"ف ر ح" Analizi

Kelime Kökü ve benzeşen aramasında 22 sonuç bulundu.
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Âl-i İmran 120. Ayet (3:120:8) يَفْرَحُوا يفرحوا yefrahû sevinirler ف ر ح
Diyanet İşleri (Yeni) Size bir iyilik dokunursa, bu onları üzer. Başınıza bir kötülük gelse, ona sevinirler. Eğer siz sabırlı olur, Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız, onların hileleri size hiçbir zarar vermez. Çünkü Allah onların işlediklerini kuşatmıştır.
2 Âl-i İmran 170. Ayet (3:170:1) فَرِح۪ينَ فرحين ferihîne sevinirler ف ر ح
Diyanet İşleri (Yeni) 169,170. Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bilakis onlar diridirler, Rableri katında Allah’ın, lütfundan kendilerine verdiği nimetlerin sevincini yaşayarak rızıklandırılmaktadırlar. Arkalarından kendilerine ulaşamayan (henüz şehit olmamış) kimselere de hiçbir korku olmayacağına ve onların üzülmeyeceklerine sevinirler.
3 Âl-i İmran 188. Ayet (3:188:4) يَفْرَحُونَ يفرحون yefrahûne sevinen ف ر ح
Diyanet İşleri (Yeni) Ettiklerine sevinen ve yapmadıkları şeylerle övülmeyi seven kimselerin, sakın azaptan kurtulacaklarını sanma. Onlar için elem dolu bir azap vardır.
4 En'am 44. Ayet (6:44:13) فَرِحُوا فرحوا ferihû sevince daldıkları ف ر ح
Diyanet İşleri (Yeni) Derken onlar kendilerine hatırlatılanı unuttuklarında, (önce) üzerlerine her şeyin kapılarını açtık. Sonra kendilerine verilenle sevinip şımardıkları sırada, onları ansızın yakaladık da bir anda tüm ümitlerini kaybedip yıkıldılar.
5 Tevbe 50. Ayet (9:50:0) فَرِحُونَ فرحون ferihûn(e) sevinirler ف ر ح
Diyanet İşleri (Yeni) Sana bir iyilik gelirse, bu onları üzer. Eğer başına bir musîbet gelirse, “Biz tedbirimizi önceden almıştık” derler ve sevinerek dönüp giderler.
6 Tevbe 81. Ayet (9:81:0) فَرِحَ فرح feriha sevindiler ف ر ح
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ın Resûlüne karşı gelerek (sefere çıkmayıp) geri bırakılanlar, oturup kalmalarına sevindiler. Allah yolunda mallarıyla canlarıyla cihad etmek hoşlarına gitmedi ve “Bu sıcakta sefere çıkmayın” dediler. De ki: “Cehennemin ateşi daha sıcaktır.” Keşke anlasalardı.
7 Yunus 22. Ayet (10:22:0) وَفَرِحُوا وفرحوا ve ferihû ve neşelendikleri sırada ف ر ح
Diyanet İşleri (Yeni) O, sizi karada ve denizde gezdirip dolaştırandır. Öyle ki gemilerle denize açıldığınız ve gemilerinizin içindekilerle birlikte uygun bir rüzgârla seyrettiği, yolcuların da bununla sevindikleri bir sırada ona şiddetli bir fırtına gelip çatar ve her taraftan dalgalar onlara hücum eder de çepeçevre kuşatıldıklarını (batıp boğulacaklarını) anlayınca dini Allah’a has kılarak “Andolsun, eğer bizi bundan kurtarırsan, mutlaka şükredenlerden olacağız” diye Allah’a yalvarırlar.
8 Yunus 58. Ayet (10:58:0) فَلْيَفْرَحُواۜ فليفرحوا fel-yefrahû sevinsinler ف ر ح
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Ancak Allah’ın lütuf ve rahmetiyle, yalnız bunlarla sevinsinler. Bu, onların toplayıp durduklarından daha hayırlıdır.”
9 Hûd 10. Ayet (11:10:12) لَفَرِحٌ لفرح le-ferihun şımarık ف ر ح
Diyanet İşleri (Yeni) Ama kendisine dokunan bir sıkıntıdan sonra, ona bir nimet tattırırsak mutlaka, “Kötülükler benden gitti” diyecektir. Çünkü o, şımarık ve böbürlenen biridir.
10 Ra'd 26. Ayet (13:26:7) وَفَرِحُوا وفرحوا ve ferihû ve sevindiler ف ر ح
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, rızkı dilediğine bol verir, (dilediğine de) kısar. Onlar ise dünya hayatı ile sevinmektedirler. Hâlbuki dünya hayatı, ahiretin yanında çok az bir yararlanmadan ibarettir.
11 Ra'd 36. Ayet (13:36:4) يَفْرَحُونَ يفرحون yefrahûne sevinirler ف ر ح
Diyanet İşleri (Yeni) Kendilerine kitap verdiğimiz kimseler, sana indirilen Kur’an ile sevinirler. Fakat (senin aleyhinde olan) gruplardan onun bir kısmını inkâr edenler de vardır. De ki: “Ben ancak Allah’a kulluk etmek ve O’na ortak koşmamakla emrolundum. Ben yalnız O’na çağırıyorum ve dönüşüm de yalnız O'nadır.”
12 Mü'minûn 53. Ayet (23:53:9) فَرِحُونَ فرحون ferihûn(e) sevinmektedir ف ر ح
Diyanet İşleri (Yeni) (İnsanlar ise, din) işlerini kendi aralarında parça parça ettiler. Her grup kendinde bulunan ile sevinmektedir.
13 Neml 36. Ayet (27:36:16) تَفْرَحُونَ تفرحون tefrahûn(e) sevinirsiniz ف ر ح
Diyanet İşleri (Yeni) (Elçilerin sözcüsü) Süleyman’ın huzuruna gelince, Süleyman ona şöyle dedi: “Siz beni mal ile desteklemek (ve böylece etkilemek) mi istiyorsunuz? Oysa Allah’ın bana verdiği, size verdiğinden daha hayırlıdır. Fakat hediyenizle ancak siz sevinirsiniz.”
14 Kasas 76. Ayet (28:76:24) تَفْرَحْ تفرح tefrah şımarma ف ر ح
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz Kârûn, Mûsâ’nın kavmindendi. Onlara karşı azgınlık etti. Biz ona, anahtarlarını (bile taşımak) güçlü bir topluluğa ağır gelecek hazineler verdik. Hani, kavmi kendisine şöyle demişti: “Böbürlenme! Çünkü Allah, böbürlenip şımaranları sevmez.”
15 Kasas 76. Ayet (28:76:29) الْفَرِح۪ينَ الفرحين l-ferihîn(e) şımarıkları ف ر ح
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz Kârûn, Mûsâ’nın kavmindendi. Onlara karşı azgınlık etti. Biz ona, anahtarlarını (bile taşımak) güçlü bir topluluğa ağır gelecek hazineler verdik. Hani, kavmi kendisine şöyle demişti: “Böbürlenme! Çünkü Allah, böbürlenip şımaranları sevmez.”
16 Rum 4. Ayet (30:4:11) يَفْرَحُ يفرح yefrahu sevinir(ler) ف ر ح
Diyanet İşleri (Yeni) 2,3,4,5. Rumlar, yakın bir yerde yenilgiye uğratıldılar. Onlar yenilgilerinden sonra birkaç yıl içinde galip geleceklerdir. Önce de, sonra da emir Allah’ındır. O gün Allah’ın (Rumlara) zafer vermesiyle mü’minler sevinecektir. Allah, dilediğine yardım eder. O, mutlak güç sahibidir, çok merhametlidir.[422]
17 Rum 32. Ayet (30:32:11) فَرِحُونَ فرحون ferihûn(e) sevinmektedir ف ر ح
Diyanet İşleri (Yeni) 31,32. Allah’a yönelmiş kimseler olarak yüzünüzü hak dine çevirin, O’na karşı gelmekten sakının, namazı dosdoğru kılın ve müşriklerden; dinlerini darmadağınık edip grup grup olan kimselerden olmayın. (Ki onlardan) her bir grup kendi katındaki (dinî anlayış) ile sevinip böbürlenmektedir.
18 Rum 36. Ayet (30:36:5) فَرِحُوا فرحوا ferihû sevinirler ف ر ح
Diyanet İşleri (Yeni) İnsanlara bir rahmet tattırdığımız zaman ona sevinirler. Eğer kendi işledikleri şeyler sebebiyle başlarına bir kötülük gelirse, bir de bakarsın ki ümitsizliğe düşerler.
19 Mü'min 75. Ayet (40:75:4) تَفْرَحُونَ تفرحون tefrahûne şımarmanızdan ف ر ح
Diyanet İşleri (Yeni) Bu, sizin yeryüzünde haksız yere şımarmanızdan ve böbürlenmenizden ötürüdür.
20 Mü'min 83. Ayet (40:83:5) فَرِحُوا فرحوا ferihû sevindiler ف ر ح
Diyanet İşleri (Yeni) Peygamberleri onlara apaçık deliller getirince, sahip oldukları bilgi ile şımardılar (ve onları alaya aldılar). Sonunda alaya almakta oldukları şey kendilerini sarıverdi.
21 Şûrâ 48. Ayet (42:48:17) فَرِحَ فرح feriha sevinir ف ر ح
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer yüz çevirirlerse (bilesin ki), biz seni onlara bekçi göndermedik. Sana düşen, sadece tebliğdir. Gerçekten biz insana katımızdan bir rahmet tattırdığımızda ona sevinir; ama elleriyle yaptıkları işler yüzünden onlara bir kötülük dokunursa, o zaman da insan pek nankördür.
22 Hadîd 23. Ayet (57:23:7) تَفْرَحُوا تفرحوا tefrahû şımarmamanız (için) ف ر ح
Diyanet İşleri (Yeni) Elinizden çıkana üzülmeyesiniz ve Allah’ın size verdiği nimetlerle şımarmayasınız diye (böyle yaptık.) Çünkü Allah, kendini beğenip övünen hiçbir kimseyi sevmez.