| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Enfal 12. Ayet (8:12:0) | فَاضْرِبُوا | فاضربوا | fadribû | vurun | ض ر ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani Rabbin meleklere, “Ben sizinle beraberim. İman edenlere sebat verin. Ben kâfirlerin kalplerine korku salacağım. Şimdi vurun boyunlarının üstüne. Vurun, onların bütün parmaklarına” diye vahyediyordu. | |||||
| 2 | Tâhâ 77. Ayet (20:77:8) | فَاضْرِبْ | فاضرب | fadrib | ve vur | ض ر ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Firavun’un imana yanaşmaması üzerine) Mûsâ’ya, “Kullarımı (İsrailoğullarını) geceleyin (Mısır’dan) yürütüp çıkar. Yakalanmaktan korkmaksızın, endişe etmeksizin onlara denizde kuru bir yol aç” diye vahyettik. | |||||
| 3 | Sâd 44. Ayet (38:44:4) | فَاضْرِبْ | فاضرب | fadrib | ve vur | ض ر ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şöyle dedik: “Eline bir demet sap al ve onunla vur, yeminini bozma.”[465] Gerçekten biz Eyyûb’u sabreden bir kimse olarak bulduk. O ne güzel bir kuldu! O, Allah’a çok yönelen bir kimse idi. | |||||