"عَادٍ" Analizi

Arapça Metin (Harekeli) ve benzeşen aramasında 15 sonuç bulundu.
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Bakara 173. Ayet (2:173:18) عَادٍ عاد ‘âdin ve sınırı aşmaksızın ع د و
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, size ancak leş, kan, domuz eti ve Allah’tan başkası adına kesileni haram kıldı. Ama kim mecbur olur da, istismar etmeksizin ve zaruret ölçüsünü aşmaksızın yemek zorunda kalırsa, ona günah yoktur. Şüphesiz, Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.[46]
2 En'am 145. Ayet (6:145:35) عَادٍ عاد ‘âdin sınırı aşmaksızın ع د و
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Bana vahyolunan Kur’an’da bir kimsenin yiyecekleri arasında leş, akıtılmış kan, domuz eti -ki o şüphesiz necistir- ya da Allah’tan başkası adına kesilmiş bir (murdar) hayvandan başka, haram kılınmış bir şey bulamıyorum. Fakat istismar etmeksizin ve zaruret ölçüsünü aşmaksızın kim bunlardan yeme zorunda kalırsa yiyebilir.” Şüphesiz Rabbin çok bağışlayandır, çok merhametlidir.[200]
3 A'raf 65. Ayet (7:65:2) عَادٍ عاد ‘âdin Ad(kavmin)e de ع و د
Diyanet İşleri (Yeni) Âd kavmine de kardeşleri Hûd’u peygamber olarak gönderdik. Onlara, “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin için O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?” dedi.
4 A'raf 74. Ayet (7:74:7) عَادٍ عاد ‘âdin Ad'dan ع و د
Diyanet İşleri (Yeni) “Hatırlayın ki Allah Âd kavminden sonra, sizi onların yerine getirdi ve sizi yeryüzünde yerleştirdi. Yerin ovalarında köşkler kuruyor, dağları oyup evler yapıyorsunuz. Artık Allah’ın nimetlerini anın da yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.”
5 Tevbe 70. Ayet (9:70:0) وَعَادٍ وعاد ve ’âdin ve Ad ع و د
Diyanet İşleri (Yeni) Onlara kendilerinden öncekilerin; Nûh, Âd ve Semûd kavimlerinin; İbrahim’in kavminin; Medyen halkının ve yerle bir olan şehirlerin haberleri ulaşmadı mı? Peygamberleri onlara apaçık mucizeler getirmişti. (Ama inanmadılar, Allah da onları cezalandırdı.) Demek ki Allah onlara zulmediyor değildi, ama onlar kendilerine zulmediyorlardı.
6 Hûd 50. Ayet (11:50:2) عَادٍ عاد ‘âdin Ad ع و د
Diyanet İşleri (Yeni) Âd kavmine de kardeşleri Hûd’u gönderdik. Hûd, şöyle dedi: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. O’ndan başka sizin hiçbir ilâhınız yoktur. Siz, sadece iftira ediyorsunuz.”
7 Hûd 60. Ayet (11:60:15) لِعَادٍ لعاد li-’âdin Ad ع و د
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, hem bu dünyada, hem de kıyamet gününde lânete uğratıldılar. Biliniz ki Âd kavmi, Rablerini inkâr etti. (Yine) biliniz ki Hûd’un kavmi Âd, Allah’ın rahmetinden uzaklaştı.
8 İbrahim 9. Ayet (14:9:9) وَعَادٍ وعاد ve ’âdin ve Ad ع و د
Diyanet İşleri (Yeni) Sizden önceki Nûh, Âd, ve Semûd kavimlerinin ve onlardan sonrakilerin –ki onları Allah’tan başkası bilmez- haberi size gelmedi mi? Onlara peygamberleri mucizeler getirdiler de onlar (öfkeden parmaklarını ısırmak için) ellerini ağızlarına götürüp, “Biz sizinle gönderileni inkâr ediyoruz. Bizi çağırdığınız şeyden de derin bir şüphe içindeyiz” dediler.
9 Nahl 115. Ayet (16:115:18) عَادٍ عاد ‘âdin sınırı da aşmadan ع د و
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, size ancak leş, kan, domuz eti ve Allah’tan başkası adına kesileni haram kıldı. Ama kim mecbur olur da istismar etmeksizin ve zaruret ölçüsünü aşmaksızın yemek zorunda kalırsa, şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.[307]
10 Kasas 85. Ayet (28:85:8) مَعَادٍۜ معاد me’âd(in) varılacak yere ع و د
Diyanet İşleri (Yeni) Kur’an’ı sana farz kılan Allah, şüphesiz seni dönülecek bir yere döndürecektir. De ki: “Rabbim hidayetle geleni ve apaçık bir sapıklık içinde olanı daha iyi bilir.”[416]
11 Mü'min 31. Ayet (40:31:5) وَعَادٍ وعاد ve ’âdin ve 'Ad ع و د
Diyanet İşleri (Yeni) 30,31. İman etmiş olan adam dedi ki: “Ey kavmim! Şüphesiz ben, Nûh kavmi, Âd kavmi, Semûd kavmi ve onlardan sonra gelen toplulukların başına gelen olayların sizin de başınıza gelmesinden korkuyorum. Allah, kullarına asla zulmetmek istemez.”
12 Fussilet 13. Ayet (41:13:8) عَادٍ عاد ‘âdin 'Ad ع و د
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer yüz çevirirlerse, onlara de ki: “Ben sizi Âd ve Semûd kavimlerini çarpan yıldırım gibi bir yıldırıma karşı uyardım.”
13 Ahkaf 21. Ayet (46:21:3) عَادٍۜ عاد ‘âdin Ad'ın ع و د
Diyanet İşleri (Yeni) Kendisinden önce ve sonra uyarıcıların gelip geçmiş olan Âd kavminin kardeşini (Hûd’u) hatırla. Hani Ahkâf’taki kavmini, “Ancak Allah’a ibadet edin, çünkü ben sizin adınıza büyük bir günün azabından korkuyorum” diye uyarmıştı.
14 Zâriyât 41. Ayet (51:41:2) عَادٍ عاد ‘âdin Ad'de ع و د
Diyanet İşleri (Yeni) Âd kavminde de ibretler vardır. Hani onların üzerine köklerini kesen rüzgârı göndermiştik.
15 Fecr 6. Ayet (89:6:6) بِعَادٍۙۖ بعاد bi’âd(in) 'Ad'e ع و د
Diyanet İşleri (Yeni) 6,7,8,9,10. (Ey Muhammed!) Rabbinin, (Hûd’un kavmi) Âd’e, şehirler içinde benzeri kurulmamış olan, sütunlarla dolu İrem’e, vadide kayaları oyan (Salih’in kavmi) Semûd’a, kazıklar sahibi Firavun’a[580] ne yaptığını görmedin mi?