onlardan öncekilerin durumu gibidir. Onlar Rablerinin âyetlerini yalanlamışlar, biz de onları günahları sebebiyle helâk etmiştik ve Firavun ailesini de suda boğmuştuk. Hepsi de zalim kimselerdi. | |||||
| 4 | Hicr 78. Ayet (15:78:5) | لَظَالِم۪ينَۙ | لظالمين | le-zâlimîn(e) | zalim kimseler | ظ ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Eyke” halkı da şüphesiz zalim idiler.[299] | |||||
| 5 | Enbiyâ 14. Ayet (21:14:6) | ظَالِم۪ينَ | ظالمين | zâlimîn(e) | zalimlerden | ظ ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Eyvah bizlere! Bizler gerçekten zalim kimseler idik” dediler. | |||||
| 6 | Enbiyâ 46. Ayet (21:46:12) | ظَالِم۪ينَ | ظالمين | zâlimîn(e) | zalimler | ظ ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, onlara Rabbinin azabından hafif bir esinti dokunsa, muhakkak “Eyvah bize! Gerçekten biz zalim kimselerdik” diyeceklerdir. | |||||
| 7 | Enbiyâ 97. Ayet (21:97:20) | ظَالِم۪ينَ | ظالمين | zâlimîn(e) | zulmediyormuşuz | ظ ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Gerçek vaad (kıyametin kopması) yaklaşır, bir de bakarsın inkâr edenlerin gözleri açılıp donakalmıştır. “Eyvah bizlere! Doğrusu biz bundan gafildik. Hatta biz zalim kimselermişiz” derler. | |||||
| 8 | Şu'arâ 209. Ayet (26:209:4) | ظَالِم۪ينَ | ظالمين | zâlimîn(e) | zulmediciler | ظ ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bu, bir hatırlatmadır. Biz zalim değiliz. | |||||
| 9 | Ankebut 31. Ayet (29:31:15) | ظَالِم۪ينَۚ | ظالمين | zâlimîn(e) | zalimler(den) | ظ ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Elçilerimiz (melekler) İbrahim’e müjdeyi getirdiklerinde, “Biz, bu memleket halkını helâk edeceğiz, çünkü oranın ahalisi zalim kimselerdir” dediler. | |||||
| 10 | Kalem 29. Ayet (68:29:6) | ظَالِم۪ينَ | ظالمين | zâlimîn(e) | zulmedenlermişiz | ظ ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar, “Rabbimizi tesbih ederiz (yüceltiriz). Şüphesiz biz zalim kimseler imişiz” dediler. | |||||