| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 197. Ayet (2:197:6) | ف۪يهِنَّ | فيهن | fîhinne | onda (o aylarda) | فِي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hac (ayları), bilinen aylardır.[58] Kim o aylarda hacca başlarsa, artık ona hacda cinsel ilişki, günaha sapmak, kavga etmek yoktur. Siz ne hayır yaparsanız, Allah onu bilir. (Ahiret için) azık toplayın. Kuşkusuz, azığın en hayırlısı takva (Allah’a karşı gelmekten sakınma)dır. Ey akıl sahipleri, bana karşı gelmekten sakının. | |||||
| 2 | Nisâ 15. Ayet (4:15:16) | يَتَوَفّٰيهُنَّ | يتوفيهن | yeteveffâhunne | o kadınları alıncaya | و ف ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kadınlarınızdan fuhuş (zina) yapanlara karşı içinizden dört şahit getirin. Eğer onlar şahitlik ederlerse, o kadınları ölüm alıp götürünceye veya Allah onlar hakkında bir yol açıncaya kadar kendilerini evlerde tutun (dışarı çıkarmayın).[110] | |||||
| 3 | Nisâ 127. Ayet (4:127:7) | ف۪يهِنَّۙ | فيهن | fîhinne | onlar hakkında | فِي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kadınlar hakkında senden fetva istiyorlar. De ki: “Onlar hakkında size fetvayı Allah veriyor.” Kitapta, kendilerine (verilmesi) farz kılınan (miras)ı vermediğiniz ve evlenmek istediğiniz yetim kızlara, zavallı çocuklara ve yetimlere âdil davranmanıza dair, size okunmakta olan âyetler de bunu açıklıyor. Ne hayır yaparsanız, şüphesiz Allah onu bilir. | |||||
| 4 | Mâide 120. Ayet (5:120:6) | ف۪يهِنَّۜ | فيهن | fîhin(ne) | bunlarda bulunan | فِي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Göklerin, yerin ve bunlardaki her şeyin hükümranlığı yalnızca Allah’ındır. O, her şeye hakkıyla gücü yetendir. | |||||
| 5 | Tevbe 36. Ayet (9:36:0) | ف۪يهِنَّ | فيهن | fîhinne | (o aylar) içinde | فِي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısında, Allah katında ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardır.[256] İşte bu, Allah’ın dosdoğru kanunudur. Öyleyse o aylarda kendinize zulmetmeyin. Fakat Allah’a ortak koşanlar sizinle nasıl topyekûn savaşıyorlarsa, siz de onlarla topyekûn savaşın. Bilin ki Allah, kendine karşı gelmekten sakınanlarla beraberdir. | |||||
| 6 | İsrâ 44. Ayet (17:44:7) | ف۪يهِنَّۜ | فيهن | fîhin(ne) | bunların içindeki | فِي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yedi gök, yer ve bunların içinde bulunanlar Allah’ı tespih ederler. Her şey O’nu hamd ile tespih eder. Ancak, siz onların tespihlerini anlamazsınız. O, halîm’dir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir), çok bağışlayandır. | |||||
| 7 | Mü'minûn 71. Ayet (23:71:9) | ف۪يهِنَّۜ | فيهن | fîhin(ne) | bunların içinde bulunan | فِي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer hak onların arzularına uysaydı, gökler ile yer ve onlarda bulunanlar elbette bozulur giderdi. Hayır, biz onlara şereflerini (Kur’an’ı) getirdik. Onlar ise bu şereflerinden yüz çeviriyorlar. | |||||
| 8 | Rahman 56. Ayet (55:56:1) | ف۪يهِنَّ | فيهن | fîhinne | orada vardır | فِي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Oralarda bakışlarını sadece eşlerine çevirmiş dilberler vardır. Onlara eşlerinden önce ne bir insan, ne bir cin dokunmuştur. | |||||
| 9 | Rahman 70. Ayet (55:70:1) | ف۪يهِنَّ | فيهن | fîhinne | onlarda vardır | فِي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlarda huyları güzel, yüzleri güzel dilberler vardır. | |||||
| 10 | Nûh 16. Ayet (71:16:3) | ف۪يهِنَّ | فيهن | fîhinne | bunların içinde | فِي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | ‘Onların içinde nasıl ayı, bir ışık, güneşi de bir kandil yapmıştır?’ | |||||
| 11 | Cin 4. Ayet (72:4:4) | سَف۪يهُنَا | سفيهنا | sefîhunâ | bizim beyinsiz | س ف ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Demek bizim beyinsiz olanımız, Allah hakkında doğruluktan uzak sözler söylüyormuş.” | |||||