"ق و ي" Analizi

Kelime Kökü ve benzeşen aramasında 42 sonuç bulundu.
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Bakara 63. Ayet (2:63:10) بِقُوَّةٍ بقوة bi-kuvvetin kuvvetle ق و ي
Diyanet İşleri (Yeni) Hani, (Tevrat ile amel edeceğinize dair) sizden sağlam bir söz almış, Tûr dağını da tepenize dikmiş ve “Sakınasınız diye, size verdiğimiz Kitab’ı sıkı tutun, onun içindekileri düşünün (gafil olmayın)” demiştik.
2 Bakara 93. Ayet (2:93:10) بِقُوَّةٍ بقوة bi-kuvvetin kuvvetle ق و ي
Diyanet İşleri (Yeni) Hani, Tûr’u tepenize dikerek sizden söz almıştık, “Size verdiğimiz Kitab’a sımsıkı sarılın; ona kulak verin” demiştik. Onlar, “Dinledik, karşı geldik”[28] demişlerdi. İnkârları yüzünden buzağı sevgisi onların kalplerine sindirilmişti. Onlara de ki: (Tevrat’a beslediğinizi iddia ettiğiniz) imanınızın size emrettiği şey ne kötüdür, eğer inanan kimselerseniz!
3 Bakara 165. Ayet (2:165:25) الْقُوَّةَ القوة l-kuvvete kuvvetin ق و ي
Diyanet İşleri (Yeni) İnsanlar arasında Allah’ı bırakıp da O’na ortak koşanlar vardır. Onları, Allah’ı severcesine severler. Mü’minlerin Allah’a olan sevgisi daha güçlü bir sevgidir. Zulmedenler azaba uğrayacakları zaman bütün kuvvetin Allah’ın olduğunu ve Allah’ın azabının pek şiddetli olduğunu bir bilselerdi!
4 A'raf 145. Ayet (7:145:13) بِقُوَّةٍ بقوة bi-kuvvetin kuvvetle ق و ي
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ için, Tevrat levhalarında her şeye dair bir öğüt ve her şeyin bir açıklamasını yazdık ve ona şöyle dedik: “Şimdi onları kuvvetle tut, kavmine de emret. Onları en güzeliyle alsınlar (uygulasınlar). Yakında size fasıkların yurdunu göstereceğim.”
5 A'raf 171. Ayet (7:171:0) بِقُوَّةٍ بقوة bi-kuvvetin kuvvetle ق و ي
Diyanet İşleri (Yeni) Hani dağı sanki bir gölgelikmiş gibi onların üstüne kaldırmıştık da üzerlerine düşecek sanmışlardı. (Onlara:) “Size verdiğimiz Kitab’a sımsıkı sarılın ve onun içindekileri hatırlayın ki, Allah’a karşı gelmekten sakınasınız” demiştik.
6 Enfal 52. Ayet (8:52:0) قَوِيٌّ قوي kaviyyun güçlüdür ق و ي
Diyanet İşleri (Yeni) Bunların durumu tıpkı Firavun ailesi ve onlardan öncekilerin durumu gibidir. Allah’ın âyetlerini inkâr etmişler, Allah da kendilerini günahları sebebiyle hemen yakalamıştı. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, azabı çetin olandır.
7 Enfal 60. Ayet (8:60:0) قُوَّةٍ قوة kuvvetin kuvvet ق و ي
Diyanet İşleri (Yeni) Onlara karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet ve savaş atları hazırlayın. Onlarla Allah’ın düşmanını, sizin düşmanınızı ve bunlardan başka sizin bilmediğiniz fakat Allah’ın bildiği diğer düşmanları korkutursunuz. Allah yolunda her ne harcarsanız karşılığı size tam olarak ödenir. Size zulmedilmez.
8 Tevbe 69. Ayet (9:69:0) قُوَّةً قوة kuvveten kuvvetçe ق و ي
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey münafıklar!), siz de tıpkı sizden öncekiler gibisiniz: Onlar sizden daha güçlü, malları ve çocukları daha fazlaydı. Onlar paylarına düşenden faydalanmışlardı. Sizden öncekilerin, paylarına düşenden faydalandığı gibi siz de payınıza düşenden öylece faydalandınız ve onların daldığı gibi, siz de (dünya zevkine) daldınız. İşte onların dünyada da ahirette de amelleri boşa gitmiştir. İşte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.
9 Hûd 52. Ayet (11:52:13) قُوَّةً قوة kuvveten güç ق و ي
Diyanet İşleri (Yeni) “Ey kavmim! Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra O’na tövbe edin ki, üzerinize bol bol yağmur göndersin ve gücünüze güç katsın. Günahkârlar olarak yüz çevirmeyin.”
10 Hûd 52. Ayet (11:52:15) قُوَّتِكُمْ قوتكم kuvvetikum gücünüze ق و ي
Diyanet İşleri (Yeni) “Ey kavmim! Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra O’na tövbe edin ki, üzerinize bol bol yağmur göndersin ve gücünüze güç katsın. Günahkârlar olarak yüz çevirmeyin.”
11 Hûd 66. Ayet (11:66:17) الْقَوِيُّ القوي l-kaviyyu güçlüdür ق و ي
Diyanet İşleri (Yeni) (Helâk) emrimiz geldiğinde Salih’i ve beraberindeki iman etmiş olanları tarafımızdan bir rahmetle helâktan ve o günün rezilliğinden kurtardık. Şüphesiz Rabbin mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
12 Hûd 80. Ayet (11:80:6) قُوَّةً قوة kuvveten bir gücüm ق و ي
Diyanet İşleri (Yeni) (Lût da:) “Keşke size karşı (koyacak) bir gücüm olsaydı, ya da sağlam bir desteğe dayanabilseydim” dedi.
13 Nahl 92. Ayet (16:92:8) قُوَّةٍ قوة kuvvetin kuvvetli ق و ي
Diyanet İşleri (Yeni) Bir topluluk diğer bir topluluktan daha (güçlü ve) çoktur diye yeminlerinizi aranızda bir hile ve fesat sebebi yaparak, ipliğini iyice eğirip büktükten sonra (tekrar) çözüp bozan kadın gibi olmayın. Allah, bununla sizi ancak imtihan eder. Hakkında ayrılığa düştüğünüz şeyleri kıyamet günü size elbette açıklayacaktır.
14 Kehf 39. Ayet (18:39:10) قُوَّةَ قوة kuvvete kuvvet ق و ي
Diyanet İşleri (Yeni) 39,40. “Bağına girdiğinde ‘Mâşaallah! Kuvvet yalnız Allah’ındır’ deseydin ya!. Eğer benim malımı ve çocuklarımı kendininkilerden daha az görüyorsan, belki Rabbim bana, senin bağından daha iyisini verir. Seninkinin üzerine de gökten bir afet indirir de bağ kupkuru ve yalçın bir toprak hâline geliverir.”
15 Kehf 95. Ayet (18:95:8) بِقُوَّةٍ بقوة bi-kuvvetin güçle ق و ي
Diyanet İşleri (Yeni) Zülkarneyn, “Rabbimin bana verdiği (imkân ve kudret, sizin vereceğiniz vergiden) daha hayırlıdır. Şimdi siz bana gücünüzle yardım edin de, sizinle onların arasına sağlam bir engel yapayım” dedi.
16 Meryem 12. Ayet (19:12:5) بِقُوَّةٍۜ بقوة bi-kuvve(tin) kuvvetle ق و ي
Diyanet İşleri (Yeni) 12,13,14. (Yahya, dünyaya gelip büyüyünce onu peygamber yaptık ve kendisine) “Ey Yahya, kitaba sımsıkı sarıl” dedik. Biz, ona daha çocuk iken hikmet ve katımızdan kalp yumuşaklığı ve ruh temizliği vermiştik. O, Allah’tan sakınan, anne babasına iyi davranan bir kimse idi. İsyancı bir zorba değildi.
17 Hacc 40. Ayet (22:40:34) لَقَوِيٌّ لقوي lekaviyyun kuvvetlidir ق و ي
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, haksız yere, sırf, “Rabbimiz Allah’tır” demelerinden dolayı yurtlarından çıkarılmış kimselerdir. Eğer Allah’ın, insanların bir kısmını bir kısmıyla defetmesi olmasaydı, içlerinde Allah’ın adı çok anılan manastırlar, kiliseler, havralar ve mescitler muhakkak yerle bir edilirdi. Şüphesiz ki Allah, kendi dinine yardım edene mutlaka yardım eder. Şüphesiz ki Allah, çok kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir.
18 Hacc 74. Ayet (22:74:8) لَقَوِيٌّ لقوي le-kaviyyun kuvvetlidir ق و ي
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ın kadrini gereği gibi bilemediler. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir.
19 Neml 33. Ayet (27:33:4) قُوَّةٍ قوة kuvvetin güç ق و ي
Diyanet İşleri (Yeni) Dediler ki: “Biz güçlü kimseleriz ve çetin savaşçılarız. Emir senin. Ne emredeceğini düşün.”
20 Neml 39. Ayet (27:39:15) لَقَوِيٌّ لقوي le-kaviyyun gücüm yeter ق و ي
Diyanet İşleri (Yeni) Cinlerden bir ifrit[407], ”Sen yerinden kalkmadan ben onu sana getiririm ve şüphesiz ben, buna güç yetirecek güvenilir biriyim” dedi.
21 Kasas 26. Ayet (28:26:10) الْقَوِيُّ القوي l-kaviyyu en güçlüsüdür ق و ي
Diyanet İşleri (Yeni) Kızlardan biri, “Babacığım, onu ücretle tut. Herhâlde ücretle tuttuklarının en hayırlısı, güçlü ve güvenilir olan bu adam olacaktır” dedi.
22 Kasas 76. Ayet (28:76:18) الْقُوَّةِۗ القوة l-kuvveti kuvvet ق و ي
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz Kârûn, Mûsâ’nın kavmindendi. Onlara karşı azgınlık etti. Biz ona, anahtarlarını (bile taşımak) güçlü bir topluluğa ağır gelecek hazineler verdik. Hani, kavmi kendisine şöyle demişti: “Böbürlenme! Çünkü Allah, böbürlenip şımaranları sevmez.”
23 Kasas 78. Ayet (28:78:21) قُوَّةً قوة kuvveten kuvvet bakımından ق و ي
Diyanet İşleri (Yeni) Kârûn, “Bunlar bana bendeki bilgi ve beceriden dolayı verilmiştir” dedi. O, Allah’ın kendinden önceki nesillerden, ondan daha kuvvetli ve daha çok mal biriktirmiş kimseleri helâk etmiş olduğunu bilmiyor muydu? Suçlulukları kesinleşmiş olanlara günahları konusunda soru sorulmaz (Çünkü Allah hepsini bilir).
24 Rum 9. Ayet (30:9:15) قُوَّةً قوة kuvveten kuvvet bakımından ق و ي
Diyanet İşleri (Yeni) (Yine) onlar, yeryüzünde dolaşıp kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bakmadılar mı? Onlar kendilerinden daha kuvvetli idiler. Yeryüzünü sürüp işlemişler ve orayı kendilerinin imar ettiğinden daha çok imar etmişlerdi. Onlara da peygamberleri apaçık deliller getirmişlerdi. Allah, onlara asla zulmediyor değildi. Fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.
25 Rum 54. Ayet (30:54:11) قُوَّةً قوة kuvveten bir kuvvet ق و ي
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, sizi güçsüz olarak yaratan, sonra güçsüzlüğün ardından bir güç veren, sonra gücün ardından bir güçsüzlük ve yaşlılık verendir. O, dilediğini yaratır. O, hakkıyla bilendir, hakkıyla kudret sahibidir.
26 Rum 54. Ayet (30:54:16) قُوَّةٍ قوة kuvvetin kuvvet- ق و ي
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, sizi güçsüz olarak yaratan, sonra güçsüzlüğün ardından bir güç veren, sonra gücün ardından bir güçsüzlük ve yaşlılık verendir. O, dilediğini yaratır. O, hakkıyla bilendir, hakkıyla kudret sahibidir.
27 Ahzab 25. Ayet (33:25:15) قَوِيًّا قويا kaviyyen güçlüdür ق و ي
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, inkâr edenleri, hiçbir hayra ulaşmaksızın kin ve öfkeleriyle geri çevirdi. Allah, savaşta mü’minlere kâfi geldi. Allah, kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir.
28 Fâtır 44. Ayet (35:44:15) قُوَّةًۜ قوة kuvve(ten) kuvvet bakımından ق و ي
Diyanet İşleri (Yeni) Yeryüzünde dolaşıp kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bakmadılar mı? Oysa onlar kendilerinden daha da kuvvetli idiler. Göklerdeki ve yerdeki hiçbir şey, Allah’ı âciz bırakacak değildir. Şüphesiz O, hakkıyla bilendir, hakkıyla kudret sahibidir.
29 Mü'min 21. Ayet (40:21:17) قُوَّةً قوة kuvveten kuvvet bakımından ق و ي
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden öncekilerin akıbetlerinin nasıl olduğuna bakmadılar mı? Onlar, kendilerinden daha güçlü ve yeryüzündeki eserleri daha üstündü. Böyle iken Allah, günahları sebebiyle onları yakaladı. Onları Allah’ın azabından koruyacak hiç kimse olmadı.
30 Mü'min 22. Ayet (40:22:11) قَوِيٌّ قوي kaviyyun güçlüdür ق و ي
Diyanet İşleri (Yeni) Bunun sebebi şu idi: Peygamberleri onlara apaçık mucizeler getiriyorlardı da onlar inkâr ediyorlardı. Bu yüzden Allah da onları yakalayıverdi. Şüphesiz O, güçlüdür, cezası da çok şiddetlidir.
31 Mü'min 82. Ayet (40:82:16) قُوَّةً قوة kuvveten kuvvet bakımından ق و ي
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden önce gelenlerin akıbetlerinin nasıl olduğuna bakmadılar mı? Onlar kendilerinden daha çok, daha güçlü ve onların yeryüzündeki eserleri daha üstündü. Fakat kazanmakta oldukları şeyler onlara bir fayda vermemişti.
32 Fussilet 15. Ayet (41:15:12) قُوَّةًۜ قوة kuvve(ten) kuvveti ق و ي
Diyanet İşleri (Yeni) Âd kavmi ise yeryüzünde haksız olarak büyüklük taslamış, “Bizden daha güçlü kim var?” demişlerdi. Onlar, kendilerini yaratan Allah’ın onlardan daha güçlü olduğunu görmediler mi? Onlar bizim âyetlerimizi inkâr ediyorlardı.
33 Fussilet 15. Ayet (41:15:22) قُوَّةًۜ قوة kuvve(ten) kuvvetçe ق و ي
Diyanet İşleri (Yeni) Âd kavmi ise yeryüzünde haksız olarak büyüklük taslamış, “Bizden daha güçlü kim var?” demişlerdi. Onlar, kendilerini yaratan Allah’ın onlardan daha güçlü olduğunu görmediler mi? Onlar bizim âyetlerimizi inkâr ediyorlardı.
34 Şûrâ 19. Ayet (42:19:8) الْقَوِيُّ القوي l-kaviyyu kuvvetlidir ق و ي
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, kullarına çok lütufkârdır, dilediğini rızıklandırır. O, kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir.
35 Muhammed 13. Ayet (47:13:6) قُوَّةً قوة kuvveten kuvvet bakımından ق و ي
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Seni çıkaran kendi memleket halkından daha güçlü nice memleket halkları vardı ki, biz onları helâk ettik. Onların hiçbir yardımcısı da olmadı.
36 Zâriyât 58. Ayet (51:58:6) الْقُوَّةِ القوة l-kuvveti kuvvet ق و ي
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz Allah rızık verendir, güçlüdür, çok kuvvetlidir.
37 Necm 5. Ayet (53:5:3) الْقُوٰىۙ القوى l-kuvâ kuvvetleri (olan) ق و ي
Diyanet İşleri (Yeni) 5,6,7. (Kur’an’ı) ona, üstün güçlere sahip, muhteşem görünümlü (Cebrail) öğretti. O, en yüksek ufukta bulunuyorken (aslî sûretine girip) doğruldu.
38 Vâkı'a 73. Ayet (56:73:5) لِلْمُقْو۪ينَۚ للمقوين lil-mukvîn(e) çölden gelip geçenlere ق و ي
Diyanet İşleri (Yeni) Biz onu bir ibret ve ıssız yerlerde yaşayanlara bir yarar kaynağı kıldık.
39 Hadîd 25. Ayet (57:25:27) قَوِيٌّ قوي kaviyyun kuvvetlidir ق و ي
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, biz elçilerimizi açık mucizelerle gönderdik ve beraberlerinde kitabı ve mizanı (ölçüyü) indirdik ki, insanlar adaleti yerine getirsinler. Kendisinde müthiş bir güç ve insanlar için birçok faydalar bulunan demiri yarattık (ki insanlar ondan yararlansınlar). Allah da kendisine ve Resûllerine gayba inanarak yardım edecekleri bilsin. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir.
40 Mücadele 21. Ayet (58:21:8) قَوِيٌّ قوي kaviyyun güçlüdür ق و ي
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, “Şüphesiz ben ve peygamberlerim galip geleceğiz” diye yazmıştır. Şüphe yok ki, Allah çok kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir.
41 Tekvîr 20. Ayet (81:20:2) قُوَّةٍ قوة kuvvetin güç ق و ي
Diyanet İşleri (Yeni) 19,20,21.O (Kur’an), şüphesiz değerli, güçlü ve Arş’ın sahibi katında itibarlı, orada (meleklerce) itaat edilen, güvenilir bir elçinin (Cebrail’in) getirdiği sözdür.
42 Târık 10. Ayet (86:10:4) قُوَّةٍ قوة kuvvetin gücü ق و ي
Diyanet İşleri (Yeni) (O gün) artık insan için ne bir kuvvet vardır, ne de bir yardımcı.