| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Nisâ 16. Ayet (4:16:8) | فَاَعْرِضُوا | فاعرضوا | fe-a’ridû | artık vazgeçin | ع ر ض |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sizlerden fuhuş (zina) yapanların her ikisini de incitip kınayın. Eğer onlar tövbe edip ıslah olurlarsa, onları incitip kınamaktan vazgeçin. Çünkü Allah, tövbeleri çok kabul edendir, çok merhamet edendir. | |||||
| 2 | Nisâ 63. Ayet (4:63:8) | فَاَعْرِضْ | فاعرض | fe-a’rid | aldırma | ع ر ض |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar, Allah’ın kalplerindekini bildiği kimselerdir. Öyleyse onlara aldırma. Onlara öğüt ver ve onlara, kendileri hakkında etkili ve güzel söz söyle. | |||||
| 3 | Nisâ 81. Ayet (4:81:17) | فَاَعْرِضْ | فاعرض | fe-a’rid | sen aldırma | ع ر ض |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sana “baş üstüne” derler. Fakat senin yanından çıktıklarında, içlerinden birtakımı, geceleyin; (senin gündüz) söylediklerinin aksini kurarlar. Allah, onların geceleyin kurduklarını yazmaktadır. Sen onlara aldırma. Allah’a tevekkül et. Vekil olarak Allah yeter.[126] | |||||
| 4 | En'am 68. Ayet (6:68:7) | فَاَعْرِضْ | فاعرض | fe-a’rid | yüz çevir | ع ر ض |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Âyetlerimiz hakkında dedikoduya dalanları gördüğün vakit başka bir söze dalıncaya kadar onlardan yüz çevir, uzaklaş. Şayet şeytan sana unutturursa hatırladıktan sonra (kalk), o zalimler grubu ile beraber oturma.[180] | |||||
| 5 | Tevbe 95. Ayet (9:95:0) | فَاَعْرِضُوا | فاعرضوا | fe-a’ridû | vazgeçin | ع ر ض |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yanlarına döndüğünüz zaman, kendilerini rahat bırakmanız için size Allah adıyla yemin edeceklerdir. Artık onların peşini bırakın. Çünkü onlar pistir. Kazandıklarının karşılığı olarak, varacakları yer de cehennemdir. | |||||
| 6 | Kehf 57. Ayet (18:57:7) | فَاَعْرَضَ | فاعرض | fe-a’rada | fakat yüz çeviren | ع ر ض |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kim, kendisine Rabbinin âyetleri hatırlatılıp da onlardan yüz çeviren ve elleriyle yaptığını unutandan daha zalimdir? Şüphesiz biz, onu anlamamaları için, kalplerine perdeler gerdik, kulaklarına da ağırlıklar koyduk. Sen onları hidayete çağırsan da artık ebediyen hidayet bulamazlar.[329] | |||||
| 7 | Secde 30. Ayet (32:30:1) | فَاَعْرِضْ | فاعرض | fea’rid | sen yüz çevir | ع ر ض |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şimdi sen onlardan yüz çevir ve bekle. Şüphesiz onlar da bekliyorlar. | |||||
| 8 | Sebe' 16. Ayet (34:16:1) | فَاَعْرَضُوا | فاعرضوا | fe-a’radû | ama yüz çevirdiler | ع ر ض |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Fakat onlar yüz çevirdiler. Biz de üzerlerine Arim[444] selini gönderdik. Onların bahçelerini ekşi meyveli ağaçlar, acı ılgın ve biraz da sedir ağacı bulunan iki bahçeye çevirdik. | |||||
| 9 | Fussilet 4. Ayet (41:4:3) | فَاَعْرَضَ | فاعرض | fea’rada- | fakat yüz çevirmiştir | ع ر ض |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderilmiştir. Fakat onların çoğu yüz çevirmiştir. Artık onlar işitmezler. | |||||
| 10 | Necm 29. Ayet (53:29:1) | فَاَعْرِضْ | فاعرض | fe-a’rid | o halde yüz çevir | ع ر ض |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Öyle ise bizim zikrimizden (Kur’an’dan) yüz çeviren ve dünya hayatından başka bir şey istemeyen kimselerden yüz çevir. | |||||