Arapça Metin (Harekesiz) ve benzeşen aramasında 15 sonuç bulundu.
Kelime aramasında en sağlıklı sonuç, Harekesiz veya Kök araması ile alınmaktadır.
| Sırası |
Geçtiği Yer |
Arapça |
Harekesiz |
Okunuşu |
Anlamı |
Kökü |
| 1 |
A'raf 105. Ayet (7:105:15) |
فَاَرْسِلْ |
فارسل |
fe-ersil |
artık gönder |
ر س ل |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Bana, Allah’a karşı sadece gerçeği söylemem yaraşır. Ben size Rabbinizden açık bir delil (mucize) getirdim. Artık İsrailoğullarını benimle gönder.[223] |
| 2 |
A'raf 133. Ayet (7:133:1) |
فَاَرْسَلْنَا |
فارسلنا |
fe-erselnâ |
biz de gönderdik |
ر س ل |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Biz de, her biri ayrı ayrı birer mucize olmak üzere başlarına tufan, çekirge, ürün güvesi (haşarat), kurbağalar ve kan gönderdik. (Hiçbirinden ders almadılar.) Büyüklük tasladılar ve suçlu bir kavim oldular. |
| 3 |
A'raf 162. Ayet (7:162:0) |
فَاَرْسَلْنَا |
فارسلنا |
fe-erselnâ |
biz de gönderdik |
ر س ل |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Onlardan zulmedenler hemen sözü, kendilerine söylenenden başka şekle soktular. Biz de zulmetmelerine karşılık üzerlerine gökten bir azab gönderdik.[232] |
| 4 |
Yusuf 19. Ayet (12:19:3) |
فَاَرْسَلُوا |
فارسلوا |
fe-erselû |
gönderdiler |
ر س ل |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Bir kervan gelmiş, sucularını suya göndermişlerdi. Sucu kovasını kuyuya salınca, “Müjde! Müjde! İşte bir oğlan!” dedi. Onu alıp bir ticaret malı olarak sakladılar. Oysa Allah, onların yaptıklarını biliyordu. |
| 5 |
Yusuf 45. Ayet (12:45:11) |
فَاَرْسِلُونِ |
فارسلون |
fe-ersilûn(i) |
hemen beni gönderin |
ر س ل |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Zindandaki iki kişiden kurtulmuş olanı, nice zamandan sonra (Yûsuf’u) hatırladı ve, “Ben size onun yorumunu haber veririm, hemen beni (zindana) gönderin” dedi. |
| 6 |
Yusuf 63. Ayet (12:63:11) |
فَاَرْسِلْ |
فارسل |
fe-ersil |
(oyüzden) gönder |
ر س ل |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Onlar, babalarına döndüklerinde, “Ey babamız! Bize artık zahire verilmeyecek. Kardeşimizi (Bünyamin’i) bizimle gönder ki zahire alalım. Onu biz elbette koruruz” dediler. |
| 7 |
Meryem 17. Ayet (19:17:5) |
فَاَرْسَلْنَٓا |
فارسلنا |
fe-erselnâ |
biz de gönderdik |
ر س ل |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
16,17. (Ey Muhammed!) Kitap’ta (Kur’an’da) Meryem’i de an.[340] Hani ailesinden ayrılarak doğu tarafında bir yere çekilmiş ve (kendini onlardan uzak tutmak için) onlarla arasında bir perde germişti. Biz, ona Cebrail’i göndermiştik de ona tam bir insan şeklinde görünmüştü. |
| 8 |
Tâhâ 47. Ayet (20:47:6) |
فَاَرْسِلْ |
فارسل |
fe-ersil |
gönder |
ر س ل |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
“Ona gidin ve şöyle deyin: ‘Şüphesiz biz Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarını (serbest bırak ve) bizimle gönder. Onlara işkence etme. Sana Rabbinin katından bir mucize getirdik. Selâm, doğru yola uyanlara olsun.’ ” |
| 9 |
Mü'minûn 32. Ayet (23:32:1) |
فَاَرْسَلْنَا |
فارسلنا |
fe-erselnâ |
ve gönderdik |
ر س ل |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Onlara, kendilerinden, “Allah’a kulluk edin, sizin O’ndan başka hiçbir ilâhınız yoktur, hâlâ O’na karşı gelmekten sakınmaz mısınız?” diye öğüt veren bir peygamber gönderdik. |
| 10 |
Şu'arâ 13. Ayet (26:13:6) |
فَاَرْسِلْ |
فارسل |
fe-ersil |
onun için elçilik ver |
ر س ل |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
“Göğsüm daralır. Akıcı konuşamam. Onun için, Hârûn’a da peygamberlik ver (ve onu bana yardımcı yap).”[396] |
| 11 |
Şu'arâ 53. Ayet (26:53:1) |
فَاَرْسَلَ |
فارسل |
fe-ersele |
sonra gönderdi |
ر س ل |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Firavun da şehirlere (asker) toplayıcılar gönderdi. |
| 12 |
Kasas 34. Ayet (28:34:7) |
فَاَرْسِلْهُ |
فارسله |
fe-ersilhu |
onu gönder |
ر س ل |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
“Kardeşim Hârûn’un dili benimkinden daha düzgündür. Onu da benimle birlikte, beni doğrulayan bir yardımcı olarak gönder. Çünkü ben, onların beni yalanlamalarından korkuyorum.” |
| 13 |
Ahzab 9. Ayet (33:9:12) |
فَاَرْسَلْنَا |
فارسلنا |
fe-erselnâ |
ve biz göndermiştik |
ر س ل |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Ey iman edenler! Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani (düşman) ordular üzerinize gelmişti de biz onların üzerine bir rüzgâr ve göremediğiniz ordular göndermiştik. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görmektedir.[437] |
| 14 |
Sebe' 16. Ayet (34:16:2) |
فَاَرْسَلْنَا |
فارسلنا |
fe-erselnâ |
bu yüzden gönderdik |
ر س ل |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Fakat onlar yüz çevirdiler. Biz de üzerlerine Arim[444] selini gönderdik. Onların bahçelerini ekşi meyveli ağaçlar, acı ılgın ve biraz da sedir ağacı bulunan iki bahçeye çevirdik. |
| 15 |
Fussilet 16. Ayet (41:16:1) |
فَاَرْسَلْنَا |
فارسلنا |
fe-erselnâ |
biz de gönderdik |
ر س ل |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Biz de onlara dünya hayatında zillet azabını tattırmak için o mutsuz kara günlerde üzerlerine dondurucu bir rüzgâr gönderdik. Ahiret azâbı elbette daha rezil edicidir. Onlara yardım da edilmez. |
|
|
|
|
|
|
|