"قبلهم" Analizi

Arapça Metin (Harekesiz) ve benzeşen aramasında 52 sonuç bulundu.
1 - 50 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Enbiyâ 6. Ayet (21:6:3) قَبْلَهُمْ قبلهم kablehum bunlardan önce ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Onlardan önce helâk ettiğimiz hiçbir memleket halkı iman etmedi de şimdi bunlar mı iman edecekler?
2 Hacc 42. Ayet (22:42:5) قَبْلَهُمْ قبلهم kablehum bunlardan önce ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Ey Muhammed! Eğer seni yalanlarlarsa bil ki, onlardan önce Nûh, Âd ve Semûd kavimleri de (peygamberlerini) yalanlamışlardı.
3 Kaf 36. Ayet (50:36:3) قَبْلَهُمْ قبلهم kablehum bunlardan önce ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Biz onlardan önce, kendilerinden daha zorlu nice nesilleri helâk ettik de ülke ülke dolaşıp kaçacak delik aradılar. Kaçacak bir yer mi var?
4 Rahman 56. Ayet (55:56:7) قَبْلَهُمْ قبلهم kablehum bunlardan önce ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Oralarda bakışlarını sadece eşlerine çevirmiş dilberler vardır. Onlara eşlerinden önce ne bir insan, ne bir cin dokunmuştur.
5 Rahman 74. Ayet (55:74:4) قَبْلَهُمْ قبلهم kablehum bunlardan önce ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Onlara, eşlerinden önce ne bir insan ne bir cin dokunmuştur.
6 Fâtır 25. Ayet (35:25:7) قَبْلِهِمْۚ قبلهم kablihim bunlardan önceki ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Eğer seni yalanlıyorlarsa bil ki, onlardan öncekiler de peygamberlerini yalanlamışlardı. Oysa peygamberleri onlara apaçık delilleri, sahifeleri ve aydınlatıcı kitabı getirmişlerdi.
7 Secde 26. Ayet (32:26:7) قَبْلِهِمْ قبلهم kablihim daha önceki ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Yurtlarında gezip dolaştıkları nice nesilleri helâk etmiş olmamız, onlar için yol gösterici olmadı mı? Şüphesiz bunda ibretler vardır. Hâlâ duymayacaklar mı?
8 Yunus 102. Ayet (10:102:0) قَبْلِهِمْۜ قبلهم kablihim kendilerinden önce ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar sadece, kendilerinden önce gelip geçenlerin başlarına gelen (azap dolu) günlerin benzerini mi bekliyorlar? De ki: “Bekleyin bakalım, ben de sizinle birlikte bekleyenlerdenim.”
9 Tâhâ 128. Ayet (20:128:6) قَبْلَهُمْ قبلهم kablehum kendilerinden önce ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Yurtlarında dolaşıp durdukları, kendilerinden önceki nice nesilleri helâk etmiş olmamız, onları doğru yola iletmedi mi? Şüphesiz bunda akıl sahipleri için ibretler vardır.
10 Yâsîn 31. Ayet (36:31:5) قَبْلَهُمْ قبلهم kablehum kendilerinden önce ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Kendilerinden önce nice nesilleri helâk ettiğimizi; onların artık kendilerine dönmeyeceklerini görmediler mi?
11 Fussilet 25. Ayet (41:25:19) قَبْلِهِمْ قبلهم kablihim kendilerinden önce ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Biz onların başına birtakım arkadaşlar sardık da bu arkadaşlar onlara geçmişlerini ve geleceklerini süslü gösterdiler. Böylece kendilerinden önce gelip geçmiş olan cin ve insan toplulukları ile ilgili o söz (azap), onlar için de gerçekleşti. Çünkü onlar ziyana uğrayanlardı.
12 Ahkaf 18. Ayet (46:18:11) قَبْلِهِمْ قبلهم kablihim kendilerinden önce ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) İşte onlar, kendilerinden önce cinlerden ve insanlardan gelip geçmiş topluluklar içinde, haklarında o sözün (azabın) gerçekleştiği kimselerdir. Şüphesiz onlar ziyana uğrayanlardır.
13 Yusuf 109. Ayet (12:109:22) قَبْلِهِمْۜ قبلهم kablihim kendilerinden önceki ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Biz senden önce de, memleketler halkından ancak kendilerine vahyettiğimiz birtakım erkekleri peygamber olarak gönderdik. Yeryüzünde dolaşıp da, kendilerinden önce gelenlerin akıbetlerinin nasıl olduğuna bakmadılar mı? Elbette ahiret yurdu Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için daha iyidir. Hâlâ aklınızı kullanmıyor musunuz?
14 Nûr 59. Ayet (24:59:11) قَبْلِهِمْۜ قبلهم kablihim kendilerinden önceki ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Çocuklarınız erginlik çağına geldiklerinde, kendilerinden öncekilerin izin istedikleri gibi izin istesinler. İşte Allah âyetlerini size böyle açıklar. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
15 Rum 9. Ayet (30:9:11) قَبْلِهِمْۜ قبلهم kablihim kendilerinden önceki ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) (Yine) onlar, yeryüzünde dolaşıp kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bakmadılar mı? Onlar kendilerinden daha kuvvetli idiler. Yeryüzünü sürüp işlemişler ve orayı kendilerinin imar ettiğinden daha çok imar etmişlerdi. Onlara da peygamberleri apaçık deliller getirmişlerdi. Allah, onlara asla zulmediyor değildi. Fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.
16 Fâtır 44. Ayet (35:44:11) قَبْلِهِمْ قبلهم kablihim kendilerinden önceki ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Yeryüzünde dolaşıp kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bakmadılar mı? Oysa onlar kendilerinden daha da kuvvetli idiler. Göklerdeki ve yerdeki hiçbir şey, Allah’ı âciz bırakacak değildir. Şüphesiz O, hakkıyla bilendir, hakkıyla kudret sahibidir.
17 Mü'min 21. Ayet (40:21:12) قَبْلِهِمْۜ قبلهم kablihim kendilerinden önceki ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden öncekilerin akıbetlerinin nasıl olduğuna bakmadılar mı? Onlar, kendilerinden daha güçlü ve yeryüzündeki eserleri daha üstündü. Böyle iken Allah, günahları sebebiyle onları yakaladı. Onları Allah’ın azabından koruyacak hiç kimse olmadı.
18 Mü'min 82. Ayet (40:82:11) قَبْلِهِمْۜ قبلهم kablihim kendilerinden önceki ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden önce gelenlerin akıbetlerinin nasıl olduğuna bakmadılar mı? Onlar kendilerinden daha çok, daha güçlü ve onların yeryüzündeki eserleri daha üstündü. Fakat kazanmakta oldukları şeyler onlara bir fayda vermemişti.
19 Muhammed 10. Ayet (47:10:11) قَبْلِهِمْۜ قبلهم kablihim kendilerinden önceki ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden öncekilerin sonlarının nasıl olduğuna bakmadılar mı? Allah, onları yerle bir etmiştir. İnkâr edenlere de bu akıbetin benzerleri vardır.
20 Mücadele 5. Ayet (58:5:11) قَبْلِهِمْ قبلهم kablihim kendilerinden önceki ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’a ve Resûlüne düşmanlık edenler, kendilerinden öncekilerin alçaltıldığı gibi alçaltılacaklardır. Oysa biz apaçık âyetler indirdik. Kâfirler için alçaltıcı bir azap vardır.
21 Haşr 15. Ayet (59:15:4) قَبْلِهِمْ قبلهم kablihim kendilerinden önceki ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Onların durumu, kendilerinden az öncekilerin (Mekkeli müşriklerin) durumu gibidir. Onlar (Bedir’de) yaptıklarının cezasını tatmışlardır. Onlara (Ahirette de) elem dolu bir azap vardır.
22 Tevbe 70. Ayet (9:70:0) قَبْلِهِمْ قبلهم kablihim kendilerinden öncekilerin ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Onlara kendilerinden öncekilerin; Nûh, Âd ve Semûd kavimlerinin; İbrahim’in kavminin; Medyen halkının ve yerle bir olan şehirlerin haberleri ulaşmadı mı? Peygamberleri onlara apaçık mucizeler getirmişti. (Ama inanmadılar, Allah da onları cezalandırdı.) Demek ki Allah onlara zulmediyor değildi, ama onlar kendilerine zulmediyorlardı.
23 En'am 6. Ayet (6:6:6) قَبْلِهِمْ قبلهم kablihim onlardan önce ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Onlardan önce nice nesilleri helâk ettiğimizi görmediler mi? Yeryüzünde size vermediğimiz imkân ve iktidarı onlara vermiştik. Onlara bol bol yağmur yağdırmıştık. Topraklarından nehirler akıttık. Sonra da günahları sebebiyle onları helâk ettik ve arkalarından başka bir nesil var ettik.
24 En'am 148. Ayet (6:148:19) قَبْلِهِمْ قبلهم kablihim onlardan önce ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’a ortak koşanlar diyecekler ki: “Eğer Allah dileseydi, biz de ortak koşmazdık, babalarımız da. Hiçbir şeyi de haram kılmazdık.” Onlardan öncekiler de (peygamberlerini) böyle yalanlamışlardı da sonunda azabımızı tatmışlardı. De ki: “Sizin (iddialarınızı ispat edecek) bir bilginiz var mı ki onu bize gösteresiniz? Siz ancak kuruntuya uyuyorsunuz ve siz sadece yalan söylüyorsunuz.”
25 Ra'd 6. Ayet (13:6:8) قَبْلِهِمُ قبلهم kablihimu onlardan önce ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Bir de senden, iyilikten önce kötülüğün acele gelmesini istiyorlar. Oysa onlardan önce ibret alınacak birçok azap gelip geçmiştir. Şüphesiz Rabbin, insanların zulümlerine rağmen bağışlama sahibidir. Bununla beraber Rabbinin azabı pek şiddetlidir.
26 Meryem 74. Ayet (19:74:3) قَبْلَهُمْ قبلهم kablehum onlardan önce ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Biz onlardan önce, mal-mülk ve görünümü daha güzel olan nice nesilleri helâk ettik.
27 Meryem 98. Ayet (19:98:3) قَبْلَهُمْ قبلهم kablehum onlardan önce ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Biz onlardan önce nice nesilleri helâk ettik. Onlardan hiçbirini hissediyor yahut onların bir fısıltısını olsun işitiyor musun?
28 Sâffât 71. Ayet (37:71:3) قَبْلَهُمْ قبلهم kablehum onlardan önce ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, onlardan önce, evvelkilerin çoğu da sapmıştı.
29 Sâd 12. Ayet (38:12:2) قَبْلَهُمْ قبلهم kablehum onlardan önce ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) 12,13. Onlardan önce de Nûh kavmi, Âd kavmi, kazıklar sahibi[462] Firavun, Semûd kavmi, Lût kavmi ve Eyke halkı da Peygamberleri yalanlamışlardı. İşte onlar da (böyle) gruplardı.
30 Mü'min 5. Ayet (40:5:2) قَبْلَهُمْ قبلهم kablehum onlardan önce ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Onlardan önce Nûh’un kavmi ve onlardan sonra gelen topluluklar da yalanlamıştı. Her ümmet kendi peygamberini yakalayıp cezalandırmaya azmetmişti. Hakkı yok etmek için batıl şeyler ileri sürerek tartışmışlardı. Bu yüzden onları kıskıvrak yakaladım. Benim cezalandırmam nasılmış, (gördüler)!
31 Duhân 17. Ayet (44:17:3) قَبْلَهُمْ قبلهم kablehum onlardan önce ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, onlardan önce Firavun kavmini sınamıştık. Onlara değerli bir peygamber (Mûsâ) gelmişti.
32 Kaf 12. Ayet (50:12:2) قَبْلَهُمْ قبلهم kablehum onlardan önce ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) 12,13,14. Onlardan önce Nûh kavmi, Ress halkı ve Semûd kavmi, Âd ve Firavun, Lût’un kardeşleri, Eykeliler, Tübba’ın[502] kavmi de yalanlamıştı. Bütün bunlar (kendilerine gönderilen) peygamberleri yalanladılar, böylece kendilerini uyardığım şey gerçekleşti.
33 Zâriyât 52. Ayet (51:52:6) قَبْلِهِمْ قبلهم kablihim onlardan önce ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) İşte böyle! Onlardan öncekilere hiçbir peygamber gelmemişti ki, “O bir büyücüdür” yahut “bir delidir” demiş olmasınlar.
34 Kamer 9. Ayet (54:9:2) قَبْلَهُمْ قبلهم kablehum onlardan önce ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Onlardan önce Nuh’un kavmi de yalanlamıştı. Onlar kulumuzu yalanlayıp “Bu bir delidir” dediler ve kulumuz (tebliğ görevinden) alıkonuldu.
35 Haşr 9. Ayet (59:9:6) قَبْلِهِمْ قبلهم kablihim onlardan önce ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Onlardan (muhacirlerden) önce o yurda (Medine’ye) yerleşmiş ve imanı da gönüllerine yerleştirmiş olanlar, hicret edenleri severler. Onlara verilenlerden dolayı içlerinde bir rahatsızlık duymazlar. Kendileri son derece ihtiyaç içinde bulunsalar bile onları kendilerine tercih ederler. Kim nefsinin cimriliğinden, hırsından korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
36 Âl-i İmran 11. Ayet (3:11:6) قَبْلِهِمْۜ قبلهم kablihim onlardan önceki ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) (Bunların durumu) Firavun ailesinin ve onlardan öncekilerin durumu gibidir: Âyetlerimizi yalanladılar. Allah da onları günahlarıyla yakaladı. Allah, azabı çok şiddetli olandır.
37 Nahl 26. Ayet (16:26:5) قَبْلِهِمْ قبلهم kablihim onlardan önceki ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Onlardan öncekiler de tuzak kurmuşlardı. Allah’ın azabı binalarını, temelinden gelip yıktı da tavanları başlarına çöküverdi ve azap kendilerine fark edemedikleri yerden geldi.
38 Nahl 33. Ayet (16:33:15) قَبْلِهِمْۜ قبلهم kablihim onlardan önceki ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) (O kâfirler) kendilerine ancak meleklerin veya senin Rabbinin helâk emrinin gelmesini bekliyorlar. Onlardan öncekiler de böyle yapmıştı. Allah onlara zulmetmedi, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.
39 Nûr 55. Ayet (24:55:15) قَبْلِهِمْۖ قبلهم kablihim onlardan önceki ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, içinizden, iman edip de salih ameller işleyenlere, kendilerinden önce geçenleri egemen kıldığı gibi onları da yeryüzünde mutlaka egemen kılacağına, onlar için hoşnut ve razı olduğu dinlerini iyice yerleştireceğine, yaşadıkları korkularının ardından kendilerini mutlaka emniyete kavuşturacağına dair vaadde bulunmuştur. Onlar bana kulluk eder ve bana hiçbir şeyi ortak koşmazlar. Artık bundan sonra kimler inkâr ederse, işte onlar fasıkların ta kendileridir.
40 Sâd 3. Ayet (38:3:4) قَبْلِهِمْ قبلهم kablihim onlardan önceki ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Biz onlardan önce nice nesilleri helâk ettik. Onlar da feryat ettiler, ama artık kurtuluş zamanı değildi.
41 Mülk 18. Ayet (67:18:5) قَبْلِهِمْ قبلهم kablihim onlardan önceki ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, onlardan öncekiler de yalanlamıştı. Beni inkâr etmenin sonucu nasıl oldu!?
42 Bakara 118. Ayet (2:118:15) قَبْلِهِمْ قبلهم kablihim onlardan önceki(ler de) ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Bilmeyenler, “Allah bizimle konuşsa, ya da bize bir mucize gelse ya!” derler. Bunlardan öncekiler de tıpkı böyle, bunların dedikleri gibi demişti. Onların kalpleri (anlayışları) birbirine benziyor. Biz âyetleri, kesin olarak inanacak bir toplum için açıkladık.
43 Yunus 39. Ayet (10:39:0) قَبْلِهِمْ قبلهم kablihim onlardan önceki(ler) ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Hayır öyle değil. Onlar, ilmini kavrayamadıkları ve kendilerine yorumu gelmemiş olan bir şeyi yalanladılar. Kendilerinden öncekiler de (peygamberleri ve onlara indirilen kitapları) böyle yalanlamışlardı. Bak, o zalimlerin sonu nasıl oldu.
44 Ra'd 42. Ayet (13:42:5) قَبْلِهِمْ قبلهم kablihim onlardan önceki(ler) ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Onlardan öncekiler de tuzak kurmuşlardı. Bütün tuzaklar Allah’a aittir. O, her nefsin kazandığını bilir. İnkâr edenler de dünya yurdunun sonunun kime ait olduğunu bileceklerdir.
45 Nahl 35. Ayet (16:35:26) قَبْلِهِمْۚ قبلهم kablihim onlardan önceki(ler) ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’a ortak koşanlar, dediler ki: “Allah dileseydi ne biz, ne de atalarımız O’ndan başka hiçbir şeye tapmazdık, O’nun emri olmadan hiçbir şeyi de haram kılmazdık.” Kendilerinden öncekiler de böyle yapmıştı. Peygamberlere düşen sadece apaçık bir tebliğdir.
46 Sebe' 45. Ayet (34:45:4) قَبْلِهِمْۙ قبلهم kablihim onlardan önceki(ler) ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Onlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Hâlbuki bunlar onlara verdiğimiz şeylerin onda birine bile ulaşamamışlardır. Elçilerimi yalanladılar. Peki, beni inkâr etmenin sonucu nasıl oldu!
47 Zümer 25. Ayet (39:25:4) قَبْلِهِمْ قبلهم kablihim onlardan öncekiler ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Onlardan öncekiler de yalanladılar ve azap kendilerine farkına varamadıkları bir yerden geldi.
48 Zümer 50. Ayet (39:50:5) قَبْلِهِمْ قبلهم kablihim onlardan öncekiler ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Bunu kendilerinden öncekiler de söylemişti ama kazandıkları şeyler onlara hiçbir yarar sağlamamıştı.
49 Duhân 37. Ayet (44:37:8) قَبْلِهِمْۜ قبلهم kablihim onlardan öncekiler (mi?) ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Bunlar mı daha hayırlı, yoksa Tübba’[488] kavmi ile onlardan öncekiler mi? Onları helâk ettik. Çünkü onlar suçlu kimselerdi.
50 Ankebut 3. Ayet (29:3:5) قَبْلِهِمْ قبلهم kablihim onlardan öncekiler- ق ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, biz onlardan öncekileri de imtihan etmiştik. Allah, doğru söyleyenleri de mutlaka bilir, yalancıları da mutlaka bilir.