Arapça Metin (Harekeli) ve benzeşen aramasında 7 sonuç bulundu.
Kelime aramasında en sağlıklı sonuç, Harekesiz veya Kök araması ile alınmaktadır.
| Sırası |
Geçtiği Yer |
Arapça |
Harekesiz |
Okunuşu |
Anlamı |
Kökü |
| 1 |
Bakara 38. Ayet (2:38:5) |
فَاِمَّا |
فاما |
fe-immâ |
zaman |
إِمَّا |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
“İnin oradan (cennetten) hepiniz. Tarafımdan size bir yol gösterici (peygamber) gelir de kim ona uyarsa, onlar için herhangi bir korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir” dedik. |
| 2 |
Enfal 57. Ayet (8:57:0) |
فَاِمَّا |
فاما |
fe-immâ |
bundan dolayı |
إِنْ |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Eğer onları savaşta yakalarsan, bunlar(a vereceğin ceza) ile arkalarındakileri de dağıt ki ibret alsınlar. |
| 3 |
Meryem 26. Ayet (19:26:5) |
فَاِمَّا |
فاما |
fe-immâ |
eğer |
إِمَّا |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
“Ye, iç, gözün aydın olsun. İnsanlardan birini görecek olursan, “Şüphesiz ben Rahmân’a susmayı adadım. Bugün hiçbir insan ile konuşmayacağım” de.[342] |
| 4 |
Tâhâ 123. Ayet (20:123:8) |
فَاِمَّا |
فاما |
fe-immâ |
artık |
إِنْ |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Allah, şöyle dedi: “Birbirinize düşman olarak hepiniz oradan inin. Eğer tarafımdan size bir yol gösterici (kitap) gelir de, kim benim yol göstericime uyarsa artık o, ne (dünyada) sapar ne de (ahirette) sıkıntı çeker.” |
| 5 |
Mü'min 77. Ayet (40:77:6) |
فَاِمَّا |
فاما |
fe-immâ |
ya |
إِمَّا |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Sen sabret! Şüphesiz Allah’ın verdiği söz gerçektir. Onları tehdit ettiğimiz azâbın bir kısmını sana göstersek de (ya da göstermeden önce) seni vefât ettirsek de, sonunda onlar bize döndürüleceklerdir. |
| 6 |
Zuhruf 41. Ayet (43:41:1) |
فَاِمَّا |
فاما |
fe-immâ |
bile |
إِمَّا |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Ya biz seni (bu dünyadan) alır götürürüz de, onlardan intikam alırız. |
| 7 |
Muhammed 4. Ayet (47:4:12) |
فَاِمَّا |
فاما |
fe-immâ |
ister |
إِمَّا |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
(Savaşta) inkâr edenlerle karşılaştığınız zaman boyunlarını vurun. Nihayet onları çökertip etkisiz hâle getirdiğinizde bağı sıkı bağlayın (sağ kalanlarını esir alın). Artık bundan sonra (esirleri) ya karşılıksız ya da fidye karşılığı salıverin. Savaş sona erinceye kadar hüküm budur.[493] Eğer Allah dileseydi, onlardan öç alırdı. Fakat sizi birbirinizle denemek için böyle yapıyor. Allah yolunda öldürülenlere gelince, Allah onların amellerini asla boşa çıkarmayacaktır. |
|
|
|
|
|
|
|