| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Enbiyâ 103. Ayet (21:103:3) | الْفَزَعُ | الفزع | l-feze’u | korku | ف ز ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | En büyük korku bile onları tasalandırmaz ve melekler onları, “İşte bu, size vaad edilen (mutlu) gününüzdür” diyerek karşılarlar. | |||||
| 2 | Neml 87. Ayet (27:87:5) | فَفَزِعَ | ففزع | fefezi’a | korku içinde kalırlar (bayılır) | ف ز ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sûr’a üfürüleceği ve Allah’ın dilediği kimselerden başka göklerdeki herkesin, yerdeki herkesin korkuya kapılacağı günü hatırla. Hepsi de boyunlarını bükerek O’na gelirler. | |||||
| 3 | Neml 89. Ayet (27:89:9) | فَزَعٍ | فزع | feze’in | korkudan uzaktırlar | ف ز ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Her kim iyi amel getirirse, ona ondan daha hayırlısı vardır. Onlar o gün korkudan emindirler. | |||||
| 4 | Sebe' 23. Ayet (34:23:11) | فُزِّعَ | فزع | fuzzi’a | korku giderildi | ف ز ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah katında, O’nun izin verdiği kimseden başkasının şefaati yarar sağlamaz. (Şefaat için izin verilip de) kalplerinden korku giderilince birbirlerine, “Rabbiniz ne söyledi?” diye sorarlar. Onlar da “Gerçeği” diye cevap verirler. O, yücedir, büyüktür. | |||||
| 5 | Sebe' 51. Ayet (34:51:4) | فَزِعُوا | فزعوا | fezi’û | telaşa düştükleri | ف ز ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sen onları, dehşetli bir korkuya kapılıp da kaçıp kurtulamayacakları ve yakın bir yerden yakalanacakları zaman bir görsen! | |||||
| 6 | Sâd 22. Ayet (38:22:5) | فَفَزِعَ | ففزع | fe-fezi’a | ve korkmuştu | ف ز ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani Dâvûd’un yanına girmişlerdi de Dâvûd onlardan korkmuştu. Onlar, “Korkma! Biz, iki davacı grubuz. Birimiz diğerine haksızlık etmiştir. Aramızda adaletle hükmet. Zulmetme ve bizi hak yola ilet” dediler. | |||||