| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Kehf 79. Ayet (18:79:3) | فَكَانَتْ | فكانت | fe-kânet | idi | ك و ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “O gemi, denizde çalışan birtakım yoksul kimselere ait idi. Onu yaralamak istedim, çünkü onların ilerisinde, her gemiyi zorla ele geçiren bir kral vardı.” | |||||
| 2 | Rahman 37. Ayet (55:37:4) | فَكَانَتْ | فكانت | fe-kânet | ve olduğunda | ك و ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Gök yarılıp da, yanıp kızaran yağ gibi kırmızı gül hâline geldiği zaman (hâliniz ne olur?) | |||||
| 3 | Vâkı'a 6. Ayet (56:6:1) | فَكَانَتْ | فكانت | fe-kânet | haline geldiği (zaman) | ك و ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 3,4,5,6,7. Yeryüzü şiddetle sarsıldığı, dağlar parça parça dağılıp saçılmış toz olduğu ve siz de üç sınıf olduğunuz zaman, O, (kimini) yükseltir, (kimini) alçaltır. | |||||
| 4 | Nebe' 19. Ayet (78:19:3) | فَكَانَتْ | فكانت | fe-kânet | ve olmuştur | ك و ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Gök açılır ve kapı kapı olur. | |||||
| 5 | Nebe' 20. Ayet (78:20:3) | فَكَانَتْ | فكانت | fe-kânet | olmuştur | ك و ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Dağlar yürütülür, serap hâline gelir. | |||||