"غ ن ي" Analizi

Kelime Kökü ve benzeşen aramasında 73 sonuç bulundu.
1 - 50 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Nisâ 6. Ayet (4:6:22) غَنِيًّا غنيا ġaniyyen zengin غ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) Yetimleri deneyin. Evlenme çağına (buluğa) erdiklerinde, eğer reşid olduklarını görürseniz, mallarını kendilerine verin. Büyüyecekler (ve mallarını geri alacaklar) diye israf ederek ve aceleye getirerek mallarını yemeyin. (Velilerden) kim zengin ise (yetim malından yemeğe) tenezzül etmesin. Kim de fakir ise, aklın ve dinin gereklerine uygun bir biçimde (hizmetinin karşılığı kadar) yesin. Mallarını kendilerine geri verdiğiniz zaman da yanlarında şahit bulundurun. Hesap görücü olarak Allah yeter.
2 Nisâ 131. Ayet (4:131:31) غَنِيًّا غنيا ġaniyyen zengindir غ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah’ındır. Sizden önce kendilerine kitap verilenlere de, size de “Allah’a karşı gelmekten sakının” diye tavsiye ettik. Eğer inkâr ederseniz, (bilin ki) göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah’ındır. Allah, zengindir, övülmeye lâyıktır.
3 Nisâ 135. Ayet (4:135:18) غَنِيًّا غنيا ġaniyyen zengin غ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Kendiniz, ana babanız ve en yakınlarınızın aleyhine de olsa, Allah için şahitlik yaparak adaleti titizlikle ayakta tutan kimseler olun. (Şahitlik ettikleriniz) zengin veya fakir de olsalar (adaletten ayrılmayın). Çünkü Allah ikisine de daha yakındır. (Onları sizden çok kayırır.) Öyle ise adaleti yerine getirmede nefsinize uymayın. Eğer (şahitlik ederken gerçeği) çarpıtırsanız veya (şahitlikten) çekinirseniz (bilin ki) şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
4 Bakara 263. Ayet (2:263:10) غَنِيٌّ غني ġaniyyun zengindir غ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) Güzel bir söz ve bağışlama, peşinden gönül kırma gelen bir sadakadan daha hayırlıdır. Allah, her bakımdan sınırsız zengindir, halîmdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir).
5 Bakara 267. Ayet (2:267:29) غَنِيٌّ غني ġaniyyun zengindir غ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Kazandıklarınızın iyilerinden ve yerden sizin için çıkardıklarımızdan Allah yolunda harcayın. Kendinizin göz yummadan alıcısı olmayacağınız bayağı şeyleri vermeye kalkışmayın ve bilin ki Allah, her bakımdan zengindir, övülmeye lâyıktır.
6 Âl-i İmran 97. Ayet (3:97:23) غَنِيٌّ غني ġaniyyun zengindir غ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) Onda apaçık deliller, Makam-ı İbrahim[97] vardır. Oraya kim girerse, güven içinde olur. Yolculuğuna gücü yetenlerin haccetmesi, Allah’ın insanlar üzerinde bir hakkıdır. Kim inkâr ederse (bu hakkı tanınmazsa), şüphesiz Allah bütün âlemlerden müstağnidir. (Kimseye muhtaç değildir, her şey O’na muhtaçtır.)
7 Neml 40. Ayet (27:40:37) غَنِيٌّ غني ġaniyyun zengindir غ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) Kitaptan bilgisi olan biri, “Ben onu, gözünü kapayıp açmadan önce sana getiririm” dedi. Süleyman, tahtı yanında yerleşmiş hâlde görünce şöyle dedi: “Bu, şükür mü, yoksa nankörlük mü edeceğim diye beni denemek için, Rabbimin bana bir lütfudur. Kim şükrederse ancak kendisi için şükretmiş olur. Kim de nankörlük ederse (bilsin ki) Rabbim her bakımdan sınırsız zengindir, cömerttir.”
8 Lokman 12. Ayet (31:12:17) غَنِيٌّ غني ġaniyyun zengindir غ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, biz Lokmân’a “Allah’a şükret” diye hikmet verdik. Kim şükrederse, ancak kendisi için şükretmiş olur. Kim de nankörlük ederse, bilsin ki Allah her bakımdan sınırsız zengindir, övülmeye lâyıktır.
9 Zümer 7. Ayet (39:7:5) غَنِيٌّ غني ġaniyyun zengindir غ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer inkâr ederseniz, şüphesiz ki Allah sizin iman etmenize muhtaç değildir. Ama kullarının inkâr etmesine razı olmaz. Eğer şükrederseniz sizin için buna razı olur. Hiçbir günahkâr başka bir günahkârın yükünü yüklenmez. Sonra dönüşünüz ancak Rabbinizedir. O da size yaptıklarınızı haber verir. Çünkü O, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilir.
10 Teğabun 6. Ayet (64:6:15) غَنِيٌّ غني ġaniyyun zengindir غ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) Bu, peygamberlerinin, onlara apaçık mucizeler getirmeleri ve onların da, “(Bizim gibi) insanlar mı bizi doğru yola iletecekmiş?” deyip de inkâr etmeleri ve yüz çevirmeleri sebebiyledir. Allah da hiçbir şeye muhtaç olmadığını göstermiştir. Allah, her bakımdan sınırsız zengindir, övgüye lâyıktır.
11 Abese 5. Ayet (80:5:3) اسْتَغْنٰىۙ استغنى -staġnâ kendisini muhtaç hissetmeyen غ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) Kendini muhtaç hissetmeyene gelince;
12 Alak 7. Ayet (96:7:3) اسْتَغْنٰىۜ استغنى -staġnâ zengin (kendine yeterli) غ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) 6,7. Hayır, insan kendini yeterli gördüğü için mutlaka azgınlık eder.
13 A'raf 48. Ayet (7:48:9) اَغْنٰى اغنى aġnâ hiçbir yarar sağlamadı غ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) A’râftakiler, simalarından tanıdıkları birtakım adamlara da seslenir ve şöyle derler: “Ne çokluğunuz, ne de taslamakta olduğunuz kibir size bir yarar sağladı!”
14 Hicr 84. Ayet (15:84:2) اَغْنٰى اغنى aġnâ hiçbir şeyi savamadı غ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) Kazanmakta oldukları şeyler kendilerine bir fayda vermedi.
15 Şu'arâ 207. Ayet (26:207:2) اَغْنٰى اغنى aġnâ (hiç) yararı غ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) (Dünyada) yararlandırıldıkları şeyler onlara fayda sağlamazdı.
16 Zümer 50. Ayet (39:50:7) اَغْنٰى اغنى aġnâ yararı غ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) Bunu kendilerinden öncekiler de söylemişti ama kazandıkları şeyler onlara hiçbir yarar sağlamamıştı.
17 Mü'min 82. Ayet (40:82:21) اَغْنٰى اغنى aġnâ yarar sağlamadı غ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden önce gelenlerin akıbetlerinin nasıl olduğuna bakmadılar mı? Onlar kendilerinden daha çok, daha güçlü ve onların yeryüzündeki eserleri daha üstündü. Fakat kazanmakta oldukları şeyler onlara bir fayda vermemişti.
18 Ahkaf 26. Ayet (46:26:13) اَغْنٰى اغنى aġnâ sağlamadı غ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, size vermediğimiz imkân ve iktidarı onlara vermiştik. Kendilerine kulaklar, gözler ve kalpler vermiştik. Fakat kulakları, gözleri ve kalpleri kendilerine bir yarar sağlamadı. Çünkü Allah’ın âyetlerini inkâr ediyorlardı. Alaya aldıkları şey onları kuşattı.
19 Necm 48. Ayet (53:48:3) اَغْنٰى اغنى aġnâ zengin eden غ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz O, başkalarına muhtaç olmaktan kurtardı ve varlık sahibi kıldı.
20 Hâkka 28. Ayet (69:28:2) اَغْنٰى اغنى aġnâ yarar sağlamadı غ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) “Malım bana hiçbir yarar sağlamadı.”
21 Tebbet 2. Ayet (111:2:2) اَغْنٰى اغنى aġnâ kurtaramadı غ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) Ona ne malı fayda verdi, ne de kazandığı.
22 Tevbe 74. Ayet (9:74:0) اَغْنٰيهُمُ اغنيهم aġnâhumu kendilerini zengin etti غ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) Bir şey söylemediklerine dair Allah’a yemin ediyorlar. Hâlbuki o küfür sözünü söylediler ve (sözde) müslüman olduktan sonra inkâr ettiler. Ayrıca başaramadıkları şeye (peygamberi öldürmeye) de yeltendiler. Sırf, Allah ve Resûlü kendi lütfu ile onları zengin kıldığı için intikam almaya kalktılar. Eğer tövbe ederlerse, kendileri için hayırlı olur. Şayet yüz çevirirlerse, Allah onları dünyada ve ahirette elem dolu bir azaba çarptıracaktır. Artık onlar için yeryüzünde ne bir dost, ne de bir yardımcı vardır.
23 Hûd 101. Ayet (11:101:7) اَغْنَتْ اغنت aġnet sağlayamadı غ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) Biz onlara zulmetmedik. Fakat onlar kendilerine zulmettiler. Rabbinin azap emri gelince, Allah’ı bırakıp da taptıkları ilâhları kendilerine hiçbir fayda sağlamadı. İlâhları onların sadece ziyanlarını artırdı.
24 Tevbe 93. Ayet (9:93:0) اَغْنِيَٓاءُۚ اغنياء aġniyâ/(u) zengin oldukları halde غ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) Sorumluluk ancak, zengin oldukları hâlde senden izin isteyenleredir. Bunlar, geride kalan (kadın ve çocuk)larla birlikte olmaya razı oldular. Allah da kalplerini mühürledi. Artık onlar bilmezler.
25 Bakara 273. Ayet (2:273:14) اَغْنِيَٓاءَ اغنياء aġniyâe zengin غ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) (Sadakalar) kendilerini Allah yoluna adayan, yeryüzünde dolaşmaya güç yetiremeyen fakirler içindir. İffetlerinden dolayı (dilenmedikleri için), bilmeyen onları zengin sanır. Sen onları yüzlerinden tanırsın. İnsanlardan arsızca (bir şey) istemezler. Siz hayır olarak ne verirseniz, şüphesiz Allah onu bilir.
26 Âl-i İmran 181. Ayet (3:181:11) اَغْنِيَٓاءُۢ اغنياء aġniyâun zenginiz غ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) Allah; “Şüphesiz, Allah fakirdir, biz zenginiz” diyenlerin sözünü elbette duydu. Onların dediklerini ve haksız yere peygamberleri öldürmelerini yazacağız ve, “Tadın yangın azabını!” diyeceğiz.
27 Duhâ 8. Ayet (93:8:3) فَاَغْنٰىۜ فاغنى fe-aġnâ zengin etmedi mi? غ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) Seni ihtiyaç içinde bulup da zengin etmedi mi?
28 Yunus 68. Ayet (10:68:0) الْغَنِيُّۜ الغني l-ġaniy(yu) hiç bir şeye ihtiyacı olmayandır غ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) “Allah, bir çocuk edindi” dediler. O, bundan uzaktır. O, her bakımdan sınırsız zengindir. Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O’nundur. Bu konuda elinizde hiçbir delil de yoktur. Allah’a karşı bilmediğiniz bir şeyi mi söylüyorsunuz?
29 En'am 133. Ayet (6:133:2) الْغَنِيُّ الغني l-ġaniyyu zengindir غ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) Rabbin her bakımdan sınırsız zengindir, rahmet sahibidir. Sizi başka bir kavmin soyundan getirdiği gibi, dilerse sizi giderir (yok eder) ve sizden sonra da yerinize dilediğini getirir.
30 Hacc 64. Ayet (22:64:11) الْغَنِيُّ الغني l-ġaniyyu zengin olan غ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O’nundur. Şüphesiz ki Allah elbette zengindir, elbette övgüye lâyıktır.
31 Lokman 26. Ayet (31:26:9) الْغَنِيُّ الغني l-ġaniyyu zengin غ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) Göklerde ve yerde ne varsa Allah’ındır. Şüphesiz Allah, her bakımdan sınırsız zengin olandır, övülmeye lâyık olandır.
32 Fâtır 15. Ayet (35:15:10) الْغَنِيُّ الغني l-ġaniyyu zengin olan غ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) Ey insanlar! Siz Allah’a muhtaçsınız. Allah ise her bakımdan sınırsız zengin olandır, övülmeye hakkıyla lâyık olandır.
33 Muhammed 38. Ayet (47:38:19) الْغَنِيُّ الغني l-ġaniyyu zengindir غ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) İşte sizler, Allah yolunda harcamaya çağrılıyorsunuz. Ama içinizden cimrilik yapanlar var. Kim cimrilik yaparsa ancak kendi zararına cimrilik yapmış olur. Allah, her bakımdan sınırsız zengindir, siz ise fakirsiniz. Eğer O’ndan yüz çevirecek olursanız, yerinize başka bir toplum getirir de onlar sizin gibi olmazlar.
34 Hadîd 24. Ayet (57:24:11) الْغَنِيُّ الغني l-ġaniyyu zengindir غ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar cimrilik edip insanlara da cimriliği emreden kimselerdir. Kim yüz çevirirse bilsin ki şüphesiz Allah ganîdir, zengindir, övülmeye lâyıktır.
35 Mümtehine 6. Ayet (60:6:18) الْغَنِيُّ الغني l-ġanniyyu zengin olan غ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, onlarda (İbrahim ve beraberindekilerde) sizin için, Allah’ı ve ahiret gününü arzu edenler için güzel bir örnek vardır. Kim yüz çevirirse bilsin ki, Allah her bakımdan sınırsız zengindir, övülmeye lâyıktır.
36 Haşr 7. Ayet (59:7:22) الْاَغْنِيَٓاءِ الاغنياء l-aġniyâ-i zenginler غ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ın, (fethedilen) memleketlerin ahalisinden savaşılmaksızın peygamberine kazandırdığı mallar; Allah’a, peygambere, onun yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışlara aittir. O mallar, içinizden yalnız zenginler arasında dolaşan bir servet (ve güç) hâline gelmesin diye (Allah böyle hükmetmiştir). Peygamber size ne verdiyse onu alın, neyi de size yasak ettiyse ondan vazgeçin. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz, Allah’ın azabı çetindir.
37 İbrahim 8. Ayet (14:8:12) لَغَنِيٌّ لغني le-ġaniyyun zengindir غ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ, şöyle dedi: “Siz ve yeryüzünde bulunanların hepsi nankörlük etseniz de gerçek şu ki, Allah her bakımdan sınırsız zengindir, övgüye lâyık olandır.”
38 Ankebut 6. Ayet (29:6:8) لَغَنِيٌّ لغني le-ġaniyyun zengindir غ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) Her kim cihad ederse, ancak kendisi için cihad etmiş olur. Şüphesiz Allah, âlemlere muhtaç değildir.
39 İbrahim 21. Ayet (14:21:14) مُغْنُونَ مغنون muġnûne savabilir غ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) İnsanların hepsi Allah’ın huzuruna çıkacak ve güçsüzler büyüklük taslayanlara diyecek ki: “Şüphesiz bizler size uymuştuk; şimdi siz az bir şey olsun, Allah’ın azabından bizi koruyabilecek misiniz?” Onlar da, “Eğer Allah bizi doğru yola eriştirseydi, biz de sizi doğru yola eriştirirdik. Şimdi sızlansak da, sabretsek de bizim için birdir. Artık bizim için hiçbir kurtuluş yoktur” derler.
40 Mü'min 47. Ayet (40:47:15) مُغْنُونَ مغنون muġnûne savabilir- غ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) Ateşin içinde birbirleriyle tartışırlarken, zayıf olanlar, büyüklük taslayanlara, “Biz size uymuş kimselerdik. Şimdi şu ateşin bir kısmını üzerimizden kaldırabilir misiniz?” derler.
41 Yunus 24. Ayet (10:24:0) تَغْنَ تغن taġne hiç yokmuş غ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) Dünya hayatının hâli, ancak gökten indirdiğimiz bir yağmurun hâli gibidir ki, insanların ve hayvanların yedikleri yeryüzü bitkileri onunla yetişip birbirine karışmıştır. Nihayet yeryüzü (o bitkilerle) bütün zinet ve güzelliklerini alıp süslendiği ve sahipleri de onun üzerine (her türlü tasarrufa) kadir olduklarını sandıkları bir sırada, geceleyin veya güpegündüz ansızın ona emrimiz (afetimiz) geliverir de, bunları, sanki dün yerinde hiç yokmuş gibi, kökünden yolunmuş bir hâle getiririz. İşte düşünen bir toplum için, âyetleri böyle ayrı ayrı açıklıyoruz.
42 Tevbe 25. Ayet (9:25:0) تُغْنِ تغن tuġni sağlamamıştı غ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, Allah birçok yerde ve Huneyn savaşı gününde size yardım etmiştir. Hani, çokluğunuz size kendinizi beğendirmiş, fakat (bu çokluk) size hiçbir yarar sağlamamış, yeryüzü bütün genişliğine rağmen size dar gelmişti. Nihayet (bozularak) gerisingeriye dönüp kaçmıştınız.[255]
43 Yunus 101. Ayet (10:101:0) تُغْنِي تغني tuġnî bir şey kazandırmaz غ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Göklerde ve yerde neler var, bir baksanıza.” Fakat âyetler ve uyarılar, inanmayan bir topluma hiçbir fayda sağlamaz.
44 Yâsîn 23. Ayet (36:23:10) تُغْنِ تغن tuġni sağlamaz غ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) “O’nu bırakıp da başka ilâhlar mı edineyim? Eğer Rahmân bana bir zarar vermek istese, onların şefaati bana hiçbir fayda sağlamaz ve beni kurtaramazlar.”
45 Necm 26. Ayet (53:26:7) تُغْن۪ي تغني tuġnî işe yaramaz غ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) Göklerde nice melekler vardır ki onların şefaatleri; ancak Allah’ın izniyle, dilediği ve hoşnut olduğu kimselere yarar sağlar.
46 Kamer 5. Ayet (54:5:4) تُغْنِ تغن tuġnî fayda vermiyor غ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) Bu haberler, zirveye ulaşmış birer hikmettir! Fakat uyarılar fayda vermiyor!
47 Âl-i İmran 10. Ayet (3:10:5) تُغْنِيَ تغني tuġniye yarar sağlamaz غ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz, inkâr edenlere, ne malları, ne de evlatları Allah’a karşı hiçbir fayda sağlar. Onlar ateşin yakıtıdırlar.
48 Âl-i İmran 116. Ayet (3:116:5) تُغْنِيَ تغني tuġniye yarar sağlamayacaktır غ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) İnkâr edenlerin ne malları ne evlatları, onlara Allah’a karşı bir yarar sağlar. İşte onlar cehennemliktirler. Onlar orada ebedî kalacaklardır.
49 Enfal 19. Ayet (8:19:0) تُغْنِيَ تغني tuġniye sağlayamaz غ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey inkârcılar!) Eğer fetih[245] istiyorsanız işte size fetih geldi. Eğer (peygambere karşı gelmekten) vazgeçerseniz, bu sizin için daha hayırlı olur. Eğer dönerseniz biz de döneriz. Çok olsa bile topluluğunuz size hiç fayda vermez. Çünkü Allah mü’minlerle beraberdir.
50 Mücadele 17. Ayet (58:17:2) تُغْنِيَ تغني tuġniye koruyamaz غ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) Onların malları da, evlatları da Allah’a karşı kendilerine bir yarar sağlamayacaktır. Onlar, cehennemliklerdir. Onlar orada ebedî kalacaklardır.