| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 61. Ayet (2:61:58) | عَصَوْا | عصوا | ‘asav | isyan etmeleri | ع ص ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani, “Ey Mûsâ! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O hâlde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek, soğan versin” demiştiniz. O da size, “İyi olanı düşük olanla değiştirmek mi istiyorsunuz? Öyle ise inin şehre! İstedikleriniz orada var” demişti. Böylece zillet ve yoksulluk onları kapladı. Onlar, Allah’ın gazabına uğradılar. Bunun sebebi, onların; Allah’ın âyetlerini inkâr ediyor, peygamberleri de haksız yere öldürüyor olmaları idi. Bütün bunların sebebi ise, isyan etmek ve aşırı gitmekte oluşlarıydı. | |||||
| 2 | Bakara 93. Ayet (2:93:14) | وَعَصَيْنَا | وعصينا | ve ’asaynâ | ve isyan ettik | ع ص ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani, Tûr’u tepenize dikerek sizden söz almıştık, “Size verdiğimiz Kitab’a sımsıkı sarılın; ona kulak verin” demiştik. Onlar, “Dinledik, karşı geldik”[28] demişlerdi. İnkârları yüzünden buzağı sevgisi onların kalplerine sindirilmişti. Onlara de ki: (Tevrat’a beslediğinizi iddia ettiğiniz) imanınızın size emrettiği şey ne kötüdür, eğer inanan kimselerseniz! | |||||
| 3 | Âl-i İmran 112. Ayet (3:112:33) | عَصَوْا | عصوا | ‘asav | isyan etmişlerdi | ع ص ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar nerede bulunurlarsa bulunsunlar, Allah’ın ve (mü’min) insanların güvencesine sığınmadıkça kendilerini zillet kaplamıştır. Onlar Allah’ın gazabına uğradılar ve yoksulluk onları kapladı. Bunun sebebi onların; Allah’ın âyetlerini inkâr ediyor ve peygamberleri haksız yere öldürüyor olmaları idi. Bütün bunların sebebi ise, isyan etmekte ve (Allah’ın koyduğu) sınırları çiğnemekte oluşları idi. | |||||
| 4 | Âl-i İmran 152. Ayet (3:152:14) | وَعَصَيْتُمْ | وعصيتم | ve ’asaytum | ve isyan ettiniz | ع ص ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, Allah, izniyle, onları (müşrikleri) kırıp geçirdiğiniz sırada size olan va’dini gerçekleştirdi. Nihayet sevdiğiniz şeyi (zaferi) size gösterdikten sonra, za’f gösterdiniz. (Peygamber’in verdiği) emir konusunda tartıştınız ve emre karşı geldiniz. İçinizden dünyayı isteyenler de vardı, ahireti isteyenler de. Sonra sizi denemek için onlardan yüzünüzü çevirdi. (Kaçıp hezimete uğradınız. Buna rağmen) sizi bağışladı. Allah, mü’minlere karşı çok lütufkârdır. | |||||
| 5 | Nisâ 14. Ayet (4:14:2) | يَعْصِ | يعص | ya’si | karşı gelir | ع ص ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kim de Allah’a ve Peygamberine isyan eder ve O’nun koyduğu sınırları aşarsa, Allah onu ebedî kalacağı cehennem ateşine sokar. Onun için alçaltıcı bir azap vardır. | |||||
| 6 | Nisâ 42. Ayet (4:42:5) | وَعَصَوُا | وعصوا | ve ’asavû | ve karşı gelenler | ع ص ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O kıyamet günü, Allah’ı inkâr edip Peygamber’e isyan edenler, yer yarılıp içine girmiş olmayı isterler ve Allah’tan hiçbir söz gizleyemezler. | |||||
| 7 | Nisâ 46. Ayet (4:46:10) | وَعَصَيْنَا | وعصينا | ve ’asaynâ | ve isyan ettik | ع ص ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yahudilerden öyleleri var ki, (kelimeleri yerlerinden kaydırıp) tahrif ederek onları anlamlarından uzaklaştırırlar. Dillerini eğip bükerek ve dine saldırarak “İşittik, karşı geldik”, “İşit, işitmez olası!” “Râ’inâ”[118] derler. Hâlbuki onlar, “İşittik ve itaat ettik; dinle ve bize bak” deselerdi, bu kendileri için daha hayırlı olurdu. Fakat Allah, küfürleri yüzünden kendilerini lânetlemiştir. Bu yüzden pek az iman ederler.[119] | |||||
| 8 | Mâide 78. Ayet (5:78:15) | عَصَوْا | عصوا | ‘asav | isyan etmeleri | ع ص ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İsrailoğullarından inkâr edenler, Davud ve Meryem oğlu İsa diliyle lânetlendi. Bu, onların isyan etmeleri ve hadlerini aşıyor olmalarından ötürüydü. | |||||
| 9 | En'am 15. Ayet (6:15:5) | عَصَيْتُ | عصيت | ‘asaytu | isyan edersem | ع ص ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Ben Rabbime isyan edersem gerçekten, büyük bir günün (kıyamet gününün) azabından korkarım.” | |||||
| 10 | Yunus 15. Ayet (10:15:0) | عَصَيْتُ | عصيت | ‘asaytu | karşı gelirsem | ع ص ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Âyetlerimiz kendilerine apaçık birer delil olarak okunduğunda, (öldükten sonra) bize kavuşmayı ummayanlar, “Ya (bize) bundan başka bir Kur’an getir veya onu değiştir” dediler. De ki: “Onu kendiliğimden değiştirmem benim için olacak şey değildir. Ben ancak bana vahyolunana uyarım. Eğer Rabbime isyan edecek olursam, elbette büyük bir günün azabından korkarım.” | |||||
| 11 | Yunus 91. Ayet (10:91:0) | عَصَيْتَ | عصيت | ‘asayte | isyan etmiştin | ع ص ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şimdi mi?! Oysa daha önce isyan etmiş ve bozgunculardan olmuştun. | |||||
| 12 | Hûd 59. Ayet (11:59:6) | وَعَصَوْا | وعصوا | ve ’asav | ve karşı geldiler | ع ص ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İşte Âd kavmi! Rablerinin âyetlerini inkâr ettiler. O’nun peygamberlerine karşı geldiler ve inatçı her zorbanın emrine uydular! | |||||
| 13 | Hûd 63. Ayet (11:63:19) | عَصَيْتُهُ | عصيته | ‘asaytuh(u) | O'na isyan edersem | ع ص ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Salih, dedi ki: “Ey kavmim! Söyleyin bakayım, eğer ben Rabbim tarafından apaçık bir delil üzerinde isem ve bana tarafından bir rahmet (peygamberlik) vermişse, O’na karşı geldiğim takdirde beni Allah’tan kim koruyabilir? Demek ki, zarara uğratmaktan başka bana katkınız olmaz.” | |||||
| 14 | İbrahim 36. Ayet (14:36:12) | عَصَان۪ي | عصاني | ‘asânî | bana karşı gelirse | ع ص ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Rabbim! Çünkü o putlar insanlardan birçoğunu saptırdılar. Artık kim bana uyarsa, o bendendir. Kim de bana karşı gelirse, şüphesiz sen çok bağışlayan, çok merhamet edensin.” | |||||
| 15 | Kehf 69. Ayet (18:69:8) | اَعْص۪ي | اعصي | a’sî | karşı gelmem | ع ص ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Mûsâ, “İnşaallah beni sabırlı bulacaksın. Hiçbir işte de sana karşı gelmeyeceğim” dedi. | |||||
| 16 | Meryem 14. Ayet (19:14:6) | عَصِيًّا | عصيا | ‘asiyyâ(n) | bir zorba | ع ص ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 12,13,14. (Yahya, dünyaya gelip büyüyünce onu peygamber yaptık ve kendisine) “Ey Yahya, kitaba sımsıkı sarıl” dedik. Biz, ona daha çocuk iken hikmet ve katımızdan kalp yumuşaklığı ve ruh temizliği vermiştik. O, Allah’tan sakınan, anne babasına iyi davranan bir kimse idi. İsyancı bir zorba değildi. | |||||
| 17 | Meryem 44. Ayet (19:44:10) | عَصِيًّا | عصيا | ‘asiyyâ(n) | isyan etmiştir | ع ص ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Babacığım! Şeytana tapma! Çünkü şeytan Rahmân’a isyankâr olmuştur.” | |||||
| 18 | Tâhâ 93. Ayet (20:93:3) | اَفَعَصَيْتَ | افعصيت | efe-’asayte | karşı mı geldin? | ع ص ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 92,93. Mûsâ, (Tûr’dan dönünce) şöyle dedi: “Ey Hârûn! Saptıklarını gördüğün zaman bana uymana ne engel oldu? Yoksa emrime karşı mı geldin?” | |||||
| 19 | Tâhâ 121. Ayet (20:121:12) | وَعَصٰٓى | وعصى | ve’asâ | ve karşı geldi | ع ص ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bunun üzerine onlar (Âdem ve eşi Havva) o ağacın meyvesinden yediler. Bu sebeple ayıp yerleri kendilerine göründü ve cennet yaprağından üzerlerine örtmeye başladılar. Âdem, Rabbine isyan etti ve yolunu şaşırdı. | |||||
| 20 | Şu'arâ 216. Ayet (26:216:2) | عَصَوْكَ | عصوك | ‘asavke | sana karşı gelirlerse | ع ص ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer sana karşı gelirlerse, “Şüphesiz ben sizin yaptığınız şeylerden uzağım” de. | |||||
| 21 | Ahzab 36. Ayet (33:36:18) | يَعْصِ | يعص | ya’si | karşı gelirse | ع ص ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah ve Resûlü bir iş hakkında hüküm verdikleri zaman, hiçbir mü’min erkek ve hiçbir mü’min kadın için kendi işleri konusunda tercih kullanma hakları yoktur. Kim Allah’a ve Resûlüne karşı gelirse, şüphesiz ki o apaçık bir şekilde sapmıştır. | |||||
| 22 | Zümer 13. Ayet (39:13:5) | عَصَيْتُ | عصيت | ‘asaytu | isyan edersem | ع ص ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Eğer ben Rabbime isyan edersem, şüphesiz büyük bir günün azabından korkarım.” | |||||
| 23 | Hucurât 7. Ayet (49:7:25) | وَالْعِصْيَانَۜ | والعصيان | vel-’isyân(e) | ve isyanı | ع ص ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bilin ki, aranızda Allah’ın elçisi bulunmaktadır. Eğer o, birçok işlerde size uysaydı, sıkıntıya düşerdiniz. Fakat Allah, size imanı sevdirmiş ve onu gönüllerinize güzel göstermiş; inkârı, fasıklığı ve (İslâm’ın emirlerine) karşı çıkmayı da çirkin göstermiştir. İşte bunlar doğru yolda olanların ta kendileridir. | |||||
| 24 | Mücadele 8. Ayet (58:8:16) | وَمَعْصِيَتِ | ومعصيت | ve ma’siyeti | ve isyan | ع ص ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Gizlice konuşmaktan menedilip de, menedildikleri şeyi işleyen ve günah, düşmanlık ve peygambere isyanı konuşanları görmedin mi? Sana geldiklerinde Allah’ın seni selâmlamadığı selâmla selâmlıyorlar. İçlerinden de, “Söylediklerimizden dolayı Allah bize azap etse ya!” diyorlar. Cehennem onlara yeter! Oraya girecekler. Ne kötü varış yeridir orası![530] | |||||
| 25 | Mücadele 9. Ayet (58:9:11) | وَمَعْصِيَتِ | ومعصيت | ve ma’siyeti | ve karşı gelme | ع ص ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Siz baş başa gizlice konuştuğunuz zaman, günah, düşmanlık ve peygambere isyanı konuşmayın. İyilik ve takvayı konuşun ve huzuruna toplanacağınız Allah’a karşı gelmekten sakının. | |||||
| 26 | Mümtehine 12. Ayet (60:12:29) | يَعْص۪ينَكَ | يعصينك | ya’sîneke | sana karşı gelmemeleri | ع ص ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey Peygamber! Mü’min kadınlar, Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina etmemek, çocuklarını öldürmemek, elleriyle ayakları arasında bir iftira uydurup getirmemek,[541] hiçbir iyi işte sana karşı gelmemek konusunda sana biat etmek üzere geldikleri zaman, biatlarını kabul et ve onlar için Allah’tan bağışlama dile. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. | |||||
| 27 | Tahrim 6. Ayet (66:6:17) | يَعْصُونَ | يعصون | ya’sûna | karşı gelmeyen | ع ص ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun. O ateşin başında gayet katı, çetin, Allah’ın kendilerine verdiği emirlere karşı gelmeyen ve kendilerine emredilen şeyi yapan melekler vardır. | |||||
| 28 | Hâkka 10. Ayet (69:10:1) | فَعَصَوْا | فعصوا | fe’asav | karşı geldiler | ع ص ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Öyle ki Rablerinin elçilerine karşı geldiler. Bunun üzerine Allah da onları gittikçe artan bir azap ile yakaladı. | |||||
| 29 | Nûh 21. Ayet (71:21:5) | عَصَوْن۪ي | عصوني | ‘asavnî | bana karşı geldiler | ع ص ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Nûh, dedi ki: “Rabbim! Gerçekten onlar bana karşı geldiler, malı ve çocuğu ancak kendi hüsranını artıran kimselere uydular.” | |||||
| 30 | Cin 23. Ayet (72:23:7) | يَعْصِ | يعص | ya’si | baş kaldırırsa | ع ص ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Ancak Allah’tan gelenleri tebliğ edebilirim ve O’nun vahiylerini açıklayabilirim. Kim Allah’a ve Resûlüne karşı gelirse, şüphesiz onlar için, içinde ebedî kalacakları cehennem ateşi vardır.” | |||||
| 31 | Müzzemmil 16. Ayet (73:16:1) | فَعَصٰى | فعصى | fe’asâ | karşı geldi | ع ص ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ama Firavun o peygambere isyan etti, biz de onu ağır ve çetin bir şekilde yakalayıverdik. | |||||
| 32 | Nâzi'ât 21. Ayet (79:21:2) | وَعَصٰىۘ | وعصى | ve ’asâ | ve karşı geldi | ع ص ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Fakat o, Mûsâ’yı yalanladı ve isyan etti. | |||||