"فرحون" Analizi

Arapça Metin (Harekesiz) ve benzeşen aramasında 7 sonuç bulundu.
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Âl-i İmran 188. Ayet (3:188:4) يَفْرَحُونَ يفرحون yefrahûne sevinen ف ر ح
Diyanet İşleri (Yeni) Ettiklerine sevinen ve yapmadıkları şeylerle övülmeyi seven kimselerin, sakın azaptan kurtulacaklarını sanma. Onlar için elem dolu bir azap vardır.
2 Tevbe 50. Ayet (9:50:0) فَرِحُونَ فرحون ferihûn(e) sevinirler ف ر ح
Diyanet İşleri (Yeni) Sana bir iyilik gelirse, bu onları üzer. Eğer başına bir musîbet gelirse, “Biz tedbirimizi önceden almıştık” derler ve sevinerek dönüp giderler.
3 Ra'd 36. Ayet (13:36:4) يَفْرَحُونَ يفرحون yefrahûne sevinirler ف ر ح
Diyanet İşleri (Yeni) Kendilerine kitap verdiğimiz kimseler, sana indirilen Kur’an ile sevinirler. Fakat (senin aleyhinde olan) gruplardan onun bir kısmını inkâr edenler de vardır. De ki: “Ben ancak Allah’a kulluk etmek ve O’na ortak koşmamakla emrolundum. Ben yalnız O’na çağırıyorum ve dönüşüm de yalnız O'nadır.”
4 Mü'minûn 53. Ayet (23:53:9) فَرِحُونَ فرحون ferihûn(e) sevinmektedir ف ر ح
Diyanet İşleri (Yeni) (İnsanlar ise, din) işlerini kendi aralarında parça parça ettiler. Her grup kendinde bulunan ile sevinmektedir.
5 Neml 36. Ayet (27:36:16) تَفْرَحُونَ تفرحون tefrahûn(e) sevinirsiniz ف ر ح
Diyanet İşleri (Yeni) (Elçilerin sözcüsü) Süleyman’ın huzuruna gelince, Süleyman ona şöyle dedi: “Siz beni mal ile desteklemek (ve böylece etkilemek) mi istiyorsunuz? Oysa Allah’ın bana verdiği, size verdiğinden daha hayırlıdır. Fakat hediyenizle ancak siz sevinirsiniz.”
6 Rum 32. Ayet (30:32:11) فَرِحُونَ فرحون ferihûn(e) sevinmektedir ف ر ح
Diyanet İşleri (Yeni) 31,32. Allah’a yönelmiş kimseler olarak yüzünüzü hak dine çevirin, O’na karşı gelmekten sakının, namazı dosdoğru kılın ve müşriklerden; dinlerini darmadağınık edip grup grup olan kimselerden olmayın. (Ki onlardan) her bir grup kendi katındaki (dinî anlayış) ile sevinip böbürlenmektedir.
7 Mü'min 75. Ayet (40:75:4) تَفْرَحُونَ تفرحون tefrahûne şımarmanızdan ف ر ح
Diyanet İşleri (Yeni) Bu, sizin yeryüzünde haksız yere şımarmanızdan ve böbürlenmenizden ötürüdür.