| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | En'am 14. Ayet (6:14:6) | فَاطِرِ | فاطر | fâtiri | yoktan var eden | ف ط ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Göklerin ve yerin yaratıcısı olan, beslediği hâlde beslenmeye ihtiyacı olmayan Allah’tan başkasını mı dost edineceğim.” De ki: “Bana, (Allah’a) teslim olanların ilki olmam emredildi ve sakın Allah’a ortak koşanlardan olma (denildi).” | |||||
| 2 | En'am 79. Ayet (6:79:5) | فَطَرَ | فطر | fe-tara | yoktan var edene | ف ط ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Ben, hakka yönelen birisi olarak yüzümü, gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Ben, Allah’a ortak koşanlardan değilim.” | |||||
| 3 | Hûd 51. Ayet (11:51:12) | فَطَرَن۪يۜ | فطرني | fetaranî | beni yaratana | ف ط ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Ey kavmim! Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum. Benim ücretim, ancak beni yaratana âittir. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız?” | |||||
| 4 | Yusuf 101. Ayet (12:101:10) | فَاطِرَ | فاطر | fâtira | yaratıcısı | ف ط ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Rabbim! Gerçekten bana mülk verdin ve bana sözlerin yorumunu öğrettin. Ey gökleri ve yeri yaratan! Dünyada ve ahirette sen benim velimsin. Benim canımı müslüman olarak al ve beni iyilere kat.” | |||||
| 5 | İbrahim 10. Ayet (14:10:6) | فَاطِرِ | فاطر | fâtiri | yaratan | ف ط ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Peygamberleri dedi ki: “Gökleri ve yeri yaratan Allah hakkında şüphe mi var? (Hâlbuki) O, günahlarınızı bağışlamak ve sizi belli bir zamana kadar ertelemek için sizi (imana) çağırıyor. Onlar, “Siz de bizim gibi sadece birer insansınız. Bizi babalarımızın taptıklarından alıkoymak istiyorsunuz. Öyleyse bize apaçık bir delil getirin” dediler. | |||||
| 6 | İsrâ 51. Ayet (17:51:12) | فَطَرَكُمْ | فطركم | fatarakum | sizi yaratan | ف ط ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Yahut aklınızca, diriltilmesi daha da imkânsız olan başka bir varlık olun, (yine de diriltileceksiniz.)” Diyecekler ki: “Peki bizi hayata tekrar kim döndürecek?” De ki: “Sizi ilk defa yaratan.” Bunun üzerine başlarını sana (alaylı bir tarzda) sallayacaklar ve “Ne zamanmış o?” diyecekler. De ki: “Yakın olsa gerek!” | |||||
| 7 | Meryem 90. Ayet (19:90:3) | يَتَفَطَّرْنَ | يتفطرن | yetefettarne | çatlayacak | ف ط ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 90,91. Rahman’a çocuk isnat etmelerinden dolayı neredeyse gökler parçalanacak, yer yarılacak, dağlar yıkılıp çökecektir! | |||||
| 8 | Tâhâ 72. Ayet (20:72:10) | فَطَرَنَا | فطرنا | fetaranâ | bizi yaratan | ف ط ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sihirbazlar şöyle dediler: “Bize gelen apaçık delillere ve bizi yaratana seni asla tercih etmeyeceğiz. Artık sen vereceğin hükmü ver. Sen ancak bu dünya hayatında hüküm verirsin.” | |||||
| 9 | Enbiyâ 56. Ayet (21:56:8) | فَطَرَهُنَّۘ | فطرهن | fetarahunne | onları yaratmıştır | ف ط ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İbrahim, dedi ki: “Hayır! Rabbiniz, göklerin ve yerin Rabbidir. O, bunları yaratandır ve ben de buna şahitlik edenlerdenim.” | |||||
| 10 | Rum 30. Ayet (30:30:5) | فِطْرَتَ | فطرت | fitrata | yaratmasına | ف ط ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hakka yönelen bir kimse olarak yüzünü dine çevir. Allah’ın insanları üzerinde yarattığı fıtrata[425] sımsıkı tutun. Allah’ın yaratmasında hiçbir değiştirme yoktur.[426] İşte bu dosdoğru dindir. Fakat insanların çoğu bilmezler. | |||||
| 11 | Rum 30. Ayet (30:30:8) | فَطَرَ | فطر | fetara | yaratmıştır | ف ط ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hakka yönelen bir kimse olarak yüzünü dine çevir. Allah’ın insanları üzerinde yarattığı fıtrata[425] sımsıkı tutun. Allah’ın yaratmasında hiçbir değiştirme yoktur.[426] İşte bu dosdoğru dindir. Fakat insanların çoğu bilmezler. | |||||
| 12 | Fâtır 1. Ayet (35:1:3) | فَاطِرِ | فاطر | fâtiri | yoktan var eden | ف ط ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hamd, gökleri ve yeri yaratan, melekleri ikişer, üçer, dörder kanatlı elçiler yapan Allah’a mahsustur. O, yaratmada dilediğini artırır. Şüphesiz Allah’ın gücü her şeye hakkıyla yeter. | |||||
| 13 | Yâsîn 22. Ayet (36:22:6) | فَطَرَن۪ي | فطرني | fetaranî | beni yaratana | ف ط ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Hem ben, ne diye beni yaratana kulluk etmeyeyim. Oysa siz de yalnızca O’na döndürüleceksiniz.” | |||||
| 14 | Zümer 46. Ayet (39:46:3) | فَاطِرَ | فاطر | fâtira | yoktan var eden | ف ط ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Ey göklerin ve yerin yaratıcısı olan, gaybı da, görünen âlemi de bilen Allah’ım! Ayrılığa düştükleri şeyler konusunda kulların arasında sen hükmedersin.” | |||||
| 15 | Şûrâ 5. Ayet (42:5:3) | يَتَفَطَّرْنَ | يتفطرن | yetefattarne | çatlayacaklar | ف ط ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Neredeyse gökler (O’nun azametinden) üstlerinden çatlayacaklar. Melekler ise, Rablerini hamd ile tespih ederler ve yeryüzündekiler için bağışlanma dilerler. İyi bilin ki Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. | |||||
| 16 | Şûrâ 11. Ayet (42:11:1) | فَاطِرُ | فاطر | fâtiru | yoktan var edendir | ف ط ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, gökleri ve yeri yaratandır. Size kendinizden[480] eşler, hayvanlardan da (kendilerine) eşler yaratmıştır. Bu sûretle sizi üretiyor. O’nun benzeri hiçbir şey yoktur. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir. | |||||
| 17 | Zuhruf 27. Ayet (43:27:3) | فَطَرَن۪ي | فطرني | fetaranî | beni yaratana | ف ط ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Ben ancak O, beni yaratana taparım. Şüphesiz O beni doğru yola iletecektir.” | |||||
| 18 | Mülk 3. Ayet (67:3:18) | فُطُورٍ | فطور | futûr(in) | bozukluk | ف ط ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, yedi göğü tabaka tabaka yaratandır. Rahmân’ın yaratışında hiçbir uyumsuzluk göremezsin. Bir kere daha bak! Hiçbir çatlak (ve düzensizlik) görüyor musun? | |||||
| 19 | Müzzemmil 18. Ayet (73:18:2) | مُنْفَطِرٌ | منفطر | munfatirun | yarılır | ف ط ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O günle gök (bile) yarılır, Allah’ın va’di gerçekleşir. | |||||
| 20 | İnfitâr 1. Ayet (82:1:3) | انْفَطَرَتْۙ | انفطرت | -nfetarat | yarıldığı | ف ط ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Gök yarıldığı zaman, | |||||