"كم" Analizi

Arapça Metin (Harekesiz) ve benzeşen aramasında 2613 sonuç bulundu.
1500 - 1550 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1500 Kehf 95. Ayet (18:95:10) بَيْنَكُمْ بينكم beynekum sizinle ب ي ن
Diyanet İşleri (Yeni) Zülkarneyn, “Rabbimin bana verdiği (imkân ve kudret, sizin vereceğiniz vergiden) daha hayırlıdır. Şimdi siz bana gücünüzle yardım edin de, sizinle onların arasına sağlam bir engel yapayım” dedi.
1501 Kehf 103. Ayet (18:103:3) نُنَبِّئُكُمْ ننبئكم nunebbiukum size söyleyeyim ن ب أ
Diyanet İşleri (Yeni) 103,104. (Ey Muhammed!) De ki: “Amelce en çok ziyana uğrayan; iyi iş yaptıklarını sandıkları hâlde, dünya hayatındaki çabaları kaybolup giden kimseleri size haber verelim mi?”
1502 Kehf 110. Ayet (18:110:5) مِثْلُكُمْ مثلكم miślukum sizin gibi م ث ل
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Ben de ancak sizin gibi bir insanım. (Ne var ki) bana, ‘Sizin ilâh’ınız ancak bir tek ilâhtır” diye vahyolunuyor. Kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa yararlı bir iş yapsın ve Rabbine ibadette kimseyi ortak koşmasın.”
1503 Kehf 110. Ayet (18:110:9) اِلٰهُكُمْ الهكم ilâhukum Tanrınız أ ل ه
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Ben de ancak sizin gibi bir insanım. (Ne var ki) bana, ‘Sizin ilâh’ınız ancak bir tek ilâhtır” diye vahyolunuyor. Kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa yararlı bir iş yapsın ve Rabbine ibadette kimseyi ortak koşmasın.”
1504 Meryem 12. Ayet (19:12:7) الْحُكْمَ الحكم l-hukme hikmet ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) 12,13,14. (Yahya, dünyaya gelip büyüyünce onu peygamber yaptık ve kendisine) “Ey Yahya, kitaba sımsıkı sarıl” dedik. Biz, ona daha çocuk iken hikmet ve katımızdan kalp yumuşaklığı ve ruh temizliği vermiştik. O, Allah’tan sakınan, anne babasına iyi davranan bir kimse idi. İsyancı bir zorba değildi.
1505 Meryem 36. Ayet (19:36:4) وَرَبُّكُمْ وربكم ve rabbukum ve sizin Rabbinizdir ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz, Allah, benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. Öyleyse (yalnız) O’na kulluk edin. Bu, dosdoğru bir yoldur.
1506 Meryem 48. Ayet (19:48:1) وَاَعْتَزِلُكُمْ واعتزلكم ve a’tezilukum sizden ayrılıyorum ع ز ل
Diyanet İşleri (Yeni) “Sizi ve Allah’tan başka taptıklarınızı terk ediyor ve Rabb’ime ibadet ediyorum. Rabbime ibadet etmekle de mutsuz olmayacağımı umuyorum.”
1507 Meryem 71. Ayet (19:71:2) مِنْكُمْ منكم minkum içinizden مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey insanlar!) Sizden cehenneme varmayacak hiç kimse yoktur. Rabbin için bu, kesin olarak hükme bağlanmış bir iştir.
1508 Meryem 74. Ayet (19:74:1) وَكَمْ وكم ve kem ve nice كَمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Biz onlardan önce, mal-mülk ve görünümü daha güzel olan nice nesilleri helâk ettik.
1509 Meryem 98. Ayet (19:98:1) وَكَمْ وكم ve kem ve nicesini كَمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Biz onlardan önce nice nesilleri helâk ettik. Onlardan hiçbirini hissediyor yahut onların bir fısıltısını olsun işitiyor musun?
1510 Tâhâ 10. Ayet (20:10:11) اٰت۪يكُمْ اتيكم âtîkum size getiririm أ ت ي
Diyanet İşleri (Yeni) Hani bir ateş görmüştü de ailesine, “Siz burada kalın, ben bir ateş gördüm (oraya gidiyorum). Umarım ondan size bir kor ateş getiririm, yahut ateşin başında, yol gösterecek birini bulurum” demişti.[355]
1511 Tâhâ 40. Ayet (20:40:6) اَدُلُّكُمْ ادلكم edullukum size göstereyim د ل ل
Diyanet İşleri (Yeni) “Hani kız kardeşin (Firavun ailesine) gidiyor ve “size onun bakımını üstlenecek kimseyi göstereyim mi?” diyordu. Derken, gözü aydın olsun, üzülmesin diye seni annene döndürdük.[357] (Sana baktı, büyüdün) ve (kazara) bir cana kıydın da biz seni kederden kurtardık, seni sıkı bir denemeden geçirdik (ve kaçıp Medyen’e gittin). Medyen halkı içinde yıllarca kaldın, sonra (peygamber olman için) takdir edilmiş bir zamanda (Tûr’a) geldin ey Mûsâ!”
1512 Tâhâ 46. Ayet (20:46:5) مَعَكُمَٓا معكما me’akumâ sizinle beraberim مَعَ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, şöyle dedi: “Korkmayın, çünkü ben sizinle beraberim. İşitirim ve görürüm.”
1513 Tâhâ 49. Ayet (20:49:3) رَبُّكُمَا ربكما rabbukumâ Rabbiniz ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Firavun, “Sizin Rabbiniz kim, ey Mûsâ?” dedi.
1514 Tâhâ 53. Ayet (20:53:3) لَكُمُ لكم lekumu size لَكُمُ
Diyanet İşleri (Yeni) “Rabbim, yeryüzünü size beşik yapan, orada size yollar açan ve size gökten yağmur indirendir.” Böylece onunla sizin için yerden türlü türlü bitkileri çift çift çıkardık.
1515 Tâhâ 53. Ayet (20:53:7) لَكُمْ لكم lekum sizin için لَكُم
Diyanet İşleri (Yeni) “Rabbim, yeryüzünü size beşik yapan, orada size yollar açan ve size gökten yağmur indirendir.” Böylece onunla sizin için yerden türlü türlü bitkileri çift çift çıkardık.
1516 Tâhâ 54. Ayet (20:54:3) اَنْعَامَكُمْۜ انعامكم en’âmekum hayvanlarınızı ن ع م
Diyanet İşleri (Yeni) Yiyin, hayvanlarınızı yayın. Şüphesiz bunda akıl sahipleri için (Allah’ın varlığını ve birliğini gösteren) deliller vardır.
1517 Tâhâ 55. Ayet (20:55:2) خَلَقْنَاكُمْ خلقناكم ḣalaknâkum sizi yarattık خ ل ق
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey insanlar!) Sizi topraktan yarattık, (ölümünüzle) sizi oraya döndüreceğiz ve sizi bir kere daha oradan çıkaracağız.
1518 Tâhâ 55. Ayet (20:55:4) نُع۪يدُكُمْ نعيدكم nu’îdukum döndürürüz ع و د
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey insanlar!) Sizi topraktan yarattık, (ölümünüzle) sizi oraya döndüreceğiz ve sizi bir kere daha oradan çıkaracağız.
1519 Tâhâ 55. Ayet (20:55:6) نُخْرِجُكُمْ نخرجكم nuḣricukum sizi çıkarırız خ ر ج
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey insanlar!) Sizi topraktan yarattık, (ölümünüzle) sizi oraya döndüreceğiz ve sizi bir kere daha oradan çıkaracağız.
1520 Tâhâ 59. Ayet (20:59:2) مَوْعِدُكُمْ موعدكم mev’idukum buluşma zamanınız و ع د
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ, “Buluşma vaktimiz, bayram günü, insanların toplandığı kuşluk vaktidir” dedi.
1521 Tâhâ 61. Ayet (20:61:4) وَيْلَكُمْ ويلكم veylekum yazık size وَيْلٌ
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ, onlara şöyle dedi: “Yazıklar olsun size! Allah’a karşı yalan uydurmayın, yoksa sizi azap ile yok eder. Allah’a karşı yalan uyduran mutlaka hüsrana uğramıştır.”
1522 Tâhâ 61. Ayet (20:61:10) فَيُسْحِتَكُمْ فيسحتكم fe-yushitekum sonra kökünüzü keser س ح ت
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ, onlara şöyle dedi: “Yazıklar olsun size! Allah’a karşı yalan uydurmayın, yoksa sizi azap ile yok eder. Allah’a karşı yalan uyduran mutlaka hüsrana uğramıştır.”
1523 Tâhâ 63. Ayet (20:63:7) يُخْرِجَاكُمْ يخرجاكم yuḣricâkum sizi çıkarsınlar خ ر ج
Diyanet İşleri (Yeni) Şöyle dediler: “Şüphesiz bu ikisi, sihirleri ile sizi yurdunuzdan çıkarmak ve en üstün olan dininizi ortadan kaldırmak isteyen birer sihirbazdırlar.”
1524 Tâhâ 63. Ayet (20:63:9) اَرْضِكُمْ ارضكم ardikum yurdunuz- أ ر ض
Diyanet İşleri (Yeni) Şöyle dediler: “Şüphesiz bu ikisi, sihirleri ile sizi yurdunuzdan çıkarmak ve en üstün olan dininizi ortadan kaldırmak isteyen birer sihirbazdırlar.”
1525 Tâhâ 63. Ayet (20:63:12) بِطَر۪يقَتِكُمُ بطريقتكم bi-tarîkatikumu sizin yolunuzu ط ر ق
Diyanet İşleri (Yeni) Şöyle dediler: “Şüphesiz bu ikisi, sihirleri ile sizi yurdunuzdan çıkarmak ve en üstün olan dininizi ortadan kaldırmak isteyen birer sihirbazdırlar.”
1526 Tâhâ 64. Ayet (20:64:2) كَيْدَكُمْ كيدكم keydekum hilenizi ك ي د
Diyanet İşleri (Yeni) “Öyleyse, hilelerinizi toplayın (birbirinize destek olun) sonra sıra hâlinde gelin. Bu gün üstün gelen muhakkak başarıya ulaşmıştır.”
1527 Tâhâ 71. Ayet (20:71:7) لَكُمْۜ لكم lekum size لَكُم
Diyanet İşleri (Yeni) Firavun, “Demek, ben size izin vermeden önce ona (Mûsâ’ya) inandınız ha! Şüphe yok, o size sihiri öğreten büyüğünüzdür. Şimdi andolsun, sizin ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve mutlaka sizi hurma dallarına asacağım. Hangimizin azabı daha şiddetli ve daha kalıcıymış, mutlaka göreceksiniz.”
1528 Tâhâ 71. Ayet (20:71:9) لَكَب۪يرُكُمُ لكبيركم le-kebîrukumu büyüğünüzdür ك ب ر
Diyanet İşleri (Yeni) Firavun, “Demek, ben size izin vermeden önce ona (Mûsâ’ya) inandınız ha! Şüphe yok, o size sihiri öğreten büyüğünüzdür. Şimdi andolsun, sizin ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve mutlaka sizi hurma dallarına asacağım. Hangimizin azabı daha şiddetli ve daha kalıcıymış, mutlaka göreceksiniz.”
1529 Tâhâ 71. Ayet (20:71:11) عَلَّمَكُمُ علمكم ‘allemekumu size öğreten ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Firavun, “Demek, ben size izin vermeden önce ona (Mûsâ’ya) inandınız ha! Şüphe yok, o size sihiri öğreten büyüğünüzdür. Şimdi andolsun, sizin ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve mutlaka sizi hurma dallarına asacağım. Hangimizin azabı daha şiddetli ve daha kalıcıymış, mutlaka göreceksiniz.”
1530 Tâhâ 71. Ayet (20:71:14) اَيْدِيَكُمْ ايديكم eydiyekum sizin ellerinizi ي د ي
Diyanet İşleri (Yeni) Firavun, “Demek, ben size izin vermeden önce ona (Mûsâ’ya) inandınız ha! Şüphe yok, o size sihiri öğreten büyüğünüzdür. Şimdi andolsun, sizin ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve mutlaka sizi hurma dallarına asacağım. Hangimizin azabı daha şiddetli ve daha kalıcıymış, mutlaka göreceksiniz.”
1531 Tâhâ 71. Ayet (20:71:15) وَاَرْجُلَكُمْ وارجلكم ve erculekum ve ayaklarınızı ر ج ل
Diyanet İşleri (Yeni) Firavun, “Demek, ben size izin vermeden önce ona (Mûsâ’ya) inandınız ha! Şüphe yok, o size sihiri öğreten büyüğünüzdür. Şimdi andolsun, sizin ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve mutlaka sizi hurma dallarına asacağım. Hangimizin azabı daha şiddetli ve daha kalıcıymış, mutlaka göreceksiniz.”
1532 Tâhâ 71. Ayet (20:71:18) وَلَاُصَلِّبَنَّكُمْ ولاصلبنكم ve le-usallibennekum ve sizi asacağım ص ل ب
Diyanet İşleri (Yeni) Firavun, “Demek, ben size izin vermeden önce ona (Mûsâ’ya) inandınız ha! Şüphe yok, o size sihiri öğreten büyüğünüzdür. Şimdi andolsun, sizin ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve mutlaka sizi hurma dallarına asacağım. Hangimizin azabı daha şiddetli ve daha kalıcıymış, mutlaka göreceksiniz.”
1533 Tâhâ 80. Ayet (20:80:5) اَنْجَيْنَاكُمْ انجيناكم enceynâkum biz sizi kurtardık ن ج و
Diyanet İşleri (Yeni) (Allah, şöyle dedi:) “Ey İsrailoğulları! Sizi düşmanınızdan kurtardık, size Tûr’un sağ yanını va’dettik ve size kudret helvası ile bıldırcın indirdik.”
1534 Tâhâ 80. Ayet (20:80:7) عَدُوِّكُمْ عدوكم ‘aduvvikum düşmanınız- ع د و
Diyanet İşleri (Yeni) (Allah, şöyle dedi:) “Ey İsrailoğulları! Sizi düşmanınızdan kurtardık, size Tûr’un sağ yanını va’dettik ve size kudret helvası ile bıldırcın indirdik.”
1535 Tâhâ 80. Ayet (20:80:8) وَوٰعَدْنَاكُمْ ووعدناكم ve vâ’adnâkum ve size va'dettik و ع د
Diyanet İşleri (Yeni) (Allah, şöyle dedi:) “Ey İsrailoğulları! Sizi düşmanınızdan kurtardık, size Tûr’un sağ yanını va’dettik ve size kudret helvası ile bıldırcın indirdik.”
1536 Tâhâ 80. Ayet (20:80:13) عَلَيْكُمُ عليكم ‘aleykumu üzerinize عَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) (Allah, şöyle dedi:) “Ey İsrailoğulları! Sizi düşmanınızdan kurtardık, size Tûr’un sağ yanını va’dettik ve size kudret helvası ile bıldırcın indirdik.”
1537 Tâhâ 81. Ayet (20:81:5) رَزَقْنَاكُمْ رزقناكم razaknâkum sizi rızıklandırdığımız ر ز ق
Diyanet İşleri (Yeni) “Size rızık olarak verdiğimiz şeylerin temiz ve helâl olanlarından yiyin. Bu konuda aşırı da gitmeyin, yoksa üzerinize gazabım iner. Gazabım da kimin üzerine inerse, o muhakkak helâk olmuş demektir.”
1538 Tâhâ 81. Ayet (20:81:10) عَلَيْكُمْ عليكم ‘aleykum üzerinize عَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) “Size rızık olarak verdiğimiz şeylerin temiz ve helâl olanlarından yiyin. Bu konuda aşırı da gitmeyin, yoksa üzerinize gazabım iner. Gazabım da kimin üzerine inerse, o muhakkak helâk olmuş demektir.”
1539 Tâhâ 86. Ayet (20:86:11) يَعِدْكُمْ يعدكم ya’idkum size va'detmemiş miydi? و ع د
Diyanet İşleri (Yeni) Bunun üzerine Mûsâ, öfke dolu ve üzgün bir hâlde halkına döndü. “Ey kavmim! Rabbiniz, size güzel bir vaadde bulunmadı mı? (Ayrılışımdan sonra) çok zaman mı geçti, yoksa üzerinize Rabbinizden bir gazap inmesini mi istediniz de bana verdiğiniz söze uymadınız (ve buzağıya taptınız)?” dedi.
1540 Tâhâ 86. Ayet (20:86:12) رَبُّكُمْ ربكم rabbukum Rabbiniz ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Bunun üzerine Mûsâ, öfke dolu ve üzgün bir hâlde halkına döndü. “Ey kavmim! Rabbiniz, size güzel bir vaadde bulunmadı mı? (Ayrılışımdan sonra) çok zaman mı geçti, yoksa üzerinize Rabbinizden bir gazap inmesini mi istediniz de bana verdiğiniz söze uymadınız (ve buzağıya taptınız)?” dedi.
1541 Tâhâ 86. Ayet (20:86:16) عَلَيْكُمُ عليكم ‘aleykumu size عَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Bunun üzerine Mûsâ, öfke dolu ve üzgün bir hâlde halkına döndü. “Ey kavmim! Rabbiniz, size güzel bir vaadde bulunmadı mı? (Ayrılışımdan sonra) çok zaman mı geçti, yoksa üzerinize Rabbinizden bir gazap inmesini mi istediniz de bana verdiğiniz söze uymadınız (ve buzağıya taptınız)?” dedi.
1542 Tâhâ 86. Ayet (20:86:22) عَلَيْكُمْ عليكم ‘aleykum üstünüze عَلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Bunun üzerine Mûsâ, öfke dolu ve üzgün bir hâlde halkına döndü. “Ey kavmim! Rabbiniz, size güzel bir vaadde bulunmadı mı? (Ayrılışımdan sonra) çok zaman mı geçti, yoksa üzerinize Rabbinizden bir gazap inmesini mi istediniz de bana verdiğiniz söze uymadınız (ve buzağıya taptınız)?” dedi.
1543 Tâhâ 86. Ayet (20:86:25) رَبِّكُمْ ربكم rabbikum Rabbiniz- ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Bunun üzerine Mûsâ, öfke dolu ve üzgün bir hâlde halkına döndü. “Ey kavmim! Rabbiniz, size güzel bir vaadde bulunmadı mı? (Ayrılışımdan sonra) çok zaman mı geçti, yoksa üzerinize Rabbinizden bir gazap inmesini mi istediniz de bana verdiğiniz söze uymadınız (ve buzağıya taptınız)?” dedi.
1544 Tâhâ 88. Ayet (20:88:9) اِلٰهُكُمْ الهكم ilâhukum sizin tanrınız أ ل ه
Diyanet İşleri (Yeni) Böylece (Sâmirî) onlar için böğürmesi olan bir buzağı heykeli ortaya çıkardı. (Sâmirî ve adamları) “Bu sizin de ilâhınızdır, Mûsâ’nın da ilâhıdır. Öyle iken Mûsâ, (ilâhını burada) unuttu (da onu Tûr’da aramaya gitti)” dediler.[359]
1545 Tâhâ 90. Ayet (20:90:13) رَبَّكُمُ ربكم rabbekumu Rabbiniz ر ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, Hârûn onlara daha önce şöyle demişti: “Ey kavmim! Siz bununla yalnızca imtihan edildiniz. Doğrusu sizin Rabbiniz ancak Rahmân’dır. Öyleyse bana uyun ve emrime itaat edin.”
1546 Tâhâ 98. Ayet (20:98:2) اِلٰهُكُمُ الهكم ilâhukumu tanrınız أ ل ه
Diyanet İşleri (Yeni) Sizin ilâhınız ancak kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayan Allah’tır. O, ilmiyle her şeyi kuşatmıştır.
1547 Tâhâ 117. Ayet (20:117:10) يُخْرِجَنَّكُمَا يخرجنكما yuḣricennekumâ sizi çıkarmasın خ ر ج
Diyanet İşleri (Yeni) Biz de şöyle dedik: “Ey Âdem! Şüphesiz bu (İblis), sen ve eşin için bir düşmandır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın; sonra mutsuz olursun.”
1548 Tâhâ 123. Ayet (20:123:5) بَعْضُكُمْ بعضكم ba’dukum bir kısmınız ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, şöyle dedi: “Birbirinize düşman olarak hepiniz oradan inin. Eğer tarafımdan size bir yol gösterici (kitap) gelir de, kim benim yol göstericime uyarsa artık o, ne (dünyada) sapar ne de (ahirette) sıkıntı çeker.”
1549 Tâhâ 123. Ayet (20:123:9) يَأْتِيَنَّكُمْ يأتينكم ye/tiyennekum size geldiği zaman أ ت ي
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, şöyle dedi: “Birbirinize düşman olarak hepiniz oradan inin. Eğer tarafımdan size bir yol gösterici (kitap) gelir de, kim benim yol göstericime uyarsa artık o, ne (dünyada) sapar ne de (ahirette) sıkıntı çeker.”