"ع ظ م" Analizi

Kelime Kökü ve benzeşen aramasında 128 sonuç bulundu.
1 - 50 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Enbiyâ 76. Ayet (21:76:12) الْعَظ۪يمِۚ العظيم al’azîm(i) büyük ع ظ م
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Nûh’u da hatırla. Hani o daha önce dua etmişti de biz onun duasını kabul ederek, kendisini ve ailesini o büyük sıkıntıdan (tufandan) kurtarmıştık.
2 Tevbe 20. Ayet (9:20:0) اَعْظَمُ اعظم a’zamu daha büyüktür ع ظ م
Diyanet İşleri (Yeni) İman edip hicret eden ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad eden kimselerin mertebeleri, Allah katında daha üstündür. İşte onlar, başarıya erenlerin ta kendileridir.
3 Hadîd 10. Ayet (57:10:22) اَعْظَمُ اعظم a’zamu daha büyüktür ع ظ م
Diyanet İşleri (Yeni) Size ne oluyor da, Allah yolunda harcama yapmıyorsunuz? Hâlbuki göklerin ve yerin mirası Allah’ındır. İçinizden, fetihten (Mekke fethinden) önce harcayanlar ve savaşanlar, (diğerleri ile) bir değildir. Onların derecesi, sonradan harcayan ve savaşanlardan daha yüksektir. Bununla beraber Allah, hepsine de en güzel olanı (cenneti) va’detmiştir. Allah, bütün yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
4 En'am 146. Ayet (6:146:23) بِعَظْمٍۜ بعظم bi’azm(in) kemiğe ع ظ م
Diyanet İşleri (Yeni) Yahudilere tırnaklı hayvanların hepsini haram kıldık. Sığır ve koyunların ise, sırtlarında veya bağırsaklarında bulunanlar, ya da kemiklerine karışanlar dışındaki içyağlarını (yine) onlara haram kıldık. İşte böyle, azgınlıkları sebebiyle onları cezalandırdık.[201] Biz elbette doğru söyleyenleriz.
5 Hicr 87. Ayet (15:87:7) الْعَظ۪يمَ العظيم l-’azîm(e) büyük ع ظ م
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, biz sana tekrarlanan yedi âyeti[301] ve büyük Kur’an’ı verdik.
6 Bakara 105. Ayet (2:105:25) الْعَظ۪يمِ العظيم l-’azîm(i) büyük ع ظ م
Diyanet İşleri (Yeni) Ne Kitab ehlinden inkâr edenler ve ne de Allah’a ortak koşanlar, Rabbinizden size bir iyilik gelmesini isterler. Oysa Allah, rahmetini dilediğine tahsis eder. Allah, büyük lütuf sahibidir.
7 Âl-i İmran 74. Ayet (3:74:8) الْعَظ۪يمِ العظيم l-’azîm(i) büyük ع ظ م
Diyanet İşleri (Yeni) O, rahmetini dilediğine has kılar. Allah, büyük lütuf sahibidir.
8 Enfal 29. Ayet (8:29:0) الْعَظ۪يمِ العظيم l-’azîm(i) büyük ع ظ م
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Eğer Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız; O, size iyiyi kötüden ayırt edecek bir anlayış verir ve sizin kötülüklerinizi örter, sizi bağışlar. Allah, büyük lütuf sahibidir.
9 Tevbe 129. Ayet (9:129:0) الْعَظ۪يمِ العظيم l-’azîm(i) büyük ع ظ م
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer yüz çevirirlerse de ki: “Bana Allah yeter. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Ben ancak O’na tevekkül ettim. O, yüce Arş’ın sahibidir.”
10 Şu'arâ 63. Ayet (26:63:13) الْعَظ۪يمِۚ العظيم l-’azîm(i) kocaman ع ظ م
Diyanet İşleri (Yeni) Bunun üzerine Mûsâ’ya, “Asan ile denize vur” diye vahyettik. Deniz derhal yarıldı. Her parçası koca bir dağ gibiydi.
11 Neml 26. Ayet (27:26:8) الْعَظ۪يمِ العظيم l-’azîm(i) büyük ع ظ م
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayandır. Büyük Arş’ın Rabbidir.
12 Sâffât 76. Ayet (37:76:5) الْعَظ۪يمِۘ العظيم l-’azîm(i) büyük ع ظ م
Diyanet İşleri (Yeni) Onu ve ailesini o büyük sıkıntıdan kurtardık.
13 Sâffât 115. Ayet (37:115:5) الْعَظ۪يمِۚ العظيم l-’azîm(i) büyük ع ظ م
Diyanet İşleri (Yeni) Onları ve kavimlerini o büyük sıkıntıdan kurtardık.
14 Vâkı'a 46. Ayet (56:46:5) الْعَظ۪يمِۚ العظيم l-’azîm(i) büyük ع ظ م
Diyanet İşleri (Yeni) Büyük günah üzerinde ısrar ediyorlardı.
15 Vâkı'a 74. Ayet (56:74:4) الْعَظ۪يمِ۟ العظيم l-’azîm(i) büyük ع ظ م
Diyanet İşleri (Yeni) O hâlde, O yüce Rabbinin adını tesbih et (yücelt).
16 Vâkı'a 96. Ayet (56:96:4) الْعَظ۪يمِ العظيم l-’azîm(i) büyük ع ظ م
Diyanet İşleri (Yeni) Öyleyse yüce Rabbinin adını tesbih et.
17 Hadîd 21. Ayet (57:21:25) الْعَظ۪يمِ العظيم l-’azîm(i) büyük ع ظ م
Diyanet İşleri (Yeni) Rabbinizden bir bağışlanmaya ve eni, gökle yerin genişliği kadar olan, Allah’a ve Resûlüne inananlar için hazırlanan cennete yarışırcasına koşun. İşte bu, Allah’ın lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah, büyük lütuf sahibidir.
18 Hadîd 29. Ayet (57:29:22) الْعَظ۪يمِ العظيم l-’azîm(i) büyük ع ظ م
Diyanet İşleri (Yeni) Bunları açıkladık ki, kitap ehli, Allah’ın lütfundan hiçbir şeyi kendilerine has kılmaya güçlerinin yetmeyeceğini ve lütfun, Allah’ın elinde olduğunu, onu dilediği kimseye vereceğini bilsinler. Allah, büyük lütuf sahibidir.
19 Cum'a 4. Ayet (62:4:10) الْعَظ۪يمِ العظيم l-’azîm(i) büyük ع ظ م
Diyanet İşleri (Yeni) İşte bu, Allah’ın lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah, büyük lütuf sahibidir.
20 Hâkka 33. Ayet (69:33:6) الْعَظ۪يمِۙ العظيم l-’azîm(i) büyük ع ظ م
Diyanet İşleri (Yeni) “Çünkü o, azamet sahibi Allah’a iman etmiyordu.”
21 Nebe' 2. Ayet (78:2:3) الْعَظ۪يمِۙ العظيم l-’azîm(i) büyük ع ظ م
Diyanet İşleri (Yeni) 2,3. Üzerinde anlaşmazlığa düştükleri büyük haberi (mi)?
22 Bakara 255. Ayet (2:255:50) الْعَظ۪يمُ العظيم l-’azîm(u) büyüktür ع ظ م
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, kendisinden başka hiçbir ilâh olmayandır. Diridir, kayyumdur.[70] O’nu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku. Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O’nundur. İzni olmaksızın O’nun katında şefaatte bulunacak kimdir?[71] O, kulların önlerindekileri ve arkalarındakileri (yaptıklarını ve yapacaklarını) bilir. Onlar O’nun ilminden, kendisinin dilediği kadarından başka bir şey kavrayamazlar. O’nun kürsüsü, bütün gökleri ve yeri kaplayıp kuşatmıştır. (O, göklere, yere, bütün evrene hükmetmektedir.) Gökleri ve yeri koruyup gözetmek O’na güç gelmez. O, yücedir, büyüktür.[72]
23 Nisâ 13. Ayet (4:13:18) الْعَظ۪يمُ العظيم l-’azîm(u) büyük ع ظ م
Diyanet İşleri (Yeni) İşte bu (hükümler) Allah’ın koyduğu sınırlarıdır. Kim Allah’a ve Peygamberine itaat ederse, Allah onu, içinden ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetlere sokar. İşte bu büyük başarıdır.
24 Mâide 119. Ayet (5:119:24) الْعَظ۪يمُ العظيم l-’azîm(u) büyük ع ظ م
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, şöyle diyecek: “Bugün, doğrulara, doğruluklarının yarar sağlayacağı gündür.” Onlara içinden ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetler vardır. Allah, onlardan razı olmuş, onlar da Allah’tan razı olmuşlardır. İşte bu büyük başarıdır.
25 Tevbe 63. Ayet (9:63:0) الْعَظ۪يمُ العظيم l-’azîm(u) büyük ع ظ م
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’a ve Resûlüne karşı gelen kimseye, içinde ebedî kalacağı cehennem ateşinin olduğunu bilmediler mi? İşte bu, büyük bir rezilliktir.
26 Tevbe 72. Ayet (9:72:0) الْعَظ۪يمُ۟ العظيم l-’azîm(u) büyük ع ظ م
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, mü’min erkeklere ve mü’min kadınlara, ebedî olarak kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetler ve Adn cennetlerinde çok güzel köşkler va’detti. Allah’ın rızası ise, bunların hepsinden daha büyüktür. İşte bu büyük başarıdır.
27 Tevbe 89. Ayet (9:89:0) الْعَظ۪يمُ۟ العظيم l-’azîm(u) büyük ع ظ م
Diyanet İşleri (Yeni) Allah onlara, içinde ebedî kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır. İşte bu büyük başarıdır.
28 Tevbe 100. Ayet (9:100:0) الْعَظ۪يمُ العظيم l-’azîm(u) büyük ع ظ م
Diyanet İşleri (Yeni) İslâm’ı ilk önce kabul eden muhâcirler ve ensar ile, iyilikle onlara uyanlar var ya, Allah onlardan razı olmuş; onlar da O’ndan razı olmuşlardır. Allah, onlara içinden ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetler hazırlamıştır. İşte bu büyük başarıdır.
29 Tevbe 111. Ayet (9:111:0) الْعَظ۪يمُ العظيم l-’azîm(u) büyük ع ظ م
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz Allah, mü’minlerden canlarını ve mallarını, kendilerine vereceği cennet karşılığında satın almıştır. Artık, onlar Allah yolunda savaşırlar, öldürürler ve ölürler. Allah, bunu Tevrat’ta, İncil’de ve Kur’an’da kesin olarak va’detmiştir. Kimdir sözünü Allah’tan daha iyi yerine getiren? O hâlde, yapmış olduğunuz bu alışverişten dolayı sevinin. İşte asıl bu büyük başarıdır.
30 Yunus 64. Ayet (10:64:0) الْعَظ۪يمُۜ العظيم l-’azîm(u) büyük ع ظ م
Diyanet İşleri (Yeni) Dünya hayatında da, ahirette de onlar için müjde vardır. Allah’ın sözlerinde hiçbir değişme yoktur. İşte bu büyük başarıdır.
31 Sâffât 60. Ayet (37:60:5) الْعَظ۪يمُ العظيم l-’azîm(u) büyük ع ظ م
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz bu (cennetteki nimetlere ulaşmak) büyük bir başarıdır.
32 Mü'min 9. Ayet (40:9:12) الْعَظ۪يمُ۟ العظيم l-’azîm(u) büyük ع ظ م
Diyanet İşleri (Yeni) “Onları kötülüklerden koru. Sen o gün kimi kötülüklerden korursan, ona rahmet etmiş olursun. İşte bu büyük başarıdır.
33 Şûrâ 4. Ayet (42:4:10) الْعَظ۪يمُ العظيم l-’azîm(u) uludur ع ظ م
Diyanet İşleri (Yeni) Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O’nundur. O, yücedir, büyüktür.
34 Duhân 57. Ayet (44:57:7) الْعَظ۪يمُ العظيم l-’azîm(u) büyük ع ظ م
Diyanet İşleri (Yeni) Bunlar, Rabbinden bir lütuf olarak verilmiştir. İşte bu büyük başarıdır.
35 Hadîd 12. Ayet (57:12:22) الْعَظ۪يمُۚ العظيم l-’azîm(u) büyük ع ظ م
Diyanet İşleri (Yeni) Mü’min erkeklerle mü’min kadınların nurlarının, önlerinde ve sağlarında koştuğunu göreceğin gün kendilerine şöyle denir: “Bugün size müjdelenen şey içlerinden ırmaklar akan, ebedî olarak kalacağınız cennetlerdir.” İşte bu büyük başarıdır.
36 Teğabun 9. Ayet (64:9:27) الْعَظ۪يمُ العظيم l-’azîm(u) büyük ع ظ م
Diyanet İşleri (Yeni) Toplanma vakti için Allah'ın sizi toplayacağı günü düşün. O gün aldanışın ortaya çıkacağı gündür. Kim Allah'a inanır ve salih amel işlerse, Allah onun kötülüklerini örter ve onu içinden ırmaklar akan, ebedî kalacakları cennetlere sokar. İşte bu büyük başarıdır.
37 Yâsîn 78. Ayet (36:78:9) الْعِظَامَ العظام l-’izâme kemikleri ع ظ م
Diyanet İşleri (Yeni) Bir de kendi yaratılışını unutarak bize bir örnek getirdi. Dedi ki: “Çürümüşlerken kemikleri kim diriltecek?”
38 Bakara 259. Ayet (2:259:51) الْعِظَامِ العظام l-’izâmi kemiklere ع ظ م
Diyanet İşleri (Yeni) Yahut altı üstüne gelmiş (ıpıssız duran) bir şehre uğrayan kimseyi görmedin mi? O, “Allah, burayı ölümünden sonra nasıl diriltecek (acaba)?” demişti. Bunun üzerine, Allah onu öldürüp yüzyıl ölü bıraktı, sonra diriltti ve ona sordu: “Ne kadar (ölü) kaldın?” O, “Bir gün veya bir günden daha az kaldım” diye cevap verdi. Allah, şöyle dedi: “Hayır, yüz sene kaldın. Böyle iken yiyeceğine ve içeceğine bak, henüz bozulmamış. Bir de eşeğine bak! (Böyle yapmamız) seni insanlara ibret belgesi kılmamız içindir. (Eşeğin) kemikler(in)e de bak, nasıl onları bir araya getiriyor, sonra onlara nasıl et giydiriyoruz?” Kendisine bütün bunlar apaçık belli olunca, şöyle dedi: “Şimdi, biliyorum ki; şüphesiz Allah’ın gücü her şeye hakkıyla yeter.”[74]
39 Mü'minûn 86. Ayet (23:86:8) الْعَظ۪يمِ العظيم l’azîm(i) büyük ع ظ م
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Yedi kat göklerin Rabbi, büyük Arş’ın Rabbi kimdir?”
40 Hâkka 52. Ayet (69:52:4) الْعَظ۪يمِ العظيم l’azîm(i) ulu ع ظ م
Diyanet İşleri (Yeni) O hâlde sen, yüce Rabbinin adıyla tespih et.
41 Saf 12. Ayet (61:12:17) الْعَظ۪يمُۙ العظيم l’azîm(u) büyük ع ظ م
Diyanet İşleri (Yeni) (Bunu yapınız ki) Allah, günahlarınızı bağışlasın, sizi içinden ırmaklar akan cennetlere ve Adn cennetlerindeki güzel meskenlere koysun. İşte bu büyük başarıdır.
42 Meryem 4. Ayet (19:4:5) الْعَظْمُ العظم l’azmu kemik(lerim) ع ظ م
Diyanet İşleri (Yeni) O, şöyle demişti: “Rabbim! Şüphesiz kemiklerim gevşedi. Saçım sakalım ağardı. Sana yaptığım dualarda (cevapsız bırakılarak) hiç mahrum olmadım.”
43 Mü'minûn 14. Ayet (23:14:12) الْعِظَامَ العظام l’izâme kemiklere ع ظ م
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra bu az suyu “alaka”[381] hâline getirdik. Alakayı da “mudga”[382] yaptık. Bu “mudga”yı da kemiklere dönüştürdük ve bu kemiklere de et giydirdik. Nihayet onu bambaşka bir yaratık olarak ortaya çıkardık. Yaratanların en güzeli olan Allah’ın şânı ne yücedir!
44 Müzzemmil 20. Ayet (73:20:71) وَاَعْظَمَ واعظم ve a’zame ve daha büyüktür ع ظ م
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Şüphesiz Rabbin, senin, gecenin üçte ikisine yakın kısmını, yarısını ve üçte birini ibadetle geçirdiğini biliyor. Beraberinde bulunanlardan bir topluluk da böyle yapıyor. Allah, gece ve gündüzü düzenleyip takdir eder. Sizin buna (gecenin tümünde yahut çoğunda ibadete) gücünüzün yetmeyeceğini bildi de sizi bağışladı (yükünüzü hafifletti.) Artık, Kur’an’dan kolayınıza geleni okuyun. Allah, içinizde hastaların bulunacağını, bir kısmınızın Allah’ın lütfundan rızık aramak üzere yeryüzünde dolaşacağını, diğer bir kısmınızın ise Allah yolunda çarpışacağını bilmektedir. O hâlde, Kur’an'dan kolayınıza geleni okuyun. Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin, Allah’a güzel bir borç verin. Kendiniz için önceden ne iyilik gönderirseniz, onu Allah katında daha üstün bir iyilik ve daha büyük mükâfat olarak bulursunuz. Allah’tan bağışlama dileyin. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
45 Talak 5. Ayet (65:5:12) وَيُعْظِمْ ويعظم ve yu’zim ve büyütür ع ظ م
Diyanet İşleri (Yeni) İşte bu, Allah’ın size indirdiği emridir. Kim Allah’a karşı gelmekten sakınırsa, Allah onun kötülüklerini örter ve onun mükâfatını büyütür.
46 Mü'minûn 35. Ayet (23:35:7) وَعِظَامًا وعظاما ve ’izâmen ve kemik ع ظ م
Diyanet İşleri (Yeni) “O, öldüğünüz, toprak ve kemik hâline geldiğiniz zaman sizin tekrar mutlaka (diriltilip) çıkarılacağınızı mı vaad ediyor?”
47 Mü'minûn 82. Ayet (23:82:6) وَعِظَامًا وعظاما ve ’izâmen ve kemik ع ظ م
Diyanet İşleri (Yeni) Dediler ki: “Gerçekten biz, ölüp bir toprak ve kemik yığını hâline geldikten sonra mı tekrar diriltileceğiz?”
48 Sâffât 16. Ayet (37:16:5) وَعِظَامًا وعظاما ve ’izâmen ve kemik ع ظ م
Diyanet İşleri (Yeni) “Gerçekten biz, ölüp bir toprak ve kemik yığını hâline geldikten sonra mı, biz mi tekrar diriltileceğiz?”
49 Sâffât 53. Ayet (37:53:5) وَعِظَامًا وعظاما ve ’izâmen ve kemik ع ظ م
Diyanet İşleri (Yeni) “Gerçekten biz, ölüp bir toprak ve kemik yığını hâline geldikten sonra mı, biz mi hesaba çekileceğiz?”
50 Vâkı'a 47. Ayet (56:47:7) وَعِظَامًا وعظاما ve ’izâmen ve kemik yığını ع ظ م
Diyanet İşleri (Yeni) Diyorlardı ki: “Biz öldükten, toprak ve kemik yığını hâline geldikten sonra mı, biz mi bir daha diriltilecekmişiz?”