| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Enbiyâ 58. Ayet (21:58:4) | كَب۪يرًا | كبيرا | kebîran | büyüğü | ك ب ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Derken (İbrahim) belki kendisine başvururlar diye içlerinden bir büyüğü bırakarak onları (putları) paramparça etti.[365] | |||||
| 2 | Nisâ 2. Ayet (4:2:16) | كَب۪يرًا | كبيرا | kebîrâ(n) | büyük | ك ب ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yetimlere mallarını verin. Temizi pis olanla (helâli haramla) değişmeyin. Onların mallarını kendi mallarınıza katıp yemeyin. Çünkü bu, büyük bir günahtır. | |||||
| 3 | Yusuf 78. Ayet (12:78:9) | كَب۪يرًا | كبيرا | kebîran | büyük | ك ب ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar, Yûsuf’a: “Ey güçlü vezir! Bunun çok yaşlı bir babası var. Onun yerine bizden birini alıkoy. Şüphesiz biz senin iyilik edenlerden olduğunu görüyoruz” dediler. | |||||
| 4 | İsrâ 9. Ayet (17:9:16) | كَب۪يرًاۙ | كبيرا | kebîrâ(n) | büyük | ك ب ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 9,10. Gerçekten bu Kur’an en doğru olan yola götürür ve iyi işler yapan mü’minler için büyük bir mükâfat olduğunu ve ahirete inanmayanlar için elem dolu bir azap hazırladığımızı müjdeler. | |||||
| 5 | İsrâ 31. Ayet (17:31:13) | كَب۪يرًا | كبيرا | kebîrâ(n) | büyük | ك ب ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yoksulluk korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin. Onları da, sizi de biz rızıklandırırız. Onları öldürmek gerçekten büyük bir günahtır. | |||||
| 6 | Furkan 19. Ayet (25:19:15) | كَب۪يرًا | كبيرا | kebîrâ(n) | büyük | ك ب ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (İlâh edindikleriniz) söyledikleriniz konusunda sizi yalancı çıkardılar. Artık kendinizden azabı savmaya gücünüz yetmeyecek ve kendinize yardım da edemeyeceksiniz. Sizden kim de zulüm ve haksızlık ederse, ona büyük bir azap tattırırız. | |||||
| 7 | Furkan 21. Ayet (25:21:19) | كَب۪يرًا | كبيرا | kebîrâ(n) | büyük | ك ب ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bize kavuşacaklarını ummayanlar, “Bize melekler indirilseydi, yahut Rabbimizi görseydik ya!” dediler. Andolsun, onlar kendi benliklerinde büyüklük tasladılar ve büyük bir taşkınlık gösterdiler. | |||||
| 8 | Furkan 52. Ayet (25:52:7) | كَب۪يرًا | كبيرا | kebîrâ(n) | büyük | ك ب ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Öyle ise kâfirlere itaat etme, onlara karşı bu Kur’an’la büyük bir mücadele ver. | |||||
| 9 | Ahzab 47. Ayet (33:47:8) | كَب۪يرًا | كبيرا | kebîrâ(n) | büyük | ك ب ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Mü’minlere kendileri için Allah’tan büyük bir lütuf olduğunu müjdele. | |||||
| 10 | Ahzab 68. Ayet (33:68:8) | كَب۪يرًا۟ | كبيرا | kebîrâ(n) | büyük | ك ب ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Ey Rabbimiz! Onlara iki kat azap ver ve onları büyük bir lânete uğrat.” | |||||
| 11 | İnsân 20. Ayet (76:20:7) | كَب۪يرًا | كبيرا | kebîrâ(n) | büyük | ك ب ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Orada, görünce (sonsuz) nimetler ve büyük bir mülk (hükümranlık) görürsün. | |||||
| 12 | Nisâ 34. Ayet (4:34:40) | كَب۪يرًا | كبيرا | kebîrâ(n) | büyüktür | ك ب ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Erkekler, kadınların koruyup kollayıcılarıdırlar.[115] Çünkü Allah, insanların kimini kiminden üstün kılmıştır. Bir de erkekler kendi mallarından harcamakta (ve ailenin geçimini sağlamakta)dırlar. İyi kadınlar, itaatkârdırlar. Allah’ın (kendilerini) koruması sayesinde onlar da “gayb”ı[116] korurlar. (Evlilik yükümlülüklerini reddederek) başkaldırdıklarını gördüğünüz kadınlara öğüt verin, onları yataklarında yalnız bırakın. (Bunlar fayda vermez de mecbur kalırsanız) onları (hafifçe) dövün.[117] Eğer itaat ederlerse, artık onların aleyhine başka bir yol aramayın. Şüphesiz Allah, çok yücedir, çok büyüktür. | |||||
| 13 | İsrâ 87. Ayet (17:87:9) | كَب۪يرًا | كبيرا | kebîrâ(n) | cidden büyüktür | ك ب ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ancak Rabbin’den bir rahmet olarak böyle yapmadık. Çünkü O’nun sana olan lütfu büyüktür. | |||||
| 14 | İsrâ 43. Ayet (17:43:6) | كَب۪يرًا | كبيرا | kebîrâ(n) | çok | ك ب ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, her türlü eksiklikten uzaktır, onların söylediklerinin ötesindedir, yücedir. | |||||
| 15 | Bakara 282. Ayet (2:282:85) | كَب۪يرًا | كبيرا | kebîran | çok olsun | ك ب ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Yazıcı, Allah’ın kendisine öğrettiği şekilde yazmaktan kaçınmasın, (her şeyi olduğu gibi dosdoğru) yazsın. Üzerinde hak olan (borçlu) da yazdırsın ve Rabbi olan Allah’tan korkup sakınsın da borçtan hiçbir şeyi eksik etmesin (hepsini tam yazdırsın). Eğer borçlu, aklı ermeyen, veya zayıf bir kimse ise, ya da yazdıramıyorsa, velisi adaletle yazdırsın. (Bu işleme) şahitliklerine güvendiğiniz iki erkeği; eğer iki erkek olmazsa, bir erkek ve iki kadını şahit tutun. Bu, onlardan biri unutacak olursa, diğerinin ona hatırlatması içindir. Şahitler çağırıldıkları zaman (gelmekten) kaçınmasınlar. Az olsun, çok olsun, borcu süresine kadar yazmaktan usanmayın. Bu, Allah katında adalete daha uygun, şahitlik için daha sağlam, şüpheye düşmemeniz için daha elverişlidir. Yalnız, aranızda hemen alıp verdiğiniz peşin ticaret olursa, onu yazmamanızdan ötürü üzerinize bir günah yoktur. Alışveriş yaptığınız zaman da şahit tutun. Yazana da, şahide de bir zarar verilmesin.[79] Eğer aksini yaparsanız, bu sizin için günahkârca bir davranış olur. Allah’a karşı gelmekten sakının. Allah, size öğretiyor. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.[80] | |||||
| 16 | İsrâ 60. Ayet (17:60:25) | كَب۪يرًا۟ | كبيرا | kebîrâ(n) | daha da fazla | ك ب ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani sana, “Muhakkak Rabbin, insanları çepeçevre kuşatmıştır” demiştik. Sana gösterdiğimiz o rüyayı da, Kur’an’da lânetlenmiş bulunan o ağacı da sırf insanları sınamak için vesile yaptık. Biz onları korkutuyoruz. Fakat bu, sadece onların büyük azgınlıklarını (daha da) artırdı.[320] | |||||
| 17 | İsrâ 4. Ayet (17:4:13) | كَب۪يرًا | كبيرا | kebîrâ(n) | kibirli | ك ب ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz, Kitap’ta (Tevrat’ta) İsrailoğullarına, “Yeryüzünde muhakkak iki defa bozgunculuk yapacaksınız ve büyük bir kibre kapılarak böbürleneceksiniz” diye hükmettik. | |||||