| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 173. Ayet (2:173:13) | فَمَنِ | فمن | femeni | ama kim | مَنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, size ancak leş, kan, domuz eti ve Allah’tan başkası adına kesileni haram kıldı. Ama kim mecbur olur da, istismar etmeksizin ve zaruret ölçüsünü aşmaksızın yemek zorunda kalırsa, ona günah yoktur. Şüphesiz, Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.[46] | |||||
| 2 | Bakara 178. Ayet (2:178:32) | فَمَنِ | فمن | femeni | artk kim | مَنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı. Hüre karşı hür, köleye karşı köle, kadına karşı kadın kısas edilir. Ancak öldüren kimse, kardeşi (öldürülenin vârisi, velisi) tarafından affedilirse, aklın ve dinin gereklerine uygun yol izlemek ve güzellikle diyet ödemek gerekir. Bu, Rabbinizden bir hafifletme ve rahmettir. Bundan sonra tecavüzde bulunana elem dolu bir azap vardır.[48] | |||||
| 3 | Bakara 194. Ayet (2:194:7) | فَمَنِ | فمن | femeni | kim | مَنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Haram ay, haram aya karşılıktır.[56] Hürmetler (saygı gösterilmesi gereken şeyler) kısas kuralına tabidir. O hâlde kim size saldırırsa, size saldırdığı gibi siz de ona saldırın, (fakat ileri gitmeyin). Allah’a karşı gelmekten sakının ve bilin ki, Allah kendine karşı gelmekten sakınanlarla beraberdir.[57] | |||||
| 4 | Âl-i İmran 94. Ayet (3:94:1) | فَمَنِ | فمن | femeni | artık kim | مَنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Artık bundan sonra Allah’a karşı kim yalan uydurursa, işte onlar zalimlerin ta kendileridir. | |||||
| 5 | Âl-i İmran 162. Ayet (3:162:1) | اَفَمَنِ | افمن | efe-meni | hiç olur mu? | مَنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ın rızasına uyan kimse, Allah’ın gazabına uğrayan ve varacağı yer cehennem olan kimse gibi midir? O, ne kötü varılacak yerdir! | |||||
| 6 | Mâide 3. Ayet (5:3:51) | فَمَنِ | فمن | fe-meni | kim | مَنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ölmüş hayvan, kan, domuz eti, Allah’tan başkası adına boğazlanan, (henüz canı çıkmamış iken) kestikleriniz hariç; boğulmuş, darbe sonucu ölmüş, yüksekten düşerek ölmüş, boynuzlanarak ölmüş ve yırtıcı hayvan tarafından parçalanmış hayvanlar ile dikili taşlar[142] üzerinde boğazlanan hayvanlar, bir de fal oklarıyla kısmet aramanız[143] size haram kılındı. İşte bütün bunlar fısk (Allah’a itaatten kopmak)tır. Bugün kâfirler dininizden (onu yok etmekten) ümitlerini kestiler. Artık onlardan korkmayın, benden korkun. Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim. Size nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm’ı seçtim.[144] Kim şiddetli açlık durumunda zorda kalır, günaha meyletmeksizin (haram etlerden) yerse, şüphesiz ki Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir. | |||||
| 7 | Mâide 94. Ayet (5:94:18) | فَمَنِ | فمن | fe-meni | kim ki | مَنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Andolsun, Allah sizleri, ellerinizin ve mızraklarınızın erişebileceği av(lar) ile elbette deneyecek ki, görmediği hâlde kendisinden korkanı ayırıp meydana çıkarsın. Kim bundan (bu açıklamadan) sonra haddini tecavüz ederse, ona elem dolu bir azap vardır. | |||||
| 8 | En'am 145. Ayet (6:145:30) | فَمَنِ | فمن | fe-meni | ama kim | مَنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Bana vahyolunan Kur’an’da bir kimsenin yiyecekleri arasında leş, akıtılmış kan, domuz eti -ki o şüphesiz necistir- ya da Allah’tan başkası adına kesilmiş bir (murdar) hayvandan başka, haram kılınmış bir şey bulamıyorum. Fakat istismar etmeksizin ve zaruret ölçüsünü aşmaksızın kim bunlardan yeme zorunda kalırsa yiyebilir.” Şüphesiz Rabbin çok bağışlayandır, çok merhametlidir.[200] | |||||
| 9 | A'raf 35. Ayet (7:35:11) | فَمَنِ | فمن | femeni | kimselere | مَنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey Âdemoğulları! İçinizden size benim âyetlerimi anlatan Peygamberler gelir de her kim Allah’a karşı gelmekten sakınır ve hâlini düzeltirse, artık onlara korku yoktur. Onlar üzülecek de değillerdir. | |||||
| 10 | Yunus 108. Ayet (10:108:0) | فَمَنِ | فمن | fe-meni | kim | مَنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Ey insanlar, size Rabbinizden gerçek (Kur’an) gelmiştir. Artık kim doğru yola girerse, ancak kendisi için girer. Kim de saparsa ancak kendi aleyhine sapar. Ben sizden sorumlu değilim.” | |||||
| 11 | Nahl 115. Ayet (16:115:13) | فَمَنِ | فمن | femeni | kim | مَنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, size ancak leş, kan, domuz eti ve Allah’tan başkası adına kesileni haram kıldı. Ama kim mecbur olur da istismar etmeksizin ve zaruret ölçüsünü aşmaksızın yemek zorunda kalırsa, şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.[307] | |||||
| 12 | Tâhâ 123. Ayet (20:123:12) | فَمَنِ | فمن | fe-meni | sonra kim | مَنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, şöyle dedi: “Birbirinize düşman olarak hepiniz oradan inin. Eğer tarafımdan size bir yol gösterici (kitap) gelir de, kim benim yol göstericime uyarsa artık o, ne (dünyada) sapar ne de (ahirette) sıkıntı çeker.” | |||||
| 13 | Mü'minûn 7. Ayet (23:7:1) | فَمَنِ | فمن | fe-meni | o halde kim | مَنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kim bunun ötesine geçmek isterse, işte onlar haddi aşanlardır. | |||||
| 14 | Neml 92. Ayet (27:92:4) | فَمَنِ | فمن | fe-meni | şimdi kim | مَنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 91,92. De ki: “Bana ancak, bu beldenin (Mekke’nin); onu mukaddes kılan ve her şey kendisine ait olan Rabbine kulluk yapmam emredildi. Yine bana, müslümanlardan olmam ve Kur’an’ı okumam emredildi.” Artık kim doğru yola girerse yalnız kendisi için girer. Kim de doğru yoldan saparsa, de ki: “Ben ancak uyarıcılardanım.” | |||||
| 15 | Zümer 41. Ayet (39:41:7) | فَمَنِ | فمن | fe-meni | artık kim | مَنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) Biz sana Kitab’ı (Kur’an’ı) insanlar için, hak olarak indirdik. Kim doğru yola girerse, kendisi için girmiş olur. Kim de saparsa, ancak kendi aleyhine sapar. Sen onlara vekil değilsin. | |||||
| 16 | Meâric 31. Ayet (70:31:1) | فَمَنِ | فمن | fe-meni | ama kim | مَنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kim bunun ötesini isterse, işte onlar sınırı aşan kimselerdir. | |||||