| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Şu'arâ 102. Ayet (26:102:4) | كَرَّةً | كرة | kerraten | bir (dönüş) daha | ك ر ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Keşke (dünyaya) bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak.” | |||||
| 2 | Bakara 167. Ayet (2:167:7) | كَرَّةً | كرة | kerraten | bir dönüş (dünyaya) | ك ر ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Uyanlar şöyle derler: “Keşke dünyaya bir dönüşümüz olsaydı da onların şimdi bizden uzaklaştıkları gibi, biz de onlardan uzaklaşsaydık.” Böylece Allah, onlara işledikleri fiilleri pişmanlık kaynağı olarak gösterir. Onlar ateşten çıkacak da değillerdir. | |||||
| 3 | Nâzi'ât 12. Ayet (79:12:4) | كَرَّةٌ | كرة | kerratun | bir dönüştür | ك ر ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Öyle ise bu hüsran dolu bir dönüştür” dediler. | |||||
| 4 | Abese 11. Ayet (80:11:3) | تَذْكِرَةٌۚ | تذكرة | teżkira(tun) | bir hatırlatmadır | ذ ك ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hayır, böyle yapma! Çünkü bu (Kur’an) bir öğüttür. | |||||
| 5 | Vâkı'a 73. Ayet (56:73:3) | تَذْكِرَةً | تذكرة | teżkiraten | bir ibret | ذ ك ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz onu bir ibret ve ıssız yerlerde yaşayanlara bir yarar kaynağı kıldık. | |||||
| 6 | Hâkka 12. Ayet (69:12:3) | تَذْكِرَةً | تذكرة | teżkiraten | bir ibret | ذ ك ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 11,12. Şüphesiz, (Nûh zamanında) su bastığı vakit, sizi gemide biz taşıdık ki, bu olayı sizin için bir uyarı yapalım ve belleyecek kulaklar da onu bellesin. | |||||
| 7 | Müddessir 54. Ayet (74:54:3) | تَذْكِرَةٌۚ | تذكرة | teżkira(tun) | bir ikazdır | ذ ك ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hayır, düşündükleri gibi değil! Şüphesiz bu (Kur’an) bir uyarıdır. | |||||
| 8 | Zümer 58. Ayet (39:58:9) | كَرَّةً | كرة | kerraten | bir kez daha (dönüş) | ك ر ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yahut azabı gördüğünde, “Keşke benim için dünyaya bir dönüş daha olsa da iyilik yapanlardan olsam” demesin. | |||||
| 9 | Tâhâ 3. Ayet (20:3:2) | تَذْكِرَةً | تذكرة | teżkiraten | bir öğüt | ذ ك ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 2,3. (Ey Muhammed!) Biz, Kur’an’ı sana sıkıntı çekesin diye değil, ancak (Allah’ın azabından) korkacaklara bir öğüt (bir uyarı) olsun diye indirdik.[353] | |||||
| 10 | Hâkka 48. Ayet (69:48:2) | لَتَذْكِرَةٌ | لتذكرة | leteżkiratun | bir öğüttür | ذ ك ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz Kur’an, Allah’a karşı gelmekten sakınanlara bir öğüttür. | |||||
| 11 | Müzzemmil 19. Ayet (73:19:3) | تَذْكِرَةٌۚ | تذكرة | teżkira(tun) | bir öğüttür | ذ ك ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz bunlar bir öğüttür. Kim dilerse Rabbine ulaştıran bir yol tutar. | |||||
| 12 | İnsân 29. Ayet (76:29:3) | تَذْكِرَةٌۚ | تذكرة | teżkira(tun) | bir öğüttür | ذ ك ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İşte bu bir öğüttür. Dileyen, Rabbine ulaştıran bir yol tutar. | |||||
| 13 | Kamer 38. Ayet (54:38:3) | بُكْرَةً | بكرة | bukraten | erken | ب ك ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, onlara sabahleyin erkenden kalıcı bir azap geldi. | |||||
| 14 | Nahl 22. Ayet (16:22:9) | مُنْكِرَةٌ | منكرة | munkiratun | inkarcıdır | ن ك ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sizin ilâhınız tek bir ilâhtır. Ahirete inanmayanların kalpleri bunu inkâr etmekte, kendileri de büyüklük taslamaktadırlar. | |||||
| 15 | Müddessir 49. Ayet (74:49:4) | التَّذْكِرَةِ | التذكرة | tteżkirati | öğüt- | ذ ك ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Böyle iken onlara ne oluyor da, öğütten yüz çeviriyorlar? | |||||
| 16 | Meryem 11. Ayet (19:11:10) | بُكْرَةً | بكرة | bukraten | sabah | ب ك ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Derken Zekeriya ibadet yerinden halkının karşısına çıktı. (Konuşmak istedi, konuşamadı) ve onlara “Sabah akşam Allah’ı tespih edin” diye işaret etti.[339] | |||||
| 17 | Meryem 62. Ayet (19:62:10) | بُكْرَةً | بكرة | bukraten | sabah | ب ك ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Orada boş söz işitmezler. Yalnızca (meleklerin) “selâm!” (deyişini) işitirler. Orada sabah akşam rızıkları da vardır. | |||||
| 18 | Furkan 5. Ayet (25:5:8) | بُكْرَةً | بكرة | bukraten | sabah | ب ك ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “(Bu Kur’an, başkalarından) yazıp aldığı öncekilere ait efsanelerdir. Bunlar ona sabah akşam okunmaktadır” dediler. | |||||
| 19 | Ahzab 42. Ayet (33:42:2) | بُكْرَةً | بكرة | bukraten | sabah | ب ك ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O’nu sabah akşam tespih edin. | |||||
| 20 | Fetih 9. Ayet (48:9:7) | بُكْرَةً | بكرة | bukraten | sabah | ب ك ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey insanlar! Allah’a ve Peygamberine inanasınız, ona yardım edesiniz, ona saygı gösteresiniz ve sabah akşam Allah’ı tespih edesiniz diye (Peygamber’i gönderdik.) | |||||
| 21 | İnsân 25. Ayet (76:25:4) | بُكْرَةً | بكرة | bukraten | sabah | ب ك ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sabah akşam Rabbinin adını an. | |||||
| 22 | Kaf 19. Ayet (50:19:2) | سَكْرَةُ | سكرة | sekratu | sarhoşluğu | س ك ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ölüm sarhoşluğu bir hakikat olarak insana gelir de ona, “İşte bu, senin öteden beri kaçıp durduğun şeydir” denir. | |||||
| 23 | İsrâ 6. Ayet (17:6:4) | الْكَرَّةَ | الكرة | l-kerrate | tekrar | ك ر ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sonra onlara karşı size tekrar egemenlik verdik. Mallar ve çocuklarla sizi güçlendirdik; sayınızı daha da çoğalttık. | |||||