| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 2400 | Hadîd 23. Ayet (57:23:9) | اٰتٰيكُمْۜ | اتيكم | âtâkum | size verdiği | أ ت ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Elinizden çıkana üzülmeyesiniz ve Allah’ın size verdiği nimetlerle şımarmayasınız diye (böyle yaptık.) Çünkü Allah, kendini beğenip övünen hiçbir kimseyi sevmez. | |||||
| 2401 | Hadîd 28. Ayet (57:28:9) | يُؤْتِكُمْ | يؤتكم | yu/tikum | size versin | أ ت ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve peygamberine iman edin ki, size rahmetinden iki kat pay versin, size kendisiyle yürüyeceğiniz bir nur versin ve sizi bağışlasın. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir. | |||||
| 2402 | Hadîd 28. Ayet (57:28:14) | لَكُمْ | لكم | lekum | sizin için | لَكُم |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve peygamberine iman edin ki, size rahmetinden iki kat pay versin, size kendisiyle yürüyeceğiniz bir nur versin ve sizi bağışlasın. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir. | |||||
| 2403 | Hadîd 28. Ayet (57:28:19) | لَكُمْۜ | لكم | lekum | sizi | لَكُم |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve peygamberine iman edin ki, size rahmetinden iki kat pay versin, size kendisiyle yürüyeceğiniz bir nur versin ve sizi bağışlasın. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir. | |||||
| 2404 | Mücadele 1. Ayet (58:1:14) | تَحَاوُرَكُمَاۜ | تحاوركما | tehâvurakumâ | ikinizin konuşmanızı | ح و ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, kocası hakkında seninle tartışan ve Allah’a şikâyette bulunan kadının sözünü işitmiştir. Allah, sizin sürdürdüğünüz konuşmayı (zaten) işitmekteydi. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir. | |||||
| 2405 | Mücadele 2. Ayet (58:2:3) | مِنْكُمْ | منكم | minkum | sizden | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İçinizden kadınlarına zıhar[529] yapanlar bilsinler ki, o kadınlar onların anaları değildir. Onların anaları ancak, kendilerini doğuran kadınlardır. Şüphesiz onlar (zıhar yaparlarken) hoş karşılanmayan ve yalan bir söz söylüyorlar. Şüphesiz Allah çok affedicidir, çok bağışlayıcıdır. | |||||
| 2406 | Mücadele 3. Ayet (58:3:15) | ذٰلِكُمْ | ذلكم | żâlikum | budur | ذَٰلِكَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kadınlarından zıhar yaparak ayrılıp sonra da söylediklerinden dönecek olanlar, eşleriyle birbirlerine dokunmadan önce, bir köle azat etmelidirler. İşte bu hüküm ile size öğüt veriliyor. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. | |||||
| 2407 | Mücadele 5. Ayet (58:5:7) | كَمَا | كما | kemâ | gibi | كَمَا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a ve Resûlüne düşmanlık edenler, kendilerinden öncekilerin alçaltıldığı gibi alçaltılacaklardır. Oysa biz apaçık âyetler indirdik. Kâfirler için alçaltıcı bir azap vardır. | |||||
| 2408 | Mücadele 11. Ayet (58:11:7) | لَكُمْ | لكم | lekum | size | لَكُم |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Size, “Meclislerde yer açın” denildiği zaman açın ki, Allah da size genişlik versin. Size, “Kalkın”, denildiği zaman da kalkın ki, Allah içinizden inananların ve kendilerine ilim verilenlerin derecelerini yükseltsin. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. | |||||
| 2409 | Mücadele 11. Ayet (58:11:14) | لَكُمْۚ | لكم | lekum | size | لَكُم |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Size, “Meclislerde yer açın” denildiği zaman açın ki, Allah da size genişlik versin. Size, “Kalkın”, denildiği zaman da kalkın ki, Allah içinizden inananların ve kendilerine ilim verilenlerin derecelerini yükseltsin. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. | |||||
| 2410 | Mücadele 11. Ayet (58:11:23) | مِنْكُمْۙ | منكم | minkum | sizden | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Size, “Meclislerde yer açın” denildiği zaman açın ki, Allah da size genişlik versin. Size, “Kalkın”, denildiği zaman da kalkın ki, Allah içinizden inananların ve kendilerine ilim verilenlerin derecelerini yükseltsin. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. | |||||
| 2411 | Mücadele 12. Ayet (58:12:11) | نَجْوٰيكُمْ | نجويكم | necvâkum | gizli konuşmanızdan | ن ج و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Peygamber ile baş başa konuşacağınız zaman, baş başa konuşmanızdan önce bir sadaka verin. Bu, sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Şâyet (sadaka verecek bir şey) bulamazsanız, bilin ki Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. | |||||
| 2412 | Mücadele 12. Ayet (58:12:15) | لَكُمْ | لكم | lekum | sizin için | لَكُم |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Peygamber ile baş başa konuşacağınız zaman, baş başa konuşmanızdan önce bir sadaka verin. Bu, sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Şâyet (sadaka verecek bir şey) bulamazsanız, bilin ki Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. | |||||
| 2413 | Mücadele 13. Ayet (58:13:6) | نَجْوٰيكُمْ | نجويكم | necvâkum | gizli konuşmanızdan | ن ج و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Baş başa konuşmanızdan önce sadakalar vermekten çekindiniz mi? Bunu yapmadığınıza ve Allah da, sizi affettiğine göre artık namazı kılın, zekâtı verin, Allah’a ve Resûlüne itaat edin. Allah, bütün yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. | |||||
| 2414 | Mücadele 13. Ayet (58:13:13) | عَلَيْكُمْ | عليكم | ‘aleykum | sizi | عَلَىٰ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Baş başa konuşmanızdan önce sadakalar vermekten çekindiniz mi? Bunu yapmadığınıza ve Allah da, sizi affettiğine göre artık namazı kılın, zekâtı verin, Allah’a ve Resûlüne itaat edin. Allah, bütün yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. | |||||
| 2415 | Mücadele 14. Ayet (58:14:12) | مِنْكُمْ | منكم | minkum | sizden | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ın kendilerine gazap ettiği bir topluluğu dost edinenleri görmez misin? Onlar ne sizdendirler, ne de onlardan. Onlar bile bile yalan yere yemin ederler. | |||||
| 2416 | Mücadele 18. Ayet (58:18:7) | كَمَا | كما | kemâ | gibi | كَمَا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ın onları hep birden dirilteceği, onların da (kendilerini kurtaracak) bir iş üzerinde olduklarını sanarak size yemin ettikleri gibi Allah’a da yemin edecekleri günü düşün! İyi bilin ki, onlar yalancıların ta kendileridir. | |||||
| 2417 | Mücadele 18. Ayet (58:18:9) | لَكُمْ | لكم | lekum | size | لَكُم |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ın onları hep birden dirilteceği, onların da (kendilerini kurtaracak) bir iş üzerinde olduklarını sanarak size yemin ettikleri gibi Allah’a da yemin edecekleri günü düşün! İyi bilin ki, onlar yalancıların ta kendileridir. | |||||
| 2418 | Haşr 7. Ayet (59:7:23) | مِنْكُمْۜ | منكم | minkum | içinizden | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ın, (fethedilen) memleketlerin ahalisinden savaşılmaksızın peygamberine kazandırdığı mallar; Allah’a, peygambere, onun yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışlara aittir. O mallar, içinizden yalnız zenginler arasında dolaşan bir servet (ve güç) hâline gelmesin diye (Allah böyle hükmetmiştir). Peygamber size ne verdiyse onu alın, neyi de size yasak ettiyse ondan vazgeçin. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz, Allah’ın azabı çetindir. | |||||
| 2419 | Haşr 7. Ayet (59:7:25) | اٰتٰيكُمُ | اتيكم | âtâkumu | size verdi | أ ت ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ın, (fethedilen) memleketlerin ahalisinden savaşılmaksızın peygamberine kazandırdığı mallar; Allah’a, peygambere, onun yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışlara aittir. O mallar, içinizden yalnız zenginler arasında dolaşan bir servet (ve güç) hâline gelmesin diye (Allah böyle hükmetmiştir). Peygamber size ne verdiyse onu alın, neyi de size yasak ettiyse ondan vazgeçin. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz, Allah’ın azabı çetindir. | |||||
| 2420 | Haşr 7. Ayet (59:7:29) | نَهٰيكُمْ | نهيكم | nehâkum | size yasakladı | ن ه ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ın, (fethedilen) memleketlerin ahalisinden savaşılmaksızın peygamberine kazandırdığı mallar; Allah’a, peygambere, onun yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışlara aittir. O mallar, içinizden yalnız zenginler arasında dolaşan bir servet (ve güç) hâline gelmesin diye (Allah böyle hükmetmiştir). Peygamber size ne verdiyse onu alın, neyi de size yasak ettiyse ondan vazgeçin. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz, Allah’ın azabı çetindir. | |||||
| 2421 | Haşr 11. Ayet (59:11:16) | مَعَكُمْ | معكم | me’akum | sizinle beraber | مَعَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kitap ehlinden o inkâr eden kardeşlerine, “Yemin ederiz ki, siz (Medine’den) çıkarılırsanız, muhakkak biz de sizinle beraber çıkarız. Sizin hakkınızda asla kimseye boyun eğmeyiz. Eğer size karşı savaşılırsa, size mutlaka yardım ederiz” diyerek münafıklık yapanlara bakmaz mısın? Hâlbuki Allah onların kesinlikle yalancı olduklarına şahitlik eder. | |||||
| 2422 | Haşr 11. Ayet (59:11:19) | ف۪يكُمْ | فيكم | fîkum | sizin aleyhinize | فِي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kitap ehlinden o inkâr eden kardeşlerine, “Yemin ederiz ki, siz (Medine’den) çıkarılırsanız, muhakkak biz de sizinle beraber çıkarız. Sizin hakkınızda asla kimseye boyun eğmeyiz. Eğer size karşı savaşılırsa, size mutlaka yardım ederiz” diyerek münafıklık yapanlara bakmaz mısın? Hâlbuki Allah onların kesinlikle yalancı olduklarına şahitlik eder. | |||||
| 2423 | Haşr 11. Ayet (59:11:24) | لَنَنْصُرَنَّكُمْۜ | لننصرنكم | le-nensurannekum | mutlaka size yardım ederiz | ن ص ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kitap ehlinden o inkâr eden kardeşlerine, “Yemin ederiz ki, siz (Medine’den) çıkarılırsanız, muhakkak biz de sizinle beraber çıkarız. Sizin hakkınızda asla kimseye boyun eğmeyiz. Eğer size karşı savaşılırsa, size mutlaka yardım ederiz” diyerek münafıklık yapanlara bakmaz mısın? Hâlbuki Allah onların kesinlikle yalancı olduklarına şahitlik eder. | |||||
| 2424 | Haşr 14. Ayet (59:14:2) | يُقَاتِلُونَكُمْ | يقاتلونكم | yukâtilûnekum | onlar sizinle savaşamazlar | ق ت ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar müstahkem kaleler içinde veya duvarlar arkasında olmadan sizinle toplu hâlde savaşmazlar. Kendi aralarındaki çekişmeleri şiddetlidir. Sen onları toplu sanırsın. Hâlbuki kalpleri darmadağınıktır. Bu, onların akılları ermez bir topluluk olmalarındandır. | |||||
| 2425 | Haşr 15. Ayet (59:15:1) | كَمَثَلِ | كمثل | ke-meśeli | durumu gibidir | م ث ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onların durumu, kendilerinden az öncekilerin (Mekkeli müşriklerin) durumu gibidir. Onlar (Bedir’de) yaptıklarının cezasını tatmışlardır. Onlara (Ahirette de) elem dolu bir azap vardır. | |||||
| 2426 | Haşr 16. Ayet (59:16:1) | كَمَثَلِ | كمثل | ke-meśeli | durumuna benzer | م ث ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Münafıkların durumu ise tıpkı şeytanın durumu gibidir. Çünkü şeytan insana, “İnkâr et” der; insan inkâr edince de, “Şüphesiz ben senden uzağım. Çünkü ben âlemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarım” der. | |||||
| 2427 | Mümtehine 1. Ayet (60:1:8) | وَعَدُوَّكُمْ | وعدوكم | ve ’aduvvekum | ve sizin düşmanınızı | ع د و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey İman edenler! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin. Siz onlara sevgi gösteriyorsunuz. Hâlbuki onlar size gelen hakkı inkâr ettiler. Rabbiniz olan Allah’a inandınız diye Resûlü ve sizi yurdunuzdan çıkarıyorlar. Eğer rızamı kazanmak üzere benim yolumda cihad etmek için çıktıysanız (böyle yapmayın). Onlara gizlice sevgi besliyorsunuz.[537] Oysa ben sizin gizlediğinizi de, açığa vurduğunuzu da bilirim. Sizden kim bunu yaparsa, mutlaka doğru yoldan sapmıştır. | |||||
| 2428 | Mümtehine 1. Ayet (60:1:16) | جَٓاءَكُمْ | جاءكم | câekum | size gelen | ج ي أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey İman edenler! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin. Siz onlara sevgi gösteriyorsunuz. Hâlbuki onlar size gelen hakkı inkâr ettiler. Rabbiniz olan Allah’a inandınız diye Resûlü ve sizi yurdunuzdan çıkarıyorlar. Eğer rızamı kazanmak üzere benim yolumda cihad etmek için çıktıysanız (böyle yapmayın). Onlara gizlice sevgi besliyorsunuz.[537] Oysa ben sizin gizlediğinizi de, açığa vurduğunuzu da bilirim. Sizden kim bunu yaparsa, mutlaka doğru yoldan sapmıştır. | |||||
| 2429 | Mümtehine 1. Ayet (60:1:21) | وَاِيَّاكُمْ | واياكم | ve iyyâkum | ve sizi | إِيَّا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey İman edenler! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin. Siz onlara sevgi gösteriyorsunuz. Hâlbuki onlar size gelen hakkı inkâr ettiler. Rabbiniz olan Allah’a inandınız diye Resûlü ve sizi yurdunuzdan çıkarıyorlar. Eğer rızamı kazanmak üzere benim yolumda cihad etmek için çıktıysanız (böyle yapmayın). Onlara gizlice sevgi besliyorsunuz.[537] Oysa ben sizin gizlediğinizi de, açığa vurduğunuzu da bilirim. Sizden kim bunu yaparsa, mutlaka doğru yoldan sapmıştır. | |||||
| 2430 | Mümtehine 1. Ayet (60:1:25) | رَبِّكُمْۜ | ربكم | rabbikum | Rabbiniz | ر ب ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey İman edenler! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin. Siz onlara sevgi gösteriyorsunuz. Hâlbuki onlar size gelen hakkı inkâr ettiler. Rabbiniz olan Allah’a inandınız diye Resûlü ve sizi yurdunuzdan çıkarıyorlar. Eğer rızamı kazanmak üzere benim yolumda cihad etmek için çıktıysanız (böyle yapmayın). Onlara gizlice sevgi besliyorsunuz.[537] Oysa ben sizin gizlediğinizi de, açığa vurduğunuzu da bilirim. Sizden kim bunu yaparsa, mutlaka doğru yoldan sapmıştır. | |||||
| 2431 | Mümtehine 1. Ayet (60:1:45) | مِنْكُمْ | منكم | minkum | sizden | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey İman edenler! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin. Siz onlara sevgi gösteriyorsunuz. Hâlbuki onlar size gelen hakkı inkâr ettiler. Rabbiniz olan Allah’a inandınız diye Resûlü ve sizi yurdunuzdan çıkarıyorlar. Eğer rızamı kazanmak üzere benim yolumda cihad etmek için çıktıysanız (böyle yapmayın). Onlara gizlice sevgi besliyorsunuz.[537] Oysa ben sizin gizlediğinizi de, açığa vurduğunuzu da bilirim. Sizden kim bunu yaparsa, mutlaka doğru yoldan sapmıştır. | |||||
| 2432 | Mümtehine 2. Ayet (60:2:2) | يَثْقَفُوكُمْ | يثقفوكم | yeśkafûkum | onlar sizi ele geçirseler | ث ق ف |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şâyet onlar sizi ele geçirirlerse, size düşman olurlar, size ellerini ve dillerini kötülükle uzatırlar ve inkâr etmenizi arzu ederler. | |||||
| 2433 | Mümtehine 2. Ayet (60:2:4) | لَكُمْ | لكم | lekum | size | لَكُم |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şâyet onlar sizi ele geçirirlerse, size düşman olurlar, size ellerini ve dillerini kötülükle uzatırlar ve inkâr etmenizi arzu ederler. | |||||
| 2434 | Mümtehine 2. Ayet (60:2:7) | اِلَيْكُمْ | اليكم | ileykum | size | إِلَىٰ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şâyet onlar sizi ele geçirirlerse, size düşman olurlar, size ellerini ve dillerini kötülükle uzatırlar ve inkâr etmenizi arzu ederler. | |||||
| 2435 | Mümtehine 3. Ayet (60:3:2) | تَنْفَعَكُمْ | تنفعكم | tenfe’akum | size fayda vermez | ن ف ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yakınlarınız ve çocuklarınız size asla fayda vermeyecektir. Kıyamet günü Allah aranızı ayıracaktır. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir. | |||||
| 2436 | Mümtehine 3. Ayet (60:3:3) | اَرْحَامُكُمْ | ارحامكم | erhâmukum | akrabanız | ر ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yakınlarınız ve çocuklarınız size asla fayda vermeyecektir. Kıyamet günü Allah aranızı ayıracaktır. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir. | |||||
| 2437 | Mümtehine 3. Ayet (60:3:5) | اَوْلَادُكُمْۚۛ | اولادكم | evlâdukum | çocuklarınız | و ل د |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yakınlarınız ve çocuklarınız size asla fayda vermeyecektir. Kıyamet günü Allah aranızı ayıracaktır. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir. | |||||
| 2438 | Mümtehine 3. Ayet (60:3:9) | بَيْنَكُمْۜ | بينكم | beynekum | aranızı | ب ي ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yakınlarınız ve çocuklarınız size asla fayda vermeyecektir. Kıyamet günü Allah aranızı ayıracaktır. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir. | |||||
| 2439 | Mümtehine 4. Ayet (60:4:3) | لَكُمْ | لكم | lekum | sizin için | لَكُم |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İbrahim’de ve onunla birlikte bulunanlarda sizin için güzel bir örnek vardır. Hani onlar kavimlerine, “Biz sizden ve Allah’ı bırakıp taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah’a inanıncaya kadar, sizinle bizim aramızda sürekli bir düşmanlık ve nefret belirmiştir” demişlerdi. Yalnız İbrahim’in, babasına, “Senin için mutlaka bağışlama dileyeceğim. Fakat Allah’tan sana gelecek herhangi bir şeyi önlemeye gücüm yetmez” sözü başka. Onlar şöyle dediler: “Ey Rabbimiz! Ancak sana dayandık, içtenlikle yalnız sana yöneldik. Dönüş de ancak sanadır.”[538] | |||||
| 2440 | Mümtehine 4. Ayet (60:4:15) | مِنْكُمْ | منكم | minkum | sizden | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İbrahim’de ve onunla birlikte bulunanlarda sizin için güzel bir örnek vardır. Hani onlar kavimlerine, “Biz sizden ve Allah’ı bırakıp taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah’a inanıncaya kadar, sizinle bizim aramızda sürekli bir düşmanlık ve nefret belirmiştir” demişlerdi. Yalnız İbrahim’in, babasına, “Senin için mutlaka bağışlama dileyeceğim. Fakat Allah’tan sana gelecek herhangi bir şeyi önlemeye gücüm yetmez” sözü başka. Onlar şöyle dediler: “Ey Rabbimiz! Ancak sana dayandık, içtenlikle yalnız sana yöneldik. Dönüş de ancak sanadır.”[538] | |||||
| 2441 | Mümtehine 4. Ayet (60:4:22) | بِكُمْ | بكم | bikum | sizi | بِكُمْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İbrahim’de ve onunla birlikte bulunanlarda sizin için güzel bir örnek vardır. Hani onlar kavimlerine, “Biz sizden ve Allah’ı bırakıp taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah’a inanıncaya kadar, sizinle bizim aramızda sürekli bir düşmanlık ve nefret belirmiştir” demişlerdi. Yalnız İbrahim’in, babasına, “Senin için mutlaka bağışlama dileyeceğim. Fakat Allah’tan sana gelecek herhangi bir şeyi önlemeye gücüm yetmez” sözü başka. Onlar şöyle dediler: “Ey Rabbimiz! Ancak sana dayandık, içtenlikle yalnız sana yöneldik. Dönüş de ancak sanadır.”[538] | |||||
| 2442 | Mümtehine 4. Ayet (60:4:25) | وَبَيْنَكُمُ | وبينكم | ve beynekumu | sizinle | ب ي ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İbrahim’de ve onunla birlikte bulunanlarda sizin için güzel bir örnek vardır. Hani onlar kavimlerine, “Biz sizden ve Allah’ı bırakıp taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah’a inanıncaya kadar, sizinle bizim aramızda sürekli bir düşmanlık ve nefret belirmiştir” demişlerdi. Yalnız İbrahim’in, babasına, “Senin için mutlaka bağışlama dileyeceğim. Fakat Allah’tan sana gelecek herhangi bir şeyi önlemeye gücüm yetmez” sözü başka. Onlar şöyle dediler: “Ey Rabbimiz! Ancak sana dayandık, içtenlikle yalnız sana yöneldik. Dönüş de ancak sanadır.”[538] | |||||
| 2443 | Mümtehine 6. Ayet (60:6:3) | لَكُمْ | لكم | lekum | sizin için | لَكُم |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, onlarda (İbrahim ve beraberindekilerde) sizin için, Allah’ı ve ahiret gününü arzu edenler için güzel bir örnek vardır. Kim yüz çevirirse bilsin ki, Allah her bakımdan sınırsız zengindir, övülmeye lâyıktır. | |||||
| 2444 | Mümtehine 7. Ayet (60:7:5) | بَيْنَكُمْ | بينكم | beynekum | sizinle | ب ي ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ola ki Allah sizinle, içlerinden düşman olduğunuz kimseler arasına bir sevgi (ve yakınlık) koyar. Allah, hakkıyla gücü yetendir. Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir. | |||||
| 2445 | Mümtehine 8. Ayet (60:8:2) | يَنْهٰيكُمُ | ينهيكم | yenhâkumu | sizi men'etmez | ن ه ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, sizi, din konusunda sizinle savaşmamış, sizi yurtlarınızdan da çıkarmamış kimselere iyilik etmekten, onlara âdil davranmaktan men etmez. Şüphesiz Allah, âdil davrananları sever. | |||||
| 2446 | Mümtehine 8. Ayet (60:8:7) | يُقَاتِلُوكُمْ | يقاتلوكم | yukâtilûkum | sizinle savaşmayan | ق ت ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, sizi, din konusunda sizinle savaşmamış, sizi yurtlarınızdan da çıkarmamış kimselere iyilik etmekten, onlara âdil davranmaktan men etmez. Şüphesiz Allah, âdil davrananları sever. | |||||
| 2447 | Mümtehine 8. Ayet (60:8:11) | يُخْرِجُوكُمْ | يخرجوكم | yuḣricûkum | sizi çıkarmayan | خ ر ج |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, sizi, din konusunda sizinle savaşmamış, sizi yurtlarınızdan da çıkarmamış kimselere iyilik etmekten, onlara âdil davranmaktan men etmez. Şüphesiz Allah, âdil davrananları sever. | |||||
| 2448 | Mümtehine 8. Ayet (60:8:13) | دِيَارِكُمْ | دياركم | diyârikum | yurtlarınız- | د و ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, sizi, din konusunda sizinle savaşmamış, sizi yurtlarınızdan da çıkarmamış kimselere iyilik etmekten, onlara âdil davranmaktan men etmez. Şüphesiz Allah, âdil davrananları sever. | |||||
| 2449 | Mümtehine 9. Ayet (60:9:2) | يَنْهٰيكُمُ | ينهيكم | yenhâkumu | sizi men'eder | ن ه ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, sizi ancak, sizinle din konusunda savaşan, sizi yurtlarınızdan çıkaran ve çıkarılmanız için destek verenleri dost edinmekten men eder. Kim onları dost edinirse, işte onlar zalimlerin ta kendileridir. | |||||