| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 32. Ayet (2:32:4) | عِلْمَ | علم | ‘ilme | bilgimiz | ع ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Melekler, “Seni bütün eksikliklerden uzak tutarız. Senin bize öğrettiklerinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz her şeyi hakkıyla bilen, her şeyi hikmetle yapan sensin” dediler. | |||||
| 2 | Mâide 109. Ayet (5:109:10) | عِلْمَ | علم | ‘ilme | bilgimiz yok | ع ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ın, peygamberleri toplayıp[163] “siz(den sonra davetiniz)e ne derece uyuldu?” diyeceği, onların da, “Bizim hiçbir bilgimiz yok. Gaybleri hakkıyla bilen ancak sensin” diyecekleri günü hatırlayın. | |||||
| 3 | Nahl 27. Ayet (16:27:15) | الْعِلْمَ | العلم | l-’ilme | ilim | ع ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sonra kıyamet günü, Allah onları rezil edecek ve diyecek ki: “Uğrunda mücadele ettiğiniz ortaklarım nerede?!” Kendilerine ilim verilenler ise şöyle derler: “Şüphesiz bugün rezillik, aşağılık ve kötülük kâfirlerin üzerinedir.” | |||||
| 4 | İsrâ 107. Ayet (17:107:10) | الْعِلْمَ | العلم | l-’ilme | bilgi | ع ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Ona ister inanın, ister inanmayın. Şüphesiz, daha önce kendilerine ilim verilenler, Kur’an kendilerine okunduğunda derhal yüzüstü secdeye kapanırlar.” | |||||
| 5 | Hacc 54. Ayet (22:54:4) | الْعِلْمَ | العلم | l-’ilme | ilim | ع ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bir de kendilerine ilim verilmiş olanlar onun, Rabbinden gelen hak olduğunu bilsinler, böylece ona iman etsinler ve sonuçta da kalpleri ona saygı duysun diye Allah böyle yapar. Hiç şüphe yok ki Allah, iman edenleri doğru yola iletir. | |||||
| 6 | Neml 42. Ayet (27:42:10) | الْعِلْمَ | العلم | l-’ilme | bilgi | ع ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Belkıs gelince, “Senin tahtın böyle mi?” denildi. O da, “Sanki o! Fakat zaten daha önce bize bilgi verilmişti ve biz teslimiyet göstermiştik” dedi. | |||||
| 7 | Kasas 80. Ayet (28:80:4) | الْعِلْمَ | العلم | l-’ilme | bilgi | ع ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kendilerine ilim verilmiş olanlar ise, “Yazıklar olsun size! İman edip de iyi işler yapanlara Allah’ın vereceği mükâfat daha hayırlıdır. Ona da ancak sabredenler kavuşturulur” dediler. | |||||
| 8 | Ankebut 49. Ayet (29:49:9) | الْعِلْمَۜ | العلم | l-’ilm(e) | bilgi | ع ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hayır, o, kendilerine ilim verilenlerin kalplerindeki apaçık âyetlerdir. Bizim âyetlerimizi ancak zalimler inkâr eder. | |||||
| 9 | Rum 56. Ayet (30:56:4) | الْعِلْمَ | العلم | l-’ilme | bilgi | ع ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kendilerine ilim ve iman verilmiş olanlar ise onlara şöyle diyeceklerdir: “Andolsun, siz, Allah’ın yazısına göre, yeniden dirilme gününe kadar kaldınız. İşte bu yeniden dirilme günüdür. Fakat siz bilmiyordunuz.” | |||||
| 10 | Sebe' 6. Ayet (34:6:4) | الْعِلْمَ | العلم | l-’ilme | bilgi | ع ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kendilerine ilim verilenler, Rabbinden sana indirilen Kur’an’ın gerçek olduğunu ve onun, mutlak güç sahibi ve övgüye lâyık Allah’ın yoluna ilettiğini görürler. | |||||
| 11 | Muhammed 16. Ayet (47:16:13) | الْعِلْمَ | العلم | l-’ilme | bilgi | ع ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlardan seni dinleyenler vardır. Fakat senin yanından çıktıkları zaman (alay ederek), kendilerine bilgi verilmiş olanlara, “Az önce ne söyledi?” derler. İşte bunlar, Allah’ın, kalplerini mühürlediği ve nefislerinin arzularına uyan kimselerdir. | |||||
| 12 | Mücadele 11. Ayet (58:11:26) | الْعِلْمَ | العلم | l-’ilme | ilim | ع ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Size, “Meclislerde yer açın” denildiği zaman açın ki, Allah da size genişlik versin. Size, “Kalkın”, denildiği zaman da kalkın ki, Allah içinizden inananların ve kendilerine ilim verilenlerin derecelerini yükseltsin. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. | |||||
| 13 | Tekâsür 5. Ayet (102:5:4) | عِلْمَ | علم | ‘ilme | bilgi ile | ع ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hayır, kesin olarak bir bilseniz.. | |||||