"عندك" Analizi

Arapça Metin (Harekesiz) ve benzeşen aramasında 12 sonuç bulundu.
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Nisâ 78. Ayet (4:78:25) عِنْدِكَۜ عندك ‘indik(e) senin yüzün- ع ن د
Diyanet İşleri (Yeni) Nerede olursanız olun, sağlam ve tahkim edilmiş kaleler içinde bulunsanız bile ölüm size ulaşacaktır. Onlara bir iyilik gelirse, “Bu, Allah’tandır” derler. Onlara bir kötülük gelirse, “Bu, senin yüzündendir” derler. (Ey Muhammed!) De ki: “Hepsi Allah’tandır.” Bu topluma ne oluyor ki, neredeyse hiçbir sözü anlamıyorlar!
2 Nisâ 81. Ayet (4:81:6) عِنْدِكَ عندك ‘indike senin yanın- ع ن د
Diyanet İşleri (Yeni) Sana “baş üstüne” derler. Fakat senin yanından çıktıklarında, içlerinden birtakımı, geceleyin; (senin gündüz) söylediklerinin aksini kurarlar. Allah, onların geceleyin kurduklarını yazmaktadır. Sen onlara aldırma. Allah’a tevekkül et. Vekil olarak Allah yeter.[126]
3 En'am 148. Ayet (6:148:25) عِنْدَكُمْ عندكم ‘indekum yanınızda ع ن د
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’a ortak koşanlar diyecekler ki: “Eğer Allah dileseydi, biz de ortak koşmazdık, babalarımız da. Hiçbir şeyi de haram kılmazdık.” Onlardan öncekiler de (peygamberlerini) böyle yalanlamışlardı da sonunda azabımızı tatmışlardı. De ki: “Sizin (iddialarınızı ispat edecek) bir bilginiz var mı ki onu bize gösteresiniz? Siz ancak kuruntuya uyuyorsunuz ve siz sadece yalan söylüyorsunuz.”
4 A'raf 134. Ayet (7:134:13) عِنْدَكَۚ عندك ‘indek(e) sana ع ن د
Diyanet İşleri (Yeni) Üzerlerine azap çökünce, “Ey Mûsâ! Rabbinin sana verdiği söz uyarınca bizim için dua et. Eğer azabı üzerimizden kaldırırsan, mutlaka sana inanacağız ve İsrailoğullarını seninle birlikte elbette göndereceğiz” dediler.
5 Enfal 32. Ayet (8:32:0) عِنْدِكَ عندك ‘indike senin yanından gelmiş ع ن د
Diyanet İşleri (Yeni) Hani onlar, “Ey Allah’ım, eğer şu (Kur’an) senin katından inmiş hak (kitap) ise hemen üzerimize gökten taş yağdır veya bize elem dolu bir azap getir” demişlerdi.
6 Yunus 68. Ayet (10:68:0) عِنْدَكُمْ عندكم ‘indekum sizin ع ن د
Diyanet İşleri (Yeni) “Allah, bir çocuk edindi” dediler. O, bundan uzaktır. O, her bakımdan sınırsız zengindir. Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O’nundur. Bu konuda elinizde hiçbir delil de yoktur. Allah’a karşı bilmediğiniz bir şeyi mi söylüyorsunuz?
7 Nahl 96. Ayet (16:96:2) عِنْدَكُمْ عندكم ‘indekum sizin yanınızda ع ن د
Diyanet İşleri (Yeni) Sizin yanınızdaki tükenir, Allah katında olan ise kalıcıdır. Elbette sabredenlere, yapmakta olduklarının en güzeliyle mükâfatlarını vereceğiz.
8 İsrâ 23. Ayet (17:23:11) عِنْدَكَ عندك ‘indeke senin yanında ع ن د
Diyanet İşleri (Yeni) Rabbin, kendisinden başkasına asla ibadet etmemenizi, anaya-babaya iyi davranmanızı kesin olarak emretti. Eğer onlardan biri, ya da her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa, sakın onlara “öf!” bile deme; onları azarlama; onlara tatlı ve güzel söz söyle.
9 Kasas 27. Ayet (28:27:18) عِنْدِكَۚ عندك ‘indik(e) o sendendir ع ن د
Diyanet İşleri (Yeni) Şu’ayb, “Ben, sekiz yıl bana çalışmana karşılık, şu iki kızımdan birisini sana nikâhlamak istiyorum. Eğer sen bunu on yıla tamamlarsan, o da senden olur. Ben seni zora koşmak da istemiyorum. İnşaallah beni salih kimselerden bulacaksın” dedi.
10 Zuhruf 49. Ayet (43:49:10) عِنْدَكَ عندك ‘indeke sana verdiği ع ن د
Diyanet İşleri (Yeni) (Onlar azabı görünce) “Ey büyücü! Sana verdiği söze dayanarak, bizim için Rabbine dua et. Çünkü biz artık doğru yola gireceğiz” dediler.
11 Muhammed 16. Ayet (47:16:9) عِنْدِكَ عندك ‘indike senin yanın- ع ن د
Diyanet İşleri (Yeni) Onlardan seni dinleyenler vardır. Fakat senin yanından çıktıkları zaman (alay ederek), kendilerine bilgi verilmiş olanlara, “Az önce ne söyledi?” derler. İşte bunlar, Allah’ın, kalplerini mühürlediği ve nefislerinin arzularına uyan kimselerdir.
12 Tahrim 11. Ayet (66:11:13) عِنْدَكَ عندك ‘indeke katında ع ن د
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, iman edenlere ise, Firavun’un karısını örnek gösterdi. Hani o, “Rabbim! Bana katında, cennette bir ev yap. Beni Firavun’dan ve onun yaptığı işlerden koru ve beni zalimler topluluğundan kurtar!” demişti.