| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 50 | Ankebut 6. Ayet (29:6:9) | عَنِ | عن | ‘ani | -den | عَنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Her kim cihad ederse, ancak kendisi için cihad etmiş olur. Şüphesiz Allah, âlemlere muhtaç değildir. | |||||
| 51 | Ankebut 38. Ayet (29:38:13) | عَنِ | عن | ‘ani | -dan | عَنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Âd ve Semûd kavimlerini de helâk ettik. Bu, onların (harap olmuş) yurtlarından size besbelli olmuştur. Şeytan, onlara işlerini süslemiş ve onları doğru yoldan alıkoymuştur. Hâlbuki onlar gözü açık kimselerdi. | |||||
| 52 | Ankebut 45. Ayet (29:45:12) | عَنِ | عن | ‘ani | -den | عَنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) Kitaptan sana vahyolunanı oku, namazı da dosdoğru kıl. Çünkü namaz, insanı hayâsızlıktan ve kötülükten alıkor. Allah’ı anmak (olan namaz) elbette en büyük ibadettir. Allah, yaptıklarınızı biliyor. | |||||
| 53 | Rum 7. Ayet (30:7:7) | عَنِ | عن | ‘ani | -ten | عَنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar dünya hayatının ancak dış yönünü bilirler. Ahiret konusunda ise tamamen gaflettedirler. | |||||
| 54 | Lokman 17. Ayet (31:17:8) | عَنِ | عن | ‘ani | -ten | عَنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Yavrum! Namazı dosdoğru kıl. İyiliği emret. Kötülükten alıkoy. Başına gelen musibetlere karşı sabırlı ol. Çünkü bunlar kesin olarak emredilmiş işlerdendir.” | |||||
| 55 | Secde 16. Ayet (32:16:3) | عَنِ | عن | ‘ani | -dan | عَنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar, korkarak ve ümid ederek Rablerine ibadet etmek için yataklarından kalkarlar. Kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden de Allah için harcarlar. | |||||
| 56 | Ahzab 63. Ayet (33:63:3) | عَنِ | عن | ‘ani | عَنْ | |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnsanlar sana kıyametin vaktini soruyorlar. De ki: “Onun ilmi ancak Allah katındadır.” Ne bilirsin, belki de kıyamet yakında gerçekleşir. | |||||
| 57 | Sebe' 32. Ayet (34:32:8) | عَنِ | عن | ‘ani | -ten | عَنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Büyüklük taslayanlar, zayıf ve güçsüz görülenlere, “Size hidayet geldikten sonra, biz mi sizi ondan alıkoyduk? Hayır, suçlu olanlar sizlerdiniz” derler. | |||||
| 58 | Sâffât 28. Ayet (37:28:5) | عَنِ | عن | ‘ani | -dan | عَنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şöyle derler: “Siz bize sağdan gelirdiniz. Bize haktan yana görünürdünüz.” | |||||
| 59 | Mü'min 37. Ayet (40:37:16) | عَنِ | عن | ‘ani | عَنْ | |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 36,37. Firavun dedi ki: “Ey Hâmân! Bana yüksek bir kule yap, belki yollara, göklerin yollarına erişirim de Mûsâ’nın ilâhını görürüm(!) Çünkü ben, onun yalancı olduğuna inanıyorum.” Böylece Firavun’a yaptığı kötü iş süslü gösterildi ve doğru yoldan saptırıldı. Firavun’un tuzağı, tamamen sonuçsuz kaldı. | |||||
| 60 | Şûrâ 25. Ayet (42:25:8) | عَنِ | عن | ‘ani | -den | عَنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, kullarından tövbeyi kabul eden, kötülükleri bağışlayan ve yaptıklarınızı bilendir. | |||||
| 61 | Zuhruf 37. Ayet (43:37:3) | عَنِ | عن | ‘ani | -dan | عَنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz bu şeytanlar onları doğru yoldan saptırırlar. Onlar ise doğru yolda olduklarını sanırlar. | |||||
| 62 | Fetih 18. Ayet (48:18:4) | عَنِ | عن | ‘ani | -den | عَنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 18,19. Şüphesiz Allah, ağaç altında sana bîat ederlerken inananlardan hoşnut olmuştur. Gönüllerinde olanı bilmiş, onlara huzur, güven duygusu vermiş ve onlara yakın bir fetih[497] ve elde edecekleri birçok ganimetler nasip etmiştir. Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. | |||||
| 63 | Fetih 25. Ayet (48:25:5) | عَنِ | عن | ‘ani | -dan | عَنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar, inkâr edenler ve sizi Mescid-i Haram’ı ziyaretten ve (ibadet amacıyla) bekletilen kurbanlıkları yerlerine ulaşmaktan alıkoyanlardır. Eğer, oradaki henüz tanımadığınız inanmış erkeklerle, inanmış kadınları bilmeyerek ezmeniz ve böylece size bir eziyet gelecek olmasaydı, (Allah, Mekke’ye girmenize izin verirdi). Allah, dilediğini rahmetine koymak için böyle yapmıştır. Eğer, inananlarla inkârcılar birbirinden ayrılmış olsalardı, onlardan inkâr edenleri elem dolu bir azaba uğratırdık. | |||||
| 64 | Hucurât 7. Ayet (49:7:12) | لَعَنِتُّمْ | لعنتم | le’anittum | sıkıntıya düşerdiniz | ع ن ت |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bilin ki, aranızda Allah’ın elçisi bulunmaktadır. Eğer o, birçok işlerde size uysaydı, sıkıntıya düşerdiniz. Fakat Allah, size imanı sevdirmiş ve onu gönüllerinize güzel göstermiş; inkârı, fasıklığı ve (İslâm’ın emirlerine) karşı çıkmayı da çirkin göstermiştir. İşte bunlar doğru yolda olanların ta kendileridir. | |||||
| 65 | Kaf 17. Ayet (50:17:4) | عَنِ | عن | ‘ani | عَنْ | |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Üstelik, biri insanın sağ tarafında, biri sol tarafında oturmuş iki alıcı melek de (onun yaptıklarını) alıp kaydetmektedir. | |||||
| 66 | Kaf 17. Ayet (50:17:6) | وَعَنِ | وعن | ve ’ani | ve | عَنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Üstelik, biri insanın sağ tarafında, biri sol tarafında oturmuş iki alıcı melek de (onun yaptıklarını) alıp kaydetmektedir. | |||||
| 67 | Necm 3. Ayet (53:3:3) | عَنِ | عن | ‘ani | -dan | عَنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, nefis arzusu ile konuşmaz. | |||||
| 68 | Mücadele 8. Ayet (58:8:6) | عَنِ | عن | ‘ani | -tan | عَنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Gizlice konuşmaktan menedilip de, menedildikleri şeyi işleyen ve günah, düşmanlık ve peygambere isyanı konuşanları görmedin mi? Sana geldiklerinde Allah’ın seni selâmlamadığı selâmla selâmlıyorlar. İçlerinden de, “Söylediklerimizden dolayı Allah bize azap etse ya!” diyorlar. Cehennem onlara yeter! Oraya girecekler. Ne kötü varış yeridir orası![530] | |||||
| 69 | Mümtehine 8. Ayet (60:8:4) | عَنِ | عن | ‘ani | -den | عَنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, sizi, din konusunda sizinle savaşmamış, sizi yurtlarınızdan da çıkarmamış kimselere iyilik etmekten, onlara âdil davranmaktan men etmez. Şüphesiz Allah, âdil davrananları sever. | |||||
| 70 | Mümtehine 9. Ayet (60:9:4) | عَنِ | عن | ‘ani | -den | عَنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, sizi ancak, sizinle din konusunda savaşan, sizi yurtlarınızdan çıkaran ve çıkarılmanız için destek verenleri dost edinmekten men eder. Kim onları dost edinirse, işte onlar zalimlerin ta kendileridir. | |||||
| 71 | Meâric 37. Ayet (70:37:1) | عَنِ | عن | ‘ani | -dan | عَنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 36,37. Şimdi, inkâr edenlere ne oluyor ki, boyunlarını uzatarak (alay etmek için) sağdan soldan gruplar hâlinde sana doğru koşuyorlar? | |||||
| 72 | Meâric 37. Ayet (70:37:3) | وَعَنِ | وعن | ve ’ani | ve | عَنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 36,37. Şimdi, inkâr edenlere ne oluyor ki, boyunlarını uzatarak (alay etmek için) sağdan soldan gruplar hâlinde sana doğru koşuyorlar? | |||||
| 73 | Müddessir 41. Ayet (74:41:1) | عَنِ | عن | ‘ani | عَنْ | |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 40,41,42. Onlar cennetlerdedirler. Birbirlerine suçlular hakkında sorular sorarlar ve dönüp onlara şöyle derler: “Sizi Sekar’a (cehenneme) ne soktu?” | |||||
| 74 | Müddessir 49. Ayet (74:49:3) | عَنِ | عن | ‘ani | -ten | عَنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Böyle iken onlara ne oluyor da, öğütten yüz çeviriyorlar? | |||||
| 75 | Nebe' 2. Ayet (78:2:1) | عَنِ | عن | ‘ani | -den (mi?) | عَنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 2,3. Üzerinde anlaşmazlığa düştükleri büyük haberi (mi)? | |||||
| 76 | Nâzi'ât 40. Ayet (79:40:8) | عَنِ | عن | ‘ani | -den | عَنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 40,41.Kim de, Rabbinin huzurunda duracağından korkar ve nefsini arzularından alıkoyarsa, şüphesiz, cennet onun sığınağıdır. | |||||
| 77 | Nâzi'ât 42. Ayet (79:42:2) | عَنِ | عن | ‘ani | -ten | عَنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sana, kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar. | |||||
| 78 | Tekâsür 8. Ayet (102:8:4) | عَنِ | عن | ‘ani | -den | عَنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sonra o gün, nimetlerden mutlaka hesaba çekileceksiniz? | |||||