| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Yunus 106. Ayet (10:106:0) | فَعَلْتَ | فعلت | fe’alte | böyle yaparsan | ف ع ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 105,106. Yine bana şöyle emredildi: “Hakka yönelen bir kimse olarak yüzünü dîne çevir. Sakın Allah’a ortak koşanlardan olma. Allah’ı bırakıp da sana ne fayda ve ne de zarar verebilecek olan şeylere yalvarma. Eğer böyle yaparsan, şüphesiz ki sen zâlimlerden olursun.” | |||||
| 2 | Yusuf 89. Ayet (12:89:5) | فَعَلْتُمْ | فعلتم | fe’altum | yaptığınızı | ف ع ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yûsuf dedi ki: “Siz (henüz) cahil kimseler iken Yûsuf ve kardeşine neler yaptığınızı biliyor musunuz?” | |||||
| 3 | Kehf 82. Ayet (18:82:26) | فَعَلْتُهُ | فعلته | fe’altuhu | bunları yapmadım | ف ع ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Duvar ise şehirdeki iki yetim çocuğa ait idi. Altında onlara ait bir define vardı. Babaları da iyi bir insandı. Rabbin, onların olgunluk çağına ulaşmalarını ve Rabbinden bir rahmet olarak definelerini çıkarmalarını istedi. Bunları ben kendi görüşüme göre yapmadım. İşte senin, sabredemediğin şeylerin içyüzü budur.” | |||||
| 4 | Enbiyâ 62. Ayet (21:62:3) | فَعَلْتَ | فعلت | fe’alte | yaptın | ف ع ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (İbrahim gelince) “Sen mi yaptın bunu ilâhlarımıza ey İbrahim” dediler. | |||||
| 5 | Şu'arâ 19. Ayet (26:19:1) | وَفَعَلْتَ | وفعلت | ve fe’alte | ve yaptın | ف ع ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “(Böyle iken) sen o yaptığın işi yaptın (adam öldürdün). Sen nankörlerdensin.” | |||||
| 6 | Şu'arâ 19. Ayet (26:19:2) | فَعْلَتَكَ | فعلتك | fa’leteke | yaptığın | ف ع ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “(Böyle iken) sen o yaptığın işi yaptın (adam öldürdün). Sen nankörlerdensin.” | |||||
| 7 | Şu'arâ 19. Ayet (26:19:4) | فَعَلْتَ | فعلت | fe’alte | o (kötü) işi | ف ع ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “(Böyle iken) sen o yaptığın işi yaptın (adam öldürdün). Sen nankörlerdensin.” | |||||
| 8 | Şu'arâ 20. Ayet (26:20:2) | فَعَلْتُهَٓا | فعلتها | fe’altuhâ | onu yaptığım | ف ع ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Mûsâ, şöyle dedi: “Ben onu, o vakit kendimi kaybetmiş bir hâlde iken (istemeyerek) yaptım.” | |||||
| 9 | Hucurât 6. Ayet (49:6:17) | فَعَلْتُمْ | فعلتم | fe’altum | yaptığınız | ف ع ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Size bir fasık bir haber getirirse, bilmeyerek bir topluluğa zarar verip yaptığınıza pişman olmamak için o haberin doğruluğunu araştırın. | |||||