"كم" Analizi

Arapça Metin (Harekesiz) ve benzeşen aramasında 2613 sonuç bulundu.
1350 - 1400 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1350 İbrahim 44. Ayet (14:44:24) لَكُمْ لكم lekum sizin için لَكُم
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) İnsanları, kendilerine azabın geleceği gün ile uyar. Zira o gün zalimler, “Ey Rabbimiz! Yakın bir süreye kadar bizi ertele de senin çağrına uyalım ve peygamberlerin izinden gidelim” diyecekler. Onlara şöyle denilecek: “Daha önce siz, sonunuzun gelmeyeceğine yemin etmemiş miydiniz?”
1351 İbrahim 45. Ayet (14:45:8) لَكُمْ لكم lekum size لَكُم
Diyanet İşleri (Yeni) “Kendilerine zulmedenlerin yerlerinde oturdunuz. Onlara ne yaptığımız ise size belli olmuştu. Size misaller de vermiştik.”
1352 İbrahim 45. Ayet (14:45:13) لَكُمُ لكم lekumu size لَكُمُ
Diyanet İşleri (Yeni) “Kendilerine zulmedenlerin yerlerinde oturdunuz. Onlara ne yaptığımız ise size belli olmuştu. Size misaller de vermiştik.”
1353 Hicr 20. Ayet (15:20:2) لَكُمْ لكم lekum sizin için لَكُم
Diyanet İşleri (Yeni) Orada hem sizin için, hem de sizin rızık vermediğiniz kimseler için geçimlikler meydana getirdik.
1354 Hicr 22. Ayet (15:22:8) فَاَسْقَيْنَاكُمُوهُۚ فاسقيناكموه fe-eskaynâkumûhu böylece sizi suladık س ق ي
Diyanet İşleri (Yeni) Rüzgârları da aşılayıcı olarak gönderip yukarıdan su indirerek sizi onunla suladık. Onu toplayıp depolayan da siz değilsiniz.[297]
1355 Hicr 24. Ayet (15:24:4) مِنْكُمْ منكم minkum sizden مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun biz, sizden önce gelip geçenleri de biliriz, sonraya kalanları da.
1356 Hicr 52. Ayet (15:52:8) مِنْكُمْ منكم minkum sizden مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Hani misafirler İbrahim’in yanına girmiş ve “Selâm” demişlerdi. O da, “Gerçekten biz sizden korkuyoruz” demişti.
1357 Hicr 57. Ayet (15:57:3) خَطْبُكُمْ خطبكم ḣatbukum işiniz خ ط ب
Diyanet İşleri (Yeni) İbrahim, “Ey Elçiler! Göreviniz nedir?” dedi.
1358 Hicr 62. Ayet (15:62:2) اِنَّكُمْ انكم innekum şüphesiz siz إِنَّ
Diyanet İşleri (Yeni) 61,62. Elçiler (melekler) Lût’un ailesine gelince, Lût onlara, “Gerçekten siz tanınmayan kimselersiniz” dedi.
1359 Hicr 65. Ayet (15:65:10) مِنْكُمْ منكم minkum içinizden مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) “Gecenin bir bölümünde aile fertlerini yola çıkar, sen de arkalarından git. Hiçbiriniz arkaya bakmasın. Emrolunduğunuz yere (doğru) geçin gidin.”
1360 Hicr 90. Ayet (15:90:1) كَمَٓا كما kemâ gibi مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Nitekim biz kendi kitaplarını parçalara ayıranlara da (kitap) indirmiştik.
1361 Nahl 5. Ayet (16:5:3) لَكُمْ لكم lekum sizin için vardır لَكُم
Diyanet İşleri (Yeni) Hayvanları da yarattı. Onlarda sizin için bir ısınma ve birçok faydalar vardır. Hem de onlardan yersiniz.
1362 Nahl 6. Ayet (16:6:1) وَلَكُمْ ولكم ve lekum ve sizin için vardır لَكُم
Diyanet İşleri (Yeni) Onları akşamleyin getirirken, sabahleyin salıverirken de sizin için bir güzellik (ve zevk) vardır.
1363 Nahl 7. Ayet (16:7:2) اَثْقَالَكُمْ اثقالكم eśkâlekum ağırlıklarınızı ث ق ل
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar ağırlıklarınızı, sizin ancak zorlukla varabileceğiniz beldelere taşırlar. Şüphesiz Rabbiniz çok esirgeyicidir, çok merhametlidir.
1364 Nahl 7. Ayet (16:7:12) رَبَّكُمْ ربكم rabbekum Rabbiniz ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar ağırlıklarınızı, sizin ancak zorlukla varabileceğiniz beldelere taşırlar. Şüphesiz Rabbiniz çok esirgeyicidir, çok merhametlidir.
1365 Nahl 9. Ayet (16:9:9) لَهَدٰيكُمْ لهديكم lehedâkum doğru yola iletirdi ه د ي
Diyanet İşleri (Yeni) Doğru yolu göstermek Allah’a aittir. Yolun eğrisi de vardır.[302] Allah dileseydi, hepinizi doğru yola iletirdi.
1366 Nahl 10. Ayet (16:10:7) لَكُمْ لكم lekum sizin için لَكُم
Diyanet İşleri (Yeni) O, gökten sizin için su indirendir. İçilecek su ondandır. Hayvanlarınızı otlattığınız bitkiler de onunla meydana gelir.
1367 Nahl 11. Ayet (16:11:2) لَكُمْ لكم lekum size لَكُم
Diyanet İşleri (Yeni) Allah o su ile size; ekin, zeytin, hurma ağaçları, üzümler ve her türlü meyvelerden bitirir. Elbette bunda düşünen bir kavim için bir ibret vardır.
1368 Nahl 12. Ayet (16:12:2) لَكُمُ لكم lekumu sizin لَكُمُ
Diyanet İşleri (Yeni) O, geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı sizin hizmetinize verdi. Bütün yıldızlar da O’nun emri ile sizin hizmetinize verilmiştir. Şüphesiz bunlarda aklını kullanan bir millet için ibretler vardır.
1369 Nahl 13. Ayet (16:13:3) لَكُمْ لكم lekum sizin için لَكُم
Diyanet İşleri (Yeni) Sizin için yeryüzünde çeşitli renk ve biçimlerle yarattığı şeyleri de sizin hizmetinize verdi. Öğüt alan bir toplum için bunda ibretler vardır.
1370 Nahl 14. Ayet (16:14:20) وَلَعَلَّكُمْ ولعلكم ve le’allekum ve olur ki  لَعَلَّكُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) O, taze et yemeniz ve takınacağınız süs eşyası çıkarmanız için denizi sizin hizmetinize verendir. Gemilerin orada suyu yara yara gittiğini görürsün. (Bütün bunlar) O’nun lütfundan nasip aramanız ve şükretmeniz içindir.
1371 Nahl 15. Ayet (16:15:7) بِكُمْ بكم bikum sizi بِكُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) 15,16. Sizi sarsmaması için yeryüzünde sağlam dağlar; yolunuzu bulmanız için de nehirler, yollar ve nice işaretler meydana getirdi. İnsanlar yıldızlarla da yollarını bulurlar.
1372 Nahl 15. Ayet (16:15:10) لَعَلَّكُمْ لعلكم le’allekum umulur ki  لَعَلَّكُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) 15,16. Sizi sarsmaması için yeryüzünde sağlam dağlar; yolunuzu bulmanız için de nehirler, yollar ve nice işaretler meydana getirdi. İnsanlar yıldızlarla da yollarını bulurlar.
1373 Nahl 17. Ayet (16:17:3) كَمَنْ كمن kemen kimse gibi  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Şu hâlde yaratan, yaratamayan gibi olur mu? Artık siz düşünmez misiniz?
1374 Nahl 22. Ayet (16:22:1) اِلٰهُكُمْ الهكم ilâhukum sizin tanrınız أ ل ه
Diyanet İşleri (Yeni) Sizin ilâhınız tek bir ilâhtır. Ahirete inanmayanların kalpleri bunu inkâr etmekte, kendileri de büyüklük taslamaktadırlar.
1375 Nahl 24. Ayet (16:24:6) رَبُّكُمْۙ ربكم rabbukum Rabbiniz ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Onlara “Rabbiniz ne indirdi?” denildiği zaman, “Öncekilerin masalları” dediler.
1376 Nahl 30. Ayet (16:30:6) رَبُّكُمْۜ ربكم rabbukum Rabbiniz ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’a karşı gelmekten sakınan kimselere, “Rabbiniz ne indirdi?” denildiğinde, “Hayr indirdi” derler. Bu dünyada iyilik yapanlara bir iyilik vardır. Ahiret yurdu ise daha hayırlıdır. Allah’a karşı gelmekten sakınanların yurdu ne güzeldir.
1377 Nahl 32. Ayet (16:32:7) عَلَيْكُمُۙ عليكم ‘aleykumu size عَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Melekler, onların canlarını iyi kimseler olarak alırken, “Selâm size! Yapmış olduğunuz iyi işlere karşılık girin cennete” derler.
1378 Nahl 47. Ayet (16:47:6) رَبَّكُمْ ربكم rabbekum Rabbiniz ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Yahut da, onları korku üzere iken yakalamayacağından güven içinde midirler? Şüphesiz Rabbiniz çok esirgeyicidir, çok merhametlidir.
1379 Nahl 53. Ayet (16:53:2) بِكُمْ بكم bikum size بِكُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Size ulaşan her nimet Allah’tandır. Sonra size bir sıkıntı ve zarar dokunduğu zaman yalnız O’na yalvarır yakarırsınız.
1380 Nahl 53. Ayet (16:53:9) مَسَّكُمُ مسكم messekumu size dokunduğu م س س
Diyanet İşleri (Yeni) Size ulaşan her nimet Allah’tandır. Sonra size bir sıkıntı ve zarar dokunduğu zaman yalnız O’na yalvarır yakarırsınız.
1381 Nahl 54. Ayet (16:54:5) عَنْكُمْ عنكم ‘ankum sizden عَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra sizden o sıkıntıyı giderince, bir de bakarsınız, içinizden bir kısmı Rablerine ortak koşar.
1382 Nahl 54. Ayet (16:54:8) مِنْكُمْ منكم minkum içinizden مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra sizden o sıkıntıyı giderince, bir de bakarsınız, içinizden bir kısmı Rablerine ortak koşar.
1383 Nahl 59. Ayet (16:59:19) يَحْكُمُونَ يحكمون yahkumûn(e) hüküm veriyorlar ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) Kendisine verilen kötü müjde (!) yüzünden halktan gizlenir. Şimdi onu, aşağılanmış olarak yanında tutacak mı, yoksa toprağa mı gömecek? Bak, ne kötü hüküm veriyorlar!
1384 Nahl 66. Ayet (16:66:2) لَكُمْ لكم lekum sizin için لَكُم
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz (sağmal) hayvanlarda da sizin için bir ibret vardır. Onların karınlarındaki fışkı ile kan arasından (süzülen) içenlere halis ve içimi kolay süt içiriyoruz.
1385 Nahl 66. Ayet (16:66:6) نُسْق۪يكُمْ نسقيكم nuskîkum size içiriyoruz س ق ي
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz (sağmal) hayvanlarda da sizin için bir ibret vardır. Onların karınlarındaki fışkı ile kan arasından (süzülen) içenlere halis ve içimi kolay süt içiriyoruz.
1386 Nahl 70. Ayet (16:70:2) خَلَقَكُمْ خلقكم ḣalekakum sizi yarattı خ ل ق
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, sizi yarattı. Sonra sizi öldürecek. İçinizden kimileri de, bilgili olduktan sonra hiçbir şeyi bilmesin diye ömrünün en düşkün çağına ulaştırılır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, (her şeye) hakkıyla gücü yetendir.
1387 Nahl 70. Ayet (16:70:4) يَتَوَفّٰيكُمْ يتوفيكم yeteveffâkum öldürür و ف ي
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, sizi yarattı. Sonra sizi öldürecek. İçinizden kimileri de, bilgili olduktan sonra hiçbir şeyi bilmesin diye ömrünün en düşkün çağına ulaştırılır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, (her şeye) hakkıyla gücü yetendir.
1388 Nahl 70. Ayet (16:70:5) وَمِنْكُمْ ومنكم ve minkum ve içinizden مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, sizi yarattı. Sonra sizi öldürecek. İçinizden kimileri de, bilgili olduktan sonra hiçbir şeyi bilmesin diye ömrünün en düşkün çağına ulaştırılır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, (her şeye) hakkıyla gücü yetendir.
1389 Nahl 71. Ayet (16:71:3) بَعْضَكُمْ بعضكم ba’dakum kiminizi ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, rızık konusunda kiminizi kiminizden üstün kıldı. Üstün kılınanlar, rızıklarını ellerinin altındakilere vermezler ki rızıkta hep eşit olsunlar. Şimdi Allah’ın nimetini mi inkâr ediyorlar?
1390 Nahl 72. Ayet (16:72:3) لَكُمْ لكم lekum size لَكُم
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, size kendi cinsinizden eşler var etti. Eşlerinizden de oğullar ve torunlar verdi ve sizi temiz şeylerden rızıklandırdı. Öyleyken onlar batıla inanıyorlar da Allah’ın nimetini inkâr mı ediyorlar?
1391 Nahl 72. Ayet (16:72:5) اَنْفُسِكُمْ انفسكم enfusikum kendi nefislerinizden ن ف س
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, size kendi cinsinizden eşler var etti. Eşlerinizden de oğullar ve torunlar verdi ve sizi temiz şeylerden rızıklandırdı. Öyleyken onlar batıla inanıyorlar da Allah’ın nimetini inkâr mı ediyorlar?
1392 Nahl 72. Ayet (16:72:8) لَكُمْ لكم lekum size لَكُم
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, size kendi cinsinizden eşler var etti. Eşlerinizden de oğullar ve torunlar verdi ve sizi temiz şeylerden rızıklandırdı. Öyleyken onlar batıla inanıyorlar da Allah’ın nimetini inkâr mı ediyorlar?
1393 Nahl 72. Ayet (16:72:10) اَزْوَاجِكُمْ ازواجكم ezvâcikum eşlerinizden ز و ج
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, size kendi cinsinizden eşler var etti. Eşlerinizden de oğullar ve torunlar verdi ve sizi temiz şeylerden rızıklandırdı. Öyleyken onlar batıla inanıyorlar da Allah’ın nimetini inkâr mı ediyorlar?
1394 Nahl 72. Ayet (16:72:13) وَرَزَقَكُمْ ورزقكم ve razekakum ve sizi besledi ر ز ق
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, size kendi cinsinizden eşler var etti. Eşlerinizden de oğullar ve torunlar verdi ve sizi temiz şeylerden rızıklandırdı. Öyleyken onlar batıla inanıyorlar da Allah’ın nimetini inkâr mı ediyorlar?
1395 Nahl 76. Ayet (16:76:6) اَبْكَمُ ابكم ebkemu dilsizdir ب ك م
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, (şöyle) iki adamı da misal verdi: Onlardan biri dilsizdir, hiçbir şeye gücü yetmez, efendisine sadece bir yüktür. Nereye gönderse olumlu bir sonuç alamaz. Bu, adaletle emreden ve doğru yol üzere olan kimse ile eşit olur mu?
1396 Nahl 78. Ayet (16:78:2) اَخْرَجَكُمْ اخرجكم aḣracekum sizi çıkardı خ ر ج
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, sizi analarınızın karnından, siz hiçbir şey bilmez durumda iken çıkardı. Şükredesiniz diye size kulaklar, gözler ve kalpler verdi.
1397 Nahl 78. Ayet (16:78:5) اُمَّهَاتِكُمْ امهاتكم ummehâtikum annelerinizin أ م م
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, sizi analarınızın karnından, siz hiçbir şey bilmez durumda iken çıkardı. Şükredesiniz diye size kulaklar, gözler ve kalpler verdi.
1398 Nahl 78. Ayet (16:78:10) لَكُمُ لكم lekumu size لَكُمُ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, sizi analarınızın karnından, siz hiçbir şey bilmez durumda iken çıkardı. Şükredesiniz diye size kulaklar, gözler ve kalpler verdi.
1399 Nahl 78. Ayet (16:78:14) لَعَلَّكُمْ لعلكم le’allekum umulur ki  لَعَلَّكُمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, sizi analarınızın karnından, siz hiçbir şey bilmez durumda iken çıkardı. Şükredesiniz diye size kulaklar, gözler ve kalpler verdi.