"ف س ق" Analizi

Kelime Kökü ve benzeşen aramasında 54 sonuç bulundu.
1 - 50 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Bakara 26. Ayet (2:26:39) الْفَاسِق۪ينَۙ الفاسقين l-fâsikîn(e) fasıklardan ف س ق
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu bilirler. Küfre saplananlar ise, “Allah, örnek olarak bununla neyi kastetmiştir?” derler. (Allah) onunla birçoklarını saptırır, birçoklarını da doğru yola iletir. Onunla ancak fasıkları saptırır.[12]
2 Bakara 59. Ayet (2:59:18) يَفْسُقُونَ۟ يفسقون yefsukûn(e) kötülüklerden ف س ق
Diyanet İşleri (Yeni) Derken, onların içindeki zalimler, sözü kendilerine söylenenden başka şekle soktular. Biz de haktan ayrılmaları sebebiyle, o zalimlere gökten bir azap indirdik.[19]
3 Bakara 99. Ayet (2:99:10) الْفَاسِقُونَ الفاسقون l-fâsikûn(e) fasıklardan ف س ق
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, biz sana apaçık âyetler indirdik. Bunları ancak fasıklar inkâr eder.
4 Bakara 197. Ayet (2:197:11) فُسُوقَ فسوق fusûka günaha sapmak ف س ق
Diyanet İşleri (Yeni) Hac (ayları), bilinen aylardır.[58] Kim o aylarda hacca başlarsa, artık ona hacda cinsel ilişki, günaha sapmak, kavga etmek yoktur. Siz ne hayır yaparsanız, Allah onu bilir. (Ahiret için) azık toplayın. Kuşkusuz, azığın en hayırlısı takva (Allah’a karşı gelmekten sakınma)dır. Ey akıl sahipleri, bana karşı gelmekten sakının.
5 Bakara 282. Ayet (2:282:120) فُسُوقٌ فسوق fusûkun kötülük olur ف س ق
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Yazıcı, Allah’ın kendisine öğrettiği şekilde yazmaktan kaçınmasın, (her şeyi olduğu gibi dosdoğru) yazsın. Üzerinde hak olan (borçlu) da yazdırsın ve Rabbi olan Allah’tan korkup sakınsın da borçtan hiçbir şeyi eksik etmesin (hepsini tam yazdırsın). Eğer borçlu, aklı ermeyen, veya zayıf bir kimse ise, ya da yazdıramıyorsa, velisi adaletle yazdırsın. (Bu işleme) şahitliklerine güvendiğiniz iki erkeği; eğer iki erkek olmazsa, bir erkek ve iki kadını şahit tutun. Bu, onlardan biri unutacak olursa, diğerinin ona hatırlatması içindir. Şahitler çağırıldıkları zaman (gelmekten) kaçınmasınlar. Az olsun, çok olsun, borcu süresine kadar yazmaktan usanmayın. Bu, Allah katında adalete daha uygun, şahitlik için daha sağlam, şüpheye düşmemeniz için daha elverişlidir. Yalnız, aranızda hemen alıp verdiğiniz peşin ticaret olursa, onu yazmamanızdan ötürü üzerinize bir günah yoktur. Alışveriş yaptığınız zaman da şahit tutun. Yazana da, şahide de bir zarar verilmesin.[79] Eğer aksini yaparsanız, bu sizin için günahkârca bir davranış olur. Allah’a karşı gelmekten sakının. Allah, size öğretiyor. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.[80]
6 Âl-i İmran 82. Ayet (3:82:7) الْفَاسِقُونَ الفاسقون l-fâsikûn(e) fasıklardır ف س ق
Diyanet İşleri (Yeni) Artık bundan sonra kim yüz çevirirse, işte onlar yoldan çıkmışların ta kendileridir.
7 Âl-i İmran 110. Ayet (3:110:23) الْفَاسِقُونَ الفاسقون l-fâsikûn(e) yoldan çıkmışlardır ف س ق
Diyanet İşleri (Yeni) Siz, insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten men eder ve Allah’a iman edersiniz. Kitap ehli de inansalardı elbette kendileri için hayırlı olurdu. Onlardan iman edenler de var. Ama pek çoğu fasık kimselerdir.
8 Mâide 3. Ayet (5:3:30) فِسْقٌۜ فسق fisk(un) fısktır ف س ق
Diyanet İşleri (Yeni) Ölmüş hayvan, kan, domuz eti, Allah’tan başkası adına boğazlanan, (henüz canı çıkmamış iken) kestikleriniz hariç; boğulmuş, darbe sonucu ölmüş, yüksekten düşerek ölmüş, boynuzlanarak ölmüş ve yırtıcı hayvan tarafından parçalanmış hayvanlar ile dikili taşlar[142] üzerinde boğazlanan hayvanlar, bir de fal oklarıyla kısmet aramanız[143] size haram kılındı. İşte bütün bunlar fısk (Allah’a itaatten kopmak)tır. Bugün kâfirler dininizden (onu yok etmekten) ümitlerini kestiler. Artık onlardan korkmayın, benden korkun. Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim. Size nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm’ı seçtim.[144] Kim şiddetli açlık durumunda zorda kalır, günaha meyletmeksizin (haram etlerden) yerse, şüphesiz ki Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
9 Mâide 25. Ayet (5:25:13) الْفَاسِق۪ينَ الفاسقين l-fâsikîn(e) yoldan çıkmış ف س ق
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsa, “Ey Rabbim! Ben ancak kendime ve kardeşime söz geçirebilirim. Artık bizimle, o yoldan çıkmışların arasını ayır” dedi.
10 Mâide 26. Ayet (5:26:14) الْفَاسِق۪ينَ۟ الفاسقين l-fâsikîn(e) yoldan çıkmış ف س ق
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, şöyle dedi: “O hâlde, orası onlara kırk yıl haram kılınmıştır. Bu süre içinde yeryüzünde şaşkın şaşkın dönüp dolaşacaklar. Artık böyle yoldan çıkmış kavme üzülme.”
11 Mâide 47. Ayet (5:47:16) الْفَاسِقُونَ الفاسقون l-fâsikûn(e) fasıklardır ف س ق
Diyanet İşleri (Yeni) İncil ehli Allah’ın onda indirdiği ile hükmetsin. Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenler, fasıkların ta kendileridir.
12 Mâide 49. Ayet (5:49:33) لَفَاسِقُونَ لفاسقون lefâsikûn(e) yoldan çıkmışlardır ف س ق
Diyanet İşleri (Yeni) Aralarında, Allah’ın indirdiği ile hükmet. Onların arzularına uyma ve Allah’ın sana indirdiğinin bir kısmından (Kur’an’ın bazı hükümlerinden) seni şaşırtmalarından sakın. Eğer yüz çevirirlerse, bil ki şüphesiz Allah, bazı günahları sebebiyle onları bir musibete çarptırmak istiyor. İnsanlardan birçoğu muhakkak ki yoldan çıkmışlardır.
13 Mâide 59. Ayet (5:59:21) فَاسِقُونَ فاسقون fâsikûn(e) yoldan çıkmıştır ف س ق
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Ey kitap ehli! Sadece Allah’a, bize indirilene ve daha önce indirilmiş olan (ilâhî kitap)lara inandığımızdan ve çoğunuzun da fasıklar olmasından ötürü bizden hoşlanmıyorsunuz.”
14 Mâide 81. Ayet (5:81:15) فَاسِقُونَ فاسقون fâsikûn(e) yoldan çıkmışlardır ف س ق
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer Allah’a, Peygamber’e ve ona indirilene (Kur’an’a) inanıyor olsalardı, onları (müşrikleri) dost edinmezlerdi. Fakat onlardan birçoğu fasık kimselerdir.
15 Mâide 108. Ayet (5:108:22) الْفَاسِق۪ينَ۟ الفاسقين l-fâsikîn(e) yoldan çıkan ف س ق
Diyanet İşleri (Yeni) Bu (usul), şahitliği lâyıkıyla yerine getirmeleri ve yeminlerinden sonra başka yeminlere başvurulacağından endişe etmelerini sağlamak için en uygun çaredir. Allah’a karşı gelmekten sakının ve dinleyin. Allah, fasık toplumu doğruya iletmez.
16 En'am 49. Ayet (6:49:8) يَفْسُقُونَ يفسقون yefsukûn(e) fenalık ف س ق
Diyanet İşleri (Yeni) Âyetlerimizi yalanlayanlara ise, yapmakta oldukları fasıklık sebebiyle azap dokunacaktır.
17 En'am 121. Ayet (6:121:10) لَفِسْقٌۜ لفسق le-fisk(un) yoldan çıkmadır ف س ق
Diyanet İşleri (Yeni) Üzerine Allah adı anılmayan (hayvan)lardan yemeyin. Çünkü bu şekilde davranış fasıklıktır. Bir de şeytanlar kendi dostlarına sizinle mücadele etmeleri için mutlaka fısıldarlar. Onlara boyun eğerseniz şüphesiz siz de Allah’a ortak koşmuş olursunuz.[192]
18 En'am 145. Ayet (6:145:25) فِسْقًا فسقا fiskan bir fısk ف س ق
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Bana vahyolunan Kur’an’da bir kimsenin yiyecekleri arasında leş, akıtılmış kan, domuz eti -ki o şüphesiz necistir- ya da Allah’tan başkası adına kesilmiş bir (murdar) hayvandan başka, haram kılınmış bir şey bulamıyorum. Fakat istismar etmeksizin ve zaruret ölçüsünü aşmaksızın kim bunlardan yeme zorunda kalırsa yiyebilir.” Şüphesiz Rabbin çok bağışlayandır, çok merhametlidir.[200]
19 A'raf 102. Ayet (7:102:9) لَفَاسِق۪ينَ لفاسقين le-fâsikîn(e) yoldan çıkmış ف س ق
Diyanet İşleri (Yeni) Biz onların çoğunda, sözünde durma diye bir şey bulmadık. Ama gerçekten onların çoklarını yoldan çıkmış kimseler bulduk.
20 A'raf 145. Ayet (7:145:20) الْفَاسِق۪ينَ الفاسقين l-fâsikîn(e) yoldan çıkmışların ف س ق
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ için, Tevrat levhalarında her şeye dair bir öğüt ve her şeyin bir açıklamasını yazdık ve ona şöyle dedik: “Şimdi onları kuvvetle tut, kavmine de emret. Onları en güzeliyle alsınlar (uygulasınlar). Yakında size fasıkların yurdunu göstereceğim.”
21 A'raf 163. Ayet (7:163:0) يَفْسُقُونَ يفسقون yefsukûn(e) yoldan çıkmalarından ف س ق
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Onlara, deniz kıyısında bulunan kent halkının[233] durumunu sor. Hani onlar Cumartesi (yasağı) konusunda haddi aşıyorlardı. Zira tatil yaptıkları Cumartesi günü balıklar onlara akın akın geliyor, tatil yapmadıkları (diğer) günlerde ise gelmiyorlardı. İşte onları yoldan çıkmaları sebebiyle böyle imtihan ediyorduk.[234]
22 A'raf 165. Ayet (7:165:0) يَفْسُقُونَ يفسقون yefsukûn(e) yoldan çıkmaları ف س ق
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar kendilerine hatırlatılanı unutunca, biz de kötülükten alıkoymaya çalışanları kurtardık. Zulmedenleri yoldan çıkmaları sebebiyle, şiddetli bir azapla yakaladık.
23 Tevbe 8. Ayet (9:8:0) فَاسِقُونَۚ فاسقون fâsikûn(e) yoldan çıkmışlardır ف س ق
Diyanet İşleri (Yeni) Onların bir ahdi nasıl olabilir ki! Eğer onlar size üstün gelselerdi, sizin hakkınızda ne akrabalık (bağlarını), ne de antlaşma (yükümlülüğünü) gözetirlerdi. Ağızlarıyla sizi hoşnut etmeye çalışıyorlar, oysa kalpleri buna karşı çıkıyor. Onların pek çoğu fasık kimselerdir.
24 Tevbe 24. Ayet (9:24:0) الْفَاسِق۪ينَ۟ الفاسقين l-fâsikîn(e) yoldan çıkmış ف س ق
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, aşiretiniz, kazandığınız mallar, kesada uğramasından korktuğunuz bir ticaret ve beğendiğiniz meskenler size Allah’tan, peygamberinden ve O’nun yolunda cihattan daha sevgili ise, artık Allah’ın emri gelinceye kadar bekleyin! Allah, fasık topluluğu doğru yola erdirmez.”
25 Tevbe 53. Ayet (9:53:0) فَاسِق۪ينَ فاسقين fâsikîn(e) yoldan çıkan ف س ق
Diyanet İşleri (Yeni) Yine de ki: “İster gönüllü, ister gönülsüz olarak harcayın, sizden asla kabul olunmayacaktır. Çünkü siz fasık bir topluluksunuz.”
26 Tevbe 67. Ayet (9:67:0) الْفَاسِقُونَ الفاسقون l-fâsikûn(e) yoldan çıkanlar ف س ق
Diyanet İşleri (Yeni) Münafık erkekler ve münafık kadınlar birbirlerindendir (birbirlerinin benzeridir). Kötülüğü emredip iyiliği yasaklarlar, ellerini de sıkı tutarlar. Onlar Allah’ı unuttular; Allah da onları unuttu. Şüphesiz münafıklar, fasıkların ta kendileridir.
27 Tevbe 80. Ayet (9:80:0) الْفَاسِق۪ينَ۟ الفاسقين l-fâsikîn(e) yoldan çıkan ف س ق
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar için ister bağışlanma dile, ister dileme (fark etmez.) Onlar için yetmiş kez bağışlanma dilesen de, Allah onları asla affetmeyecektir. Bu, onların Allah ve Resûlünü inkâr etmiş olmaları sebebiyledir. Allah, fasık topluluğu doğru yola iletmez.
28 Tevbe 84. Ayet (9:84:0) فَاسِقُونَ فاسقون fâsikûn(e) yoldan çıkmış olarak ف س ق
Diyanet İşleri (Yeni) Onlardan ölen hiçbirine asla namaz kılma ve kabrinin başında durma. Çünkü onlar Allah’ı ve Resûlünü inkâr ettiler ve fasık olarak öldüler.
29 Tevbe 96. Ayet (9:96:0) الْفَاسِق۪ينَ الفاسقين l-fâsikîn(e) yoldan çıkan ف س ق
Diyanet İşleri (Yeni) Kendilerinden razı olasınız diye, size yemin edeceklerdir. Siz onlardan razı olsanız bile, Allah o fasıklar topluluğundan asla razı olmaz.
30 Yunus 33. Ayet (10:33:0) فَسَقُٓوا فسقوا fesekû yoldan çıkmış(lar) ف س ق
Diyanet İşleri (Yeni) Rabbinin yoldan çıkanlar hakkındaki, “Onlar artık imana gelmezler” sözü, işte böylece gerçekleşmiştir.
31 İsrâ 16. Ayet (17:16:8) فَفَسَقُوا ففسقوا fe-fesekû kötü işler yaparlar ف س ق
Diyanet İşleri (Yeni) Biz bir memleketi helâk etmek istediğimizde, onun refah içinde yaşayan şımarık elebaşlarına (itaati) emrederiz de[312] onlar orada kötülük işlerler. Böylece o memleket hakkındaki hükmümüz gerçekleşir de oranın altını üstüne getiririz.
32 Kehf 50. Ayet (18:50:12) فَفَسَقَ ففسق fe-feseka dışına çıktı ف س ق
Diyanet İşleri (Yeni) Hani biz meleklere, “Âdem için saygı ile eğilin” demiştik de İblis’ten başka hepsi saygı ile eğilmişlerdi. İblis ise cinlerdendi de Rabbinin emri dışına çıktı. Şimdi siz, beni bırakıp da İblis’i ve neslini, kendinize dostlar mı ediniyorsunuz? Hâlbuki onlar sizin için birer düşmandırlar. Bu, zalimler için ne kötü bir bedeldir!
33 Enbiyâ 74. Ayet (21:74:16) فَاسِق۪ينَۙ فاسقين fâsikîn(e) yoldan çıkan ف س ق
Diyanet İşleri (Yeni) Biz, Lût’a da bir hikmet ve bir ilim verdik ve onu çirkin işler yapan memleketten kurtardık. Gerçekten onlar kötü bir toplum idiler, fasık (Allah’ın emrinden çıkan kimseler) idiler.
34 Nûr 4. Ayet (24:4:19) الْفَاسِقُونَۙ الفاسقون l-fâsikûn(e) yoldan çıkmış kimselerdir ف س ق
Diyanet İşleri (Yeni) Namuslu kadınlara zina isnat edip sonra da dört şahit getiremeyenlere seksen değnek vurun. Artık onların şahitliğini asla kabul etmeyin. İşte bunlar fâsık kimselerdir.
35 Nûr 55. Ayet (24:55:38) الْفَاسِقُونَ الفاسقون l-fâsikûn(e) yoldan çıkanlardır ف س ق
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, içinizden, iman edip de salih ameller işleyenlere, kendilerinden önce geçenleri egemen kıldığı gibi onları da yeryüzünde mutlaka egemen kılacağına, onlar için hoşnut ve razı olduğu dinlerini iyice yerleştireceğine, yaşadıkları korkularının ardından kendilerini mutlaka emniyete kavuşturacağına dair vaadde bulunmuştur. Onlar bana kulluk eder ve bana hiçbir şeyi ortak koşmazlar. Artık bundan sonra kimler inkâr ederse, işte onlar fasıkların ta kendileridir.
36 Neml 12. Ayet (27:12:19) فَاسِق۪ينَ فاسقين fâsikîn(e) fasık ف س ق
Diyanet İşleri (Yeni) “Elini koynuna sok; Firavun’a ve onun kavmine gönderilen dokuz mucizeden biri olarak, kusursuz bembeyaz olarak çıksın. Çünkü onlar fasık bir kavimdir.”[406]
37 Kasas 32. Ayet (28:32:25) فَاسِق۪ينَ فاسقين fâsikîn(e) yoldan çıkan ف س ق
Diyanet İşleri (Yeni) “Elini koynuna sok. (Alaca hastalığı gibi) bir hastalık sebebiyle olmaksızın bembeyaz bir hâlde çıksın. Korkudan açılan kolunu kendine çek (toparlan). İşte bunlar, Firavun ve ileri gelen adamlarına (göstermen için) Rabbin tarafından (sana verilen) iki delildir. Çünkü onlar fasık bir kavimdirler.”
38 Ankebut 34. Ayet (29:34:12) يَفْسُقُونَ يفسقون yefsukûn(e) fasıklık yapıyor(lar) ف س ق
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz biz, bu memleket halkı üzerine, fasıklık ettiklerinden dolayı gökten bir azap indireceğiz.
39 Secde 18. Ayet (32:18:6) فَاسِقًاۜ فاسقا fâsikâ(an) fasık ف س ق
Diyanet İşleri (Yeni) Hiç mü’min, fasık gibi olur mu? Bunlar (elbette) eşit olmazlar.
40 Secde 20. Ayet (32:20:3) فَسَقُوا فسقوا fesekû yoldan çıkanların ف س ق
Diyanet İşleri (Yeni) Fasıklık edenlere gelince, onların barınağı ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde, oraya döndürülürler ve onlara, “Yalanlamakta olduğunuz ateş azabını tadın” denir.
41 Zuhruf 54. Ayet (43:54:7) فَاسِق۪ينَ فاسقين fâsikîn(e) yoldan çıkmış ف س ق
Diyanet İşleri (Yeni) Firavun, kavmini küçük düşürdü (ezdi). Onlar da kendisine itaat ettiler. Çünkü onlar yoldan çıkmış bir toplumdu.
42 Ahkaf 20. Ayet (46:20:27) تَفْسُقُونَ۟ تفسقون tefsukûn(e) ve yoldan çıkmanızdan ف س ق
Diyanet İşleri (Yeni) İnkâr edenler ateşe sunuldukları gün, (onlara şöyle denir:) “Dünyadaki hayatınızda güzelliklerinizi bitirdiniz, onların zevkini sürdünüz. Bugün ise yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanızdan ve yoldan çıkmanızdan dolayı, alçaltıcı bir azapla cezalandırılacaksınız.”
43 Ahkaf 35. Ayet (46:35:27) الْفَاسِقُونَ الفاسقون l-fâsikûn(e) yoldan çıkmış ف س ق
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) O hâlde, yüksek azim sahibi peygamberlerin sabretmesi gibi sabret. Onlar için acele etme. Onlar tehdit edildikleri azabı gördükleri gün, sanki dünyada gündüzün bir anından başka kalmadıklarını sanırlar. Bu bir duyurudur. Ancak yoldan çıkmış olan topluluk helâk edilir.
44 Hucurât 6. Ayet (49:6:7) فَاسِقٌ فاسق fâsikun bir fasık ف س ق
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Size bir fasık bir haber getirirse, bilmeyerek bir topluluğa zarar verip yaptığınıza pişman olmamak için o haberin doğruluğunu araştırın.
45 Hucurât 7. Ayet (49:7:24) وَالْفُسُوقَ والفسوق vel-fusûka ve fıskı ف س ق
Diyanet İşleri (Yeni) Bilin ki, aranızda Allah’ın elçisi bulunmaktadır. Eğer o, birçok işlerde size uysaydı, sıkıntıya düşerdiniz. Fakat Allah, size imanı sevdirmiş ve onu gönüllerinize güzel göstermiş; inkârı, fasıklığı ve (İslâm’ın emirlerine) karşı çıkmayı da çirkin göstermiştir. İşte bunlar doğru yolda olanların ta kendileridir.
46 Hucurât 11. Ayet (49:11:32) الْفُسُوقُ الفسوق l-fusûku fısk ف س ق
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Bir topluluk bir diğerini alaya almasın. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Kadınlar da diğer kadınları alaya almasın. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Birbirinizi karalamayın, birbirinizi (kötü) lakaplarla çağırmayın. İmandan sonra fasıklık ne kötü bir namdır! Kim de tövbe etmezse, işte onlar zâlimlerin ta kendileridir.
47 Zâriyât 46. Ayet (51:46:8) فَاسِق۪ينَ۟ فاسقين fâsikîn(e) yoldan çıkmış ف س ق
Diyanet İşleri (Yeni) Bunlardan önce de Nûh kavmini helâk etmiştik. Çünkü onlar fâsık bir toplum idiler.
48 Hadîd 16. Ayet (57:16:28) فَاسِقُونَ فاسقون fâsikûn(e) yoldan çıkmıştır ف س ق
Diyanet İşleri (Yeni) İman edenlerin Allah’ı zikretmekten ve inen haktan dolayı kalplerinin saygı ile ürpermesinin zamanı gelmedi mi? Daha önce kendilerine kitap verilip de, üzerinden uzun zaman geçen, böylece kalpleri katılaşanlar gibi olmasınlar. Onlardan birçoğu fasık kimselerdir.
49 Hadîd 26. Ayet (57:26:14) فَاسِقُونَ فاسقون fâsikûn(e) yoldan çıkmıştır ف س ق
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, biz Nûh’u ve İbrahim’i peygamber olarak gönderdik. Peygamberliği ve kitabı onların soylarına da verdik. Onlardan kimi doğru yola ermiştir, ama içlerinden birçoğu da fasık kimselerdir.
50 Hadîd 27. Ayet (57:27:39) فَاسِقُونَ فاسقون fâsikûn(e) yoldan çıkmıştır ف س ق
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra bunların peşinden ard arda peygamberlerimizi gönderdik. Onların arkasından da Meryem oğlu İsa’yı gönderdik, ona İncil’i verdik ve kendisine uyanların kalplerine şefkat ve merhamet duygusu koyduk. (Kendiliklerinden) icat ettikleri ruhbanlığa[528] gelince; biz onu onlara farz kılmamıştık. Allah’ın rızasını kazanmak için onu kendileri icat etmişlerdi. Fakat ona da gereği gibi uymadılar. Biz de içlerinden iman edenlere mükâfatlarını verdik. Fakat onlardan birçoğu da fasık kimselerdir.